İngiliz Yüksek Komiseri, İngiliz fikirlerini açıkladı

İngiliz Yüksek Komiseri, İngiliz fikirlerini açıkladı
banner78

İngiliz Yüksek Komiseri Stephen Lillie Kıbrıs müzakerelerini Crans Montana’da kaldığı yerden başlatma girişiminin “uzun ve kısır görüşmelerin reçetesi olduğuna” dikkat çekti.  “Ünlü” İngiliz inisiyatifini “büyük ölçüde desantralize federasyondan söz ediyoruz” diyerek açıklayan Lillie bunun, bizzat Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in sunduğu fikir olduğunu belirtti. 
Lillie, İngiltere’nin konfederasyon veya iki devleti tartıştığı iddialarını reddederek “iki toplumlu iki bölgeli federasyonu sürekli slogan olarak tekrar etmemiz yetmez, uygulamanın detaylarına odaklanmalıyız” dedi, İskoçya ile Kıbrıs’ın karşılaştırılamayacağı vurgusunu yaptı.
Haftalık Kathimerini Lillie ile yaptığı özel söyleşiyi “İşte İngiliz Yaklaşımı… Stephen Lillie Kathimerini’ye Konfederasyondan Değil Desantralize Federasyondan Söz Ettiklerini Açıkladı” başlığıyla manşetten aktardı.
Söyleşinin detayında, “tamamen açık olmak istiyorum, İngiliz önerisi veya planı veya taslağı veya masada söylenmek istenebilecek herhangi bir şey söz konusu değil” diyen Lilli “kompakt bir plandan değil gayriresmî fikirlerden söz ediyoruz. Tamamı, BM’nin iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe sahip federasyon çerçevesi altında uzlaşılmış olan bu fikirler, samimiyetle tek sürdürülebilir çıkış yoludur. Yanı zamanda iki toplumlu iki bölgeli federasyon terimini slogan olarak tekrar etmemiz yetmez. Böyle bir çözümün uygulama detayları üzerinde odaklanmalıyız” ifadesini kullandı.
“KONFEDERASYONDAN DEĞİL DESANTRALİZE FEDERASYONDAN SÖZ EDİYORUZ”
Rum toplumunda, İngiliz fikirlerinin egemen eşitliği gündeme getirebileceğine dair “büyük bir endişe olduğu” hatırlatılarak, böyle bir çözümün mevcut durumdan/Kıbrıs sorunundaki çıkmazdan tek çıkış yöntemi olduğunu mu düşündüğü sorulan Lillie şu cevabı verdi:
“Kast ettiğiniz buysa, iki devletli bir çözümü desteklemiyoruz. Bu modele ne Kıbrıslı Rumlardan da uluslararası toplumdan da destek var. Büyük bir ölçüde, bizzat Başkan Anastasiadis tarafından sunulmuş olduğundan tartışmalı olduğunu zannetmediğim desantralize federasyondan söz ediyoruz. İki topluma gündelik hayatlarına yüksek düzeyde otonomi ve Kıbrıs’ın uluslararasında tanınmış, egemen devlet olarak idamesine olanak tanıyacağı için daha ileri tartışmaya değerdir. Bu fikir, zihnimde, Kıbrıslı Rumların 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (federasyona) evrilmesi ihtiyacı ile Kıbrıslı Türklerin kendi iç konuları çerçevesinde denetime sahip olma arzularını dengeliyor.”
“FEDERASYON HALİHAZIRDA ÜNİTER DEVLET İLE İKİ DEVLET ARASINDA BİR UZLAŞIDIR”
Kathimerini muhabirinin, iki tarafın tezlerinden eşit bir mesafe kat etmesi gerektiği açıklamasının Rum tarafında, iki bölgeli iki toplumlu federasyon ile iki devlet arasında bir model olarak yorumlanması nedeniyle endişeye sebep olduğunu söylemesi üzerine Lillie şunları söyledi:
“Uçurumun üzerine köprü kuralım derken, Crans Montana başarısızlığından sonra hakim olan ve Kıbrıs Türk tarafındaki seçimden sonra yoğunlaşan güvensizlik ve iletişimsizliğe atıf yaptım.  Tezlerindeki farklılıklara rağmen taraflar görüşmek zorunda, aksi halde asla müzakere olmayacak. İki bölgeli iki toplumlu federasyon ile iki devlet çözümü arasındaki mesafenin paylaşılmasını asla desteklemedik, bu imkânsız.  Siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli iki toplumlu federasyon halihazırda üniter devlet ile iki devlet arasında bir uzlaşıdır. Detaylı ve nihai bir anlaşmanın inşasına temel olan BM Güvenlik Konseyi’nin çok sayıdaki kararlarında tarif ediliyor.”
“EGEMENLİĞİN KIBRISLI TÜRKLERDEN VE RUMLARDAN EŞİT KAYNAKLANACAĞINA 2014 ORTAK AÇIKLAMASINDA UZLAŞILDI”
Lillie’ye, fikirlerinin Rum Ulusal Konseyi’ne sunulduğunu ve Rum Müzakereciye göre: “eşit doğal haklar, kurucu ortaklar ve ortak sahipler, varlıklardan hiçbiri öteki üzerinde hakimiyet kuramayacak ile içte iki dışta bir devlet olacak ifadelerinin sorunlu olduğu” hatırlatıldı,  bu terminoloji ile ne kast ettiği soruldu.
Rum Ulusal Konseyi’nde hazır bulunmadığı için orada ne söylendiğini de bilmediğini, muhabirin bir ifadeler listesini İngiliz çerçevesiymiş gibi gösterdiğini vurgulayan Lillie şöyle devam etti:

banner69
“Listeyi madde madde analiz etmem söz konusu değil keza bunu Sayın Kasulidis sizin gazetenize verdiği ve bu maddelerden bazılarının yeni veya tartışmalı olmadığını vurguladığı söyleşi de yaptı. Benim açımdan ‘içte iki dışta tek devlet ifadesi de yeni değil. Bir elimizde egemen devlet olarak Kıbrıs’ın diplomasi, savunma ve toprak bütünlüğü ile işlevselliğin gerektirdiği diğer bazı yetkileri kullanan,  uluslararasında tanınmış federal devlet olacak. Öteki elimizde de daha çok sağlık, taşımacılık v.b. gündelik hayatı etkileyen alanları yöneten iki oluşturucu devlet. İki bölgeli iki toplumlu federasyon budur. ‘Varlıklardan hiçbiri diğeri üzerinde hakimiyet kurmayacak’ ifadesine gelince; alternatifi nedir? Bir toplum öteki üzerinde hakimiyet uygulayabilir mi?  Egemenliğin Kıbrıslı Rumlardan ve Kıbrıslı Türklerden eşit kaynaklanacağı halihazırda 2014 Ortak Açıklaması’nda uzlaşılmıştı.”
“CRANS MONTANA’DAN BAŞLAMA…”
Rum tarafının, müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden başlaması gerektiği talebini gerçekçi bir yaklaşım bulup bulmadığı sorulan Lillie “Crans Montana’da kaldığı noktadan başlatma girişimi, uzun ve kısır görüşmelerin reçetesi olur” vurgusunu yaptı, şunları ekledi:
“Ancak Crans Montana’ya ulaşmamız için, BM Genel Sekreteri’nin 6 maddelik çerçevesi gibi bir çalışma gövdesi var ve halen bunlara dayanıp geliştirebiliriz.  Esnekliğe ve yaratıcılığa ihtiyaç var ve Crans Montana’nın başarısızlığına katkı koyan zor noktalara, güvenlik ve garantilere ve yetki paylaşımı modelinin detaylarına odaklanmamız gerek. BM parametreleri içindeki hiçbir fikri görmezden gelemeyiz.”
Lillie Rum siyasi partilerinin İngiliz fikirlerine yönelik eleştirilerini “bazı insanların bir konfederasyon ileri götürdüğümüzü iddia etmekte ısrar etmesi talihsiz, çünkü böyle bir şey yapmıyoruz. Bir konfederasyon iki egemen devlet arasında birleşme, iki devletli çözümdür ve dolayısıyla Kıbrıs için çerçeve dışındadır. Desantralize federasyon, uluslararasında tanınmış temsiliyet anlamına gelen federasyon kalır. Tabii Kıbrıs’ta her ne desek, hatta demesek bile eleştiren insanlar var.”
“EN BÜYÜK SORU, YENİ FEDERAL KIBRIS YIKILIRSA NE OLACAĞIDIR”
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, (Lillie’nin) fikirlerini İskoçya’nın ayrılık talebi ile kıyasladığı hatırlatılan Lillie “İskoçya ve Kıbrıs arasında kıyaslama yapılamaz” dedi, özetle şunları ekledi:
“Birleşik Krallık’ta federasyon değil, bizim tarihimizi ve muadil siyasi konjonktürleri yansıtan yegâne bir yetki devri sistemi işliyor. Bu modelin kopyalanmasını asla önermedik. Ancak yetki devrinin, Kuzey İrlanda’da yetkilerin toplumlar arasında paylaşımı gibi incelemeye değer bazı yönleri var. Ayrılma konusunda ise büyük soru, yeni federal Kıbrıs yıkılırsa ne olacağıdır. Mümkün görmüyorum ama bundan endişe duyan insanlar var. Kıbrıslı Türkler havada mı kalacak? Eski Yugoslavya örneğinde olduğu gibi Kıbrıs BM’den kovulacak mı? Her bir topluma uygun güvenceler verecek tatmin edici çözümler bulunması için konunun tartışılması gereklidir.”
Lillie’ye Rum tarafından, Güvenlik Konseyi’nde “non paper” olarak hazırladıkları metinlerin Türkiye’nin kapalı Maraş ile ilgili kararlarına karşı çok ılımlı olması nedeniyle eleştirildikleri hatırlatıldı. İngiltere’nin bu konudaki tutumunu Cumhurbaşkanı Tatar ve Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın temmuz ayındaki kapalı Maraş ziyareti sonrasında yayınladığı ve BM Güvenlik Konseyi Başkanlık Açıklaması ve Güvenlik Konseyi kararına da yansıyan açıklamasıyla açıkça ortaya koyduğunu kaydeden Lillie, kentin, Kıbrıs sorununun çözümüne engel değil köprü olması için Türkiye’nin ilgili kararlara uyması gerektiğini söyledi.
BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatılması görüşmeleri sırasında İngiltere’nin karara Türk tarafının taleplerini yerine getirecek tezlere yer vermeye çalışmakla suçlandığı da hatırlatılan Lillie, “Tekrar ediyorum, iki bölgeli iki toplumlu federasyonla ilgili sloganların ve kuşkuların ötesine geçmemiz, uygulama detaylarına odaklanmamız gerek” dedi, şöyle devam etti:
“KIBRISLI TÜRKLERİ FEDERASYONUN HALEN GÖRÜŞMEYE DEĞER OLDUĞUNA İKNA ETMEK İSTEMİYORLAR MI”
“İki toplumun güvenlik de dahil çıkarlarına hizmet etmek için biraz hayal gücü kullanmalıyız. Bu, mevcut parametreler içinde başarılabilir,  (parametreleri) genişletmemize gerek yok ve hiç böyle bir şey yapmaya çalışmadık.  Bazı insanların bunu fark etmekte neden zorlandığını anlamıyorum. Acaba Kıbrıslı Türkleri iki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümünün halen görüşmeye değer olduğuna ikna etmek istemiyorlar mı?”
Lillie mevcut duruma dair kanaati sorulduğunda “samimi olmak zorundayım. Mevcut durum endişe vericidir. Zaman, Kıbrıs sorununa çözüm isteyenlerin lehine işlemiyor, taksimle tatmin olacakları destekliyor. Aynı zamanda diplomatlar olarak elverişsiz şartlarda bile iyimser olma eğilimine sahibiz.  Enerjiyle, yaratıcılıkla, esneklikle ve siyasi irade ile Kıbrıs sorununun çözümünün mümkün olduğuna inanmaya devam ediyorum. Birleşik Krallık bu yöndeki her çabaya destek verecektir. Kıbrıs’ın tam perspektifini ancak yeniden birleşerek geliştirebileceğini defalarca söyledim.  Ancak ne olacağına dair son sözü Kıbrıslılar söyleyecek.”

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER