
YAGA Konferansı Tamamlandı
2008-03-29 16:55:00 << Önceki Haber .
Sonraki Haber >>
Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) tarafından düzenlenen “Kuzey Kıbrıs Yatırım Stratejisi Arama Konferansı” bugün tamamlandı.
Konferansta yapılan atölye çalışmalarına göre, sürdürülebilir kalkınmanın aracı olarak yatırımların önündeki en büyük engel, “Dar görüşlü ve vizyonsuz ekonomik ve siyasi yaklaşımlar nedeniyle, ekonomi yönetiminde koordinasyonsuzluk ve ekonomik hedeflerin belirginsizliği”.
Rekabetin korunması, tahkim, patent, telif hakları ve şirketler hukuku ile muhasebe sistemleri gibi yasal düzenlemelerle yatırımların önündeki engellerin bir kısma aşılabilir, ancak yatırımlarda “Turizm ve Sağlık turizmi sektörleri”, “Eğitim sektörü” ve “Enerji sektörü” odak noktası olmalı.
Turizmde özellikle “kitle turizmi yerine özel ilgi turizmi ve sağlık turizmine” yönelmek gerekiyor. “Ülkenin gelişme potansiyeli”nin en önemli avantaj olduğu Kuzey Kıbrıs’ın pazarlanmasında, “bürokrasi ve mevzuatla ilgili problemler” ise bunun önündeki en büyük engel.
Kıbrıs’ın mevcut durumu, siyasi belirsizlik ve KKTC’nin tanınmamışlığı ise yatırımcılar için en önemli risk.
--DÖNMEZER--
Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in de katılarak “Kuzey Kıbrıs için yatırımların artmasının önemi” konulu bir konuşma yaptığı konferansın atölye grubu çalışmalarında elde edilen sonuçlar, bugün düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu.
Konferansın gerçekleştiği Girne Merit Crystal Otel’de yapılan basın toplantısı YAGA Direktörü Ayşe Dönmezer’in açılış konuşmasıyla başladı.
Dönmezer’in arından atölye grupları konuşmacıları söz alarak, çalışmalarını anlattı.
Ayşe Dönmezer, bu seviyede ilk defa böyle bir toplantı gerçekleştirildiğine işaret ederek başladığı konuşmasında, arama konferansının ardından 4 grup halinde yapılan atölye çalışmalarında elde edilen sonuçların özetinin bugün açıklanacağını, ancak çalışmayla ilgili detaylı raporların önümüzdeki günlerde duyurulacağını söyledi.
Dönmezer, “Esas iş şimdi başlıyor... Sonuçların takipçisi olmaya çalışacağız.
Çalışmalarımızın geliştirilmesi amacıyla yeni atölye çalışması yapabiliriz” dedi.
--BOZKURT--
“Sürdürülebilir Kalkınmanın Aracı Olarak Yatırımlar” konulu atölye grubunun konuşmacısı İsmail Bozkurt, katılımcıların “Sürdürülebilir kalkınmaya yardımcı olan mal ve hizmet üretimi sektörlerinde yerli ve yabancı yatırımın önündeki engeller, problemler, sıkıntılar nelerdir?” sorusuna yanıt bulmaya çalıştığını söyledi.
Bozkurt, 9 başlık altında toparladıkları sorunların başında “Dar görüşlü ve vizyonsuz ekonomik ve siyasi yaklaşımlar nedeniyle, ekonomi yönetiminde koordinasyonsuzluk ve ekonomik hedeflerin belirginsizliği”nin geldiğini kaydetti.
Bunun çözümünün ise; siyasi iradenin oluşması, 5 yıllık kalkınma planı ve buna ilişkin yıllık programların 6 ay içerisinde hazırlanmasıyla mümkün olacağı tespiti yapıldığını söyleyen İsmail Bozkurt, Başbakanlık bünyesinde ekonomi yönetiminin koordinasyonunu sağlayacak resmi bir mekanizmanın 3 ay içerisinde oluşturulması gerektiği görüşünün ortaya konduğunu söyledi.
Bozkurt, yardımlara bağımlı ekonomi olmanın ve yardımların kullanılmasıyla yönlendirilmesinde yapılan yanlışların da ikinci önemli sorun olarak ortaya çıktığını belirtti. İsmail Bozkurt, “Türkiye Cumhuriyeti’nden gelen yardımların Türkiye ve KKTC yetkililerinin ortak çalışmasıyla siyaset ve hükümetten bağımsız 1 yıl süre zarfında otonom hale getirilmesi önerildi” dedi.
İsmail Bozkurt, şöyle devam etti:
“Ayrıca, Bütçe Yasası’nda yapılacak tadilat ile 1 yıl süre zarfında yardımların cari bütçeye değil, yatırımlara bağlı, belli miktarda ve öngörülebilir hale getirilmesi gerektiği belirtilerek, sivil toplum kuruluşlarının da bu sürece katkısının önemini öne çıkarmışlardır.”
Bozkurt, “Altyapı eksikliği, elektrik, su, yol ve deniz ulaşımı”nın üçüncü, “Ülkeye gelen dış ülke kaynaklı emlak alıcılarının kalitesinin düşmesinin turizm sektörüne negatif etkileri ve planlama ile çevre koruma kararlarının özel mülkiyet hakları üzerinde olumsuz etkiler yaratmasının” ise dördüncü önemli problem olarak ortaya çıktığını kaydetti.
--ARAR--
“Kuzey Kıbrıs’ı Pazarlamak” konulu atölye grubunun konuşmacısı Reha Arar, amaçlarının; ülkeye yatırım yapmanın avantaj ve dezavantajlarını belirlemek olduğunu söyledi.
Ülkenin gelişme potansiyelinin en önemli avantaj olarak öne çıktığını kaydeden Arar, ülkenin denizi ile coğrafi konumunun önemli diğer avantajı olduğunu belirtti.
Reha Arar, “ülkenin pazarlanmasının önündeki engellerin başında bürokrasi ve mevzuatla ilgili problemlerin geldiğini” ifade etti.
Arar, şöyle devam etti:
“Katılımcılar, bu sorunların çözümünde değişik öneriler geliştirmişlerdir. Kıbrıs’ın imajını tespit ederlerken ‘Genç ve Dinamik’, ‘Yatırımcılar Baştacımızdır’ ve ‘Eğitim, Turizm, Doğa, Kültür ve Tarihi Avantajları’ yansıtan bir imaj öne çıkarıldı. “
Hedef yatırımcı olarak ‘hizmet sektörü’, ‘serbest bölgeler’ ve ‘deniz ile balıkçılık sektörü’nün belirlendiğini kaydeden Arar, “Hedef yatırımcı grupları için YAGA, DPÖ, Kalkınma Bankası, finansal kurumlar, üniversiteler ve siyasi erkin belirleyici olabileceği tespiti yapıldı. Grup için en önemli risk ise Kıbrıs sorunu olarak ortaya çıktı” dedi.
--ONALT--
“Odak Noktasının Yaratılması” konulu atölye grubunun konuşmacısı Hasan Onalt, “Hangi sektör-alt sektör yatırımlarına yönelmeliyiz? Neden?” sorusuna yanıt aradıklarını söyledi.
“Turizm ve sağlık turizmi sektörleri”, “Eğitim sektörü” ve “Enerji sektörü”nün öne çıktığını kaydeden Onalt, turizmde özellikle kitle turizmi yerine, özel ilgi turizmi ve sağlık turizmine yönelmek gerektiği tespiti yapıldığını belirtti.
Hasan Onalt, ülkenin yat rotalarının üzerinde olması dikkate alınarak, marina ve yatların öne çıkması gerektiği hususu üzerinde durulduğunu kaydetti.
Ülkedeki üniversitenin yatırımcılara yerli, eğitilmiş ara eleman sağlayabileceğini söyleyen Onalt, öğrenci turizmi yapılarak ülkeye gelir sağlanabileceği görüşünün ortaya çıktığını ifade etti.
Hasan Onalt, “Ancak eğitim seviyesinin kalitesinin kesinlikle yükseltilmesi ve bir standarda ulaştırılmasının gerekli olduğu da vurgulandı. Bunun yanı sıra yabancı dil okulları açılması için yabancı veya yerli yatırımcıların yönlendirilmesi belirtildi” dedi.
Hasan Onalt, şöyle devam etti:
“Paydaşlar tarafından enerji sektörüne yap-işlet-devret metoduyla yatırımcı çekilmesinin önemi vurgulandı. Özellikle AB’ye uyum sürecinde olmamızdan dolayı güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına yabancı yatırımcıları çekebilmenin önemi belirtildi.”
--AFŞAROĞLU--
“Yatırımların Artırılması” konulu atölye grubunun konuşmacısı Alpay Afşaroğlu da, çalışmada “Yatırımlarda hangi aşamalarda, ne gibi destek unsurları kullanılmalı? Kıbrıs Türk Yatırım Geliştirme Ajansı (YAGA) yatırımcılara yardımcı olmak için nasıl bir yol izlemeli? Teşviklerin rolü ve teşviklerin etkinliği ne olmalı?” sorusuna yanıt arandığını söyledi.
Grupta yapılan anket çalışmasında, yatırımların önündeki engellerin tespit edildiğini kaydeden Afşaroğlu, yasal düzenlemelerde rekabetin korunması, tahkim, patent, telif hakları ve şirketler hukuku ile muhasebe sistemleri gibi yasal düzenlemelerin eksikliğinin en önemli sorun olarak ortaya konduğunu söyledi.
Alpay Afşaroğlu, finans sektöründeki zorluklar ile ticari sorunları çözecek mekanizmaların olmamasının ise diğer önemli sorun olduğunu belirtti.
Afşaroğlu, ülkedeki teşvik uygulama sisteminin yetersiz ve yanlış olduğu tespiti yapıldığına işaret ederek, “Teşvik sistemi yeniden düzenlenmeli. Keyfilik ve sistemsizlik giderilmeli” görüşünün ortaya konduğunu söyledi.
YAGA’nın da yerli yatırımcıyı dış pazara ulaştırması, yatırımcı ile topluma güven vermesi sonucuna vardıklarını kaydeden Alpay Afşaroğlu, esnek ve pragmatik politikaların uygulanması tespiti yapıldığını belirtti.
* Bu haber 98 kez okundu.
<< Önceki Haber .
Sonraki Haber >>
Yorumlar:
Yorumlarınızın konuyla ilgili, ahlak kurallarına uygun, kişilik haklarını ihlal etmeyen yorumlar olmasına dikkat ediniz.
IP adresiniz
(38.103.63.61) kaydedilecek.