banner22

Adli yıl açıldı…Şefik: “Yüksek mahkeme’nin aşırı bir yükü var ve yükü kaldıramayarak, gecikmeler yaşandığı bir gerçek”

Adli yıl açıldı…Şefik: “Yüksek mahkeme’nin aşırı bir yükü var ve yükü kaldıramayarak, gecikmeler yaşandığı bir gerçek”
banner32

 Yüksek Mahkeme Başkanı Narın Ferdi Şefik, Yüksek Mahkeme’nin aşırı bir yükü olduğunu ve yükü kaldıramayarak, gecikmeler yaşandığının bir gerçek olduğunu söyledi. 

Kaza Mahkemelerinde 38 yargıç olduğunu, 1 Temmuz 2020 itibarıyla 10 bin 940 hukuk davası, 13 bin 456 ceza, 490 aile davası bulunduğunu ifade eden Şefik, ülkede 3 tane Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu, Lefkoşa Ağır Ceza huzurunda 55,Mağusa Ağır Ceza huzurunda 52, Girne Ağır Ceza huzurunda ise 59 dosya bulunduğunu ifade etti.

Şefik, kazalarda ise, İskele, Güzelyurt ve Lefke’de 2’şer yargıç bulunduğunu, Girne’de 7, Mağusa’da 6, Lefkoşa’da ise 10 yargıcın görev yaptığını anlatarak, yargıçların çok yoğun ve büyük bir yük altında çalıştıklarını vurguladı.

Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, pandemi nedeniyle bu yıl açılışı erken yapılan adli yıl nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi.

Şefik, her yıl başlaması 16 Eylül’de öngörülen adli yılın, bu yıl Covid-19 pandemisi nedeniyle Mart ayı ortasından başlayarak, Mayıs ayı ortasına kadar devam eden kapanma sebebiyle 31 Temmuz’a kısaltıldığını, araya giren bayram tatilinin ardından ise adli yılın bugün açılarak, bütün mahkemelerin  çalışmaya başladığını kaydetti.

Adli yılın erken başlamasının esas sebebinin davalara 2 ay ara verilmesi olduğuna dikkat çeken Şefik, kapanma sürecinde davalarının nöbetçiler tarafından yürütüldüğünü anımsattı.

TEDBİRLER ALINDI…

Pandemi sürecinin devam etmesi sebebiyle yeni dönemde farklı bir çalışma yöntemi geliştirerek, bir takım tedbirler aldıklarını anlatan Şefik, mahkemeye girecek herkesin ateşinin ölçülerek, kayıt yaptırması gerektiğini, randevusu olmayanların girişine izin verilmeyeceğini anlattı.

Ülkedeki hasta sayısı arttıkça tedbirlerin de arttırılması gerektiğini vurgulayan şefik, duruşma günlerinde de sağlık tedbirleri alınarak davaların yürütüleceğini, tek sorunun çok sanıklı davalarda olduğunu, bunlar için de çözümlerin düşünüldüğünü kaydetti.

Şefik, “Herkes mesuliyetinin bilincinde. Gayemiz, çalışıp üretmek bunu yaparken de kimseyi tehlikeye atmamak” dedi.

Mahkemelerin elektronik ortama geçmesi yönündeki çalışmaların devam ettiğini, yasa ve tüzük tadilatlarının devam ettiğini vurgulayan Şefik, elektronik ortamda duruşma yapılmasının ne kadar sağlıklı olduğunun tartışıldığını aktardı.

Salgının daha da kötüleşebileceği düşüncesiyle, Kasım ayından önce bazı davaların temizlenmesini arzu ettiklerini vurgulayan Narin Ferdi Şefik, eve kapanma sürecinde yazılmayan karar sayısında  azalma olduğunu belirtti.

Şefik, davalar hakkında da bilgi vererek, davaların cinsine göre azalma ve çoğalmaların yaşandığını, örneğin ödemeler konusunda Yasa Gücünde Kararname ile süre tanınması nedeniyle, davaların sonuçlandırılamadığını ve dava sayılarının öncesine göre bir miktar arttığını söyledi.

MAHKEMELERİN EN BÜYÜK SORUNU PERSONEL VE BİNA

Mahkemelerin sorunlarına da değinen Şefik, Mahkemelerin en büyük sorunun bina olduğunu, hem Lefkoşa’da hem de diğer bölgelerde bina sıkıntısı yaşandığını, mevcut binaların yeterli olmadığını  kaydetti.

Bina yanında personel sorunun da devam ettiğine işaret eden Narin Ferdi Şefik, 8 Yüksek Mahkeme Yargıcı  ve 55 personel, 38 Kaza Mahkemesi Yargıcı ve 276 personelin çok ağır yükle çalıştığına işaret etti.

Mahkemelere verilen personelin başka kurumlara geçtiğini, bunun mağduriyetini yaşadıklarını, bu durumun önlenebilmesi için gerekli yasal tadilatların yapılması gerektiğini ifade eden Şefik, Kamu Hizmeti tarafından atanan kişilerin atandığı yere uygun olması koşulu getirilmesi ve atandığı dairede bir süre kalma koşulu getirilmesi gerektiğini vurguladı.

İcranın mahkemelerin en büyük sorunlarından biri olmaya devam ettiğini ifade eden Narin Ferdi Şefik, icranın kolay olmadığını, ancak görevse yapılması gerektiğini söyledi.

İcra memurlarının karşılaştıkları sorunlara da değinen  Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, icranın daha düzgün yapılmasının önün açılması ve mal kaçırmanın önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Fasıl 6’nın tadil edilmesinde karşılaşılan sorunlara da değinen Şefik, bu konuda yürütülen çalışmaları da anlattı.

İcra memurlarının sayısı yanında, kullanımlarındaki araç sayısında da sıkıntılar, eksiklikler  olduğunu söyleyen Şefik, “Bu koşullarda icra yapılması çok güç, bir an önce bu yasal mevzuatın belirginleşmesi, düzeltilecekse düzeltilmesi  gerekiyor” dedi.

Mazbata soruna da işaret eden Şefik, 30 Haziran itibarıyla 10 bin 667 ceza, 20 bin 78 hukuk davası bulunduğunu, bu mazbataların tahsilinin polis tarafından yapıldığını, ancak o konuda da aksaklıklar, polisteki personel eksikliği nedeniyle sıkıntılar yaşandığını belirtti.

Tapudaki ipotekli mal satışında da sorunlar bulunduğunu, Tapu Dairesi aracılığı ile yapılan işlemlerde aksaklıklar yaşandığını anlatan Şefik, “Mazbata ve İpotekli Mal Satışı’nın mahkemeler bünyesine verilmesi lazım” dedi. 

10 BİN 940 HUKUK DAVASI, 13 BİN 456 CEZA, 490 AİLE DAVASI

Dava ve yargıç sayılarına da değinen Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Kaza Mahkemelerinde 38 yargıç olduğunu, 1 Temmuz 2020 itibarıyla 10 bin 940 hukuk davası, 13 bin 456 ceza, 490 aile davası bulunduğunu kaydetti.

3 tane Ağır Ceza Mahkemesi olduğunu, Lefkoşa Ağır Ceza huzurunda 55,Mağusa Ağır Ceza huzurunda 52, Girne Ağır Ceza huzurunda ise 59 dosya bulunduğunu ifade eden Şefik, kazalarda ise, İskele, Güzelyurt ve Lefke’de 2’şer yargıç bulunduğunu, Girne’de 7, Mağusa’da 6, Lefkoşa’da ise 10 yargıcın görev yaptığını anlattı.   

Yargıçların çok yoğun ve büyük bir yük altında çalıştıklarını ifade ederen Şefik, Mahkemeler Yasası’na göre 12 tane mahkeme başkanı atanabileceğini, ancak şu anda ağır cezalarla birlikte 9 mahkeme başkanı bulunduğunu, yasaya göre 18 kıdemli yargıç atanabilecekken 13 tane kıdemli yargıç bulunduğunu, kıdemsiz denilen yargıçların ise 30 olabilecekken, şu anda 16 tane olduğunu vurguladı.

Bu rakamların yükseltilebilmesi için bina sıkıntısının da çözümlenmesi gerektiğine dikkat çeken Şefik, fiziki bina altyapısı halledildiği takdirde, yargıç atanabilmesinin önünün  de açılacağını, aslında bunlarının tümün bir kısır döngü olduğunu söyledi.

Şefik, Yüksek Mahkeme’nin 8 yargıcı bulunduğunu, bunlardan birinin başkan ve diğer yedisinin de üye olduğunu, bu 8 yargıçtan 5’inin de Anayasa Mahkemesi olarak oturum yaptığını, Yüksek Mahkeme Başkanı’nın da daima Anayasa Mahkemesi Başkanı olmak konumunda olduğunu anlattı.

Tarafsız olabileceği tartışılır diyebileceği bir noktada Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın çekilme hakkı bulunduğuna işaret eden Şefik, ayni 8’in 3’ünün Yargıtay denilen istinaf mahkemesini de oluşturduğunu,  Yargıtay’dan farklı diğer 4’ün de Yüksek İdare Mahkemesi olarak görev yaptığın, 1 Yargıçın tek görebileceği idari davaları gördüğünü, diğer 3 yargıçın heyet olarak oturarak, heyet davalarını değerlendirdiğini anlattı.

Asli Yetki denilen mahkemenin de görevlerine değinen Şefik, dava türlerinin çok fazla olduğunu, Yargıtay hukukun önündeki şu andaki dava sayısı 657, aynı heyetin 32 aile istinafını dinlediğini, Yargıtay Hukukun 2012’den sadece bekleyen 3 ana dosyası bulunduğunu, ailenin 2014’den 1 tane, Yüksek İdare Mahkemesi’nin tek yargıç 110, heyet 433 toplam 543dosyası bulunduğunu, en eskisinin 2011’den 1 dosya olduğunu aktardı.

Anayasa’nın bekleyen 21 dosyası olduğunu, 5 dosyanın ise 2018’den kalma olduğuna işaret eden Şefik, asli yetkide 2018’den 3 dosya, toplam 9 dosyası bulunduğuna dikkat çeken Narin Ferdi Şefik, bunları aynı yargıçların yapmak durumunda olduğunu belirtti.

Yargıtay cezanın huzurunda 126 dosya bulunduğunu, ceza davalarının erken dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Şefik, burada bir sıkışıklık olduğunun ortada olduğunu söyledi.

Yüksek Mahkeme’nin diğer görevlerine de değinen Şefik, bütün bu çalışmalarla Yüksek Mahkeme’nin aşırı bir yükü olduğunu ve yükü kaldıramayarak, gecikmeler yaşandığının da bir gerçek olduğunu kaydetti.

Kaza Mahkemesi yargıç sayısının yükseltilmesinin ancak Anayasa değişikliği ile mümkün olabileceğine işaret eden Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, bunun için de halkoylaması yapılması gerektiğini, bunun da seçime endeksli olmasının tercihleri olduğunu vurguladı.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE HALKOYLAMASI DA YAPILACAK

Şefik, 2014’te gerçekleştirilen halkoylamasında Anayasa değişikliğinin kabul edilmediğine değinerek,  11 Ekim’de gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçiminde halkoylaması da olması için talepleri olduğunu anlattı.

Şefik, halkoylamasına sunulacak Anayasa Değişikliği içinde Yüksek Mahkeme Yargıç sayısının 7+1’den, 16+1’e çıkarılması ve Yüksek Mahkeme Başkanı’na vekalet konusu bulunduğunu, Yüksek Adliye Kurulu’nun gerekli gördüğü takdirde başka birini de en kıdemli yerine görevlendirebilmesi olduğunu  vurguladı.

Ülkedeki en güvenilir kurumlardan biri olan yargının beklenileni sunamaması halinde güvenli konumun sorgulanabileceğine dikkat çeken Şefik, “Buradaki sayının arttırılması nedeni siyasal  herhangi bir şey içermiyor” dedi.

Halkın neyi oyladığının bilinmesinin önemine işaret eden Şefik, kendisinin Yüksek Seçim Kurulu Başkanı olması nedeniyle, seçim takvimi başlayana kadar neden değişikliğe gidilmek istendiğini  kamuoyuna izah etmek amacında olduğunu kaydetti.

Şefik, “Umarım herkes bu değişikliğe destek verir” diyerek, hemen bu sayıyı doldurmak gibi bir niyetleri olmadığını, ancak Anayasa değişikliği zor olduğu için bu sayıyı yüksek tutuklarını, ilk etapta Ceza İstinaf Mahkemesi’nin durumundan dolayı acil ihtiyaç olan 3 Yüksek Mahkeme yargıcı olduğunu, bunların gelmesiyle daimi oturacak Ceza İstinaf Mahkemesi’nin oluşturulması amacında olduklarını söyledi.  

Mahkemelere ayrılan bütçe konusunda da değinen Şefik, bütçeden yargıya ayrılan payın çok düşündürücü olmakla birlikte yeterli olmadığını vurguladı.

Şefik, yargının daha iyi koşullarda çalışmasını istediklerini vurgulayarak, yeni, adli yılın hayırlı olmasını temenni etti.

banner56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER