KTTB: Tıp Fakültesi İçin Konsensüs Şart

2008-03-25 17:20:16 << Önceki Haber . Sonraki Haber >>
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, KKTC’de Tıp Fakültesi’nin açılması için ilgili kesimlerle konsensüsün şart olduğunu belirtti ve kalite gözetilmesi halinde gelecekte halk sağlığı için ciddi tehlike oluşabileceğini vurguladı.

Organ nakli için toplumsal bilinç oluşturulması gerektiğini de belirten Tabipler Birliği, Tıbbi Atık Kontrol Tüzüğü’nün ivedilikle çıkarılmaması halinde hastane içi enfeksiyonların ve salgın hastalıkların önlenemeyeceğini bildirdi.

“Tıp Haftası” dolayısıyla düzenlenen bir dizi etkinlik ve paneli ilgililerin katılımıyla basın toplantısında değerlendiren Tabipler Birliği Yönetim Kurulu, Kıbrıs konusunda başlayan yeni sürece de destek belirtti.

--TIP HAFTASI’NDA YOĞUN GÜNDEM...--
Birlik Başkanı Dr. Turgay Akalın, 14 Mart Tıp Haftası’nda, sağlık ve demokrasinin, ulusal ve uluslararası sorunların, son yıllarda gündemden hiç düşmeyen çevre sorunlarının tartışıldığını anlattı.

Birlik Başkanı Akalın’ın sunuş konuşmasının ardından, Tıp Haftası boyunca düzenlenen panel ve konferanslar hakkında bilgi verildi.

--GIDA ÜRETİMİ, ÇEVRE YASALARI...--
Çevre Paneli’nin yöneticiliğini yapan Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Sonuç Büyük, gürültü kirliliği, su kaynakları, gıda güvenliği, ekolojik denge ve biosidler konularının ele alındığı panelde gıda katkı maddeleri konusunun da bilgi verildiğini anlattı.

Ekolojik dengenin korunması için kimyasal zehir atmaktan vazgeçilmesi, zararlılarla biyolojik mücadele yapılması ve lağım sularının akıttığı pis su birikintileri gibi üreme ortamlarının ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Dr. Büyük, Avrupa Birliği ile entegrasyon hedefine karşın gıda maddelerinin ve bunları üreten işyerlerinin taşıması gereken asgari teknik ve hijyenik koşulların hala belirlenmemesinin büyük eksiklik olduğunu vurguladı.

Gıdaların üretim, ithalat, ihracat ve tüketiminin kontrol ve denetiminin Avrupa ve dünya standartlarına uygun bir şekilde tek bir bakanlık tarafından yapılması gerektiğini belirten Dr. Büyük, gürültü kirliliğinin insanlar üzerindeki olumsuz etkileri hakkında da bilgi verdi.

Büyük, “Bu konularda kişilerin eğitilmesi, insanların birbirlerine saygılı olması, gürültüye sebebiyet verecek mekanların yerleşim yerlerinden uzak tutulması, yasalara uyulması ve yasaların ilgililerce uygulanması en büyük temennimizdir” dedi.

Aküferlerde kimyasal ve mikrobiolojik kirlilik ve su seviyelerinde belirgin azalmanın dikkat çektiğini belirten Dr. Büyük, mart ayı itibarıyla göletlerin doluluk oranın yüzde 18 olduğunu söyledi.

Bazı katkı maddelerinin alerjik cilt reaksiyonları, astım, nörolojik bozukluklar, çocuklarda hiperaktivite ve kanser riskini artırdığını ifade eden Dr. Büyük, çevre panelinden, “Çevre yasaları ile ilgili yasal boşlukların olduğu, bazı yasların uygulanamadığı ve sağlıklı bir organizasyonun olmadığı” sonucu çıktığını ekledi.

--TIBBİ ATIK KONTROL TÜZÜĞÜ ÇIKMAZSA SALGIN RİSKİ...--
Dt. Ayşe Günbay da, Çevre Paneli çerçevesinde Tıbbi Atık Kontrol ve Bertaraf Tüzüğü hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Dt. Günbay, uzun zamandır bekletilen tüzüğün yasallaşması için gereken adımların atılmasını temenni etti.

Toplumda çevre bilincinin ve sorumluluğunun yeterince gelişmediğini belirten Dt. Günbay, “Aksi olsaydı çevre konusunda ciddi anlamda oluşturulmuş bir devlet politikası olacaktı ve sürekli değişen müdür ile bakanların iki dudağının arasından çıkan kararlarla değişmeyecekti” dedi.

Dt. Günbay, “Toplum sağlığının bu kadar hafife alındığı bir başka ülke var mıdır...Ya da varsa bizler AB bünyesine katılma mücadelesi veren bir toplum olarak bu ülkeleri mi kendimize örnek almalıyız...” diye sordu.

Dt. Günbay, Çevre Bakanlığı’na seslenirken de şunları söyledi:
“Bir an önce Tıbbi Atık Kontrol ve Bertaraf Tüzüğü’nün bekletilmeden en geç bir ay içinde yasallaşması konusundaki yolların açılmasını sağlayın. Aksi takdirde hastane içi yüksek enfeksiyon riskinin önüne geçilemeyeceği gibi atıkların gelişigüzel toplanmasından dolayı yayılacak olası salgın hastalıkların sorumluluğunu da taşımak, size kaldıramayacağınız kadar ağır bir yük getirecektir ve yine karşınızda Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’ni bulacaksınız.”

--ORGAN NAKİLLERİ....110 KİŞİ DİYALİZE BAĞLI--
Organ Nakli ve Sorunları konferansı hakkında bilgi veren Dr. Sevgi Sezenler ise, dünyadaki ölüm nedenleri konusunda istatistiki bilgi vererek, hangi ülkede olursa olsun insanların sağlıklı koşullarda mümkün olan en uzun sürede kaliteli yaşamalarını sağlamanın hekimlerin temel görevi olduğunu vurguladı.

Çeşitli organ yetmezliği sebebiyle yaşamlarının sonuna gelmiş hastaların sadece organ nakliyle hayata dönebilecek durumda olduğuna işaret eden Dr. Sezenler, “Tedavisi sadece organ nakliyle mümkün olan hastalıklar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biridir” dedi.

Avrupa’da böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize bağlı olarak yaşamını sürdüren 120 bin hasta olduğunu ve 40 bin kişinin de halen böbrek nakli için sıra beklediğini anlatan Dr. Sezenler, KKTC’de de 110 kişinin diyalize bağlı olarak hayatını sürdürdüğünü söyledi.

Dr. Sezenler, kalp krizi, beyin kanaması ya da kaza sonrası beyin ölümü tanısı alan hastalara organ bağışı imkanı sağlansaydı her yıl birçok hastaya sağlıklı yaşama şansının sağlanmış olacağını belirtti.

Beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerin organ vericisi olabilmesi için beyin ölümü tanı yöntemlerinin laboratuar, radyolojik ve klinik olarak alınması gerektiğini ifade eden Dr. Sezenler, “Dünyada ve ülkemizde organ nakli bekleyen, yaşam kalitesini arttırmaya çalışan hastaların mevcudiyetini düşündüğümüzde bu alanda toplumsal bilinci oluşturmak bizlere düşmektedir” diye konuştu.

Dr. Sezenler, sağlıkta daha az bütçeyle ve daha kaliteli bir yaşam hakkını hastalara sunabilmek için, yalnız kemik iliği ile sınırlı olan organ ve doku bağışlarını daha da arttırarak nakil bilincini toplumla paylaşmanın acil bir gereksinim olduğunu vurguladı.

--TIP FAKÜLTESİ İÇİN KONSENSUS ŞART...--
Tıp Fakültesi panelini yöneten Dr. Kenan Arifoğlu da, KKTC’de Tıp Fakültesi açılması için konsensüs sağlanması gerektiğini belirtti ve bu konuda yaşanan sorunlara değindi.

Bu konuda izin veren kurumlar arasında mutlaka Sağlık Bakanlığı, ilgili meslek kuruluşları, YÖDAK ve Eğitim Bakanlığı’nın bulunması gerektiğini söyleyen Dr. Arifoğlu, eğitim verilirken de hizmetten çok amacın iyi doktor yetiştirmek olması gerektiğini belirtti.

Tıp Fakültesi açılırken, ülke nüfusunun tıp doktoru ihtiyacının hesaba katılmasının zorunluluk olduğunu da dile getiren Dr. Arifoğlu, nüfus azlığı nedeniyle öğrencinin yeterli hasta göremeyeceğini ve yeterli eğitim alamayacağını göz önünde bulundurmak gerektiğini vurguladı. Dr. Arifoğlu, yeterli hasta göremeyen tıp öğrencisinin meslek hayatında yeterli tecrübeyi de kazanamayacağına dikkat çekti.

Ülke koşullarında diğer sağlık kuruluşlarının da eğitime dahil edilmesi ve mevcut potansiyelin maksimum düzeyde kullanılmasının şart olduğunu dile getiren Dr. Arifoğlu, “Tıp fakültesi açılırken konsensüs olmalı. Eğitim standardının uluslararası standartlara uygun olması sağlanmalı. Mevcut yerel potansiyel maksimum düzeyde sisteme dahil edilmeli. Ülkenin doktor ihtiyacı mutlak surette hesaba katılmalı” dedi.

Dr. Arifoğlu, gerekli koşullar yerine getirilmediği takdirde, yeterli eğitim düzeyi olmayan, fazla sayıda hekim ile karşı karşıya kalıp halk sağlığına ciddi zarar vermenin sözkonusu olabileceğini vurguladı.

Basın toplantısında Dr. Alper Baydar da “Etik Sorunlar” konferansı hakkında bilgi verdi.

--ÜNİTER DEĞİL FEDERAL ÇÖZÜM...--
Basın toplantısında, Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Turgay Akalın da, Kıbrıs konusundaki görüşlerini yineledi.

Liderler arasında varılan 21 Mart Mutabakatı’nın barış yönünde yeni bir umut yarattığını söyleyen Dr. Akalın, birliğin barış yanlısı olduğunu, Kıbrıs’ta barışın iki halkın istek ve mücadelesiyle olabileceğini vurguladı.

Annan Planı’na karşı çıkan Rum egemenlerin bu kez yapıcı davranmasını isteyen Dr. Akalın, Birleşik Kıbrıs’ın iki bölgeli, iki siyasi eşit devlet zemininde bir federasyonla gerçekleşebileceğini kaydetti.

Dr. Akalın, “Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Kıbrıslı Türklerin üniter Kıbrıs devleti içerisinde bireysel olarak eşit vatandaşlar adı altında asimile edilmesine karşıdır” dedi.




* Bu haber 148 kez okundu. << Önceki Haber . Sonraki Haber >>

Yorumlar:

hamzakaradeniz.tel05338381134
2008-05-20 tarihinde yazdı.
benkendimgönüllüolaraböbreğimin.birini.çokihtiyacıolanbirinebağışlamakistiyorum.ilgilenmekistersenizgayetciddivekararlıyım.birinsanıyaşamabağlamak.hayatvermekbenimiçinonurdur
hamzakaradeniz.tel05338381134
2008-05-20 tarihinde yazdı.
benkendimgönüllüolaraböbreğimin.birini.çokihtiyacıolanbirinebağışlamakistiyorum.ilgilenmekistersenizgayetciddivekararlıyım.birinsanıyaşamabağlamak.hayatvermekbenimiçinonurdur
hamzakaradeniz.tel05338381134
2008-05-20 tarihinde yazdı.
benkendimgönüllüolaraböbreğimin.birini.çokihtiyacıolanbirinebağışlamakistiyorum.ilgilenmekistersenizgayetciddivekararlıyım.birinsanıyaşamabağlamak.hayatvermekbenimiçinonurdur

Yorumlarınızın konuyla ilgili, ahlak kurallarına uygun, kişilik haklarını ihlal etmeyen yorumlar olmasına dikkat ediniz.
IP adresiniz (38.103.63.58) kaydedilecek.

Adınız :
Yorum:

Son Haberler