banner22

BM'den tutunaklar konusunda dolaylı ya da doğrudan yorum yok

BM'den tutunaklar konusunda dolaylı ya da doğrudan yorum yok

Rum tarafında devam eden “4 Temmuz 2017 tarihli kayıp tutanak” polemiği genişleyerek büyüyor.
BM Barış Gücü Sözcüsü Alim Sıddık, “BM’nin, prosedürün gizliliğine saygı duyduğunu ve böyle yapmaya devam edeceğini” açıklarken; Rum tarafı, “açığını kapatmak” için Genel Sekreter’in Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’u “Crans Montana’da konuşulanlara dair bilgilendirmeye” karar verdi.
Yunanistan Dışişleri Eski Bakanı Nikos Kocias, BM’nin, Rum tarafının varlığında ısrar ettiği tutanağı “maksatlı olarak gizlediğini” iddia ederek, Rum tarafına “Lute’a güvenmeyin” telkininde bulundu; AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e “Genel Sekreter’e telefon açıp sorun” çağrısı yaptı.
Politis, “Gizlilik Anahtar… BM’den Tutanaklar Konusunda Doğrudan Ya Da Dolaylı Yorum Yok” başlıklı haberinde, Crans Montana tutanakları meselesi için bilgisine başvurduğu Sıddık’ın meseleyi liderler görüşmesine havale ettiğini yazdı.
Habere göre yazılı açıklama yapan Sıddık, “BM prosedürün gizliliğine her zaman saygı gösterdi ve bunu yapmaya devam edecek. Prosedür liderlere ait olmaya devam ediyor, BM Akıncı ve Anastasiadis’in 26 Şubat’taki bir sonraki görüşmesine ev sahibi yapmayı dört gözle bekliyor” dedi.
Fileleftheros “Lefkoşa Açığı Kapatıyor… ‘Kayıp Tutanaktan’ Bağımsız Olarak Lute’a Crans Montana’da Söylenenlere Dair Bilgi Veriyor” başlıklı haberinde, Rum Yönetiminin, “4 Temmuz tutanağının kayıp olması” nedeniyle Lute’un doğabilecek “açığını kapatmaya” karar verdiğini ve bunun için “bahse konu döneme dair, Guterres Çerçevesi’ni etkileyebilecek bütün verileri vereceğini” yazdı.
Gazete “Lefkoşa, bu şekilde, tutanak bulunmadı diye Kıbrıs sorununda gelecekteki gelişmelerde boşluk bırakmamak ve BM’ye, Lute’un yeni çabasında yanlış anlamalar olmasına izin vermek niyetinde olmadığı mesajını vermek istiyor” ifadelerini kullandı.
“TUTANAK VAR BM SAKLIYOR”
Rum Yönetiminin kamuoyu önünde, yaklaşımından dolayı BM’yi eleştirmek istemediğini savunan gazete, “Lefkoşa’nın söylemek istemediklerini Yunanistan Dışişleri Eski Bakanı Nikos Kocias RİK’e röportajında söyledi. 4 Temmuz 2017 görüşmelerinin tutanakları var ama BM, bazı taraflarla sürtüşme yaratmamak için göstermiyor dedi. Lefkoşa’daki hükümet çevreleri Nikos Kocias’ın BM’nin niyetine dair yaklaşımına itiraz etmiyor görünüyor” diye yazdı.
Kocias’ın, “2015-2018: Kıbrıs Sorununu Değiştiren Üç Yıl” isimli kitabının tanıtımı için Rum tarafında bulunduğu, “Lefkoşa Üniversitesi”nde gerçekleştirilen tanıtım çerçevesinde, 2017 yazında Crans Montana’daki müzakerelere katıldığı için kendisine yöneltilen soruları cevaplarken, zamanın Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’yi de eleştirdiği kaydedildi.
“LUTE’A GÜVENMEYİN”
Eide için “BM’nin Kıbrıs’la, garantiler konusuyla ilgili kararlarını bilmiyor, Crans Montana’da BM Genel Sekreteri’nin değil şahsi tezlerini ifade etti” diyen Kocias, bütün BM Genel Sekreteri danışmanlarını “deneyimimiz, onlara güvenmemize olanak tanımıyor” diyerek eleştirdi, Rum tarafına da “Lute’u, benim Eide’ye dikkat ettiğimden daha çok önemseyin” telkininde bulundu.
Kocias’ın Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le de görüştüğü ve bunu, sosyal medya hesabından “her zamanki gibi yapıcı ve dostaneydi” mesajıyla duyurduğu da kaydedildi.
Alithia “Lute’a Güvenmeyin… Nikos Kocias Bize, BM Genel Sekreteri’nin Bu Danışmanını da Türklerin Organıymış Gibi Nitelememizi Tavsiye Ediyor” başlığıyla aktardığı haberinde, “ neredeyse, kendisinin Espen Barth Eide’ye yaptığı gibi (bilindiği gibi Eide için Türklerin lobicisi de demişti) bizim de Lute’u Türklerin organı göstermemizi söyledi” ifadelerine yer verdi.
“MAVROYANNİS 4 TEMMUZ BELGESİ İÇİN BM İLE İLETİŞİM KURMAYA ÇALIŞIYOR”
Kocias’ın RİK’e verdiği söyleşideki ihtilaf konusu tutanakların var olduğu; BM’nin, maksatlı olarak göstermediği iddiasını hatırlatan gazete, dün Rum tarafında, “Rum Müzakereci Andreas Mavroyannis’in 4 Temmuz belgesini saptamak için BM ile iletişime geçmeye çalıştığı” haberinin geçildiğine dikkat çekti.
Habere göre Kocias RİK’e söyleşisinde, adını zikretmeksizin AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’yu da “masaya oturanlardan daha iyi bildiğini düşünen politikacılar var” diyerek eleştirdi. Kocias “masaya oturmadığı halde daha iyi bildiğini düşünen Kıbrıslı politikacıların Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve Yunanistan Dışişleri Bakanı’nı yalanlamaya hakkı var mı, sorarım” dedi.
Kathimerini gazetesinin Kocias’ın eleştirilerini sorduğu Kiprianu, “ben her şeyi mantık temeline oturturum. Farklı görüşte olanlar, Guterres’in bütün taraflara dağıtımı yapılan ve 30 Haziran’dan söz edilen raporuna neden tepki göstermediler? Neden doğru olan 4 Temmuz’dakilerdir demeyip 30 Haziran’dan söz eden raporun BM resmî belgesi olmasına müsaade ettiler” dedi.
Habere göre Kiprianu Rum Sözcü Prodromos Prodromu’nun “kayıp tutanak” konusunda önceki gün yaptığı yazılı açıklamayı yorumlarken “anlaşılan Sayın Prodromu şaka yapıyor” vurgusunu yaptı.
Rum Yönetiminin 4 Temmuz 2017 tutanağı konusunda başlattığı tartışmayı “gereksiz ve verimsiz, özden uzaklaştırma çabası” diye niteleyen Andros Kiprianu, Anastasiadis ve Sözcüsü Prodromu’ya, neden 4 Temmuz değil de 30 Haziran çerçevesine atıf yapıldığını AKEL’e değil telefon açıp BM Genel Sekreteri Guterres’e sormalarını tavsiyesi etti.
“ANASTASİADİS O RAKAMLARI GİRNE’YE GERİ DÖNÜŞÜN MÜMKÜN OLMADIĞINI VURGULAMAK İÇİN SÖYLEDİ”
Politis Rum Sözcü Prodromu’nun, Anastasiadis’in Politis gazetesine röportajında Girne kökenlilerin 1974 öncesi nüfusu için verdiği rakamın yanlış olduğunu -Girne kökenlilerin itirazı üzerine- kabul ettiğini, ancak “Başkan bu rakamları Girne’ye geri dönüşün mümkün olmadığını vurgulamak için verdi” dediğini yazdı.
Habere göre “bütün göçmenler devlet tarafından tazmin edilecek mi?” sorusuna, “bu, mülklerini unutsunlar demek olmaz mı?” sorusuyla cevap veren Prodromu, “Başkan’ın argümanının özü, işgal bölgelerinin demografik değişiminin ancak bir çözümle engellenebileceği ve göçmenlerin mülkiyet haklarının ve bugün işgal altında bulunan bölgelere yeniden yerleşme olanaklarının sağlanabileceği idi” iddiasında bulundu.
Rum basını Jane Holl Lute’un Kıbrıs sorununu görüşmek üzere geçen hafta İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gittiği ancak Dışişleri Bakanlığı siyasi liderliyle değil bürokratlarıyla görüştüğüne dikkat çekti.
Bu arada İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türk ve Rumların örgüt temsilcilerinin 15 Şubat’ta Kıbrıs sorununun mevcut durumunu görüştüğü ve iki bölgeli iki toplumlu, siyasi eşitliğe, tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlığa dayalı federasyon çözümü taleplerini karar merkezlerinde ileri götürmek üzere bir heyet oluşturmaya ve katılımı genişletmek maksadıyla 14 Mart’ta yeniden görüşmeye karar verdikleri savunuldu.

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24