banner22

Rum ulusal konseyi dün toplandı

Rum ulusal konseyi dün toplandı
banner32

Rum Ulusal Konseyinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis başkanlığında dün toplandığı ve Anastasiadis’in konseye katılan siyasi parti başkanlarını Kıbrıs konusuyla ilgili son gelişmeler hakkında bilgilendirdiği haber verildi.

Fileleftheros gazetesi “Beklentilerin Olmadığı Bir Üçlü Görüşme- Türkiye Referans Şartları Üzerinde Anlaşmaya Varılmasını Sabote Ediyor” başlığıyla yayımladığı haberinde, Türkiye’nin Kıbrıs sorunuyla ilgili süreci yine havaya uçurduğu iddiasında bulundu.

Geçen zaman aralığının öncesinde meydana gelenlerin ve liderlerin izleyeceği adımlarla ilgili olarak üzerinde hem fikir olunan şeylerin esaslı bir karşılık bulmasının beklenmediğini öne süren gazete, referans şartları üzerinde Berlin’deki üçlü görüşmede bir uzlaşma veya anlaşmaya varılmasına dair perspektifin ise Türk tarafının Kıbrıs sorunundaki müzakere sürecine girme konusundaki isteksizliği tarafından sabote edildiğini iddia etti.

Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki seçimleri bahane olarak kullandığını ve süreci önümüzdeki Nisan ayı sonrasına havale ettiğini ileri süren gazete, Türkiye’nin aynı zamanda Berlin’deki görüşme çerçevesinde Kıbrıslı Türkleri ve kendisini bağlayan bir anlaşma ortaya çıkmasının mümkün olmadığı mesajını gönderdiğini de öne sürdü.

LUTE İLE MÜZAKERECİLER ARASINDA TELEKONFERANS

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un, Kıbrıslı Türk ve Rum müzakerecilerle telekonferans gerçekleştirdiğini ve bunun dün yapılan Ulusal Konsey toplantısında ele alındığını da yazan gazete, “elindeki bilgilere” dayanarak, telekonferans çerçevesinde “referans şartları üzerinde anlaşmaya varılmasının, süreç açısından önkoşul olmaması gerektiğine atıfta bulunulduğunu” iddia etti.

“Türk tarafının bu tezi desteklediğini ve açık gündemli bir süreç istediğini” ileri süren gazete, “referans şartları üzerinde anlaşmaya varılmasının önkoşul olmaması tezine artık BM’nin de itirazı olmadığının görüldüğünü” savundu.

Gazete “tüm bu olgular altında, Berlin görüşmesiyle ilgili çok fazla bir iyimserlik olanağının kalmadığının net hale geldiğini” da ileri sürdü.

Tüm bunların, dün gerçekleştirilen Ulusal Konsey toplantısı çerçevesinde Rum siyasi partilerin başkanlarının önüne konulduğunu yazan gazete, ortak neticenin, bundan sonrasının zor olduğu aynı zamanda hassas ve dikkatli icraatlarda bulunulması gerektiği şeklinde olduğunu iletti.

Gazete, dünkü toplantı çerçevesinde vurgulanan başka bir şeyin ise “Türkiye’nin (Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun kamuoyunda da söylediği gibi) yalnızca arzu ettiği şartların meydana gelmesi durumunda Kıbrıs sorununda müzakere edeceğine dair çizgide hareket ettiği olduğunu” da iddia etti.

“Bu teze yönelik olarak, Kıbrıs Türk partileriyle sürekli temas içerisinde olan bir parti tarafından bazı çekinceler ortaya konulduğunu ve bu partinin Kıbrıs Türk toplumundan aldığı mesajlara gönderme yaptığını” öne süren gazete, dünkü toplantının iyi bir ortamda geçtiğine de işaret etti.

PRODROMU

Gazeteye göre, Rum Hükümeti Sözcüsü Prodromos Prodromu ise dünkü toplantının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Anastasiadis’in toplantıya katılanları tüm gelişmeler ve 25 Kasım görüşmesiyle ilgili yapılan hazırlıklar hakkında bilgilendirdiğini söyledi.

Prodromu, Anastasiadis’in parti başkanlarını, BM Güvenlik Konseyinin, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili niyet misyonuyla birlikte sunulmasını istediği ve Anastasiadis tarafından Genel Sekreterliğe sunulan metin, BM’yle gerçekleştirilen temaslar aynı zamanda Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakerelerin devam etmesine ilişkin bilgiler konusunda bilgilendirdiğini de belirtti.

Prodromu, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Berlin’deki görüşmeye, atılacak bir sonraki adımların ele alınması ve kararlaştırılması için iyi niyet ve net bir siyasi iradeyle gideceğini vurgulamaları gerektiğini de savundu.

Prodromu, Rum kesiminin, 9 Ağustos’tan bu yana Kıbrıs Türk lideriyle bilindik üç eksen temelinde gerçekleştirilen uzlaşı temelinde, referans şartlarında bir anlaşmaya varılabileceğini düşündüğünü de iletti.

Prodromu açıklamasında ayrıca “BM Genel Sekreterinin istediği gibi şu an referans şartlarına sahip olabilirdik, aynı zamanda müzakerelerin mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yeniden başlamasına ilişkin prosedürlere karar verilmesi için Crans Montana konferansına katılanların şemasıyla gayri resmi bir konferans toplanabilirdi. Rum Yönetimi Başkanının tezi budur” ifadelerini de kullandı.

Prodromu “müzakerelerin en kısa sürede başlaması için, Berlin görüşmesinde yapıcı bir işbirliği ortaya çıkmasını umduğunu” da dile getirdi.

Bir soru üzerine, Lute ile iki tarafın müzakerecileri arasındaki telekonferansı yorumlamaktan kaçınan Prodromu, net olan şeyin, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in BM’deki Rum daimi temsilci aracılığıyla da ilettiği üzere, Rum kesiminin “müzakere süreciyle ilgili peşin hükümlerde bulunan ön kararlar olmadan, var olan uzlaşma uyarınca, referans şartlarında bir uzlaşmaya varılmasına hazır olduğu şeklindedir” ifadesini kullanarak, hedeflerinin müzakerelerin yeniden başlaması olduğuna işaret etti.

Anastasiadis’in Paris’te BM Genel Sekreteriyle yaptığı kısa görüşme konusunda ise Prodromu, Anastasiadis’in BM Genel Sekreteriyle çok kısa bir görüşme yapma fırsatı bulduğunuve bu görüşmede 25 Kasım’da yapacakları görüşmeyi dört gözle bekledikleri sonucuna varıldığını dile getirdi.

JEOSTRATEJİK ARAŞTIRMALAR KONSEYİ YENİDEN FAALİYETE GEÇİYOR

Gazete, Rum Ulusal Konseyinin dün “Jeostratejik Araştırmalar Konseyinin” yeniden faaliyete geçmesini kararlaştırdığını ve sorumluluğu ise Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in üstlendiğini yazdı.

Dünkü toplantı çerçevesinde Ekologlar Hareketinin başkanı Yorgos Perdikis’in konuyla ilgili bir öneride bulunduğunu ve bunun Anastasiadis tarafından kabul edildiğini yazan gazete, jeostratejik araştırmalar konseyin, geçmişte olduğu gibi akademisyenlerin katılımıyla faaliyet gösterdiği çerçevede yeniden kurulması için Dışişleri Bakanına sorumluluk verildiğini iletti.

Gazete Ulusal Konseye katılan parti başkanlarının, Dışişleri Bakanı Hristodulidis tarafından, AB Dış İlişkiler Konseyi tarafından Türkiye aleyhinde geçtiğimiz Pazartesi alınan kararlar konusunda bilgilendirildiğini de belirtti.

ANASTASİADİS’TEN AÇIKLAMA

Bu arada gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in dünkü Ulusal Konsey toplantısının ardından, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın “Anastasiadis’in kendisine söylediğini savunduğu şeylere açıklık getirdiğini” de yazdı.

Anastasiadis’in Ulusal Konsey toplantısının tamamlanmasının ardından Başkanlık Sarayından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladığını yazan gazete, Anastasiadis’in “bir kez daha, Rum kesiminin Berlin görüşmesine, 9 Ağustos görüşmesinin ardından karşılıklı anlayış teşkil eden referans şartlarının elde edilmesi için kararlılık ve siyasi irade ile gitmekte olduğunu” söylediğini iletti.

Anastasiadis dünkü Ulusal Konsey toplantısına da atıfta bulunarak, Rum siyasi partilerinin, önlerinde bulunan şeyler temelinde sergiledikleri sorumluluktan ötürü memnun olduğunu dile getirdi.

Anastasiadis’in kısa zaman önce İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile gerçekleştirdikleri sohbette “TC Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Eylül veya Ekim ayında söyledikleri de göz önüne alınarak, Talat’a esasında ne dediği konusunda Ulusal Konseyi bilgilendirdiğini söylediğini” de aktaran gazete, Anastasiadis’in sözlerini kısaca şöyle aktardı;

“Ona söylediğim şey ‘Türkiye’nin tutumu temelinde, benim tahminim, ne yazık ki, 25 Kasım’da Berlin’de yapılacak olan görüşmenin, sonucu olmayan gayri resmi bir görüşme gibi göründüğünü söylemekten ötürü üzgünüm. Bize de masrafları ödemek kalacak’ şeklindeydi. Tam olarak bunu söyledim.”

Anastasiadis devamla “söylemekten üzgün olduğum ve Sayın Talat’ın da söylemeyi eksik bıraktığı şey, bir sonrakinin sonucuna varmak için öncesinde söylediğim şey, yani Türkiye’nin tutumu ve tezinin, umut verici bir gidişatı müjdelemediği” şeklindeydi ifadesini de kullandı.

Rum kesiminin tezinin her durumda aynı olduğunu da savunan Anastasiadis “yaratıcı bir diyaloğa gidebilmeleri için en nihayetinde referans şartlarının belirlenebilmesi amacıyla, kendilerini kısa sürede beşli bir toplantıya götürecek olan referans şartlarını başarmaları hedefiyle olumlu bir ruh ve yaratıcı fikirlerle orada bulunmaya kararlı ve bu konuda tam anlamıyla siyasi iradeye sahip olduklarını” da savundu.

Paris’te BM Genel Sekreteriyle yaptığı kısa görüşmede “referans şartlarında sonuca varılmasına ilişkin bir kararlılık tespit edip etmediğinin” kendisine sorulması üzerine ise Anastasiadis, “vurgulanması gereken en önemli şeyin (BM Genel Sekreterinin) koşullar meydana getirmek için kendilerini toplantıya çağırma kararlılığı” olduğuna işaret etti.

“Bunun haricinde baskı yapma yetkisinin BM Genel Sekreterinde olmadığını” dile getiren Anastasiadis, “dolayısıyla geriye diğer tarafın iradesinin kaldığını” sözlerine ekledi.

PARTİLERİN AÇIKLAMALARI

Rum Ulusal Konseyinin dünkü toplantısında siyasi parti başkanlarının seslerinin yükselmediğini yazan gazete, toplantıda Kıbrıs sorununda atılacak bir sonraki adımlara ilişkin bir onay, aynı zamanda kaygı hüküm sürdüğünü belirtti.

Siyasi parti başkanlarının, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’in kendilerini Kıbrıs sorunundaki son gelişmeler hakkında teferruatlı bir şekilde bilgilendirmesinden memnun kaldıklarını yazan gazete, öte yandan Ankara’dan geldiği iddia edilen olumsuz mesajların bundan sonrası için çok fazla iyimserliğe izin vermediğini ve bunun siyasi parti başkanlarının açıklamalarına da yansıdığını iletti.

Gazeteye göre DİSİ partisi başkanı Averof Neofitu açıklamasında “sorumluluk ve yükümlülüklerinin diyaloğun yeniden başlaması için ellerinden gelen her şeyi yapmak olduğunu” belirtirken, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ise “Berlin’deki üçlü görüşmenin belirleyici olduğunu” savundu.

DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos “Türkiye karşısında yeni talepler ve yeni önlemlerle ilerlemeleri gerektiğini” ileri sürerken, EDEK Başkanı Marinos Sizopulos ise “çok dikkatli olmaları gerektiğini” ifade etti.

Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas Türk yetkililerinin açıklamalarına işaret ettiği açıklamasında “ortada olumlu işaretler olmadığını” savunurken, Dayanışma Hareketi adına konuşan Polis Pallikaros ise “Türkiye Dışişleri Bakanının açıklamalarının iyimser olmalarına izin vermediğini” iddia etti.

Ekologlar Hareketi Başkanı Yorgos Perdikis “başlangıçtaki planlamayla ilgili olarak, ortada çok ciddi sorunlar bulunduğunu” ileri sürerken, ELAM Başkanı Hristos Hristu “ilerleme beklenmediğini”, DİPA Başkanı Marios Karoyan da “kritik bir dönemeçte bulunduklarını” iddia etti.

HELLİM KONUSU

Alithia gazetesi ise “Umut Olmadan Berlin’e… Dünkü Ulusal Konseyde Hayal Kırıklığı ve Karamsarlık” başlığıyla yayımladığı haberinde, dünkü Ulusal Konseyden dışarıya tam bir hayal kırıklığı çıktığını yazdı.

Gazete “Hellim: İşgal Yüzünden Siyasiye Dönüşen Teknik Engeller” ara başlıklı haberinde ise, Rum Hükümeti Sözcüsü Prodromos Prodromu’nun, Anastasiadis’in toplantıya katılan siyasi parti başkanlarını dün hellim dosyası konusunda bilgilendirdiğini de söylediğini yazdı.

Gazeteye göre “bir süre önce sunulan ve son düzlüğü alması beklenen hellim dosyasının aktif hale getirilmesi için Avrupa Komisyonuyla yapılan istişareler konusunda bilgilendirme yapıldığını” belirten Prodromu, istişareler yapılmakta olduğunu, bazı teknik meseleler bulunduğunu ve kısa süre içerisinde nihai onayın alınmasını umduklarını kaydetti.

Konuyla ilgili olarak siyasi engellerle karşılaşıldığı konusunda ise Prodromu “bunlar Kıbrıs’ın durumunda ve işgal yüzünden siyasi bir renge ve siyasi uzantılara sahip olan teknik meselelerdir. Kıbrıs Cumhuriyeti açısından durumlar nettir. İstişareler yapılıyor. Kıbrıs’ın bir bütün olarak, bu Kıbrıs ürününü tescil ettirebilmesi ve uluslararası ticaretin güvenlik içerisinde yapılabilmesi için, işgalin geçici statüsüyle ilgili olarak geçmişte geçerli olanlar temelinde çözümler sunulmasını umuyoruz.”

Politis gazetesi ise “Liderlerin Sınavı- Jane Holl Lute’la Yapılan Kritik Telekonferansta Ne Söylendi- Guterres Baskı Yapmayacak- Arzu Edilen Şey Berlin’de Tuzaklardan Kaçınılması” başlıklarıyla yayımladığı haberinde, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için atadığı geçici özel danışman Jane Holl Lute’un iki tarafın müzakerecileriyle yaptığı telekonferansta ne söylediğine yer verdi.

Gazete “kaynaklarına dayanarak, Lute’un telekonferansta, üçlü görüşmede arzu edilen sonuç etrafında bulanık bir görüntü ortaya koyduğunu, aynı zamanda referans şartlarında tam anlamıyla sonuca varılmasının gerekli olduğunun düşünülmediğinin az çok ima edilmesine izin verdiğini” iddia etti.

Gazete “aynı kaynakların, Türkiye’nin üçlü görüşmenin ardından ortak bir açıklama yapılmasında anlaşmaya varılmasında dahi engeller çıkardığını söylediklerini” de iddialarına ekledi.

Haber, Haravgi’de ise “Üçlü Görüşmede Yol Haritası Belirlensin- Beşli Görüşme Üçlü Görüşmeye Bağlı Olacak- Jane Holl Lute Üçlü Görüşmesinin Zeminini Hazırlıyor- Türkiye’nin Tutumu Olumlu Bir Gidişatın Habercisi Değil” başlıklarıyla yer aldı.

                           

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER