“Madem çözüm olmuyor, izolasyon altında yaşamaya devam edeceksiniz demek, insan hakkı ihlalidir”

“Madem çözüm olmuyor, izolasyon altında yaşamaya devam edeceksiniz demek, insan hakkı ihlalidir”

Eski Meclis Başkanı Sibel Siber, Kıbrıs konusunda, kısır iç çekişmeler bir tarafa bırakılarak BM’ye, uluslararası topluma bu haksızlığa son verilmesi konusunda gerekli mesajın verilmesi gerektiğini söyledi.

Siber, “Karşı tarafın olumsuz tutumundan dolayı çözüme ulaşılamadığı bir durumda, halkımıza ‘Madem çözüm olmuyor, izolasyon altında yaşamaya devam edeceksiniz’ demek, bir insan hakkı ihlalidir. Meclis’in bu konuda yeni bir ortak deklarasyon yayınlaması önemlidir. Halkın iradesinin temsilcilerinin Birleşmiş Milletler’e, uluslararası topluma vereceği bu mesaj, özellikle Rum liderin bu son tavrından sonra daha da büyük önem taşımaktadır” dedi.

Siber yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs konusunda değerlendirmelerde bulundu. Siber, geçtiğimiz gün Rum Lider Nikos Anastasiadis’in, BM temsilcisi Jane Holl Lute aracılığıyla ilettiği mesajında federasyonun temel parametresi olan siyasi eşitliği kabul etmediğini bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydetti.

Anastasiades’in başkanlık seçimi sırasında da, yönetim erkinin Kıbrıs Rum toplumunda olacağı bir çözüm için çalışacağının sözünü vererek halkından oy istediğini anımsatan Siber, şöyle devam etti:  

“O dönemde bazı siyasetçilerimiz, Anastasiadis’in bu söyleminin seçime yönelik olduğunu ve anlayışla karşılanması gerektiğini ifade etmişti. 27 Kasım 2016’da yaptığım açıklamada, ‘Anastasiadis’in Kıbrıslı Türklerle eşit ortaklığı dile getirdiği takdirde seçimi kazanamayacağına inanmasının, Rum tarafındaki iradenin federal ortaklık lehine olmadığını göstergesidir’ demiştim. 2004’te BM çözüm planının Rum halkı tarafından ret edilmesinden tam 15 yıl sonra, Rum lider masadaki çözüm formülünün ana parametresini yine ret etmiştir.”

“DAĞINIK GÖRÜNTÜDEN KURTULMAK GEREK”

“Bu aşamada bizim dış dünyaya verdiğimiz dağınık görüntüden bir an önce kurtulmamız gerekmektedir” diyen Sibel Siber, şöyle devam etti:

“Bunca yıldır sürdürülen görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının sorumlusu olmadığımız halde mağduru durumundayız. Rum tarafının olumsuz tavrından dolayı haksız bir şekilde cezalandırılan, izolasyon altında tutulan Kıbrıslı Türklerdir. Bunları sadece kendi kendimize anlatarak ya da saat başı basına demeçler vererek bir yere varamayacağımız açıktır. Öğrenilmiş çaresizlik önümüzdeki en büyük engeldir. Kendini her konuda haksız gören, ya da haklı olsa da hakkını alamayacağına inandırılmış kişi veya toplumlar, kaderlerine razı olurlar, sadece beklerler. Böyle bir durumda da hep kaybeden olurlar.”

Birleşmiş Milletler’in yayınladığı 4 Aralık 1986 tarihli  41/128 sayılı deklarasyona da değinen Siber, deklarasyondaki “Herkesin, her toplumun ekonomik, sosyal, kültürel alanda gelişmesi bir insan hakkıdır ve buna saygı duyulması gerekir” ifadelerine dikkat çekti.

“BM’YE DÜŞEN GÖREVLER VAR”

Nisan 2014’te İngiltere’de Lordlar Kamarası’nda yaptığı konuşmada BM’nin bu deklarasyonuna vurgu yaptığını ve Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyon ve ambargoların kaldırılması gerektiğini söylediğini anımsatan Sibel Siber, “Şimdi gelinen bu aşamada, Rum liderliğinin bu olumsuz tavrı karşısında BM’ye düşen görevler vardır. BM’den beklenen yeni bir Kıbrıs raporu sunması ve böylelikle statükonun devamı değildir. Somut gerçekler ışığında Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların artık sona erdirilmesi konusu gündeme gelmelidir” dedi.  

“MECLİS, CUMHURBAŞKANI VE HÜKÜMET ORTAK BİR DİLLE…”

Siber açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Uluslararası kamuoyuna verdiğimiz dağınık ve pasif görüntü bir tarafa bırakılmalıdır. Meclis, Cumhurbaşkanı ve Hükümet ortak bir dille, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’ne federasyon görüşmelerinin çıkmaza girmesinin nedeni, siyasi eşitlik konusunda Rum liderin tavrı ortadayken, sorumlu olmadığımız bu durumun daha fazla mağduru olmak istemediğimiz anlatılmalıdır. BM’den ilk adım olarak Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların kalkması talep edilmelidir. Unutmamalıyız; haklı olmak, hakkınız verilecek anlamı taşımaz.

Federasyona razı olmayan, yönetimi bizimle eşit paylaşmak istemeyen Rum tarafı ile yönetim erkinde daha az paylaşımlı veya paylaşımsız çözüm formüllerine açık olmalıyız. ‘Federasyondan başka bir şey görüşmem’ söyleminin neye yol açtığını, sanırım Rum liderin son teklifiyle de anlamış olduk.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER