banner22

Rum Yönetimi'nden Türkiye'ye yaptırım uygulama mücadelesi

Rum Yönetimi'nden Türkiye'ye yaptırım uygulama mücadelesi
banner30

 Rum Yönetimi’nin, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni “işgal” ettiği gerekçesiyle Türkiye’ye yaptırım uygulanması için verdiği mücadeleyle Ankara’nın, AB üyesi ülkelere (Güney Kıbrıs hariç) gönderdiği non-paper (belge olmayan belge) Rum basınında ele alındı.

Fileleftheros gazetesi manşetten verdiği “Ankara’dan Non Paper-MEB Konusuna Mesafeli Kalması İçin AB’ye Çağrıda Bulunuyor- Doğal Gaz ile İlgili Ortak Komite İçin Şantaj Yapıyor” başlığıyla manşetten verdiği haberinde, Rum Yönetimi’nin,  Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni “işgal” ettiği gerekçesiyle Türkiye’ye maliyete neden olacak yaptırımların uygulanması için verdiği diplomatik mücadelenin, sadece Avrupa Konseyi zirvesi kararıyla değerlendirilemeyeceğini, mücadelenin esas şimdi başlayacağını belirtti.

Rum Yönetimi’nin, Ankara’ya yönelik yaptırımların uygulanması için azalmayan bir hızla çabalarını sürdürmek zorunda olduğunu yazan gazete, Rum Yönetimi’nin karşısında sadece Türklerin değil İngiltere’nin de bulunacağına dikkati çekti.

Ankara’nın ise Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’ni grileştirme çabasını artırdığını ve kendi koşullarını ortaya koyduğunu yazan gazete, Ankara’nın, Türk-Yunan ilişkilerinde ve Kıbrıs sorununun çözüm perspektiflerinin kötüleşmesi şeklindeki net uyarılarla birlikte AB’den, “MEB” konusuna mesafeli yaklaşmasını talep ettiği,  AB üyesi 27 ülkeye-Güney Kıbrıs hariç-“non paper” (belge olmayan belge) gönderdiğini belirtti.

Habere göre Ankara, AB üyesi 27 ülkeye gönderdiği “non paper” içerisinde, çözüm olarak, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların katılımıyla ortak bir enerji komitesi kurulması önerisini yinelerken bunun aksi durumunda kıta sahanlığındaki haklarını korumaya kararlı şekilde devam edeceğini ifade etti.

“Non paper” içerisinde ayrıca Kıbrıslı Rumların tek taraflı hidrokarbon faaliyetlerini durdurmadığı veya hidrokarbon konusunda karar alma mekanizmalarını resmileştirmek için Kıbrıslı Türklerle iş birliğini sağlamadığı sürece Kıbrıslı Türklerin bölgedeki deniz kaynakları haklarını korumaya kararlı olunduğuna da dikkat çekildi.

İNGİLTERE’DEN “HUKUKİ YARDIM”

Gazete aynı haberinde, İngiltere’nin, Avrupa Birliği'nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin Güney Kıbrıs’a yönelik destek açıklamasını ayrıştırma girişiminde bulunduğunu, kapalı kapılar ardında “yasal boşluklarının” var olması sonucunda “Kıbrıs MEB”i yerine “Doğu Akdeniz’deki Türkiye’nin yasaya aykırı faaliyetlerinden”  bahsedildiğinden söz ettiğini belirtti.

Gazete haberinde ayrıca İngiltere ve Türkiye’nin, Rum Yönetimi’nin temin etmeye çalıştığı tedbirler paketinden kurtulmak ve indirgemek için ileriki haftalarda çabalarını yoğunlaştıracağının da net olduğuna dikkati çekti.

PERDE GERİSİ FAALİYETLER

Fileleftheros gazetesi Rum Yönetimi’nin stratejisinin, Avrupa Komisyonu ile Avrupa Birliği Dış İlişkiler Servisi (EEAS) tarafından tedbirler listesi sunulması kararı öncesinde, üç gidişata yöneldiğini belirtti.

Gazete elde ettiği bilgilere atıfta bulunarak Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in Avrupa Birliği'nin Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile sürekli temas halinde olduğunu ve gelişmeler hakkında devamlı bilgi verdiğini yazdı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in direktifiyle birlikte AB’deki Güney Kıbrıs Daimi Temsilcisi Nikos Emiliu ve Rum Başkanlığı Diplomatik Bürosu Müdür Vekili Fillipa Korsera’nın, Türkiye’ye karşı Avrupa tedbirlerinin güzergaha girmesi için iki büyük başkentin olur görüşünü temin etmek amacıyla Berlin ve Paris’te temaslarda bulunduklarını belirtti.

“TÜRKİYE’DEN MAT HAMLESİ”

Öte yandan Simerini gazetesi “Türkler Bürksel’e Mayın Döşüyor ve Mat Hamlesi Planlıyor” başlıklı harita destekli haberinde, Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’de kendisine ait yapılandırılmış bir planla, kendi politikasını gütmeye devam ettiğini yazdı.

Bir kimsenin, Ankara’nın, “Barbaros” gemisiyle nerede araştırma vurgusu yaptığının incelenmesi halinde nasıl hamlede bulunacağı ve ne planladığının da anlaşılmış olacağını savundu.

Bunun, Atina ve Rum Yönetimi tarafından da analiz edildiğini yazan gazete, Atina’nın, Türkiye’nin Meis yakınlarında “mat” hamlesinden korktuğunu, bu hamlenin de “Türkiye’nin bu noktaya yakın yerde sondaj çalışması yapmasıyla” ilgili olduğunu yazan gazete, bu hamlenin de Yunanistan’daki seçimlerin ardından yapılacağına dair bir inancın bulunduğunu belirtti.

Gazete harita destekli haberinde, Türkiye ve Kıbrıs arasındaki haritaya yer vererek, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki parsellere ve Türkiye’nin sondaj çalışmaları yaptığı bölgelere yer verdi.

“YAVUZ GEMİSİ OLDUBİTTİLERİ KAPATMAK İÇİN GELİYOR”

Politis gazetesi yukarıdaki başlıkla verdiği haberinde, Rum diplomasisinin yaptırımlar aracılığıyla Türkiye’ye bir maliyete neden olmak için yürüttüğü çabalara karşın Türkiye’nin koordineli bir şekilde Karpaz veya Mağusa yakınlarına gelmeye hazır olan “Fatih” sondaj gemisinin kardeşi “Yavuz” sondaj gemisinin hazırlığını yoğunlaştırdığını belirtti.

Gazete Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Maraş ile ilgili açıklamalarına ilişkin bu hamlenin, “toprak” konusundaki olguları değiştiren faaliyetlerle Türk provokasyonunu tırmandırdığını savundu.

Gazete haberinde ayrıca Rum diplomasinin, Türkiye’nin “yasalara aykırı faaliyetleri” nedeniyle bir bedele sahip olması için AB’nin gerçek desteğini almaya yönelik koordineli çabalara rağmen Avrupa Konseyi zirvesi sonuç bildirgesinde ortaya çıkan sonuçların Rusya’ya uygulanan yaptırımlar formatında, Türkiye’ye yönelik yaptırımları garanti altına almadığına da dikkati çekti.

“TÜRKİYE ENERJİ KONUSUNDA MÜZAKERE İSTİYOR”

Kathimerini gazetesi ise “Türkiye Enerji Konusunda Müzakere İstiyor” başlığıyla yayımladığı haberinde, TC Enerji Bakanı Fatih Dönmez’in “Türkiye’nin, doğal gazdan kaynaklanan kazançların adil bir şekilde dağıtılmasından yana olduğu” şeklindeki açıklamasına atıfta bulundu ve bu taktiğin üç nedeni olduğunu savundu.

Gazete elde ettiği bilgilere dayandırdığını iddia ettiği haberinde bu taktiğin nedenlerini şöyle sıraladı:

“1.Ankara, MEB’deki sorunun çözümlenmesi için doğrudan müzakere edilmesine ilgi gösteriyor; 2) Müzakere masasına oturmadan önce Ankara kendi koşullarını ortaya koymak istiyor; 3) Ortamın bütünlüklü olarak değiştirilmesi için yabancı unsurların perde gerisinde çabalar sarf etmesi.”

Habere göre bir kaynak gazeteye yaptığı açıklamada, Türk hükümet yetkililerinin açıklamalarının tek başına konuştuğunu, Türk tarafının, enerji konusunda bölgesel iş birliği için ısrarlı olduğunu ve talebinin bu olduğunu savundu.

Gazete Türkiye’nin, MEB’deki sorununun çözümlenmesi için müzakere etmek istemekle birlikte dört de koşul ortaya koyduğunu ileri sürdü.

Gazete bunları; “1) Ankara, Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin, Doğu Akdeniz’deki doğal gazın taşınması girişimine müdahil olmasına yüksek önem veriyor, Türkiye; altyapıları ve teknik bilgisiyle buna katkı koymaya hazırdır; 2)Ankara, doğal gaz konusunun ele alınmasında Kıbrıs Türk toplumu için özlü rol talep ediyor; 3) Kıbrıs Rum tarafının iş birliği dışında Türk tarafı bölgedeki diğer ülkelerle iş birliğine önem veriyor; 4) Doğal gaz konusunda bölgesel bir iş birliği ortaya çıktığı sürece Türk tarafı büyük dinamiklerin bu girişime dahil olmasına olumlu yaklaşıyor” şeklinde sıraladı.

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24

banner25