Crans Montana tutanakları Güneyi karıştırdı

Crans Montana tutanakları Güneyi karıştırdı
banner83
banner80

 Birleşmiş Milletlerin (BM) 2017 yılının Temmuz ayında Crans Montana’da gerçekleştirilen Kıbrıs konferansıyla ilgili gizli tutanaklarının dün Fileleftheros gazetesi tarafından yayımlanmaya başlaması, Rum siyasi dünyasını karıştırdı.

Fileleftheros gazetesi “Belgeler Ateşler Yaktı- Gazetenin İfşaatları Crans Montana’ya Işık Tuttu Ancak Siyaset Sahnesi Tekrarlara Takılıp Kaldı- Tutanaklar Zor Konu” başlıklarıyla manşetten ve iç sayfadan geniş yer verdiği haberinde, BM’nin Crans Montana konferansıyla ilgili gizli tutanaklarının dün gazete tarafından yayımlanmasının ardından Rum tarafındaki siyasi sahnenin alev aldığını yazdı.

Yayımlanan belgelerle, bahse konu kritik günlerde Kıbrıs açısından neler olduğunun açıklığa kavuştuğunu öne süren gazete “herhangi bir yanlış yorumlama payı olmadan Kıbrıs sorunuyla ilgili Türk niyetlerine işaret eden belgelerin, beklendiği gibi Kıbrıs sorunuyla ilgili tartışmaları da alevlendirdiğini” belirtti.

Belgelerin ifşa edilmesinin Rum Hükümeti ile AKEL arasında yeni bir anlaşmazlığa neden olduğunu da kaydeden gazete, tarafların olayları kendilerine göre yorumladıklarını ifade etti.

BM’nin resmi belgeleri ve tutanaklarıyla, olayların nasıl geliştiği aynı zamanda (Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından ifade edildiği gibi) Türkiye’nin ısrarıyla, konferansın nasıl başarısızlığa sevk edildiğine dair manzaranın tam anlamıyla açıklığa kavuştuğunu ileri süren gazete, dünkü röportajdan net bir şekilde ortaya çıktığı üzere, Türkiye’nin hiçbir durumda müdahale hakları ve Türk askeri birliklerinin olmadığı bir çözümü kabul etmeye niyeti olmadığına işaret etti.

İfşaatların olayın nasıl geliştiğine dair tartışmanın sağlamasının yapılmasına neden olduğunu da yazan gazete, Rum hükümetinin ise BM tutanaklarıyla, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Crans Montana konferansının başarısızlığa uğramasına yol açan sebepler konusunda sürekli tekrarladığı tezin doğruladığını savundu.

Gazetenin, konferansta yer alan kişilerle iletişime geçtiğini ve konuyla ilgili kendi yorumlarını yapmalarını istediğini de yazan gazete, dönemin Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias’ın, belgeleri inceledikten sonra açıklama yapma konusundaki hakkını saklı tuttuğunu belirtti.

PELEKANOS

Gazeteye göre Rum Hükümeti Sözcüsü Marios Pelekanos, konuyla ilgili açıklamasında, gazetenin röportajında yer alanların, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in ilk andan itibaren Crans Montana konferansının başarısızlığına yol açan sebepler ve Türkiye’nin Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin hedefleri konusunda söylediklerini onayladığını savundu.

Karşılaştıkları zorluklara rağmen, değişmez amaçlarının Kıbrıs sorununun Doruk Anlaşmaları ve BM Güvenlik Konseyi kararları temelinde çözülmesi olduğunu savunan Pelakanos, “yabancı askeri birliklerin ve müdahale haklarının olmadığı, aynı zamanda Kıbrıslı Türkler ve Rumların barış içerisinde bir arada yaşamasını ve refahını sağlayacak AB ilke ve değerlerine dayanacak bir çözümden söz etti.”

NEOFİTU

DİSİ Başkanı Averof Neofitu açıklamasında, gazetenin dünkü haberini yorumlayarak ileri sürülen “Türk işgalinden kurtulma çabası içerisinde 1974’’ten bu yana ulusal bir hayatta kalma ve haklılık mücadelesi verdiklerini” iddia etti.

Guterres çerçevesinin, güvenlik konusunu temel alarak Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümüne ilişkin doğru parametreleri ortaya koyduğunu savunan Neofitu, BM Genel Sekreteri Guterres’in Crans Montana’da normal bir devletten söz ettiğini ifade etti.

banner69
“Normal bir devletin ise yabancı garantilere ve işgal birliklerine sahip olamayacağını” savunan Neofitu, Kıbrıslı Rumların çözümü ilk isteyenler olduğunu ve geriye Türk tarafının uzlaşmazlığını terk etmesinin kaldığını ileri sürdü.

ÇELEPİS

AKEL’in Kıbrıs Masası Şefi Tumazos Çelepis ise açıklamasında, konferansın başarısızlığa uğradığı gece yapılan görüşmede, görüşmenin ilk başında, BM Genel Sekreteri’nin çözümün uygulanmasına ilişkin gayriresmi bir belge sunduğunu söyledi.

Çelepis sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu herkes biliyor. Bu belge, çözümün uygulanmasına ilişkin herhangi bir belgenin, gerçekte garantileri içereceğini yalanlıyor. Çünkü bu belgede BM Genel Sekreteri açıkça garantör güçleri herhangi bir yapısal veya yürütme rolünden alıkoyuyor ve kendilerine yalnızca çözümün uygulanması dönemi için danışma rolü bırakıyor. Bu garanti anlaşmasının yerine geçen ve net bir şekilde garantiler ile müdahale haklarını ortadan belgenin aynısıdır. Bu belge bilindiği üzere Rum kesimi tarafından reddedildi ve Yunanistan Kocias aracılığıyla bunu reddedenin kendileri değil Rum kesimi olduğunu söyledi. Bu her şeye yanıt veriyor.”

Gazete AKEL’in, Çelepis’in yaptığı açıklama aracılığıyla, önemli olan şeyin, BM Genel Sekreterinin konferansın başarısızlığa uğradığı gece sunduğu ve “garantör güçleri herhangi bir yapısal veya yürütme rolünden alıkoyan bir ifadenin yer aldığı belge olduğunu” ifade etti.

Haravgi’de yer alana habere göre ise AKEL açıklamasında, Crans Montana konferansında garantiler ve müdahale hakları konusunda tam olarak ne olduğunun BM Genel Sekreteri tarafından 2017 yılının Eylül ayındaki raporunda kayda geçirildiğini ve Genel Sekreter’in bu raporda garantiler ile müdahale haklarının kaldırılması ve ilgili anlaşmanın da çözümün uygulanması mekanizmasıyla yer değiştirmesine dair teze atıfta bulunduğunu savundu.

Genel Sekreter’in raporda konferansın başarısızlığı konusunda iki lidere sorumluluk yüklediğini öne süren AKEL, Rum hükümetinin hiçbir zaman raporda yazanlar konusunda BM Genel Sekreterliği nezdinde girişimde bulunmadığını belirtti.

DİKO VE EDEK

DİKO partisi açıklamasında, belgelerle birlikte Türkiye’nin askeri birliklerin ve garantilerin kalmasına dair ebedi tezinin ortaya çıktığını belirtirken, EDEK Başkanı Marinos Sizopulos ise açıklamasında, Rum Ulusal Konseyinin BM Genel Sekreteri’nden, Kıbrıs sorunuyla ilgili altı noktanın çerçevesini yazılı olarak ortaya koymasını istemesine atıfta bulundu.

PERDİKİS, LİLLİKAS VE THEOHARUS

Gazeteye göre Crans Montana konferansı sırasında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’le birlikte orada bulunan Ekologlar eski Başkanı Yorgos Perdikis, Vatandaşlar İttifakı eski Başkanı Yorgos Lillikas ve Dayanışma Hareketi Başkanı da konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Perdikis, gazete tarafından dün yayımlanan belgelerle kendisinin de o dönem sahip olduğu izlenimi doğruladığını söylerken, Lillikas dün yayımlanan belgede yer alanları kastederek “bu bilgiyi kendilerinin de Crans Montana’da aldığını” belirtti.

Theoharus ise açıklamasında birçok oyun oynandığının açık olduğunu ifade ederek, herkesin aynı bilgileri almadığına işaret etti.

Alithia gazetesi habere “Crans Montana Tutanakları Türk Uzlaşmazlığını Gözler Önüne Seriyor- Sözcü: AKEL’den Türkiye’nin Sorumluluklarına Hiçbir Atıf Yok- Averof: Normal Bir Devlet Garantiler ve İşgal Birliklerine Sahip Olamaz”, başlığını atarken haber Haravgi’de ise “Crans Montana’da Meydana Gelenler BM Genel Sekreteri’nin 2017 Yılı Raporunda Yer Alıyor” başlığıyla yer buldu.

banner79
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER