Kıbrıs Genç Tv'den Muazzez Gazihan'a "Başarılı Haber programı ve sunucu ödülü"

Kıbrıs Genç Tv'den Muazzez Gazihan'a  "Başarılı Haber programı ve sunucu ödülü"
banner83
banner80

KKTC Tüketiciler Derneği, “15 Mart Dünya Tüketiciler Günü” etkinlikleri kapsamında, Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde Tüketici Konferansı ve Ödül Töreni düzenledi.

Tüketiciler Derneği’nin 2022 Medya Ödülleri bugün düzenlenen törenle dağıtıldı.

Kıbrıs Genç TV’nin başarılı programcılarından Muazzez Gazihan "Başarılı Haber programı ve sunucu ödülüne layık görüldü.

Tüketiciler Derneği tarafından, tüketicileri mağdur etmeyen ve tüketici haklarını koruyan işletmeleri ödül vererek teşvik etmek ve farkındalık yaratmak amacıyla, her yıl geleneksel olarak düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Faiz Sucuoğlu, bazı milletvekilleri ve iş insanları katıldı.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a “Bağımsızlık Onursal Ödülü” ve Başbakan Faiz Sucuoğlu’na “Tüketici Onursal Ödülü” takdim edilen törende, tüketici haklarına ilişkin iyi örnek teşkil eden 43 işletme ve iş insanına ödül ve plaket verildi.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dernek Başkanı tarafından yapılan açılış konuşmalarının ardından, Prof. Dr. Okan Veli Şafaklı ve ekonomi alanında akademisyen Mehmet Saydam, “tüketici hakları, piyasada fahiş fiyat, ürün ve gıda güvenliği” konularında sunum gerçekleştirdi.

CUMHURBAŞKANI TATAR: “EKONOMİNİN KAYIT ALTINA ALINMASI VE DAHA FAZLA DİREKT VERGİLENDİRME YAPILMASINA YÖNELİK ÇALIŞMALAR ARTIRILMALIDIR”

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, törende yaptığı açılış konuşmasında, Tüketiciler Derneği’nin düzenlediği  törene milletvekilliği dönemlerinden beri her yıl katıldığını kaydederek, burada değerlendirmeler yapabildiğini, çalışmalara destek verebildiğini söyledi ve etkinliği düzenleyenlere teşekkürlerini iletti.

Tatar, son zamanlarda içinde bulunulan krizlerden dolayı moral ve motivasyon düşmüş olmasına rağmen, gelinen aşamada ülkenin ticari hacim ve üretiminde artış olduğuna ve dolayısıyla ticari dengeler içerisinde, yasal düzenlemelerin de desteğiyle yoğun bir tüketim sürecinin de yaşandığına dikkat çekti.

Bir ülkede tüketiciyi korumak için dolaylı vergilerin mümkün olduğunca azaltılması gerektiğini belirten Tatar, kazanan, servet sahibi kişilerden direkt vergi alınması yerine tüketicilerden katma değer, gümrük vergisi gibi dolaylı vergiler ve benzer fonlar alınmasıyla maliye gelirlerinin artırılmaya çalışılmasının büyük bir adaletsizlik olduğunu kaydetti.

Dünyanın her yerinde kazanandan direkt verginin alınabildiğini, ülkede de ekonominin daha fazla kayıt altına alınabilmesi ve direkt vergilendirme yapılabilmesi için çalışmalarının artırılması gerektiğini ifade eden Tatar, memurdan ve devletten maaş alan kişilerden yüzde 40’lara kadar vergi alındığına ancak özel sektörde sıkıntılar yaşandığına değindi.

Tatar, “Devlet her kazanandan vergisini almak zorundadır. Ona göre kamu maliyesini korumak suretiyle dolaylı vergilerin, bütün vergi sistemindeki oransal olarak ağırlığının azaltılması ile tüketici korunmalıdır” dedi.

“PANDEMİ VE RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI İLE ARTAN FİYATLAR ENFLASYONU TETİKLEMİŞTİR. ANCAK BU ENFLASYONU BÜTÜN DÜNYA YAŞAMAKTADIR”

Tatar, dövizde artışla birlikte fiyatların arttığını ancak dövizde düşüş yaşandığında da inmesi gerektiğini belirterek, rekabetin önemine değindi ve bunun denetiminin Ticaret Dairesi’ne bağlı müfettişler aracılılığıyla yapılması gerektiğini belirtti.

Pandemi dönemi ve ardından gelen Rusya-Ukrayna Savaşı ile artan akaryakıt, elektrik fiyatlarının enflasyonu tetiklediğini ancak bu enflasyonun her ülkede yaşandığını hatırlatan Tatar, hükümetin, bu dönemlerde ekonomik düzenlemelere gittiğini, asgari ücret ve maaşlara yapılan artışla piyasayı yönlendirmeye çalıştığını ve bu çalışmaların devam edeceğini kaydetti.

Tatar, özellikle bu zor şartlarda dar gelirli ailelerin korunması gerektiğini vurgulayarak, toplumun fedakarlığı da bilmesi gerektiğini, üst düzey grupların alt düzeyi korumak adına daha fazla fedakarlık göstermesi gerektiğini söyledi.

“BEN HİÇ BİR ZAMAN KARAMSAR OLMADIM. BUNDAN SONRA DA KARAMSARLIĞA YER YOK”

Tatar, KKTC ekonomisinin, üretim ve yatırımlarla bir noktaya gelebildiğini, son dönemde yaşanan pandemi ve savaş gibi krizler sonucunda zarar görmüş olmasına rağmen, bu sürecin geçeceğini, önemli olanın anavatan Türkiye’nin de desteğiyle ayakta durabilmek ve gelecek için doğru adımları atabilmek olduğunu kaydetti.

“Ben hiçbir zaman karamsar olmadım. Bundan sonra da karamsarlığa gerek yok” ifadelerini kullanan Tatar, hedeflerinin lokomotif sektörler başta olmak üzere ülke sektörlerine yapılacak yeni yatırımlarla ülkenin gelişmesi, büyümesi ve artan milli gelirin daha adil bir şekilde paylaşılması olduğunu söyledi.

Tüketicinin korunmasının sadece fiyatları kontrol edilmesinden ibaret olmadığını da belirten Tatar,  ülkede yaşayan,  ülkeye inanan kişilerin kendi düzeyinde refahı yakalayabilmesinin, sağlık sistemi, güvenlik ve adaletin sağlanmasının önemine vurgu yaptı.

“DEVLETİN GELİRİ BELLİ. BİR NOKTADAN SONRA FEDAKARLIK LAZIM”

Tatar, 14 Mart Dünya Tıp Bayramı  nedeniyle, dün sağlık çalışanlarını kutladıklarını, buradaki konuşmalarda bazı kişilerce, bazı farklı mesajların da alındığını söyleyerek, “Bir devlet bir yere kadar. Kaynakları, geliri belli. Ondan sonra fedakarlık lazım” dedi.

Kaynakların artırılması için azami ölçüde çalışmaların yürütüldüğü ancak bunun yapılabilmesi için ilk önce KKTC’nin varlığının sürdürülmesi gerektiğini belirten Tatar, “Sürekli KKTC Devleti’ne farklı anlamlarla ve farklı maksatlarla saldırırsanız, o zaman o devlet, o devletin kurum ve kuruluşları zarar görür, tüketici de refahının artmadığını görür” ifadelerini kullandı.

İlk önce devlete sahip çıkılması ve KKTC’ye inanılması gerektiğimi söyleyen Tatar,  Rusya-Ukrayna Savaşı’nda, bu çağda bile, hiç beklenmedik bir şekilde, bir halkın bir saldırıya uğradığını gördüklerini belirterek, “Tüketici ve halkın en büyük güvencesi anavatan Türkiye’nin bize verdiği güvenlik ve askerinin varlığıdır. İlk önce KKTC diyorum. Ardından garantörü Türkiye diyorum. Kurum ve kuruluşlarımız, sağlık, adalet ve güvenlik diyorum” dedi.

SUCUOĞLU: “PANDEMİDEN KURTULUYORUZ DERKEN, DÜNYAYLA BİRLİKTE KKTC DE, SAVAŞIN OLUMSUZ ETKİLERİYLE KARŞILAŞTI”

Başbakan Sucuoğlu da, yaptığı konuşmada, bugün seracıları ziyaret ettiklerini, seralardaki sıkıntıları dinlediklerini ve fiyatlandırma hakkında bilgi aldıklarını söyleyerek, ileriki günlerde de ekipleriyle birlikte süpermarket ziyaretlerini yapacaklarını ve bu ziyaretlerin devamlı olacağını belirtti.

Son 2 yıldır pandemiyle birlikte, sağlığın ekonomiyi nasıl etkileyebildiğini ve menfi etkilerini tüm dünyayla birlikte KKTC’nin de gördüğünü, pandeminin sıcak hava ve yeni mutasyon sonucunda normal bir gribal enfeksiyona dönmesi beklenirken, Rusya- Ukrayna Savaşı sonucunda, akaryakıt, döviz ve bu bölgelerde üretilen temel gıda fiyatlarındaki artışla yeni bir krizle karşılaşıldığını kaydetti.

Göreve geldikleri günden itibaren bu kaotik duruma çözüm üretmeye çalıştıklarını, ancak akaryakıt ve döviz gibi konularda, yapabilecekleri çok bir şey olmadığını ifade eden Sucuoğlu, dünyanın ekonomik bir darboğazda olduğunu, pandeminin hafiflemesi ve savaşın bitmesiyle çok daha güzel bir dünya ve KKTC olacağına inanç belirtti.

“BİZ ÇOK ZOR KOŞULLARDA, ÜRETEN VE TİCARET YAPABİLEN BİR HALKIZ”

“Biz, çok zor koşullarda, hem üreten hem ticaret yapabilen bir halkız. 40-50 yıldır ambargolara rağmen gemisini suyun üzerinde tutan, rotasını hedefe yönlendiren bir halkız” ifadelerini kullanan Sucuoğlu, bu zor sürecin hep birlikte atlatılacağına inandığını kaydedetti.

Sucuoğlu, “Artık ‘ben’ olmaktan vazgeçip ‘biz’ olmayı başarmamız gerekir. Hep birlikte bu sıkıntılardan kurtulmamız gerekir ve hep birlikte çözüm bulmamı gerekir. Farklı dünya görüşler olabilir, düşüncelerimiz olabilir ancak gün birlikte hareket etme günüdür, gün yapıcı eleştirileri yapma günüdür. Politika siyaset yapma günü değil, hep birlikte sıkıntılara deva bulma günüdür” dedi.

DERNEK BAŞKANI IŞIK: “TÜKETİCİ HAKLARI GÜNÜ, DÜNYA GENELİNDE BM TARAFINDAN KABUL EDİLDİĞİ 15 MART 1985 TARİHİNDEN, ÜLKEDE DERNEĞİMİZİN KURULDUĞU 1990 YILINDAN BERİ KUTLANMAKTADIR”

Dernek Genel Başkanı Hasan Y. Işık ise, Dünya Tüketiciler Günü’nün dünyada  Birleşmiş Milletler tarafından kabul edildiği 15 Mart 1985 gününden beri, ülkede ise Tüketiciler Derneği’nin kurulduğu 1990 yılından beri kutlandığını hatırlatarak, tüm katılımcılara katkı için teşekkür etti ve ödül alacakları kutladı.

Törende devlet yetkililerinin olmasının, devletin tüketici hak ve sorunlarına karşı ne kadar ilgili olduğunu ve günün bir şölen niteliğinde kutlanılmasının ise ülke işletmecilerinin tüketiciye ne kadar saygılı olduğunun bir göstergesi olduğunu belirten Işık, dernek olarak verdikleri mücadele sonucunda bu hakların yasallaştığını ve AB normlarına ulaşabildiklerini kaydetti.

Hiçbir karşılık beklemeden, telefon aracılığıyla veya yazılı olarak aldıkları şikâyetlerin yüzde doksanını çözebilen bir dernek olduklarının altını çizen Işık, yasal sürecin Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’nda kurulan birim ile sürdürüldüğünü ve ALO171 tüketici hakkıyla tüketicinin şikayetlerinin alınabildiğini hatırlattı.

Işık, Tüketicileri Koruma Dairesi’nin kurulmasının gerekliliğine değinerek, bu yönde yetkililere çağrıda bulundu.

Güncelleme Tarihi: 15 Mart 2022, 16:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER