Rusya’nın Rum başkanlık seçimine “müdahale kuşkusu uyandıran” ilgisi

Rusya’nın Rum başkanlık seçimine “müdahale kuşkusu uyandıran” ilgisi
banner94
banner90

Alithia Rus siyasi bilimler uzmanı Ilya Grashchenkov’un geçen hafta yayımlanan analizinde Rusya’nın, Şubat 2023’te yapılacak Rum Başkanlık seçimine “müdahale etmeye çalıştığı” kuşkusu yarattığına dikkat çekti.

Haberi “Rusya’nın Başkanlık Seçimlerine Kuşkulu İlgisi… Rus Analizi: Averof Batı Dostu ve Mavroyannis Çözümü Destekliyor” Hristodulidis'in Rusya’yla ve özellikle Lavrov ve Bazı Oligarklarımızla İlişkisi Var” başlığıyla manşete çekti.

Gazete “Rus hükümetine, zaman zaman da Kremlin’in siyasi danışmanına nüfuz kullanan Bölgesel Politika Geliştirme Merkezi (CRRP) Başkanı” olarak tanıttığı Grashchenkov’un analizinde “büyük bir jeopolitik meydan okumanın aynası” olarak nitelediği seçim sürecinin ne kadar kritik olduğunu vurguladığına dikkat çekti.

Gazeteye göre Rusya’nın Ukrayna operasyonuna ve Doğu Akdeniz bölgesindeki dengelere (Türkiye, Yunanistan, Güney Kıbrıs, bölge ülkeleriyle ikili ve üçlü işbirlikleri, ABD ve AB’nin bölgeye ilgisi) geniş yer verilen analizde Rusya’nın “Batı’ya sürekli baş ağrısı yaratan istikrarsızlık ve türbülansların idamesini elinde tuttuğuna” işaret edildi.

banner91
Gazete “Rum başkanlık seçiminin, Kıbrıs sorununun akıbetini, çözüm ümitlerini ve Doğu Akdeniz doğal gazının Avrupa’ya yönlendirilmesi perspektiflerini büyük ölçüde belirleyeceği” görüşüne yer verilen analizde, gerek Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, gerek üç favori adayla ilgili kaydedilenlerin ilgi çekici olduğuna dikkat çekti.

Anastasiadis’in 10 yıllık görev süresini büyük ekonomik başarılar ve önemli reformlarla tamamladığı ancak görüntüsünün, altın pasaportlar başta olmak üzere yolsuzluk konularıyla zedelendiği belirtilen analizde, seçimin üç favori ismi hakkında özetle şunlar aktarıldı:

“Averof Neofitu şimdiki iktidar partisinin başkanı. Nikos Hristodulidis Anastasiadis hükümetinin Dışişleri Bakanı ve şu anda çeşitli muhalefet partileriyle işbirliği yapıyor. Andreas Mavroyannis eski müzakereci, Avrupa’nın en ılımlı sol partisi olan AKEL’in desteğini alıyor. Hristodulidis anketlerde önde çıkıyor. Her üç aday da ülkenin başkanlığında, gerek ekonomide gerek AB ile ilişkilerde önemli roller oynayacak.

Hristodulidis Anastasiadis hükümetinin önemli bir şahsiyeti olmasına rağmen siyasi partilerden uzak durarak Kıbrıs egemen siyasi elitinden uzaklaşmaya çalıştı. Rusya’yla, daha doğrusu Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov’la ve bazı oligarklarımızla ilişkileri var.

Kıbrıs’ta, Kıbrıs sorununa bulunacak barışçıl bir çözümün NATO içerisindeki ciddi bir çatışmayı yatıştırarak (Kıbrıs sorununu) Rusya’nın elinden alacağına inanılıyor. Hristodulidis seçilirse Ada tarihinde ilk kez bir başkan, büyük siyasi partilerin desteğini almayan bir siyasi olacak. Bu da Akdeniz’in tamamını önemli ölçüde etkileyebilir”

banner79
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER