banner22

Başbakanlık önünde eylem

Başbakanlık önünde eylem
banner32

Sendikal Platform, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, Hemşireler ve Ebeler Sendikası ve Hemşireler ve Ebeler Birliği, pandemi hastanesi bulunmadan, sağlıktaki eksiklikler giderilmeden ülkeye girişlere izin verilmesinin halk sağlığını riske atma anlamına geldiği gerekçesiyle Başbakanlık önünde eylem yaptı.
Eylem sırasında Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Başkanı Dr. Özlem Gürkut tarafından okunan ortak basın açıklamasında, bazı ülkelerde koronavirüs salgının artmakta olduğunu, buna karşın, sağlık örgütleri tarafından, virüse karşı hazırlık yapılması yöndeki tüm uyarılara rağmen, sağlık alanında hiçbir iyileştirme yapılmadığı savunuldu.
Pek çok ülkenin süreç içerisinde pandemi hastanesi oluşturduğu, ilaç ve malzeme eksikliklerini giderdiği, hizmet verecek sağlık çalışanı kadrolarını eğittiği kaydedilen açıklamada, “Dünyanın her yerinde günler ve haftalar içerisinde pandemi hastaneleri hazırlanmış, inşa edilmiştir.  Kıbrıs’ın kuzeyinde bırakın pandemi hastanesi yapmayı tüm eksikliklere rağmen kamu sağlık çalışanlarının büyük özverisiyle yürütülen diğer kamu sağlık hizmetleri bile kesintiye uğratılmıştır. Bunun nedeni ise hükümetin hatalı bir kararla Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni pandemihastanesi olarak belirlenmesi olmuştur” denildi.
Hükümetin“sağlığa olması gereken şekilde yatırımlar yapmamakla” eleştirildiği açıklamada, “Hükümet bu süreçte sağlık sisteminde yapması gereken düzenlemeleri, gidermesi gereken eksiklikleri neden hala daha yapmadığının açıklamasını yapmak zorundadır” denildi.
"1 TEMMUZ KARARI SİYASİ"
Covid-19’un aşısı bulunmadan veya bu virüs dünyadan tamamen yok olmadan ülkede yeni bir salgının yaşanmasının olası olduğu ifade edilen açıklamada, “Hükümetin 1 Temmuz’dan itibaren yüksek riskli ülkelerden Kuzey Kıbrıs’a gelişlerde karantinasız girişlere olanak sağlayacak kararı, bilimsel gerçekten son derece uzaktır. Hükümetin 1 Temmuz’da planladığı açılışla ilgili bu kararı bilimsel verileri dışlayarak aldığı siyasi bir karardır. Ülkeye girişte talep edilmesi planlanan, son 3 gün içinde yapılmış PCR testleri ise, bir takım fikirler vermekle birlikte bilimsel olarak bir kişide virüsün olmadığını göstermemektedir” denildi.
"TEK YOL SAĞLIK HİZMETLERİNİN YETERLİ HALE GELMESİDİR"
Ülkeye girişlere başlanmasının temel şartının “kamu sağlık hizmetlerinin yeterli hale getirilmesi” olduğu ifade edilen açıklamada şöyle denildi:
“1 Temmuz ile ilgili hükümet kararı tekrar gözden geçirilmeli, yolcular gelecekleri ülkelerin gerçek risk kategorilerinin gerektirdiği doğrultuda önlemler alınarak ülkeye girmelidir.  Sağlık hizmetlerindeki hazırlıklar,toplumuzda beklenen hasta sayısı da hesaplanarak, uygun şekilde tamamlanmalıdır.  Bu amaçla hastanelerimizdeki yatak kapasitesi yeni vakaların görülmesi durumunda artacak ihtiyaca cevap verecek şekilde artırılmalıdır. Yoğun bakımlar hazır hale getirilmeli, hizmet verecek sağlık personeli eğitilmeli ve izlenecek yol haritası planlanmalıdır. Tanı ve tarama amaçlı test kapasitesi artırılmalı, gerekli olacak bilgisayarlı tomografi, bronkoskopi gibi cihazlar, ilaç, malzeme ve kişisel koruyucu ekipman ihtiyaca uygun şekilde stoklanmalıdır. Pandemi gibi büyük bir sağlık tehdidi yaşanmaktayken alınan bilim dışı siyasi kararların ve sorumsuz uygulama ve icraatların toplumun yaşam hakkına yönelik bir saldırı olduğunu düşünmekteyiz. Bu saldırı karşısında örgütler olarak toplu direniş hakkımızı halkımızla birlikte kullanmaktan ve sokağa çıkmaktan çekinmeyeceğiz”.
Sağlıktaki eksiklikler giderildikten sonra ülkeye girişlere izin verilmesi gerektiği kaydedilen açıklamada, “Ülkedeki her vaka ve her ölümden hükümetin sorumlu olacağını belirtmek isteriz. Hükümetin bilim dışı kararlarının ve sorumsuz icraatlarının bedelinin halka ödetilmesine izin vermeyeceğimizin bilinmesini isteriz” denildi.
ARSLAN BIÇAKLI
Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı konuşmasında eylemden dolayı alınan güvenlik tedbirlerinin aşırı olduğunu savundu.

Eylemin toplum sağlığı ile ilgili olduğunu belirten Bıçaklı,  güvenlik tedbirlerinin Başbakan Ersin Tatar tarafından alındığını ve istemesi halinde kaldırabileceğini ifade etti.

Bıçaklı, “Bu ülkenin sağlığını düşünen insanlara saygısızlıktır, bir ayıptır” dedi.

Kuzey Kıbrıs’ta yeni bir salgın olasılığına karşı hazırlıklı olmadıklarını, hastane, ilaç ve teçhizat olarak eksiklikler bulunduğunu savunan Bıçaklı, “1  Temmuz itibarıyla, pandemi meselesi yükselen ülkelerden gelecek olan insanlar karantina altına alınması gerekir” dedi.

Bakanlar Kurulu’nun eksikliklere dikkatini çekmek için geldiklerini ifade eden Bıçaklı, cuma günü de eylem yapabileceklerini belirtti.

Bıçaklı, “Eğer bugün anlarlarsa ne ala, anlamazlarsa Cuma günü mualla. Cuma günü daha iyi korunsun” dedi.  

Kıbrıs Türk Ebeler ve Hemşireler Sendikası Başkanı Ali Özgöçmen, 1 Temmuzda ülkeye girişlere izin verilmesi kararı geri alınmaması halinde kaybedilecek canların sorumlusunun Hükümetin kendisi olacağını da savundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER