Referans şartlarında anlaşma arayışlarını sürdürecek

Referans şartlarında anlaşma arayışlarını sürdürecek

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs geçici özel danışmanı Jane Holl Lute Ada’ya gelerek Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile referans şartlarında anlaşma arayışlarını sürdürecek.

Fileleftheros, “Lute’un Randevuları Kritik” başlığıyla manşete çektiği haberinde hem Lute’un Akıncı ve Anastasiadis’le 3 Şubat Pazar ve 4 Şubat Pazartesi günü olmak üzere ikişer görüşme yapacağını iddia etti.

Haberde Lute’un beraberinde, referans şartlarına nelerin ekleneceğine dair kapsamlı bir öneri getireceği yönünde bir işaret bulunmadığı ancak Ada’daki temasları sırasında gerekli görmesi halinde bir öneride bulunması ihtimalinin de göz ardı edilmediği kaydedildi.

“LUTE’UN ÇABALARINA YARDIMCI OLMAYACAK BİR HAREKET”

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın dün Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis ile görüşme konusunu gündeme getirdiğine işaret eden gazete bunu, “Jane Holl Lute’un çabalarına yardımcı olmayacak bir hareket” olarak yorumladı.

Haberi iç sayfasında detaylandıran gazete Lute’un 3 Şubat Pazar günü Cumhurbaşkanı Akıncı ile sabah, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’le de öğleden sonra görüşeceğini, 4 Şubat Pazartesi birer görüşme daha yapacağını ancak programında, liderlerle başka ayrı veya ortak görüşmeler bulunmadığını kaydetti.

Gazete, Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafının tavrını “yardımcı görmemekle birlikte referans şartlarında uzlaşılmasını ve müzakerelerin yeniden başlamasını mümkün gördüğünü” belirtti.

LUTE-ANASTASİADİS GÖRÜŞMESİNDEN BEKLENTİLER

Habere göre Rum Sözcü Prodromos Prodromu, Rum tarafının Lute-Anastasiadis görüşmesinden beklentilerinin ne olduğu sorulduğunda “Bir adım daha ilerlemeyi beklememiz mantıklıdır” dedi, şunları ekledi:

“Bizim taraf, çok önemli müzakere konularına cevaplar veren Guterres Çerçevesi’ni değerlendirerek, aynı zamanda bugüne kadarki yakınlaşmaları kullanarak referans şartlarında bir anlaşmaya varabileceğimize inanıyor. Kıbrıs Rum tarafı, Başkan Anastasiadis’in defalarca söylediği gibi müzakerelerin özlü olacağı ön şartı sağlanırsa, referans şartlarında anlaşmaya varılmasını ve müzakerelerin yeniden başlamasını mümkün görüyor.”

Habere göre Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis Lute’un Ada’ya gelirken “geçen defakinden çok daha somut bir şey getireceği” kanaatini dile getirdi ve referans şartlarının BM Genel Sekreteri’nin metni değil müdahil tarafların uzlaşı metni olacağını söyledi.

ÇİPRAS ANKARA ZİYARETİ ÖNCESİNDE ANASTASİADİS’LE KIBRIS SORUNUNU GÖRÜŞECEK

Rum tarafının, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın Ankara’ya yapacağı ziyareti de önemsediğine dikkat çeken gazeteye göre bugün gerçekleştirilecek MED7 zirvesi için Güney’e gidecek olan Çipras, Anastasiadis’le görüşmek maksadıyla zirveden sonra bir gün daha Ada’da kalacak. Yarınki Çipras-Anastasiadis görüşmesinin tek gündem konusu Kıbrıs sorunu olacak.

Gazete, Rum Sözcü ve Dışişleri Bakanı’nın, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun KKTC ziyareti sırasında yaptığı açıklamalara getirdikleri yorumları da okurlarına aktardı.

Habere göre Sözcü Prodromos Prodromu, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “herkesin, bütün seçeneklerin açık olduğu konusunda uzlaştığı” açıklamasını “oyalayıcı” diye niteledi.

“HERKES ÇAVUŞOĞLU’NUN ANASTASİADSİ’İN SÖYLEDİKLERİNE DAİR AÇIKLAMALARINI YORUMLUYOR”

Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ise Rum tarafında herkesin, Çavuşoğlu’nun Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in söylediklerine dair açıklamalarını yorumlamaya giriştiğine dikkat çekerek “herkesin (veya bazıları) Sayın Çavuşoğlu’nun Kıbrıs Cumhuriyeti’nde sorun yaratmak ve herkesi meşgul etmek maksadıyla dile getirdiği bazı ifadeleri almaya çalışması, (Çavuşoğlu’nun) işgal bölgelerine müdahalesi ile ilgilenmemesi dikkat çekicidir” dedi.

Hristodulidis, Anastasiadis’in desantralize federasyon önerisinin çözüm çerçevesinin dışına çıkmadığını, bu konuda Rum iç cephesinde sürdürülen diyaloğa bir son verilmesi gerektiğini söyledi.

Gazete haberinde, Rum siyasi partilerinin çözüm modeli konusunda Anastasiadis’e yönelttikleri eleştirilere de yer verdi.

AKEL: “KIBRIS RUM TARAFI OLARAK YILLARDAN BERİDİR UZLAŞTIĞIMIZ SİYASİ EŞİTLİK GİBİ MESELELERİ ŞEYTANLAŞTIRMAKTAN VAZGEÇSİN”

Habere göre AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu, Anastasiadis’i “iki bölgeli, iki toplumlu federasyon dışında herhangi bir çözüm konuşmayacağını açıkça söylemeye ve BM Genel Sekreteri’nin çerçevesiyle çatışan başka meseleler açmamaya” çağırdı, şunları da söyledi:

“Kıbrıs Rum tarafı olarak yıllardan beridir uzlaştığımız siyasi eşitlik gibi meseleleri şeytanlaştırmaktan vazgeçmelidir. Çözüm çerçevesine dair tartışmayı göğüslemek Başkan’ın elindedir. Kendisinden, Türkiye’ye oynayacak alan bırakmamak için net açıklamalar bekliyoruz.”

EDEK, “Kıbrıs sorununun çözümüyle gerçekten ilgilenenler, prosedüre ve müzakere zemininin daha olumlu bir yön olan Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi, AB, Kıbrıs Cumhuriyeti ve garantör güçlerin katılacağı bir uluslararası konferans çerçevesine götürülmesine katkı koymalıdır” görüşünü ortaya koydu.

“BÜTÜN SEÇENEKLERİ VE BÜTÜN ÇÖZÜM MODELLERİNİ İNCELEYECEK BİR UZMANLAR GRUBU”

Vatandaşlar İttifakı “bütün seçenekleri ve bütün çözüm modellerini inceleyecek bir uzmanlar grubu oluşturarak, şu ana kadar geldiğimiz noktayı gözden geçirip politikamızı yeniden belirleyebileceğimize inanıyoruz. Kıbrıs sorununda artık nihayet doğaçlamalardan ve takıntılardan kurtulup ciddi ve derin incelemelere dayanılmalıdır” açıklamasında bulundu.

Rum Meclisi eski başkanlarından Yannakis Omiru ise TC Dışişleri Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun açıklamalarını yorumlarken “Kıbrıs sorununda durumun son 44 yılın en kötü noktasına geldiği” görüşünü ortaya koydu.

“TÜRKİYE NE İSTEDİĞİNİ NETLEŞTİRSİN”

Alithia’ya göre Hristodulidis Türkiye’nin, “ülkede yapılacak yerel seçimleri ve İngiltere’nin AB’den çıkışı nedeniyle müzakerelerin hazirandan önce başlayamayacağından söz ettiğini ancak bunların “bahane ve gerekçe” olduğunu savundu. Lute’un Londra’da yaptığı temaslarda İngilizlerin, Brexit’in Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasını hiçbir şekilde etkilemeyeceği güvencesi verdiğini” de söyledi.

Hristodulidis “Türkiye’nin oyaladığı veya müzakereler Haziran’da başlasın diye sadece muhtemel anlaşmayı bahar sonuna ötelemek için mesele yarattığı görülürse sorumluluğunu da üstlenmesi gerekir. Bizim tezimiz/yaklaşımımız budur. Sayın Lute’un temasları sırasında Türkiye ne istediğini netleştirmelidir” iddiasında bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER