Mavroyannis, Kıbrıs sorunu hakkında açıklamalarda bulundu

Mavroyannis, Kıbrıs sorunu hakkında açıklamalarda bulundu
banner32

 Rum tarafının Birleşmiş Milletler’deki (BM) Daimi Temsilcisi, Büyükelçi ve Rum tarafının müzakerecisi Andreas Mavroyannis, Kıbrıs (Rum) Haber Ajansı KİPE’ye verdiği demeçte Kıbrıs sorunu hakkında açıklamalarda bulundu.
Alithia gazetesi “Maraş’ın Açılması Hızlı Bir Tempoda Gerçekleştiriliyor” başlıklı haberinde, Mavroyannis’in, KİPE’ye verdiği demeçte, Kıbrıs sorununun, Doğu Akdeniz’deki krizin yatıştırılması için bir pakete konması ve geniş çaplı bir Türk-Yunan diyaloğunda bir “dipnota” dönüştürülmesi tehlikesinden söz ettiğini yazdı.
Demecinde Kıbrıs sorunundaki diyaloğun yeniden başlaması perspektifinden de söz eden Mavroyannis, prosedürel bir anlaşma için imkan olduğunu, ancak Türklerin yoğun bir tempoda Maraş’ın açılması konusunda hareket etmekte olduklarını öne sürdü.
Türk-Yunan krizinin uluslararası faktörün de katılımıyla diyalog aracılığıyla yatıştırılması için, gelişme halinde bulunan diplomatik çabalara da atıfta bulunan Mavroyannis “Kıbrıs’la ilgili konuların bunda hangi pozisyona sahip olacakları” sorusunu sorarak “Kıbrıs’ın geniş kapsamlı bir pakette kolay bir şekilde kurban edilmesinin mümkün olduğuna” dair endişesini ortaya koydu.
Bazı Avrupa ülkelerinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik “yönetimsel yaklaşımları” konusunda ise Mavroyannis “bu şekilde Avrupa’nın her türlü caydırıcılık kabiliyetinin kaybolduğunu ve bu yaklaşımın tamamen yanlış olduğunu” savundu.
Doğu Akdeniz’deki durumun yatıştırılması çabaları konusunda ise Mavroyannis, kendilerini ilgilendiren konularda, kendilerine özgü durum ile kararlı rollerini muhafaza etmeleri gerektiğine işaret etti.
Demecinde “kendimizle ilgili meseleleri kendimiz müzakere ediyoruz” ifadesini de kullanan Mavroyannis, “Avrupa Birliği’nin (AB) de bunu güçlendirmesi ve bizi bir paket olarak ele almaması gerekir” dedi.
Bunun tam anlamıyla en büyük problem olduğunu ifade eden Mavroyannis, hem Türk-Yunan meseleleri, hem de Avrupa-Türk meselelerindeki eğilimin, Kıbrıs sorununun kaybolması ve bir dipnot haline gelmesi olduğunu savundu.
Kıbrıs sorunuyla ilgili bir soruya karşılık ise Mavroyannis, “en azından prosedürel kısımla ilgili olarak, müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin diyalog için bir imkan olabileceğini” dile getirdi.

banner69
Mavroyannis’in, 2019 yılının Kasım ayında Berlin’de gerçekleştirilen gayri resmi görüşmenin ardından açıklanan ve müdahil tarafların “5+1” tipindeki gayri resmi bir görüşmeye gidecekleri bileşim veya şekille, bunun akabinde özlü bir müzakereye nasıl gidileceğine dair tartışmalara atıfta bulunduğunu yazan gazete, Mavroyannis’in “genel olarak referans şartları ve (sürecin nerede, ne zaman nasıl ve hangi katılımlarla ilerleyeceği gibi) tüm prosedürel konuları içeren çerçeveyi onaylayacak bu görüşmenin, gerekli olduğunu söylediğini” aktardı.
Prosedürel bir anlaşmaya varılmasının muhtemel olduğunu ve Kıbrıs Rum kesiminin bunun için ön şartlar ortaya koymadığını öne süren Mavroyannis, özlü müzakerelerin nasıl başlayabileceği konusunda önkoşullar olabileceğini savunarak “ön koşullar yaratılması gereken yerin burası olduğunu” iddia etti.
Kıbrıs müzakerelerinin başlaması konusunda ise müzakereye izin veren koşulların yaratılması gerektiğini ifade eden Mavroyannis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in söylediği ve Rum Ulusal Konseyi’nin halihazırda geçtiğimiz yıl karar verdiği şeyin bu olduğunu öne sürdü.
Kapalı bölge Maraş’ın açılması konusundaki gelişmelerden de söz eden ve konuyla ilgili olarak KKTC’de büyük anlaşmazlıklar bulunduğunu öne süren Mavroyannis, bu çerçevede Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in kısa zaman önce yeniden gündeme getirdiği karma bir teknik komite kurulması olasılığını tartışmak istemeyen bir kısım Kıbrıs Türkler olduğunu da ileri sürdü.
Maraş’ın açılmasının anlık bir mesele olmadığını ve bunun hızlı tempoda gerçekleşmeye başlayan bir şey olduğunu dile getiren Mavroyannis, “bu iş burada biter” denilen anın hangi an olduğunu sorarak, bu anı aştıklarına inandığını dile getirdi.
Mavroyannis, Maraş’ın Kuzey kısmında inşaat çalışmalarının başladığını ve kapalı kentin sahil kısmında da çalışmaların başlayacağını ileri sürdü. Mavroyannis, bu gelişmelerin önlenmesinin gerçek yolunun uluslararası toplumun nüfuzu ve baskısından geçtiğini dile getirerek, bunu başarmaları gerektiğini ancak bunun oldukça zor bir argümandan ibaret olduğunu savundu.
Teknik komitelerin başkanları ve üyelerinin 1 Eylül’de Rum Başkanlık konutunda yapılacak toplantıya da değinen Mavroyannis, günlük hayatın iyileştirilmesi için teknik komiteler tarafından gerçekleştirilen her şeyin memnuniyetle karşılandığını dile getirerek, ancak bunun, durumun normalleştirilmesi mantığına dahil edilemeyeceğini ifade etti.
Mavroyannis, teknik komitelerin çalışmasının, iki toplum arasındaki mesafenin büyümemesi için devam etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Mavroyannis’in demeci Fileleftheros’ta “Konuların Paket Haline Getirilmesine İtiraz Ediyor - Kıbrıs Sorunu Türk-Yunan ve Avrupa-Türk Meselelerinde Dipnot Olmamalı- Prosedürel Konularla İlgili Diyalog- Maraş’ın Açılması Anlık Değil”, Politis’te “Kıbrıs Sorunuyla İlgili Görüşme Penceresi- Mavroyannis’in Gerilimin Yatışmasının Paketleşmeye Yol Açmaması Gerektiğini İfade Ediyor”, Haravgi’de ise “Krizin Konuların Paketleştirilmemesiyle Yatışması” başlıklarıyla yer buldu.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER