Anastasiadis: "Siyasi eşitlik siyasi eşitsizliğe dönüştürülemez"

Anastasiadis: "Siyasi eşitlik siyasi eşitsizliğe dönüştürülemez"
banner80

Güzelyurt (Omorfo) kökenli Rumların, “Omorfo Anma Günleri” başlığı altında bu yıl 41’incisini gerçekleştirdikleri geleneksel “anti-işgal yürüyüşü” çerçevesinde, dün Astromerit Kültür Merkezinde bir etkinlik düzenledikleri ve etkinlik çerçevesinde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in de bir konuşma yaptığı haber verildi.

Alithia gazetesi “Anastasiadis: Siyasi Eşitlik Siyasi Eşitsizliğe Dönüştürülemez- Özel Temsilci Atanmasının Perde Gerisiyle İlgili Yeni Açıklamalar” başlıklarıyla geniş yer verdiği haberinde, Anastasiadis’in etkinlikte yaptığı konuşmada “tüm baskılara rağmen, müzakerelerin yeniden başlaması için ödün vermesi ve sahte devletin tanınmasına ilişkin Türk talebini kabul etmesinin söz konusu olmadığı konusunda her yönde net mesajlar gönderdiğini” yazdı.

Gazete Anastasiadis’in dün yaptığı konuşmada “siyasi eşitliğin siyasi eşitsizliğe dönüştürülemeyeceğini” vurguladığını, aynı zamanda BM Genel Sekreteri tarafından özel temsilci atanmasının perde gerisi konusunda da bazı açıklamalarda bulunduğunu iletti.

Anastasiadis “Crans Montana konferansının başarısızlığından yalnızca Ankara’nın sorumlu olduğu” konusundaki iddiasını da yinelediği konuşmasında, “Ankara’nın işgal ordusunun daimi olarak adada kalması ve çağ dışı garantiler sisteminin muhafaza edilmesinde ısrar ettiğini” ileri sürdü.

Konuşmasında doğal gaz konusuna da değinen Anastasiadis “hidrokarbonlar konusunun 2012-2017 yılları arasındaki müzakereler esnasında Kıbrıslı Türkler tarafından hiçbir zaman gündeme getirilmediğini, çünkü en basit şekilde, bu konu üzerinde anlaşmaya varıldığının düşünüldüğünü” iddia etti.

“Herkesin, Türk taleplerinin kabul edilmesi durumunda, Kıbrıs’ın Türkiye’nin mandasına dönüşeceğinin farkında olması gerektiğini” de öne süren Anastasiadis, hiçbir zaman böyle bir şeyi kabul etmesinin söz konusu olmadığını ifade etti.

Anastasiadis “1974 yılındaki ihanetin sonucunda, hiç kimsenin Rum kesiminin verdiği tavizleri unutmaması gerektiği” iddiasında da bulundu.

Gazeteye göre konuşmasında “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le gerçekleştirdiği ve Kıbrıs sorunuyla ilgili özel temsilci atanması konusunda mutabık kalınan son görüşmeyle ilgili yeni detaylar” da veren Anastasiadis “Guterres’in görüşme sırasında Ersin Tatar’a, kişisel temsilci atanmasına dair talebin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü Çin ile Rusya’nın böyle bir ihtimale karşı çıktıklarını izah ettiği” iddiasında bulundu.

Konuyla ilgili açıklamasında “bazen gerçeklerin söylenmesi gerektiğini, ikiyüzlülüğün kimseye faydası olmadığını ve olayları gizlemenin uluslararası hukuka bir faydası olmadığını” iddiasında bulunan Anastasiadis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Türkiye veya Kıbrıslı Türklerin kişisel temsilci atanmasına dair öneri veya taleplerinin kabul edilmesinin imkansız olduğunu, çünkü Güvenlik Konseyinin önünde uluslararası bir problem varken, Çin ile Rusya’nın buna itiraz ettiklerini açıklığa kavuşturduğunu öne sürdü.

Anastasiadis “bu yüzden BM Güvenlik Konseyine karşı da sorumlu olacak bir özel temsilci atanmasının önerildiğini” öne sürdü.

Bunun BM kararları ve BM Genel Sekreterinin görev-yetkileri tarafından da öngörüldüğünü dile getiren Anastasiadis, sözlerinin devamında “özel temsilci atanmasına karar verilmişken, Sayın Tatar ben açıklama yaparken yanımdayken ve benim ne söylediğim kendisine izah edilirken aynı zamanda bunun akabinde kendisinden açıklama istendiğinde buna tepki göstermezken, hala bugüne kadar özel temsilci atanmasını bekliyoruz, çünkü Türkiye karşı çıkıyor” iddiasında da bulundu.

Rum kesiminin, Kıbrıslı Türklerin endişelerine yanıt vermek için yapmadığı şey kalmadığını da ileri süren Anastasiadis, 1960 anayasası düzenine geri dönülmesine dair önerisinin amacının, üniter devlete geri dönülmesi değil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin evrilmesi olduğunu savundu.

banner69
Doğal gaz konusuna ve doğal zenginliğin değerlendirilmesiyle ilgili önerilere de atıfta bulunan Anastasiadis, merhum Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas döneminde varılan görüş birliklerinin ötesinde, bunların kendi zamanında da tekrarlandığını dile getirdi.

Anastasiadis “hidrokarbonların hiçbir zaman sorun olmadığını ve bu konunun hiçbir zaman altı noktada yer almadığı gibi, Kıbrıslı Türklerden 2012-2017 yılları arasındaki müzakerelerde de gündeme getirilmediğini” ileri sürdü.

Anastasiadis “bu konunun Kıbrıs sorunuyla ilgili stratejik anlaşmaya varılmasına ilişkin çerçevedeki altı noktada da olmadığını, çünkü en basit şekilde bu konu üzerinde anlaşmaya varıldığının düşünüldüğünü” iddialarına ekledi.

ETKİNLİKTE YAPILAN KONUŞMALAR

Gazete “Ölsek de Geri Dönelim” ara başlıklı haberinde ise, Güzelyurt (Omorfo) kökenli Rumların, dünkü etkinlik sırasında, vatanın yeniden birleşmesi ve evlerine dönmelerine ilişkin kararlılıklarını ortaya koyarak, “öldükten sonra dahi evlerine dönmek istediklerini vurguladıklarını” iletti.

Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakelaropulu’nun etkinlikle ilgili mesajının, Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’taki Büyükelçisi Yoannis Papameletiu tarafından okunduğunu yazan gazete, Sakelaropulu’nun mesajında “Yunanistan için, Türk işgalinin sona ermesinin, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin aynı zamanda Kıbrıs’ın tüm işgal birliklerinden ve çağ dışı garantiler sisteminden nihai bir şekilde kurtulmasının, ulusal bir arzu ve öncelik olduğu ve olacağı” iddiasında bulunduğunu iletti.

Sakeloropulu mesajında, Kıbrıs müzakerelerinin yalnızca BM kararları temelinde yeniden başlaması gerektiğini de savundu.

Yunanistan Meclis Başkanı Konstantinos Tasulas’ı temsilen etkinliğe katılan Yunan milletvekillerinden Maksimos Harakopulos ise konuşmasında “Kıbrıs sorununda hiçbir ilerleme yaşanmamasına dair üzüntüsünü” dile getirdi.

Sözde “Omorfo” (Güzelyurt) Belediye Başkanı Viktoras Hacıavraam ise konuşmasında “bölünmeye izin vermeyeceklerini” dile getirerek “vatanın ve halkın yeniden birleşmesi için, mücadelelerinin haklılığı konusunda ikna etmek için tüm güçleriyle savaşacaklarını” dile getirdi.

Müzakerelerde hazır bulunması için BM ve AB’nin Türkiye’ye baskı yapmasını istediklerini de dile getiren Hacıavraam, Kıbrıs sorunundaki gelişmeleri heyecanla takip ettiklerini ve hükümetin müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin çabalarının başarılı olmasını dört gözle beklediklerini söyledi.

Hacıavraam, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili perspektif olmamasının kendilerini yaraladığını da ekledi.

AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu da etkinlik çerçevesinde yaptığı konuşmada, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’i “anlattıkları şeylerin uluslararası toplum tarafından neden kabul görmediği konusunda düşünmeye çağırdı”.

Gazeteler konuşmaların ardından, eylemcilerin Bostancı Sınır Kapısı’na doğru yürüyüp, BM Kıbrıs Barış Gücü yetkilisine taleplerine ilişkin bir metin verdiklerini de yazdı.

Konuyla ilgili haberler Fileleftheros’ta “Başkandan Üçlü Görüşme Konusunda BM Genel Sekreterine Yeni Eleştiriler- Guterres New York’ta Çin ve Rusya’ya Atıfta Bulundu”, Politis’’te “Bir Manda Teslim Etmeyeceğim”, Haravgi’de ise “Başkan Sorumluluktan Vazgeçti, Kendi Anlatısına Gömüldü- Omorfolular Kıbrıs Sorununun Çözümüne İlişkin Perspektif Olmamasından Ötürü Yaralı- İnandırıcı Olmasa da Başkan Kendi Anlattıklarına Sadık” başlıklarıyla yer aldı.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER