Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Kenan Şener, Türkiye’de ifade özgürlüğüyle ilgili sıkıntıların yasal düzenlemelerden kaynaklandığını, 2013’teki Gezi Parkı olaylarından beri ifade özgürlüğünün ciddi şekilde daraldığını söyledi.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTGB) ile İnsan Hakları Platformu’nun (İHP) düzenlediği “İletişim Özgürlüğü Bağlamında Gazetecilikte Yeni Yönelimler” konulu panel, cuma akşamı yapıldı.

KTGB konferans salonunda düzenlenen panelde, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Kenan Şener konuştu.

Panelin diğer konuşmacısı BİANET koordinatörü Nadire Mater ise sağlık sorunları yüzünden Kıbrıs’a gelemedi.

Panel, Kıbrıs Türk Toplumu’na Yardım Programı çerçevesinde Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Sivil Büyü Programı'nın desteğiyle yürütülen “İfade Özgürlüğünün Korunması için Türkiye ve Kıbrıs’ın Kuzeyindeki Medya Örgütlerinin Hak Temelli İş Birliğinin Oluşturulması” çalışması kapsamında düzenlendi.

-Akkor: “TGC örnek alınabilecek örgütlerden biri”

Panelin açılışında konuşan KTGB Başkanı Emin Akkor, proje kapsamında Türkiye’deki meslek örgütleriyle özellikle ifade özgürlüğünü geliştirmek amacıyla iş birliğini geliştirmeyi amaçladıklarını, nisan ayında Ankara ve İstanbul’da 12 örgütle görüşmeler yaptıklarını belirtti.

Akkor, Ankara’daki Gazeteciler Cemiyeti’nin, meslekte yeni yönelimlere dair çalışmalarını örnek alabilecekleri basın örgütlerinden biri olduğunu kaydetti.

-Şener: “Basın özgürlüğü ve iyi gazetecilik üzerinde yoğunlaştık”

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Kenan Şener, konuşmasında cemiyetin çalışmaları hakkında bilgi verdi, soruları yanıtladı. Üzerinde yoğunlaştıkları iki başlıktan birinin “basın özgürlüğü”, ikincisinin ise “iyi gazetecilik” olduğunu ifade eden Şener, iyi gazetecilik için genç gazetecilerin yetiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Şener, basın ve ifade özgürlüğünü etkileyen mevzuatı ve uygulamayı çok iyi bilmek gerektiğini kaydederek, “sansür yasası” diye niteledikleri yeni geçen yasaya değindi. Mevzuatın ve uygulamanın iyi olması için AB’nin bazı şart ve içtihatlarını izlediklerini, her şeyi titizlikle incelediklerini belirten Kenan Şener, Terörle Mücadele Kanunu’nun, gazetecileri terör propagandasıyla suçlayabildiğini, bunun değişmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Kenan Şener, bu bağlamda milletvekilleri ve barolarla diyaloğu artırdıklarını; denetleyici ve düzenleyici kurullardaki etkilerini artırmaya çalıştıklarını kaydetti; Basın İlan Kurumu’nda yaptıklarından ve “sansür yasası”na karşı TBMM’de verdikleri mücadeleden örnekler verdi.

-“Hak savunucusu örgütlerle de bir araya gelmek şart”

Basın ve ifade özgürlüğü için paydaşlarını ve güçlerini artırma yönünde yaptıklarını aktaran Şener, basın meslek örgütlerinin basın ve ifade özgürlüğünü geliştirmek amacıyla hak savunucusu örgütlerle de bir araya gelmesinin şart olduğunu vurguladı.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Kenan Şener, “iyi gazetecilik” için yaptıkları hakkında da bilgi verdi. Pandemi nedeniyle medyada hem çalışan hem de medya organlarının sayısında ciddi daralma olduğunu kaydeden Şener, bunun nedenleri arasında ilk sırada “siyasi nedenlerin” geldiğini söyledi.

-“Patronlar özel haber istemiyor”

Patronların özel haber istemediğini, siyasi ve ekonomik nedenlerle Türkiye’de ana akım medyanın daraldığını belirten Şener, birçok medya kuruluşunun ofislerini kapattığını, haber toplantılarını çevrimiçi yaptığını; gazetecilerin bir araya gelmemesinin siyasi atmosfer nedeniyle patronların da işine geldiğini anlattı.

Şener, medya kuruluşlarının neredeyse hiç stajyer kabul etmez hale geldiğini; dolayısıyla genç gazeteci yetişmediğini kaydetti. Şener, cemiyetin bu amaçla geçen yıl haber merkezindeki stajı simule eden proje yazarak İngiltere Büyükelçiliği’nden maddi destekle “9’uncu Köy” yayın merkezini kurduklarını; 5 stajyer aldıklarını ve her birinin haftada bir özel haber hazırladığını ve telif ödeneği aldığını, mesleği icra ederek öğrendiklerini söyledi.

Norveç Büyükelçiliği’nin projeyi desteklediğini; böylece proje süresinin 7 yıla, yararlananların sayısının 30’a yükseldiğini belirten Kenan Şener, editör sayısının 2’ye, yayın sayısının ise 3’e ulaştığını kaydetti.

Türkiye’de iletişim fakültesinden yeni mezun bir gazetecinin deneyimli gazetecilerle bir araya gelebileceği ortam kalmadığını, cemiyetin bu açığı kapatmaya çalıştığını ifade eden Şener, staj programını tamamlayanların özgüvenle iş aramaya çıkıp iş bulduğunu vurguladı. Şener, benzer şeyleri yapan başka kuruluşlar da bulunduğunu bildirdi.

-“Demokrasi İçin Medya, Medya İçin Demokrasi” projesi

İyi gazetecilik için gazetecilerin desteklenmesi konusundaki çalışmalarına da değinen Kenan Şener, bağımsız gazetecilik yapmaya çalışanları üç yıl önce AB finansmanıyla başlattıkları ve üç yıl daha sürecek “Demokrasi İçin Medya, Medya İçin Demokrasi” projesi kapsamında desteklediklerini ifade etti. Şener, proje kapsamında gazetecilerin haber üretebilmeleri için verdikleri maddi destekler hakkında bilgi aktardı.

“Araştırmacı gazeteciliğin desteklenmesi, etik değerlerin savunulması ve güncellenmesi ile dezenformasyona karşı direncin artırılması” çalışmalarının da iyi gazetecilik kapsamında sürdüğünü bildiren Kenan Şener, cemiyetin çalışmalarını yansıtan görüntüleri de paylaştı.

Şener, bu yıl ocak ayında cemiyet binasında bir de stüdyo kurduklarını, stüdyonun hem gazeteciler hem de sivil toplum örgütleri tarafından kullanıldığını ve şu ana kadar kullanım sayısının 100’ü aştığını bildirdi.,

-Medya izleme raporları

Yine aynı proje kapsamında üç aylık medya izleme raporları hazırladıklarını, bu yıl ise bu raporları altı aylık sürelerle sürdürdüklerini, ayrıca aylık olarak ifade özgürlüğünde karşılaşılan engellerin ve iletişimcilere yönelik baskıları yayımladıklarını söyleyen Şener, cemiyetin başlarda bu projeleri sürdürebilecek kapasitede olmadığını ancak projeyle aralarına yeni ekip arkadaşları katıldığını anlattı.

Kenan Şener, bir soru üzerine AB veya diğer ülkelerin sağladığı fonlardan yararlananlara karşı saldırı ve tehdidin zaman zaman olabildiğini, özellikle seçim dönemlerinde kutuplaşmaların arttığını ancak sosyal medyada linç ötesine geçmediğini söyledi. Şener, ancak son zamanlarda bu tür fonları kullanan kuruluşlara karşı yaptırımlar içeren bir yasal düzenleme yapılacağı duyumları bulunduğunu bildirdi. Şener, şeffaf yönetildiği sürece dış kaynaklı projelerde sorun olmadığını kaydetti.

İfade özgürlüğü ve iyi gazetecilik için elindeki kaynakları ortaya koyan bir yapıya son altı yılda kavuştuklarını belirten Şener, cemiyetin üye yapısının bu çalışmalarla gençleştiğini ifade etti.

Şener, Türkiye’de ifade özgürlüğüyle ilgili sıkıntıların yasal düzenlemelerden kaynaklandığını, 2013’teki Gezi Parkı olaylarından beri Türkiye’de ifade özgürlüğünün ciddi şekilde daraldığını söyledi.

Türkiye’de son yıllardaki önemli siyasi olayları sıralayan Kenan Şener, 2015’teki darbe girişiminin ardından da ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı kararların ortaya konulduğunu belirtti.

Editör: TE Bilisim