AKINCI, GÖREVDEKİ 3. YILINI DOLDURDU

AKINCI, GÖREVDEKİ 3. YILINI DOLDURDU

“İTİCİ GÜCÜMÜZ HEP ÇÖZÜM KARARLILIĞIMIZ OLDU”Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafından “Guterres çerçevesini” sulandırmadan, kendi...

AKINCI, GÖREVDEKİ 3. YILINI DOLDURDU

“İTİCİ GÜCÜMÜZ HEP ÇÖZÜM KARARLILIĞIMIZ OLDU”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Rum tarafından “Guterres çerçevesini” sulandırmadan, kendi yorumuyla çarpıtmadan ve sunulduğu şekliyle kabul etmeye hazırsa, bunu bir an önce açıklamasını istedi. Akıncı, “konfederasyon” ya da “İki devletli çözüm” tartışmalarına da değinerek, bu çözümlerin masa başında elde edebilecek bir şey olmadığını yineledi ve “Bu türden bir öneriyle resmen ortaya çıktığımız anda, Birleşmiş Milletler parametrelerini reddeden taraf olarak tanımlanacağımız ve uzun sürecek yeni bir çıkmaza gireceğimiz aşikardır” dedi.

 

Cumhurbaşkanı Akıncı, Cumhurbaşkanlığı görevinde 3. yılını tamamlaması nedeniyle halka seslendi. Kıbrıs sorunuyla ilgili değerlendirme yaptı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, halkın gösterdiği güven sonucunda seçildiği ve 3 yıldır sürdürdüğü Cumhurbaşkanlığı görevini yerine getirirken verdiği söz ve aldığı yetki çerçevesinde Kıbrıs sorununu çözüme ulaştırmak için yoğun bir çaba harcadığını kaydetti.

EFECT00.33-00.57

Yeri geldiğinde ve inisiyatif almak zorunluluğunu hissettiğinde bunda tereddüt göstermediğine işaret eden Akıncı, “Toprak düzenlemeleriyle ilgili olarak yüzdelikler söz konusu olduğunda ve yine masaya harita koyup 5’li konferansa giden yolun açılmasını sağladığımızda, itici gücümüz hep çözüm kararlılığımız ve siyasi irademiz oldu” dedi.

 

“ARAÇLAR DİPLOMASİ VE DİYALOG OLACAK”

Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“50 yıldır Kıbrıs’ta karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm için uğraş verilmektedir. 2004 yılında Annan Planı gibi çok kapsamlı bir çözüm planının referandumuna kadar ulaşıldı. Rum tarafınca reddedilen bu plandan sonra 2017 yılında 5’li konferans aşamasına varmak hiç de kolay olmadı. Crans-Montana’dan sonra ise şimdi işler daha da zorlaşmıştır. Ancak daha da zor hale gelse de ortada değişmeyen bir gerçek vardır; Kıbrıs sorunu çözüm bekleyen her sorun gibi gündemde olmaya devam edecektir. Ve bunun için de araçlar diplomasi ve diyalog olacaktır.”

 

 “GUTERRES ÇERÇEVESİ’NDE TARAFLAR SAMİMİ OLMALI”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, yıllar içinde birçok unsuru gayretleriyle ortaya çıkan Guterres çerçevesi konusunda tüm tarafların samimi olması gerektiğini belirtti.

Akıncı, “Ben Kıbrıs Türk halkı adına Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde çözüm konusunda Crans Montana öncesinde, sırasında ve sonrasında da aynı samimi tutum içerisinde olmaya özen gösterdim. Guterres çerçevesine o gün ‘evet’ dediğim gibi bugün de aynı noktadayım. Ama benim tek başıma bu noktada bulunmam çözüm için yeterli değildir” dedi.

 

Akıncı, BM Genel Sekreteri’nin böylesi stratejik bir anlaşma olasılığını bizzat kendisi ya da görevlendireceği bir üst düzey Birleşmiş Milletler yetkilisi aracılığıyla araştırabileceğini söyledi.

Doğu Akdeniz’deki enerji politikalarında Türk tarafı ile Türkiye’yi dışlayan çok daha maliyetli projeler yerine, iş birliği ve karşılıklı yararı artıracak daha akılcı seçeneklerin tercih edilebileceğine işaret eden Akıncı, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile olan ilişkilerinde de üyelik avantajını olumsuz biçimde kullanarak, her fırsatta Türkiye’nin önünü tıkamanın çözüme yardımcı davranışlar olmadığını belirtti.

“YOL AYRIMINDA OLDUĞUMUZ ORTADA”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, şöyle devam etti:

“Geldiğimiz kavşakta bir yol ayrımında olduğumuz ortadadır. Bu durumu ben farklı bir yola sapmak için dillendiriyor değilim. Gerçek durum bu olduğu için bunu ifade etmek zorunluluğunu duyuyorum.

Hiçbir şey statik, durağan değildir. Hiçbir şey olduğu yerde olduğu gibi kalmıyor. Çözümsüz geçen yılların, Kıbrıs sorununun çözümünü daha da zorlaştırdığı ve bölünmüşlüğün daha da perçinlendiği ne yazık ki bir gerçektir.

“Cumhurbaşkanı Akıncı, 1990’lı yılların ortalarında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi’nde oy çokluğuyla alınan bir kararla federal çözümün tek seçenek olmaktan çıkarıldığını, 1998’de ise dönemin Cumhurbaşkanı rahmetli Denktaş’ın TC Dışişleri Bakanlığı ile anlaşarak konfederasyon modelini görüşme masasına getirdiğini belirtti.

Akıncı, “1998’den 2002’ye kadar geçen sürede görüşme süreci ilerlememiş, bunun sorumluluğu Kıbrıs Türk tarafına yıkılmış ve bu sürede ne yazık ki Kıbrıs Rum tarafı Avrupa Birliği’ne üyelik yolunda önemli mesafeler almıştı. 2004 yılında Annan Planı aşamasına gelindiğinde, Rum tarafı Avrupa Birliği yolunda çoktan amacına ulaşmış bulunuyordu. Konfederasyon teziyle yitirilen zaman, sadece Rumların tüm Kıbrıs adına tek başına Avrupa Birliği’ne girmelerine yardımcı olmuştur” dedi.

“KONFEDERASYON” VE “İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM”

“ÇÖZÜME ULAŞMAK HÂLÂ MÜMKÜN”

Bundan sonraki gelişmelerin nasıl şekilleneceğinin tüm ilgili tarafların, öncelikle Rum tarafının tavrına bağlı olacağını kaydeden Akıncı, gerekli irade gösterildiği takdirde, Kıbrıs’ta siyasi eşitlik içinde, paylaşma ve iş birliği kültürünün olduğu ve her iki toplumun güvenlik kaygılarını dikkate alan bir çözüme ulaşmanın hâlâ mümkün olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, sözlerinin sonunda alın teri ve emeği ile yaşamlarını sürdüren tüm çalışanların 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nı kutladı.

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER