CUMHURBAŞKANI AKINCI: '16 NİSAN'DA GÜNDEM, ASIL KONUŞULMASI GEREKENLER OLACAK'

CUMHURBAŞKANI AKINCI: '16 NİSAN'DA GÜNDEM, ASIL KONUŞULMASI GEREKENLER OLACAK'

 “GELDİĞİMİZ BU NOKTADA BUNDAN SONRASI İÇİN KARŞILIKLI SUÇLAMAYA GEREK YOK… SAVAŞTAN VE GERGİNLİKTEN KAZANACAĞIMIZ...

CUMHURBAŞKANI AKINCI: '16 NİSAN'DA GÜNDEM, ASIL KONUŞULMASI GEREKENLER OLACAK'

 

“GELDİĞİMİZ BU NOKTADA BUNDAN SONRASI İÇİN KARŞILIKLI SUÇLAMAYA GEREK YOK… SAVAŞTAN VE GERGİNLİKTEN KAZANACAĞIMIZ GÖZYAŞI VE ACIDAN BAŞKA BİR ŞEY YOKTUR” 
“BU TOPRAKLAR İÇİN BUNDAN SONRA ORTAK BİR YOL YÜRÜNEBİLECEK Mİ? GELECEK KUŞAKLARIN BARIŞ İÇİNDE, HUZUR İÇİNDE OLMASINI İSTİYORUZ. ANCAK BUNU BENİM TEK TARAFLI İSTEMEM YETMEZ”
“BARIŞ İÇİNDE BİR GELECEK İÇİN, KIBRIS’TA ENERJİ VE GÜVENLİK POLİTİKALARINDA AKIL YOLUNDA BULUŞMAK GEREKİR”   
 Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, 16 Nisan’da Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’le bir araya gelecekleri yemekteki gündemin “asıl konuşulması gerekenler” olacağını söyledi.

“Geldiğimiz bu noktada bundan sonrası için karşılıklı suçlamaya gerek yok. Bu toprakların geleceği için, bundan sonrası için ortak bir yol yürünebilecek mi? Herkesin barıştan işbirliğinde kazanacağı çok şey var. Savaştan ve gerginlikten kazanacağımız gözyaşı ve acıdan başka bir şey yoktur” diyen Akıncı, gelecek kuşakların barış içinde, huzur içinde olmasını istediklerini vurguladı.
Akıncı, “Ancak bunu benim tek taraflı istemem yetmez. Bunu tüm ilgili tarafların aynı vizyonla istemesi, bu adada ve çevresinde barış ve işbirliğinin altyapısını el birliğiyle kurmamız gerekir… Barış içinde bir gelecek için, Kıbrıs’ta enerji ve güvenlik politikalarında akıl yolunda buluşmak gerekir”  şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, Serdarlı’daki Bahar Şenliği’nde konuştu. 
Cumhurbaşkanlığı’ndan verilen bilgiye göre, Akıncı, konuşmasında, Kıbrıs’ın gelecek kuşaklarının barış ve huzur içinde olmasını tek başına Kıbrıs Türk tarafının istiyor olmasının yetmediğini, bunu tüm ilgili tarafların aynı vizyonla istemesi gerektiğini ifade etti. 
Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu adada ve çevresinde barış ve işbirliğinin altyapısını el birliğiyle kurmamız gerekir. Bu ada çevresindeki enerji ve güvenlik politikalarında akıl yolunda buluşmak gerekir. Bu mümkündür ve yolu vardır; yeter ki niyet olsun, yeter ki güneydeki komşularımızda da dışlayıcı değil, denklemin içinde bizleri de gören bir anlayış hakim olsun” dedi. 
Kıbrıslı Rum Lider Anastasiadis ile 16 Nisan’da bu düşüncelerle bir araya geleceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, “Oradan çıkan sonucu halkımla açık yüreklilikle paylaşacağım” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs’ın ve bölgemizin geleceğini, istikrara kavuşulması gerekliliğini aynı pencereden görebiliyor muyuz? Geleceğe dair tahayyül ve vizyonumuz örtüşüyor mu, yoksa çok farklı algılar ve davranışlar içinde mi yer alacağız? Asıl konuşulması gereken konu bu” dedi.
“KOŞULLAR, ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜN 50 YIL DAHA AYNEN DEVAM ETMESİNE İZİN VERMEZ”
Rum liderle 3 yıl içinde çok detaylar konuştuklarını, hem anlaştıkları hem anlaşamadıkları konular bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Ama geldiğimiz noktada artık, gerçekten bu olayın bir 50 yıl daha devam edemeyeceğini herkesin idrak ettiğini düşünüyorum. İdrak edemeyenler varsa da onların da idrak etmelerine yardımcı olunması gerekiyor. Bu işin bu şekilde bir 50 yıl daha gitmesine koşullar izin vermez” dedi.
İsviçre’deki 5’li konferanstan sonuç alınabilmesi için Kıbrıs Türk tarafının her türlü katkıyı yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:
“BARIŞÇI BİR İLİŞKİ KURMAK ZORUNDAYIZ”
“Geldiğimiz bu noktada bundan sonrası için karşılıklı suçlamaya gerek yok. Bu toprakların geleceği için, bundan sonrası için ortak bir yol yürünebilecek mi? Bu adada yaşayan Kıbrıslı Türkler de Kıbrıslı Rumlar da var olmaya devam ederken, barışçı bir ilişkiyi kurmak zorundayız. Kıbrıs Türkünün de Kıbrıs Rumunun da, Yunanistan ve Türkiye ile tüm bölge devletlerinin barıştan işbirliğinden kazanacağı çok şey var. Savaştan ve gerginlikten kazanacağımız gözyaşı ve acıdan başka bir şey yoktur. Geçmişte bunları yaşadık, bir daha yaşanmasını istemiyoruz. 
Gelecek kuşakların barış içinde, huzur içinde olmasını istiyoruz. Ancak bunu bizim tek taraflı istemem yetmez, tüm ilgili tarafların aynı vizyonla istemesi, bu topraklarda ve çevresinde barış ve işbirliğinin altyapısını el birliğiyle kurmamız gerekir. Bu ada çevresindeki enerji ve güvenlik politikalarında akıl yolunda buluşmak gerekir. Yeter ki niyet olsun, yeter ki güneydeki komşularımızda da dışlayıcı değil, denklemin içinde bizleri de gören bir anlayış hakim olsun. Bu düşüncelerle bir hafta sonra bir araya geleceğiz. Oradan çıkan sonucu halkımızla açık yüreklilikle paylaşacağım”.
“GELECEK BELİRSİZLİĞİNDEN KURTULUP ULUSLARARASI ALANDA YERİNİ ALMASI GEREKİR”
Yıllardır devem eden Kıbrıs sorunundan herkesin yorgun düştüğünü belirten Cumhurbaşkanı, “Ancak sorun peşimizi bırakmıyor; çünkü bizim hayati meselelerimizin başında gelen konu o. Bu adada kendi özgün kimliğimizle var oluşumuzun altını çizerken, Kıbrıs Türkünün gelecek belirsizliği yaşamaması, uluslararası alanda yer almasının kaçınılmazlığının altını çizmemek mümkün değil. 50 yıla varan bir müzakere süreci yaşandı. Yarım asırdır hala bu sorunla uğraşıyoruz. Çocukluk yıllarımızda bu sorunu duyardık, gençlik yıllarımızda acılı günlerin içinde yer alıp bir parçası olduk, şimdi Cumhurbaşkanı olarak bu sorunun en önemli sorumlularından biri haline geldik. Sizlere çok güzel haberler vermek isterdim, ama bugün için böyle bir durum maalesef mümkün değil, ancak geleceğe karamsar bakmak istemiyorum” dedi. 
Söylediği bazı şeylerin kimi zaman bilinçsizce, kimi zaman da bilinçli olarak farklı yerlere çekilerek yanlış yorumlandığını belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu halkın seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak, halkıma 3 yıl önce ne vaat ettiysem o çizgimi aynen muhafaza ediyorum. Kıbrıs’ta çözümü gündemimin baş köşesinde tutmaya devam ediyorum” şeklinde konuştu. 
Kıbrıs’ta çözüm için ne büyük uğraş ve mücadeleler verdiklerini, garantörlerin de yer aldığı 5’li konferansın toplanması noktasına nasıl gelindiğini herkesin bildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı, “Bu, Kıbrıs Türk tarafı ve liderliğinin çok büyük uğraşlarıyla mümkün oldu. Eğer İsviçre’de doğru dürüst bir sonuç alınamamışsa ve sorumluluk paylaştırılacaksa, en az sorumluluğun da Kıbrıs Türk tarafında olduğunun bilinmesi gerekir” dedi. 

 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER