Davulcu: “Gün koltuk kapma değil, barışı egemen kılma günüdür”

Davulcu: “Gün koltuk kapma değil, barışı egemen kılma günüdür”

Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler Genel Sekreteri Mehmet Davulcu, “müzakerelerle geçen uzun yılları bahane ederek federal çözüm talebinden vazgeçmeyi gündeme getirmenin, mevcut sürer durumun daha da kötüleşerek kalıcılaşması anlamında olacağını” söyleyerek, “Federal çözüm modelinin daha olası ve daha erken hiç bir alternatifi yoktur” dedi.

Davulcu, günün koltuk kapmak için değil, yurtta barış dünyada barış hedefini bir an bile gözden kaçırmadan yurda barışı egemen kılmak için siyasal tavır alma günü olduğunu belirtti.

TKP YG Genel Sekreteri Mehmet Davulcu yaptığı yazılı açıklamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in ileriki günlerde Güvenlik Konseyine Kıbrıs sorunu ile ilgili rapor sunacağını anımsattı.

Genel Sekreterin Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un da bu amaçla taraflarla temaslar yapmakta olduğunu dile getiren Davulcu, sözlerine şöyle devam etti:

“Etrafını kuşatan kilise ve çözüm karşıtı cephenin sözcülüğüne soyunan Kıbrıslı Rum Lider Nikos Anastasiadis bir yandan çözümden kaçmak, diğer yandan da çözümden kaçmaya çalışan taraf olarak suçlanmamak için taktiksel manevralar içindedir. Anastasiadis'in peş peşe yaptığı önerilerin amacı Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına katkı koymak değil, BM Genel Sekreteri'nin raporunda olası suçlanmadan korunmaktır. Kuzey Kıbrıs'taki federal çözüm karşıtı çevreler yaptıkları çıkışlarla Anastasiadis ve etrafındaki çözüm karşıtı çevreleri doğrudan destek vermektedir.”

Davulcu, Kıbrıs'ta federal çözüm modelinin BM Güvenlik Konseyi tarafından benimsenip parametrelerinin belirlenmesinin Kıbrıslı Türk toplumunun siyasal başarısı olduğunu; Kıbrıslı Rum sağ çevrelerin federal çözüm şeklinin benimsenmiş olmasını Kıbrıslı Türk toplumu lehine verilmiş en büyük taviz olarak nitelediklerini kaydettiği açıklamasında, “Sırf bir yıl sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde koltuk kapmak uğruna Federal çözüm modelinden uzaklaşmaya çalışmak Kıbrıslı Türk toplumuna olduğu kadar Kıbrıs'ın bütününe zarar vermek anlamındadır” ifadesini kullandı.

Gerek koalisyon hükümeti içindeki partilerden, gerekse mecliste temsil edilen muhalefet partilerinden yapılan federal çözüm talebinden vazgeçilmesi yönündeki çıkışları     “hayati anlamda yanlış” bulduklarını belirten Davulcu şunları kaydetti:

 “Federal çözüm hedefiyle yapılan müzakerelerde başarı elde edilemeyişin dış etkenlerden olduğu kadar, içten kaynaklanan nedenleri olduğu da görülmelidir. 

Müzakerelerde aşılamayan en önemli konunun siyasal eşitlik olduğu ortadır. Siyasal eşitliğin sağlanmadığı bir modelde Kıbrıslı Türk toplumunun azınlık statüsüne düşeceği bilinen bir durumdur. Ancak Kıbrıslı Türk toplumunun eşitlik sorununun sadece Kıbrıslı Rum toplumu bağlamında değil, tüm taraflar bağlamında ele alınıp çözüme kavuşturulmayı bekleyen bir sorun olarak ortada durduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER