"Hava soğuyacak, bulaş artacak"

"Hava soğuyacak, bulaş artacak"
banner83
banner80

İç hastalıklar uzmanı Dr. Erden Aşardağ sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda corona ile mücadelede aşının önemine değindi...

Dr. Erden Aşardağ'ın paylaşımı şu şekilde;

"SON DÖNEMEÇ
Değerli aşı yaptıranlar, yaptırmayı düşünenler, süphe ile bakanlar ve sevgili aşı yaptırmak istemeyen insanlarımız;
Aşıların icadı ,tıp tarihinde ve insanlık tarihinde hatta hayvanların sağlığı açısından bile bir miladdır.Milyonlarca insanın ya hayatını kurtarmış ya da ciddi düzeyde zarar görmesini engellemiştir ve bundan sonra da engelleyecektir.Bundan emin olunuz.
Aşılar konusunda her birey fikrini söylemekte özgürdür.Farklı fikirde olan insanlarımızın da bazı fikirlerine katılmasak da, iyi niyetlerinden bir süphemiz yoktur. Kendilerine aşı yaptırmamaları bir yere kadar (tolere edilebilir) sıkıntı yaratma ihtimali vardır. Ancak sıkıntı, bu konuda bilgi ve görüşü olmayan insanları olumsuz yönde etkileyip aşılarını yaptırmamalarına sebebiyet vermekle ciddi derecede başlamaktadır.
Herhangibir hastalık oluştuğunda tedavi alıp almamak , bazı ilaçları reddetmemiz, kişisel tercihimizdir. Hastaneye yatıp yatmamak kişisel tercihimizdir. Zaturre olduğumuzu düşününüz , tedavi almak istememizin nedenlerinden birisi de yakınlarımızdan birisine hastalığı bulaştırmamaktır.Antibiyotik kullanmayı sevmeyenler de, sevdiklerinin hatırına tedaviyi Kabul ederler çoğu zaman.
Salgın yapabilecek ve birçok insanın hayatının kaybına yol açabilecek küresel bir tehditte, tehdit sadece kendi sağlığımızı ilgilendirmediği ve hiç tanımadığımız diğer insanların sevdiklerini de etkileyebileceği için , toplum sağlığı öznesi olduğu için, kişisel düşünemeyeceğimizi ön görüyorum.
Bu küresel sagınlarda aşı olmamak sadece kendi sağlığımızı etkilememektedir.İstemeden farkına varmadan ,onlarca canlı etkilenebilecktir. Karar ve değerlendirmelerin bir de bu gözle yapılmasını öneriyorum.
Ancak kanımızca , aşılar konusunda tartışılması ve kafa yorulması gereken konular, aşıların insanlara uygulanıp uygulanmaması değildir. Tıp camiasinda, bazı istisnai görüş sahipleri hariç ,temel anayasa ‘’AŞI HAYAT KURTARIR’’ dır.
Tartışmamız gereken konular ;
Aşı hakkının, tüm dünya halklarına eşit, adil ve mümkünse ücretsiz(veya az ücretle) zamanında, iş işten geçmeden kesintisiz olarak , salgınlar başlamadan ,insanlar önlenebilir hastalıklardan hayatlarını kaybetmeden nasıl ulaştırılabileciğidir.
Aşı üreten kapitalist ülkelerin firmalarının, zenginliklerine zenginlik katmalarını nasıl engelleyebiliriz; buna kafa yormalıdır kuruluşlar ve insanoğlu. İnsanlığı çok seven ! aşı firmaları neden yukarıdaki konuları görmemezlikten geliyor veya geç !! görüyorlar. Bunları tartışmalıyız.
Ancak geçen gün WHO(dünya sağlık örgütünün) cılız ve çaresiz bir açıklamasını hayretler içerisinde dinledik.Zengin ülkelerdeki aşı tekrarlarının Eylül ayına kadar durdurulması yönünde çağrıda bulunulmuştur.Bu bir yere kadar anlaşılabilmektedir belki.
Ancak ,WHO’nun Ancak esas çağrısı ; Halen mevcut aşıları üreten aşı şirketlerine olmalıydı ..Teknolojisi yeterli ülkelerin aşıların hızla üretilmesine ve dünyanın çaresiz ülkelerine dağıtılmasına ön ayak olabilmelerinin yolunu açabilmek en doğru yöntem olacaktı.. Bu mealde , pandeminin gerçekten bitirilmesinin istenip istenmediğinden emin değilim. Dünya sağlık örgütü ve birleşmiş milletler kapitalizme yenik düşüyor.
En fakir ülkeler aşılanmadan pandemi son bulmayacaktır sevgili arkadaşlar.
Aşılanmanın artırılması ve olması gerektiği düzeylere çıkması sayesinde ülkelerin artık kapanması söz konusu değildir. Sürdürülebilir değildir. Bizim gibi ekonomisi pamuk ipliğine bağlı ülkelerde artık imkansızdır.
Bir an önce yeterli miktarda aşılanmadıkça ve virüsün değişimine göre daha uygun ve etkili aşı takviyelerimizi zamanında yapmadıkça, ülkemizde gidişatın iyi olmayacağı artık kesinleşmiştir. Uzayan pandemi koşullarında ekonomik, psikolojik, sosyal yetersizlik ve bıkkınlıklar sonucunda ve sanki sihirli bir telefon ‘’ artık pandemi yoktur… bitmiştir ‘’ sinyali vermiş gibi , insanlarımızın bulaşmama konusunda bildikleri doğruları görmezden gelmeleri en büyük tehlike ve gaflettir.
En iyi aşıyı yapsak da, üçüncü aşıyı yapsak da ,biz çalıştığımız sağlık merkezlerimizde ve tüm halkımız , maske ile değil ‘’doğru teknoloji ile yapılmış ve doğru takılmış maske ile’’ , gerçekten aramızdaki mesafeyi korumayı devam ettirirsek büyük oranda bulaşı düşürürüz. Ancak görülen o ki bu kurallar günümüzde artık üzülerek söylüyorum ama gerektiği gibi uygulanmamaktadır. Üzücüdür.
Hal böyleyken bulaş oranlarının ve maalesef kayıplarımızın artacağı ve sağlık sistemimizin yakın zamanda, altından kalkamayacak derecede yükleneceği olasılığı yüksektir.
Sağlıkçılar, devlet, polis, belediyeler ve son zamanlara kadar halkımız,herkes bugüne kadar çok büyük emekler verdiler ve vermeye de devam edecekler. Kimse şikayet etmiyor. Ancak sağlıkçıların ve emeklerini acımayanların koşullarının düzeltilmesi insanlık hakkıdır.
Emek ezilmemelidir.İyi niyet istismar edilmemelidir.
Aşılar tamamlanana kadar toplum olarak , mümkün olan durumlarda, çekirdek ailemizle hayatı yaşamamız ,bizi ancak düzlüğe çıkaracaktır.
Gelinen son dönemeçte okullarımızda yüz yüze eğitime geçebilme yüksek olasılıktır.Ancak, havaların soğuması ve aşılanmanın şu ya da bu şekilde geçikmesi ile artabilecek bulaş oranlarının, baş edilebilir olabilmesi için biraz daha fedekarlık rica ediyoruz. Bu iş bitecek, lütfen biraz daha dişimizi sıkalım, aşılarımızı yaptıralım ispatlanan pandemi doğrularını uygulayalım .Lütfen biraz daha gayret."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER