CTP ve POGO Kadın Örgütlerinden ortak açıklama: “Birlikte çalışma kararlılığımız devam edecek”

CTP ve POGO Kadın Örgütlerinden ortak açıklama: “Birlikte çalışma kararlılığımız devam edecek”
banner83
banner80

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü ile Kıbrıs’ın güneyinde faaliyet gösteren kadın örgütlerinden POGO, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla ortak basın açıklaması yaptı. Ara bölgede bulunan Dayanışma Evi’nde ortak açıklama yapan iki örgüt, ortak amaçlarına ulaşmak adına birlikte çalışma kararlılığında olduklarını belirtti.

CTP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre, CTP Kadın Örgütü Başkanı Sıla Usar İncirli ile POGO Başkanı Skevi Koukouma’nın yaptığı ve iki örgütten üyelerin de hazır bulunduğu ortak basın açıklamasında, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün, dünyadaki kadınların başarılarını herkese hatırlatmak için oldukça önemli bir gün olduğu vurgulandı.

Açıklamada, “CTP Kadın Örgütü ve POGO Kadın Örgütü olarak, amaçlarımıza ulaşmak adına, birlikte çalışma kararlılığımızı bir kez daha belirtmek isteriz” denildi.

İki örgütün Ukrayna’da yaşanmakta olan savaş ve insanlık krizinden duyduğu üzüntünün de belirtildiği açıklamada, sorunun diplomasiyle daha fazla kayıp yaşanmadan son bulması temenni edilerek, “Savaşlar, barışın önemini bir kez daha bize hatırlatmıştır” denildi.

“ATAERKİL YAPILARDAN ARINMIŞ BİR GELECEK TALEBİMİZİ YİNELİYORUZ”

Ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“8 Mart Dünya Kadınlar Günü, dünyadaki kadınların başarılarını herkese hatırlatmak için oldukça önemli bir gün olması yanında, dünyada ve ülkemizde cinsiyet eşitliğine saygı, adalet ve barış için mücadelemizi sürdürme taahhüdümüzdür.

20. yüzyılın başında kadın işçi hareketlerinin anti-kapitalist grevlerine ve devrimci faaliyetlerine katılan ve 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak ilan edilmesine yol açan coşkulu ve cesur kadınlar, Kıbrıs'ta özel ve kamu olmak üzere hayatın her alanında saygı ve eşitlik talep eden kadınlara örnek olmuş, yol göstermiştir. Bugün, gelecek nesil kadınlarımızın daha iyi bir dünyada yaşaması, haklarını güvence altına alması için omuzlarımızda taşıdığımız sorumluluğun yanı sıra; cinsiyetçilikten, cinsiyetçi şiddetten, işyerinde eşitsizlikten ve dünya nüfusunun yarısından fazlasını rehin alan ataerkil yapılardan arınmış bir gelecek talebimizi yineliyoruz.”

Açıklamada, COVID-19 pandemisinin ortaya çıkması ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin daha da arttığı kaydedilerek, kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin sayısının da önemli oranda arttığı belirtildi.

Pandemi sırasında çalışma koşullarında halihazırda var olan cinsiyet eşitsizliğinin ve kadın işsizliğinin de arttığının vurgulandığı açıklamada, bunun nedeni olarak “tahmin edilebilir sonuçları önlemeyi amaçlayan ve hedefe yönelik politikaların eksikli” gösterildi.

“ADAMIZIN, HALKLARIMIZIN YENİDEN BİRLEŞMESİ İÇİN MÜCADELE ETME İSTEĞİMİZİ BİR KEZ DAHA VURGULUYORUZ”

Açıklamada, “Biz Kıbrıslı kadınlar, insan haklarımızı bir bütün olarak savunmak, ortak mücadelenin örneğini oluşturmak, kadınların kurtuluşu, klişelerin ortadan kaldırılması için umut olmak adına birlikte çalışma kararlılığımızı ifade ediyor aynı zamanda her türlü bölünmeye karşı olduğumuzu ve adamızın, halklarımızın yeniden birleşmesi için mücadele etme isteğimizi bir kez daha vurguluyoruz” ifadelerine yer verildi.

Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik resmi müzakerelerin beş yıldır yeniden başlamamış olmasından duyulan üzüntünün de dile getirildiği açıklamada, Kıbrıs sorunun kapsamlı, adil, uygulanabilir şekilde çözülmesinin gerekliliği vurgulandı ve statükonun her iki taraf için yarattığı uzun süreli çıkmazdan ve zararlı sonuçlarından duyulan endişe ifade edildi.

“LİDERLERİ, İKİ TOPLUMLU, İKİ BÖLGELİ VE SİYASİ EŞİTLİĞE DAYALI FEDERASYON TEMELİNDE MÜZAKERELERE DEVAM ETMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

Açıklamada, Kıbrıs sorununa çözüm arayışının yeniden başlatılması; müzakerelerin, BM kararları ile parametrelerine bağlı olarak, Liderlerin 2014 tarihli ortak açıklamaları dikkate alınarak, BM Genel Sekreteri'nin 30 Haziran 2017 tarihli altı maddelik çerçevesi ve 2017 yılında Crans-Montana konferansının bitimine kadar ulaşılan tüm yakınlaşmaları kapsayacak şekilde olması talep edildi.

“Süregelen çıkmaz, müzakerelerin anlamlı bir şekilde ilerleyebilmesi için gerekli olan siyasi iradenin eksikliği ve son yıllarda artan gerilimler her iki toplumu da olumsuz etkilemiş, güvensizlik, insanların birbirinden uzaklaşmasına ve kapsamlı çözüme ulaşmaya dair inancın azalmasına sebep olmuştur” denilen açıklamada, tüm bu olumsuzluklara rağmen kadınların refah içerisinde yaşayacağı ve barış sürecinde üstlendikleri sorumlulukla tüm dünyaya örnek olacakları ortak bir geleceğe olan inanç vurgulandı.

Açıklamada, “Bizim ve ülkemiz adına izleyeceğimiz yol tartışılmazdır. Bu nedenle iki toplumun liderlerini ve ilgili tarafları yapıcı olmayan her türlü pozisyonu, karşılıklı suçlama oyununu ve kışkırtıcı eylemleri terk etmeye, BMGK kararlarında da belirtildiği gibi tek egemenlik, tek uluslararası kimlik ve vatandaşlık ilkelerini kapsayan iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon temelinde müzakerelere devam etmeye çağırıyoruz” denilerek, çözüm umudunu rehin tutan statükonun kabul edilemez olduğunun altını çizildi.

İki tarafa da silahlanma ve militarizmden uzaklaşmayı kabul eden, Kıbrıslıların insan haklarını gözeten bir çözüme ulaşmaları konusunda çağrı yapılan açıklamada, “Ülkemizin ve halklarımızın yeniden birleşmesine engel olacak ayrılıkçı eylem ve fikirleri teşvik eden taraflara karşı güçlü muhalefetimizin devam edeceğini hatırlatırız” ifadeleri kullanıldı.

“BİRLEŞİK BİR FEDERAL KIBRIS İÇİN OLUŞTURULACAK VE CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ SAĞLAYACAK POLİTİKA VE ÇALIŞMALARA DESTEK VERMEYE HAZIRIZ”

Kıbrıs’ta kadınların barış sürecine ve müzakerelere katılımının sınırlı olduğunun vurgulandığı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“BM tarafından talep edilen “Kadınların Müzakerelere Katılımına İlişkin Eylem Planı” dışında toplumsal cinsiyet konularının bugüne kadar liderler tarafından ele alınmadığını ve bu kapsamda da paydaşlarla herhangi bir diyalog kurulmadığı, değerlendirme yapılmadığını biliyoruz. Talep edilmesi durumunda, birleşik bir Federal Kıbrıs için oluşturulacak ve cinsiyet eşitliğini sağlayacak politika ve çalışmalara destek vermeye hazır olduğumuzu yineleriz.

Biz, POGO Kadın Örgütü ve CTP Kadın Örgütü, amaçlarımıza ulaşmak adına bizi ayıran çizgilerin ötesinde daha ileri inisiyatifler alacak şekilde birlikte çalışma kararlılığımızı bir kez daha belirtmek isteriz. Kıbrıs konusunda bu uzun süreli çıkmazın tehlikeleri konusundaki derin endişemizin bir kez daha altını çiziyoruz.

Sürdürülebilir barış, adalet, refah ve cinsiyet eşitliğinin sağlanması başta olmak üzere ülkemizin geleceğine ilişkin genel vizyonumuzu gerçekleştirmenin tek yolunun federal çözüm olduğunu vurguluyoruz.

Son olarak, kendi örneğimizin tüm Kıbrıslıların ortak mücadelesinde bir paradigma oluşturacağını umut ediyoruz.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER