Çözüm şekli için diplomatik hareketlilik

Çözüm şekli için diplomatik hareketlilik
banner32

Türk ve Kıbrıs Türk tarafının iki devlet çözümünde ısrar etmesi, yetkililerin alenî açıklamalarında bunu öne çıkarması, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de raporunda “arzu edilen çözüm şekline” atıf yapmaması, Kıbrıs sorununda beklenen gelişmeler arifesinde Rum yönetimini kaygılandırdı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in, çeşitli temaslarında muhataplarından teyitler almalarına rağmen, Türk tarafının prosedürü BM şemsiyesi dışına çıkarma çabasının, Kıbrıs sorununda yeni bir inisiyatif çerçevesinde zemin kazanabilecek olması nedeniyle diplomatik hareketliğe giriştiği haber verildi.

Fileleftheros haberi manşetten “Çözüm Şekli İçin Hareketlilik… Lefkoşa Müzakerelerde AB’nin de Katılımının Sağlanmasını İstiyor… Kıbrıs Cumhuriyeti Görüşmelerin BM Şemsiyesi Altında ve Üretilen Malzeme Temelinde Olmasını İstiyor” başlığıyla aktardı.

Gazeteye göre Anastasiadis gerek 11 Ocak’ta telefonla görüştüğü Genel Sekreter Guterres’e, gerekse Ada’ya yaptığı son ziyaret sırasında Jane Holl Lute’a, Türk tarafının iki devlet çözümündeki ısrarının zemin kazanabilecek olmasından duyduğu endişeyi iletti. Son görüşmelerinde Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’a da “Prosedür BM şemsiyesi altında ve Güvenlik Konseyi kararları zemininde kalmalı. Kıbrıs sorununda bugüne kadar üretilen çalışma da göz ardı edilmemeli ve prosedür sonlandığı noktadan başlamalı” görüşünü iletti.

ANASTASİADİS BORRELL’DEN TEZLERİNİ TÜRKİYE’YE İLETMESİNİ İSTEDİ

Bütün muhataplarından, belirlenmiş çözüm zeminin değişmesinin söz konusu olmadığı teyidi almasına rağmen Genel Sekreter’in İyi Niyet Misyonu raporunda çözüm zeminine yer verilmemiş olması nedeniyle kaygı ve endişeleri devam ediyor. Anastasiadis, AB Dış Siyaset ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josepp Borrell ile önceki günkü görüşmesinde de aynı mantıkla hareket etti. Kıbrıs sorununun da ele alındığı görüşmede çözüm zemininin iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olması gerektiği tezini yineledi. Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla da görüşecek olması hasebiyle Borrell’den, Rum tezinin Türkiye’ye iletilmesini istedi. Rum yönetiminin, bunun paralelinde gayriresmî beşli konferanstan, özlü müzakereler aşaması ortaya çıkarsa bu aşamaya AB’nin de katılımını güvence altına almak istediğine dikkat çekildi.

GUTERRES’İN İYİ NİYET RAPORU GÜNEY’İ KARIŞTIRDI

Aynı gazete “Kıbrıs Sorununda Bıçaklar Çekildi… DİKO Topluma İndirgenmekten Söz Etti ve Hükümeti Provoke Etti” başlıklı haberinde ise Guterres’in iyi niyet misyonu raporu yüzünden Rum yönetimi ile DİKO arasındaki zıtlaşmanın yeniden hız kazandığına dikkat çekti.

Habere göre DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, Kıbrıs sorunundaki icraatları ile “Kıbrıs Cumhuriyeti”ni topluma indirgediği ve çözüm perspektifini ortadan kaldırdığı gerekçesiyle Anastasiadis hükümetine ağır eleştirilerde bulundu.

“BİZİ TOPLUMA İNDİRGEDİLER”

banner69
Papadopulos “Beşli Konferans’ın ilan edildiği 3 Kasım 2020 Ortak Açıklamasının boşluklar ve eksiklikler içerdiği” uyarısında bulunduğunu hatırlatarak “Müzakerelerin zeminine hiçbir atıf yapılmadı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin davet edilmesi konusuna hiçbir atıf yok. Şimdi bu ifadeler Genel Sekreter’in Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması ve Kıbrıs sorunu ile ilgili raporlarında da yer almıyor. Müzakere zeminine hiç atıf yapılmıyor. Kıbrıs Cumhuriyeti’ne hiç atıf yapılmıyor. Bizi topluma indirgediler ve çözüm zemini yok oldu” dedi.

BÜRGENSTOCK’TA DA OLDU…

Hükümet kanadı DİKO’ya Sözcü Kiriakos Kusios aracılığıyla, eski Rum Yönetimi başkanlarından müteveffa Tasos Papadopulos’a da iğneleyici atıf yaparak cevap verdi. Kusios “Kıbrıs Cumhuriyeti BM ve AB’ye üye bir devlettir, dolayısıyla hiçbir şekilde -Türkiye’nin ve Kıbrıslı Türklerin değişmez taktiği ve tezi olduğu gibi- ‘işlevsiz’ olmuyor. Aynı şey, müteveffa Başkan Tasos Papadopulos’un o zamanki Genel Sekreter’in hakemliğine katıldığı Bürgenstock’ta da oldu. Zamanın Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı, o müzakerelere katıldı diye Kıbrıs Cumhuriyeti de tehlikeye girmedi” dedi. Kusios, AKEL’e de DİKO’nun “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin topluma, işlevsiz devlete indirgendiği tezini paylaşıp paylaşmadığını sorarak meydan okudu.

DİSİ Basın Sözcüsü de DİKO’nun iki bölgeli, iki toplumlu federasyonun savunucusu görünmesinin kendilerini şaşırttığına işaret etti, hem DİKO’ya hem de AKEL’e “Beşli Konferans’a katılmamız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yıkılacağı veya işlevsiz olacağı anlamına mı gelecek?” sorusunu sordu.

AKEL VE DİĞERLERİ KAYGILI…

Diğer partiler de gelişmelerden kaygı belirttikleri açıklamalar yaptı. AKEL, açıklamasında, Josep Borrell’in Kıbrıs sorunuyla ilgili açıklaması üzerine özlü Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması için Anastasiadis’in, Genel Sekreter’in işaret ettiklerine ikna edici şekilde cevap vermesi gerektiğini belirtti.  Açıklamada "müzakere masasına iki devlet çözümü, yani taksim konulsun diye Kıbrıs sorununun çözüm zemininin sorgulanmakta olduğu bir dönemde tehlikeler ancak iki bölgeli, iki toplumlu, BM kararlarında belirtilen şekliyle siyasi eşitliği olan bir federasyona sarsılmaz bir tutarlılık ile önlenir” ifadesine yer verildi.

EDEK Genel Sekreter’in Pontios Platusvari, KKTC ile Güney Kıbrıs arasında eşit mesafe politikası izlediğine dikkat çekerek bunun “akıl almaz olduğunu” savundu.

Vatandaşlar İttifakı, Genel Sekreter’in raporunda Türkiye’yi suçlamamasının da “Kıbrıs Rum idaresi ifadesini kullanmasının da kabul edilemez olduğunu” öne sürdü.

ELAM ise gelişmelerin, daha önce birçok kez tehlike uyarısıyla birlikte ortaya koyduğu değerlendirmelerini doğruladığını savunduğu açıklamasında, “Birilerinin, bizi matematiksel kesinlikle sürüklediği yeni fiyasko ile ilgili sorumluluğu üstlenme zamanı geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Rum Meclis başkanlarından Yannakis Omiru ise Rum Yönetimi Başkanı’nın, gayriresmî beşli konferans öncesinde, konferansa “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı ve Kıbrıs Rum toplumu lideri olarak katılacağını beyan etmesi ve tutanağa böyle kaydedilmesini istemesi gerektiği” görüşünü savundu. Omiru “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yasal temsiliyeti bu şekilde sağlanacak ve meşruiyetinin herhangi bir şekilde sorgulanması tehlikesi savuşturulacak.  Genel Sekreter bu olguyu teyit etmek ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanıyan BM kararlarının emrinde hareket etmek zorundadır” dedi.

Haravgi haberi “Kıbrıs Sorununda Sert Zıtlaşma… Kusios: Kıbrıs Cumhuriyeti Bürgenstock’ta da (topluma) İndirgenmedi” başlığıyla aktardı.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER