GUTERRES’İN RAPORDAKİ İFADELERİ

GUTERRES’İN RAPORDAKİ İFADELERİ

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in BM Güvenlik Konseyi üyelerine gayri resmi olarak dağıtılan, Kıbrıs sorunuyla ilgili iyi niyet misyonu raporundaki ifadelerini rum tarafı olumlu buldu. Ancak altı madde çerçevesindeki ifadeleri rum muhalif partileri tarafından endişeyle karşılandı.

Rum tarafının, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in BM Güvenlik Konseyi üyelerine gayri resmi olarak dağıtılan, Kıbrıs sorunuyla ilgili iyi niyet misyonu raporundaki ifadelerini olumlu bulduğu, öte yandan BM Genel Sekreteri’nin 30 Haziran 2017’deki yemekte ortaya konulan altı madde çerçevesindeki ifadelerinin ise, Rum muhalefet partilerinin bir kısmında endişeye neden olduğu ifade edildi.

Alithia gazetesinde yer alan habere göre Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, Guterres’in müzakerelerin devam etmesi için gösterdiği ilgiye vurgu yaptı. Prodromu, BM Genel Sekreteri’nin raporda, bizzat özel temsilci atama konusundaki niyetine değindiğini ifade etti.

Haravgi gazetesinde yer alan habere göre ise Prodromu, Nikos Anastasiadis’in, bazılarının yorumladığı gibi, ortaya koşullar koymadığını ve tam olarak BM Genel Sekreteri’nin şu an önermekte olduğu şeyi kastettiğini öne sürdü.

Ankara’nın şu ana kadar BM özel temsilcisi atanmasına olumlu yanıt vermediği iddiasını yineleyen Prodromu, her halükarda, Rum tarafının ve Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in hazır olduğunu kaydetti.

RUM MUHALİF PARTİLER ENDİŞELİ

Alithia gazetesinde yer alan haberde, Rum siyasi partilerin yorumlarına da yer verildi. DİSİ Başkanı Averof Neofitu, Guterres’in, 30 Haziran’daki yemekte bizzat açıkladığı çerçeveye doğru bir şekilde atıfta bulunduğunu söyledi.

İki tarafın bunun üzerinde kendi yorumlarına sahip olduğunu ve bunların 4 Temmuz’da açıklığa kavuşturulduğunu iddia eden Neofitu, ancak çerçevenin, BM Genel Sekreteri’nin de doğru bir şekilde söylediği gibi, masaya 30 Haziran’da konduğunu savundu.

Türkiye’deki seçimlerden sonra ve sonbahardan önce, uluslararası faktörün, diyaloğun yeniden başlaması için çaba sarfedeceği değerlendirmesinde de bulunan Neofitu, Rum tarafının böyle bir şey için hazır olduğunu belirtti.

AKEL ise, Kıbrıs sorununda çok tehlikeli bir durgunluk döneminde olunduğunu belirtti. Altı maddelik çerçeve konusunda AKEL, bunun Genel Sekreter’in 30 Haziran’da sunduğu belgeden ibaret olduğunu yineledi.

DİKO ise, “Açık bir şekilde görülüyor ki, sözde stratejik anlaşma, 30 Haziran’daki metin olacak; ki bu da Rum tarafının iç boyutlardaki tüm ödünlerini ve güvenlik boyutundaki olumsuz ifadeleri kapsamaktadır” dedi.

EDEK ise, BM Genel Sekreteri’nin 30 Haziran’daki altı maddesinin, Kıbrıs sorununun çözümünün dayanması gereken temel parametrelere aykırı olduğunu ileri sürdü.

Vatandaşlar İttifakı ise, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’i “sıfır asker, sıfır garanti” tezinden hareket etmemeye çağırdı.

Ekologlar Hareketi ise, BM Genel Sekreteri’nin temsilci atanması konusunda bugüne kadar gecikme yaşanmasından kimin sorumlu olduğuna hiçbir yerde değinmemesinden ötürü duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER