Güneydeki partilerin Cenevre değerlendirmeleri

Güneydeki partilerin Cenevre değerlendirmeleri
banner32
banner76

Cenevre’de gerçekleştirilen gayriresmî 5+BM konferansının tamamlanmasının ardından Rum siyasi partileri ilk değerlendirmelerini yaptı. Gazeteler partilerin Cenevre ile ilgili görüşmelerinin ve okumalarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Fileleftheros ve diğer gazeteler DİSİ, AKEL ve DİPA’nın “umut penceresini açık” gördüğünü, DİKO ve Ekologlar’ın kaygı belirttiğini yazdı.

ANASTASİADİS’LE DEVAM ETMEYE HAZIRIZ”

Habere göre, DİSİ Başkanı Averof Neofitu twitter hesabından yaptığı açıklamada “yeniden birleşme konusunda Anastasaiadis’le birlikte devam etmeye hazır olduğunu” belirterek şunları kaydetti:

“Umut penceresi açık duruyor. Türkiye’nin ve Kıbrıs Türk tarafının tezlerine rağmen Genel Sekreter çabaya devam ediyor. Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve AB iki devlet tezini kabul etmiyor. Yeniden birleşmeye Başkan’ın yanında devam etmeye hazırız.”

“ÖNERİ HAZIRLAYIP ANASTASİADİS’E SUNACAĞIZ”

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Cenevre konferansından çıkan sonucun şekillendirdiği durumun nasıl yönetilmesi gerektiğine dair öneri hazırlayarak Rum Yönetimi Başkanı’na sunacaklarını açıkladı. Prosedürün canlı tutulmasını önemli bulmakla birlikte Ada’ya döner dönmez herkesin ciddi ciddi düşünmesi gerektiğini kaydeden Kiprianu, Türk tarafının iki devlet veya konfederasyon çözümü veya egemen eşitliğin tanınması talepleri nedeniyle Cenevre’ye giderken beklentilerinin düşük olduğunu belirtti. Genel Sekreter’in zaman zaman Güvenlik Konseyi’nin kendisine verdiği yetkinin sınırlarını hatırlatarak ortaya koyduğu tavırdan memnuniyet belirtti.

“ARTIK İKİ DEVLET TEZİNİ MÜZAKERE MASASINA KOYMA HAKKINI TESİS ETTİ”

banner69
DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos “Cenevre gayriresmî 5’li konferansının sonuçları maalesef çok hayal kırıcı.  Doğru ön şartlar sağlanmadan ve müzakere zemini teyit edilmeden böyle bir konferansın, tehlikeli gelişmeleri gündeme getireceği konusunda uyarmıştık” dedi, şunları ekledi:

“Türkiye tahrikkarlık ve uzlaşmazlıkta kendini aştı. Tavrı kabul edilemez ve kınanası idi.  Ancak şu saptamaları da yapmak zorundayız:  1-Bu gelişmeler karşısında Türkiye bir sonraki Avrupa Konseyi’ne hasar almadan geçmeyi ve daha çok finansman almayı başaracak. 2-Maalesef Türkiye artık iki devlet tezini müzakere masasına koyma hakkını tesis etti ve herkes imkânsızı nasıl mümkün kılacağının kaygısında.”

“SUNİ SOLUNUM CİHAZINDA, SADECE ÖLÜM BELGESİ İMZALANMADI”

Dayanışma Hareketi Cenevre ve varacağı sonuçla ilgili ortaya koyduğu kaygı ve görüşlerin tamamen doğrulandığına işaret ettiği açıklamasında “Türkiye yazılı olarak Genel Sekreter’den ‘KKTC’nin tanınmasını ve meşru Kıbrıs Cumhuriyeti ile işgal bölgelerindeki yasadışı oluşumun uluslararasında eşit temsiliyetini yani oldubittilerin meşrulaştırılmasını talep etti” dedi, şunları ekledi:

“Genel Sekreter’in Güvenlik Konseyi’nden aldığı yetkilere bağlı olduğu açıklaması ve imkânsızı mümkün hale getirebileceği paralel açıklaması beşli konferansın sonucunun belirsiz, solunum cihazına bağlı olduğunu, sadece ölüm belgesinin imzalanmadığını gösteriyor. 5’li konferansa 2-3 ay sonra devam etme kararı aşikardır ki 24 Haziran’da yapılacak bir sonraki Avrupa Konseyi’ni aşmayı hedefleyen Türkiye’nin işine geliyor.”

“İKİ DEVLET VE EGEMEN EŞİTLİK MÜZAKERELERİN KAZANIMI MI OLDU?”

Ekologlar  “Türkiye’nin kabul edilemez taksimci talepleri müzakerelerin ‘kazanımı’ mı oldu? BM Genel Sekreteri iki devlet çözümü ve egemen eşitlik talep eden işgal liderine ve Türkiye’ye hiçbir kınamada bulunmadı. Guterres’in Kıbrıs Türk tarafının bu önerisi karşısındaki suskunluğu kabul edilebilir değildir. Başkan Anastasiadis Kıbrıs sorununa, yabancı askerler, üsler, garantiler olmadan, bütün insan hakları ve siyasi haklar tesis edilmiş şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsız devlet olarak devamını güvenceye alacak sürdürülebilir ve işleyebilir çözümü için müzakere zemininin derhal netleştirilmesini istemelidir. AB’nin ve Güvenlik Konseyi daimi üyelerinin konferansta olmaması bütün havayı daha da olumsuzlaştırdı.”

ELAM (Cenevre’de Anastasiadis’e eşlik etmeyen tek parti) “Türk uzlaşmazlığının ve stratejisinin kendilerini yeni tavizlere sürüklediği” yorumunu yaptı.

DİPA da Türkiye’nin iki devlet tezinin karşılık bulmadığı görüşünü ortaya koyarak “Bugün Cenevre’deki beşli konferanstan çıkan sonuç, Türk talepleri nedeniyle beklentilerin düşük tutulması değerlendirmelerini doğruladı” dedi.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER