banner22

Güneyde "Oruç Reis" ile ilgili gelişmeler

Güneyde "Oruç Reis" ile ilgili gelişmeler
banner32

Türkiye’ye ait “Oruç Reis” sismik araştırma gemisinin bölgeden ayrılması, aynı zamanda Türkiye aleyhindeki yaptırımlarla ilgili haberler bugünkü Rum gazetelerine de haber oldu.
Alithia gazetesi “Oruç Reis Gitti, Gerginlik Kaldı- Türkiye Kıbrıs MEB’indeki Yasadışı Müdahalelerini Sürdürüyor” başlıklı haberinde, Türkiye’nin Oruç Reis gemisini bölgeden çekmesi ve son haftalarda yaptığı gibi Doğu Akdeniz’de yeni bir Navtex ilan etmemesinin, Atina ve Rum kesimi tarafından şu ana kadar “oyun” olarak nitelendirildiğini öne sürdü.
Gazete “Türkiye’nin bunu, Avrupa Birliğinin 24-25 Eylül’deki zirve toplantısında, provokasyonlarına son vermemesi, gemilerini çekmemesi ve diyaloğa girmemesi durumunda kendisine yönelik uygulayacağını açıkladığı yaptırımlardan kaçınmak için yaptığı” iddiasında bulundu.
Genel izlenimin Ankara’nın blöf yaptığı şeklinde olduğunu, çünkü sözde Rum MEB’indeki müdahalelerini sürdürdüğünü öne süren gazete, Ankara’nın Oruç Reis gemisinin bölgeden ayrılmasının geçici olduğunu ve geminin geri döneceğini söylediğini iletti.
Türklerin hareketlerini ihtiyatlı bir şekilde takip edenlerin sadece Atina ile Rum kesimi olmadığını da yazan gazete, Avrupa Komisyonu’nun da, ileri sürülen Türk provokasyonlarının sona ermesini beklediğini belirten bir açıklama yaptığını aktardı.
Habere göre, Oruç Reis gemisinin bölgeden ayrılmasını yorumlaması istenen Avrupa Komisyonu Sözcüsü Peter Stano, AB’nin, Doğu Akdeniz’deki tek taraflı faaliyetlerin sona erdiğini görmek istediğini söylediğini iletti.
HRİSTODULİDİS
Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in ise konuyla ilgili olarak başlangıçta yaptığı açıklamada, geminin bölgeden ayrılmasının doğru gidişata yönelik bir hareket olduğunu belirttiğini anımsatan gazete, Hristodulidis’in daha sonra ise geminin bakım için ayrıldığına dair ifadelere işaret ettiğini aktardı.
Türkiye’nin, uygun bir ortamda gerçekleştirilmesi gereken diyalog için niyeti varsa, bunu, kamuoyunda yaptığı açıklamalar ve basına ilettiği bilgilerle uyuşması gereken eylemleriyle ispatlaması gerektiğini öne süren Hristodulidis, gelişmelerle ilgili güvenli tahminlerde bulunulması için çok erken olduğunu vurguladı.
AB liderlerinin gerçekleştireceği toplantıya kadar olan her günün çok önemli olduğunu dile getiren Hristodulidis, önümüzdeki günlerde önemli görüşmeler yapılacağını ve Almanya’nın diplomatik bir çaba göstereceğini belirtti.
Hristodulidis, Türkiye’nin, AB ve ABD dahil olmak üzere uluslararası toplumun ilgili çağrılarının aksine, Rum Yönetiminin “MEB”ini ihlal etmeye devam ettiğini de iddia etti.
Haberde, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’le görüşmeler yapmak için yarın Güney Kıbrıs’ı ziyaret edeceği de anımsatıldı.
Fileleftheros gazetesi ise “Sağlam Sinirler İçin On Gün” başlığıyla manşete çektiği haberinde “Doğu Akdeniz’deki durumun güçlü sinirler için bir oyuna dönüştüğünü ve bölgedeki bulmacanın çözülmesi için güçlü çözücülere ihtiyaç olduğu” yorumunu yaptı.
Türkiye’nin, taktik hareketlerinde bulunduğunu ve Almanya ile Fransa arasındaki farklı yaklaşımlardan ötürü AB çevrelerinde olan anlaşmazlığa yatırım yapmakta olduğunu öne süren gazete, Türkiye’nin, aleyhindeki yaptırımlardan kaçınmak için, Oruç Reis gemisinin teknik sebeplerden ötürü bölgeden ayrılmasından faydalanmaya çalıştığını öne sürdü.
Brüksel’de yapılacak olan zirve toplantısına kadar olan önümüzdeki 10 günlük dönemin oldukça kritik olarak addedildiğini ve bu dönem içerisinde gerginliğin yatıştırılması için birçok hamle ve ziyarette bulunulmasının beklendiğine işaret eden gazete, Brüksel’in, AB’nin Doğu Akdeniz’deki tek taraflı hareketlerin son bulmasını istediğini sürekli belirttiğini iletti.
Almanya’nın bu gidişata yönelik hareket ettiğinin görüldüğünü ve gerginliğin azaltılması için inisiyatif üstlendiğini kaydeden gazete, Almanya’nın inisiyatifinin yalnızca Türk-Yunan anlaşmazlığıyla ilgili değil, sözde Rum MEB’indeki durum da dahil olmak üzere Doğu Akdeniz’in tamamıyla alakalı olduğunu kaydetti.
Türkiye’nin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarından da görüldüğü üzere, Oruç Reis’in Antalya limanına demirlemesinin ardından, Yunanistan’la görüşmeye oturabilecekleri tezini geçerli kılmaya çalıştığını yazan gazete, bunun yaptırımları önleyeceğine işaret etti.
Çavuşoğlu’nun Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerinin Barbaros ve Yavuz gemileriyle devam edeceğini söylediğini de ileten gazete, Türk tarafının bu açıklamasının AB’ye (Güney Kıbrıs aleyhinde olan ve kararlaştırılan önlemler gibi) Türkiye aleyhinde ek önlemler alınması konusunda hareket etme hakkı verdiğini savundu.
Çavuşoğlu’nun bu önlemlerin önemini azaltmaya çalıştığını kaydeden gazete, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in yarın Güney Kıbrıs’a gideceğine de yer verdi.
Michel’in Atina ve Güney Kıbrıs’taki temaslarından, sahip olduğu niyetlerin ortaya çıkacağını kaydeden gazete, hem Michel hem de Almanya’nın, Türkiye aleyhindeki yaptırımlardan kaçınılmasını istediğini ekledi.
Gazete “Boşluktan Faydalanıyor” başlığıyla iç sayfadan da yer verdiği haberinde, Hristodulidis’in, AB tarafından, Rum Yönetimi aleyhindeki ileri sürülen yasadışı faaliyetleri konusunda Türkiye karşısında kararlaştırılan önlemlerin, geçerli olmaya devam ettiğini söylediğini iletti.
Hristodulidis, Rum Yönetimi’nin geçtiğimiz dönem içerisinde AB’ye, sözde Rum MEB’indeki ihlalleriyle ilgili olarak, Türkiye karşısındaki önlemler konusunda ek önerilerde bulunduğunu da ekledi.
Politis gazetesi ise “Angela Merkel’in Müdahalesi Katalizör” başlıklı haberinde, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki talepleriyle ilgili bir sonraki adımlarına karar vermek için, AB’nin Eylül sonunda yapılacak olan zirve toplantısında takınacağı tavrı görmeyi beklediğini yazdı.
Oruç Reis gemisinin bölgeden ayrılmasının, Merkel’in inisiyatifine yer bıraktığını da yazan gazete, Belarus ile Türkiye konusuna da yer verdi.
Gazeteye göre, Türkiye’ye yaptırımlar empoze edilmesi ihtimali konusunun Belarus’a yaptırım uygulanmasıyla ilişkilendirildiğini dile getiren Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, ancak kendileri tarafından bu hususta herhangi bir şantaj yapılmadığını dile getirdi.
Hristodulidis, yalnızca, bu iki konunun birlikte ele alınması için, uzlaşma ve anlaşma ortaya çıktığını dile getirdi.
Haravgi gazetesi ise haberinde, AKEL’in Belarus’a yaptırımlar konusunda, hükümeti “bir dediği ötekini tutmamakla suçladığını” yazdı.
Rum Hükümeti Sözcüsü Kiriakos Kusios’un dün yaptığı açıklamada, Rum kesiminin, Belarus aleyhindeki yaptırımları Türkiye aleyhindeki yaptırımlarla ilişkilendirmediğini söylediğini yazan gazete, Kusios’un, bu iki konunun ilişkilendirilmemesi gerektiğini söylediğini iletti.
Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in ise, iki mesele arasında bağlantı kurulmasını istediğini ve başardığını söylediğini ileten gazete, AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu’nun ise, hükümet sözcüsünün başka, dışişleri bakanının başka söylediğini belirterek, hükümetin tezinin en nihayetinde ne olduğunu sorduğunu ekledi.

banner56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER