Rumlar Haziran 2018’de, bir çözüm planına “evet” demeye hazırmış

Rumlar Haziran 2018’de, bir çözüm planına “evet” demeye hazırmış

Politis gazetesi, Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası hesabına, kısa bir süre önce, Kıbrıs’taki her iki toplumdaki kamu oyunda yapılan araştırmada, Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların yüzde 50’sinin, Crans Montana’daki müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından Haziran 2018’de, bir çözüm planına “evet” demeye hazır olduklarını belirtti.

Politis gazetesi “BM Genel Sekreteri’nin de Aklında Bulunan Araştırmaya Göre Kıbrıs Sorununa İlişkin Kamuoyu Akışkan- Vatandaşlar Haziran’da ‘Evet’ Oyu Verecekti” başlıklı yorumsal haberinde, bunun, liderlerin bilgisi dahilinde iki tarafta yapılan araştırmalardan biri olduğunu bununla birlikte araştırmanın, mutlak verilerini değil ama sonuçlarından bazılarını gördüklerini yazdı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, UNFICYP’in görev süresinin uzatılmasını talep ettiği son raporunda, BM ve Dünya Bankası’nın müdahil olmasıyla Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum araştırma şirketleri tarafından gerçekleştirilen yakın zamandaki bir dizi araştırmadan da söz ettiğini yazan gazete hükümet kaynaklarının açıklamasına dayanarak kamuoyu araştırmasının, Kıbrıslı Türk tarafı, BM’nin bu yöndeki araştırmaları ileriye götürme niyeti konusunda bilgilendirilirken, “hükümet” ile işbirliğine gidilmeksizin, “hükümetin bilgisi dahilinde” yapıldığını belirtti. 
Gazete her iki toplumdaki kaynakların, sonuçlar konusunda resmi olarak bilgilendirilmediklerinde -gazete olarak bunun yapılması yönünde niyetin olduğunu algılamasına karşın- ısrar ettiğini de yazdı.
Araştırmaya ilişkin sonuçlara da yer veren gazete, Kıbrıslı Rumların, yüzde 69’nun, Kıbrıslı Türklerin ise yüzde 64’ünün çözümü arzuladığını yazdı.
Eylül 2018’de yapılan araştırmada ise Kıbrıslı Rumların yüzde 44’ünün, Kıbrıslı Türklerin ise yüzde 61’inin çözüm planına “evet” demeye hazır olduğunu gösterdiğini savunan gazete Ocak-Temmuz 2017 dönemine kadar, iki tarafta var olan oranları da değerlendirerek iki toplumun, çözüm konusuna desteğin yüzde 40 civarında seyrettiğini, Kıbrıs Rum tarafında, yüzde 35’in altına düşmeyecek şekilde bu oranın aşamalı olarak düştüğünü de belirtti. 
Gazete o dönemden itibaren ise çözümün desteklenmesi oranının, Ekim 2017’de, Kıbrıs Rum toplumunda yüzde 40’ın üzerine çıkarken Kıbrıs Türk toplumunda hafif artışla (yüzde 50’yi geçiyor), aşamalı olarak arttığını yazdı. 
Habere göre Mart 2018’de ise Kıbrıs Türklerin destek oranı, Kıbrıslı Rumlarla aynı orana, yüzde 40’ın biraz üzerine düştü. 
Gazete Mart 2018’den birkaç ay sonra, Haziran 2018’de ise Kıbrıslı Rumların çözüm desteği, Crans Montana’dan sonra ilk kez yüzde 50’yi geçerken, Kıbrıs Türk toplumunda yüzde 60’ı geçtiğini belirtti.
Araştırmanın ayrıca Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların, gelecekte bir çözüm planını desteklemeleri söz konusu olması durumunda, yanıtlar ve iyileştirmeler talep ettikleri alanları da kaydettiğini belirten gazete “çözüme yönelik desteği ne artırır?” sorusuna, Kıbrıslı Rumların yüzde 20’sinden fazlasının, mülkiyet ve toprak konusundaki uzlaşma koşullarına öncelik verdiğini, yüzde 15’nin federasyon içerisindeki her iki toplumun özerkliğinin teyit edilmesini istediğini yazdı.
Habere göre Kıbrıslı Rumların önceliklerinde, garantilere ilişkin anlaşma oranı yüzde 15’in altında iken, yabancı askerler ise yüzde 10 civarında. Kıbrıslı Rumların yüzde 15’i ise “Hiçbir şeyin, kendiliğinden, çözüm desteklerini sağlayamayacağı” şeklinde yanıt verdi. 
Aynı sorulara yönelik ise Kıbrıslı Türklerin yüzde 35’nin, büyük önceliği, her toplumun özerkliğinin teyit edilmesine verdiğini yazan gazete dörtte birden daha azının, öncelik olarak bireysel yasal statü ile vatandaşlık konusunu ortaya koyduğunu, yüzde 15’nin ise mülkiyet konusunu tercih ettiğini belirtti. 
Habere göre mülklerine ilişkin olarak parasal tazminatı tercih edenlerin oranı ise Kıbrıslı Türklerde yüzde 56, Kıbrıslı Rumlarda ise yüzde 38 oranında yer alıyor.
Gazete araştırmanın, her iki toplumdaki nüfus gruplarının, bir anlaşma sağlanması çabalarında diğer tarafın endişelerini karşılamak için daha net bilgilendirmeye gereksinim olduğunu da ortaya çıkardığını yazdı.
Habere göre araştırmaya ilişkin bir diğer tespit ise kamuoyunun akışkan (akıcı-değişebilen) olmasıdır. 
Gazete araştırmacıların, çözüm konusunda daha fazla şüphecilik gösteren nüfus gruplarını da kaydettiğini, Kıbrıslı Rumlar arasında bunların 35 yaş altı, taşra sakinleri, kadınlar ve üniversite mezunu kişiler olduğunu; Kıbrıslı Türkler arasındaki bu grupların ise orta öğretimi bitirmeyen, 35 yaş altı-Kıbrıs Rum tarafında da olduğu gibi-kadınlar ve taşra sakinleri olduklarını belirtti. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER