İşte Meclis gündemine gelen "Askerlik değişiklik yasa tasarısı"

İşte Meclis gündemine gelen "Askerlik değişiklik yasa tasarısı"
banner32
banner78

ASKERLİK (DEĞİŞİKLİK) YASA TASARISI’NIN
GENEL GEREKÇESİ

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında ve uluslararası uygulamada vicdani ret, hukuki bağlamda ve din ve vicdan özgürlüğü kapsamında bir insan hakkı olarak değerlendirilmektedir. Günümüzde, Avrupa ülkelerinin öncülüğünde birçok ülke, vicdani reddi bir insan hakkı olarak tanımakta ve yurttaşlarına askerlik hizmetine alternatif oluşturan kamu hizmeti benzeri seçenekler sunmaktadır. Bilindiği üzere, zorunlu askerlik hizmeti bağlamında vicdani ret hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde AİHM tarafından kabul edilmektedir. 5/2015 sayılı Anayasa mahkemesi kararında (D. 2/2017) da belirtildiği gibi 3/1962 sayılı Yasa ile Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, KKTC Anayasası’nın Geçici 4. maddesi altında uygulamakla yükümlü olduğumuz bir uluslararası sözleşme konumundadır. Anayasa’nın 90’ıncı maddesinde ifade edildiği gibi usulüne göre yürürlüğe konulan uluslararası antlaşmalar yasa hükmündedir. Uluslararası antlaşmaların KKTC Hukukunda statüsünün ne olduğuna, Anayasa Mahkemesinin 3/2006 (D.3/2006) sayılı kararında yer verilmiştir. Kararın 22. sayfasında şu ifadeler yer almaktadır: “Yukarıda aynen alıntısı yapılan 5.fıkra hükümlerine göre KKTC’de usulüne göre yürürlüğe konmuş uluslararası andlaşmalar sadece yasa hükmünde olmakla kalmayıp bunlar hakkında Anayasa’ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkememize dahi başvurulamaz. Bir başka deyişle bunlar Anayasa ile aynı seviyededir ve diğer yasalardan üstündür.” Yine Anayasa Mahkemesi 8/2013 (D.3/2015) ile 2/2008 (D.2/2016) sayılı kararlarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurallarının yasa kurallarından üstün oldukları ve herhangi bir yasa maddesinin Anayasa karşısındaki durumu incelenirken, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurallarının dikkate alınmaları gerektiği kabul edilmiştir. Yine mezkur Mahkeme kararında; Zaim Necatigil’in 2015 yılında yayımlanan “KKTC’de Anayasa ve Yönetim Hukukunun Esasları” adlı kitabının 42-43’üncü sayfalarında şu görüşe yer verildiği belirtilmektedir. “Sonuç olarak denilebilir ki, KKTC, iç hukukunda en üst norm olan Anayasa’ya ek olarak, Meclis’te usulüne göre yürürlüğe konmuş olan uluslararası andlaşmalarda öngörülen bireysel haklara da uymak durumundadır. Özellikle, Anayasa’da temel hak ve özgürlüklere ilişkin düzenlemeler AİHS’ndeki düzenlemelerle hemen hemen aynı mealde veya denklikte olduğundan, AİHM içtihatları bizdeki temel hak ve özgürlüklere ilişkin anayasal düzenlemelerin yorumlanmasına ışık tutmaktadır. Anayasal kuralların mümkün olduğunca uluslararası hukuka uygun olabilecek tarzda yorumlanması gerekir.” Anayasal kuralların ve Anayasa maddelerinin, mümkün olduğunca uluslararası hukuka uygun olabilecek tarzda yorumlanması gerektiği kuralı KKTC’de benimsenmiş olup, birçok Anayasa Mahkemesi kararlarında bu açıkça ifade edilmektedir. Anayasa Mahkemesi, 31.3.2017 tarihinde karara bağladığı Anayasa Mahkemesi 5/2015 D.2/2017 sayılı davada da yine 3/2006 (D. 3/2006) sayılı karardaki ayni ifadelere yer verilmiş ve Anayasa Mahkemesinin iktibas edilen görüşünden hareketle, önündeki meselede de Anayasa maddelerinin mümkün olduğunca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve Uluslararası Hukuka uygun olabilecek veya ters düşmeyecek tarzda yorumlanması gerektiğini açıkça belirtmiştir. 
Anayasamızın 23’üncü maddesinde Vicdan ve Din Özgürlüğü, 24’üncü maddesinde Düşünce, Söz ve Anlatım Özgürlüğü “Kişinin Hak, Özgürlük ve Ödevleri” başlığı altında; Yurt Ödevi de “Siyasal Haklar ve Ödevler” başlığı altında sayılmaktadır. Yukarıda değinilen Mahkeme kararlarından anlaşıldığı üzere Anayasamızın yorumlanmasında uluslararası antlaşmalar dikkate alınmalıdır. 
Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde; birçok ülkede uygulandığı gibi ülkemizde de uluslararası standartın uygulanması amacıyla işbu Askerlik (Değişiklik) Yasa Tasarısı hazırlanmış olup, bu Yasa altında yürürlüğe konacak bir tüzükle, istismara açık olmayan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vicdani ret hakkı konusundaki içtihatlarında yer alan ilkeler ışığında tanımlanacak olan şartlara uygun olarak vicdani retçi kabul edilenlerin askerlik ödevlerini silahlı kuvvetlerde sivil hizmet veya silahlı kuvvetlerde olmakla birlikte bir görevlendirmeyle kamu kurumlarında sivil hizmet gördürülmesi şeklinde yerine getirmeleri amaçlanmaktadır.


MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. Tasarının Kısa İsmi düzenlenmiştir.
Madde 2. Kimlerin vicdani ret hakkından faydalanacakları düzenlenmiştir.
Geçici Madde 1. Haklarında Soruşturma veya Ceza Davası Açılmış Olanlarla İlgili koruyucu kuralların neler olacağını düzenlenmiştir.
Madde 3. Tasarının yürürlüğe giriş tarihi düzenlenmiştir.


ASKERLİK (DEĞİŞİKLİK) YASA TASARISI
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhyuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:
Kısa İsim
59/2000
43/2002
59/2003
4/2004
5/2005
22/2008
28/2008
35/2009
13/2012
64/2014
6/2015

banner69
64/2017
65/2017
1. Bu Yasa, Askerlik (Değişiklik) Yasası olarak isimlendirilir ve aşağıda “Esas Yasa” olarak anılan Askerlik Yasası ile birlikte okunur.

Esas Yasanın 8’inci Maddesinin 2. Esas Yasa, 8’inci maddesinin (2)’nci fıkrasından hemen sonra, aşağıdaki yeni (3)’üncü fıkra konmak suretiyle değiştirilir:
Değiştirilmesi

(3) (A) Askerlik çağına gelmiş olup kendisini vicdani retçi olarak tanımlayan, ahlaki, vicdani, siyasi, dini gerekçelerle, yurt ödevini silahlı kuvvetlerde asker olarak yerine getirmek istemeyenler, bu fıkra kuralları çerçevesinde vicdani ret hakkından yararlanırlar.
(B) (a) Vicdani ret hakkını kullanmak isteyenler, bu durumlarını bağlı oldukları Askerlik Şubesine bildirirler. Böyle bir bildirim alan Askerlik Şubesi, durumu derhal, incelenmek ve karar verilmek üzere, bu fıkranın (G) bendi uyarınca oluşturulan Vicdani Ret Değerlendirme Kuruluna bildirir.

(b) Vicdani ret hakkını kullanmak isteyen başvurucuların istemleri, Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunca yerinde bulunduğu takdirde, istem sahipleri, vicdani ret hakkından yararlanarak yurt ödevini askerlik süresi kadar bir süre askeri bir eğitime tabi tutulmaksızın silahlı kuvvetlerde uygun görülecek sivil hizmetleri yerine getirirler veya silahlı kuvvetler tarafından kamu kurumlarında aşağıda (D) bendinde tarif edildiği şekilde görevlendirilmek suretiyle alternatif hizmet yerine getirirler.

(C) Vicdani ret hakkından muvazzaflık hizmetini sürdürmekte olan er, erbaş, yedek subay, astsubay ve yedekler de yararlanırlar.

(Ç) Savaş ve benzeri hiçbir olağanüstü hal gerekçesi ile, vicdani ret hakkının kullanımı sınırlandırılamaz ve engellenemez.

(D) Vicdani ret hakkını kullanmak isteyen ve bu yöndeki başvuruları, Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunca kabul edilenlerin yurt ödevlerini silahlı kuvvetlerin görevlendirmesiyle askerlik süresi kadar bir süre, kamu kurumlarında yerine getirmelerine karar verildiği hallerde bahse konu kişilerin öğrenim durumları, mesleki beceri ve yetenekleri dikkate alınarak kamu yönetiminde, hizmet koşulları bakımından herhangi bir ayrımcılığa uğramadan ve cezalandırıcı nitelikte olmamak kaydıyla görevlendirilirler.
(E) Muvazzaflık hizmetini sürdürürken vicdani retçi olduğunu açıklayan ve Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunca kabul edilen er, erbaş ve yedek subaylara hizmet sürelerinin kalan kısmında, yukarıdaki (D) bendinde belirtilen koşul ve niteliklerde kamu hizmeti gördürülebilir. Vicdani retçi olduğunu açıklayan yedekler için ise Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunca kabul edilenlerin yedeklik hali son bulur.

39/1962 (F) Vicdani ret hakkını kullanmak ve yurt ödevini yukarıda tarif edildiği şekilde yerine getirmek isteyenlerin başvuruları, aşağıdaki (G) bendi kuralları uyarınca oluşturulan Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunca, bu fıkra kuralları ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasası ve 1962 İnsan Haklarını Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi (Tasdik) Yasası kuralları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Vicdani Ret konusunda vermiş olduğu kararlar ve bu kararlarda belirlenen ölçütler dikkate alınarak Başbakanlıkça hazırlanacak ve Bakanlar Kurulunca onaylanarak Resmi Gazete’de yayımlanacak tüzükle düzenlenir.

(G) Vicdani Ret Değerlendirme Kurulu, aşağıda öngörülen yedi kişiden oluşur:
(a) Başbakanlık Müsteşarı (Başkan)
(b) Personel Dairesi Müdürü
(b) Eğitim İşleri ile görevli Bakanlığın temsilcisi (Üye)
(c) Başsavcılığı Temsilen bir Savcı (Üye)
(ç) Silahlı kuvvetler temsilcisi
(d) Yüksek Öğretim ve Akreditasyon Kurulunu temsilen Doçent düzeyinden aşağı olmamak üzere seçilerek atanan bir Anayasa hukukçusu (üye); ve
(e) (d) alt bendindeki yöntemle seçilip atanan bir sosyolog öğretim görevlisi(üye)
(H) Vicdani Ret Değerlendirme Kurulu, kendisine iletilen vicdani ret istemlerinin gerekçelerini ve koşullarını değerlendirerek ve kabul edilebilirlik incelemesi yaparak, başvurunun kendisine iletildiği tarihten başlayarak en geç 30 gün içinde kararını vermekle yükümlüdür. Bu karar derhal, yazılı olarak Asal Şube Müdürlüğü ile vicdani ret hakkını kullanmak isteyen başvurucuya bildirilir.

(İ) (a) Vicdani Ret Değerlendirme Kurulu, Başkanın çağrısı ile en az dört kişinin katılımı ile toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir.
(b) Vicdani Ret Değerlendirme Kurulu toplantılarında tam tutanak tutulur ve Kurulun kararları gerekçeli olur.
(J) Vicdani ret hakkı başvurucusunun, Vicdani Ret Değerlendirme Kurulunda dinlenilmeye ve kendini savunmaya hakkı vardır. Kurul, bu hakka saygı göstermekle yükümlüdür.
(K) Kurul Başkan ve üyelerine, toplantılara katılma karşılığında, toplantı başına, Bakanlar Kurulunca saptanacak tutarda, katılım ödeneği verilir.
(L) Vicdani Ret Değerlendirme Kurulu kararlarına karşı yargı yolu açık olup, Yüksek İdare Mahkemesinde dava açılabilir.
(M) Bu fıkra amaçları bakımından:
“Alternatif Hizmet”, ret gerekçeleriyle uyumlu, sivil nitelikli, kamu yararı olan ve cezalandırıcı yapıda olmamak koşuluyla vicdanî ret ileri süren kişi tarafından askerlik hizmeti yerine geçmek üzere yerine getirilen hizmeti anlatır ve bu tanımda yer alan “cezalandırıcı” sözcüğü ise, sadece alternatif hizmetin süresini değil, aynı zamanda tarzını ve gerçekleştirildiği koşulları da içerir.


Geçici Madde Haklarında Soruşturma Açılmış veya Ceza Davası Açılmış Olanlara 1. (1) Bu (Değişiklik) Yasası’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce vicdani retçi olduğunu açıklamış ve bu açıklamaları ve sonucundaki eylemleri nedeniyle haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerle ilgili tüm işlemler durdurulur ve haklarında açılmış bulunan ceza davaları bütün sonuçları ile birlikte ortadan kalkar.
İlişkin Koruyucu Kurallar (2) Bu (Değişiklik) Yasası’nın 2’nci maddesi ile Esas Yasanın 8’inci maddesine eklenen (3)’üncü fıkra kuralları çerçevesinde vicdani ret hakkını kullananlar, ihtiyat olarak değerlendirilemezler ve seferberlik hizmeti için göreve çağrılamazlar.

Yürürlüğe Giriş 3. Bu Yasa, Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten başlayarak yürürlüğe girer.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER