Meclis'te güncel konuşmalar

Meclis'te güncel konuşmalar
banner83
banner80

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulunda güncel konuşmalar yapılıyor. Milletvekilleri, ekonomiden sağlığa, elektrikten sosyal hizmetlere birçok konuyu meclis gündemine taşıdı.


AKANSOY
İlk konuşmayı Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Gazimağusa Milletvekili Asım Akansoy “Son Siyasi Gelişmeler” ile ilgili yaptı.
Ukrayna’daki savaşa değinen Akansoy,  bölgeden kaçan insanların komşu ülkelerden AB ülkelerine geçtiğini kaydederek ölü ve yaralı sayıları hakkında bilgi verdi. 10 milyon Ukraynalının yerinden edildiğini de vurgulayan Akansoy, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin hukuku ihlal olduğunu kaydetti.
Uluslararası hukukun ihlal edildiği her olayın kötü olduğunu dile getiren Akansoy, NATO ve AB’nin bu savaştaki rolü ve yeni dünyanın yapılanmasıyla ilgili örnekler verdi.
Yaşanan krizin KKTC’nin “ayağına da sarıldığını” belirten Akansoy, “Kıbrıs sorunu cumhurbaşkanının tutumu nedeniyle belirsizlikten belirsizliğe sürükleniyor” dedi.
Bunun ülkeyi uluslararası dünyadan uzaklaştırdığını ifade eden Akansoy, bu tavırların diplomatik dili tıkadığını, söz sahibi olmayı fikri bile alınmayan bir yapıya dönüştürdüğünü söyledi.
Akansoy, uluslararası hukukun dışına çıkarak yapılan her söylemin, ülkeyi arka bahçe konumuna düşürdüğünü belirterek BM’nin ortak zemin çağrısına kulak verilmesi gerektiğini söyledi.
Belirleyen değil belirlenen, özne değil nesne konumuna gelindiğini söyleyen Akansoy, çözüm zeminin yeniden ortaya konması gerektiğini belirtti.
Akansoy, Batı blokunun kendini yeniden yapılandırırken TC’nin alacağı rolün ilişkileri yeniden düzenleme zorunluluğu getireceğini ifade ederek, “ bizim de bunu göz önünde bulundurarak adım atmamız gerekir” dedi.
Antalya Diplomasi Formu’nda Cumhurbaşkanı Tatar’ın iki devlet politikasından mutlu olduğunu, ancak Borel’e “Bana bir şey anlatacaksa Anastasiadis anlatsın o bana iletir” dediğini anlatan Akansoy, bunun uluslararası hukuktan nasıl kopulduğunun göstergesi olduğunu söyledi.


BARÇIN
CTP Lefkoşa Milletvekili Devrim Barçın, “Mali Olarak Türkiye’ye Bağımlı Değiliz, Kendi Kendimizi Yönetebiliriz” başlıklı konuşma yaptı.
İfade edeceği rakamların Maliye Bakanlığı’nın sayfasından alındığına işaret eden Barçın, kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomiden herkesin mutlu olacağını, bunun bağımsız ve şeffaf olunacağı anlamına geldiğini kaydetti.
Pandemi öncesinde vergi yoluyla toplanan paranın yüzde 47’sini bankaların ödediğine işaret eden Barçın, “beyan edilen vergiyi toplamayı becerebilseler kendi ayakları üzerinde durulmasını sağlayabileceklerini” kaydetti.
Barçın, “var olan kaynakları kullanma iradesi gösterildiğinde hükümetlerin bile bozulduğunu” kaydederek, ilk adım olarak 3’lü kararnameyle atamaları durdurmanın bile büyük bir kaynak yaratacağını söyledi.
Atamaların kapsadığı kaynakla ilgili rakamsal bilgi veren Barçın, “müdürleri değil müşavirleri müsteşar atasalardı 214 esnafın elektrik parasını ödeyebilirlerdi” dedi.
“Anadolu halkının gelirini müsteşarın emeklilik parasını yükseltmek için kullanırsak, haftada bir bakan değişmek sorunda kalmak normal” diyen Barçın, bütçenin nasıl hazırlandığını ve gider gelir dengesinin nasıl sağlandığını anlatarak, taahhüt edilen hibe miktarının 2021’de yüzde 48’inin gönderildiğini vurguladı.
“TC askeri harcamalarına siz karışmayacaksınız diyorsa parayı niye biz veriyoruz ,personel alımına bile onlar karar veriyor” diyen Barçın, Bakanlığın sayfasında genel gelirlerin 275 milyon artıda göründüğünü ancak hala öğrencilerin bursunu alamamasına anlam veremediğini kaydetti.
Barçın, vergi konseyi kurulmasını ve pandemi döneminde gelirlerini 2 kat arttıran işletmelere yüzde 5 KDV indirimi yapılmasını “akıllara ziyan bir uygulama” olarak değerlendirdi.


ATUN
Maliye Bakanı Sunat Atun söz alarak, kurumlar vergisinin önemli bir konu olduğunu, 1 hafta sonra bu konuya yazılı açıklama yapacağını belirtti.
Atun, vergi konseyi kurulmasının da doğru bir fikir olduğunu, rekabet kurulu, yenilenebilir enerji kurulu oluştururken de çok faydalandıklarını söyleyerek, geçmişte reform ödenekleri olduğunu, savunma giderlerinin bütçede yer aldığını anlattı; “GKK kendi ordumuz, her ne kadar TC taahhüt etse de kaynak gerektiğinde bizim savunmamızı sağlayan bu kurumu kaynaksız bırakmak söz konusu değil” dedi.
Burslar konusunda bilgi almaya çalıştığını, fonların bir kısmının bütçede kullanılamadığını söyleyen Atun, bursların niye ödenmediğiyle ilgili detaylı bilgiyi haftaya getireceğini belirtti.


BİRİNCİ
CTP Girne Milletvekili Ceyhun Birinci, “Güncel Acil Sorunlar” ile ilgili güncel konuşmasında,  “son zamanlarda herkesin gördüğü gibi dış müdahalelerin her alana yayıldığını”  ifade ederek, örnek verirken, son kabine değişikliğinde müdahale olmadığı söylemlerini inandırıcı bulunmadığını söyledi.
Bu “müdahalelerin” kendilerini üzdüğünü, buna izin verenlerin de “sinirlerinin gerildiğini” ifade eden Birinci, Tıp Bayramı töreninde yaşananların ve saraydan kovulduğunu iddia eden gazetecinin de bunun yansımaları olduğunu kaydetti.
Birinci, “federasyon yanlısı aydınların TC’ye alınmamasına” da değinerek, talep edilen, suçunun ne olduğunu öğrenme isteğinin meclis olarak cevaplanması ve başkaları da var mı öğrenmek gerektiğini, bunun meclisin görevi olduğunu vurguladı.
Halkın çok ciddi sorunları varken meclisin belediye reformuna ivedilik istediğini anımsatan Birinci, elektriğe, ekmeğe ilaca zam yapan hükümetten ekonomik tedbirler ve ek bütçeyle ilgili tedbirler beklerken bu ivediliğe anlam veremediklerini, reformun yeni atamalar içermesinin de şaşkınlık yarattığını belirtti.
“Hastanelerde panadol bile yokken, prostat kanserini tedavi eden ilaç bulunmazken, belediye reformuyla zaman harcamanın üzücü olduğunu” dile getiren Birinci, ilaçlara gelen yüzde 30 zamla vatandaşın ilaca ulaşmasının daha da zorlaştığını, en azından ilaçtaki KDV’nin sıfırlanmasını istedi.
Birinci, “2-3 ay içinde ciddi ilaç sorunu yaşanacağını” vurgulayarak, ne yapılmasının planlandığını bilmek istediğini belirtti,  yapılacak hastane konusunda da bilgi istedi.
Birinci, ülkedeki tüm sektörlerin “kaynadığını “, hükümetin bu konuda üzerine düşeni yapması halinde muhalefet olarak desteğe hazır olduklarını belirtti.


PİLLİ
Sağlık Bakanı, UBP Milletvekili Ali Pilli de, dünyadaki ekonomik krizin sağlığı da etkilediğini, pandemi sürecinin ilaçlar konusunda tüm dünyada sorun yarattığını ifade ederek, ülkedeki ilaç sıkıntısını inkar etmediklerini ancak bunun tüm dünyada yaşandığını söyledi.
170 milyonluk ilaç ihalesine çıkıldığını, bunların geleceğini ve 6-7 aylık ihtiyacı gidereceğini ancak bir dizi ilaca ulaşılamadığı için teklif vermediklerini belirten Pilli, kanser ilaçlarında ise söylendiği kadar sıkıntı olmadığını belirtti.
Pilli, Lefkoşa Devlet Hastanesi için de yeniden ihaleye çıkılacağını ifade etti.


ROGERS
Halkın Partisi (HP)Girne Milletvekili Jale Refik Rogers da “KKTC, Sosyal Devlet Olmanın Neresindedir?”  konusunda konuştu.
Rogers, Yaşlılar Haftası nedeniyle konu unutulmadan bazı hizmetlerden bahsetmek istediğini ifade edrek, kısa süre önce Sınırüstü’ndeki yaşlı bakımevinde yaşananları hatırlattı.
Huzur evleri yasasının yeterli olmadığını, yaşlı bakım evleri yasasının da yıllardır tamamlanmadığını söyleyen Rogers, bu bakım evlerine, kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilen ve sürekli doktora ihtiyaç duymadan hayatını sürdürebilenlerin kabul edilmesi gerekirken günümüzde her türlü tıbbi bakıma ihtiyaç duyan kişilerin bile buralarda barınabildiğini belirtti.
Çocuk izleme yasasının da yetkinin kime verileceğine karar verilemediği için geçirilemediğine işaret eden Rogers, dünyanın çoğu yerinde bu bakım evlerinin sosyal hizmetler dairesinin sorumluluğunda olduğunu, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığını söyledi.
Sosyal Hizmetler Dairesinin kadrosunun güçlendirilmesi gerektiğinin farkında olduğunu, eğer sosyal bir devletsek bu konunun göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydeden Rogers, bakım evlerinde süreç içerisinde yaşanan sorunlara örnekler verdi.
Ruhsal bozukluğu olan yaşlılarla ilgili de yasa çalışması başlatıldığını ancak tamamlanmadığını anımsatan Rogers, bu konunun yeniden gündeme gelmesini istedi ve destek sözü verdi.
Rogers, özel eğitim yasasının da bir çerçeve olduğunu, yürütmede neler yapılacağının çok daha önemli olduğuna işaret ederek, eğitim merkezlerinin 4 yaş öncesine eğitim verememesinin sakıncalarını anlattı.
Özel Eğitim merkezlerinin öğlene kadar hizmet vermesinin ve bire bir imkanının olmaması gibi eksikliklere de değinen Rogers, maddi gücü olanların özelden destek alırken olmayanın bir dizi eğitimi alamadığını kaydetti.
Rogers, kaynaşma eğitiminin tüm özel gereksinimli bireylere sağlanması gerektiğini, bunun yolunun açılmasının da önemli olduğunu vurgulayarak, tüm bunların devlet tarafından karşılanmasına gerek olmadığını, tüm dünyadaki gibi yaşlılar için de, özel gereksinimli bireyler için de devlet destekli adımlar atılabileceğini söyledi.
İlaç Eczacılık Dairesi’nin çağı yakalaması için güçlendirilmesini temenni eden Rogers, hala ülkeye giren, kullanılan ilaç konusunda bile net ve güncel bilgisi olmadığını kaydetti.
Rogers, hükümetin tüm atamalara para ayırabilirken ilaç, burs gibi giderleri karşılayamamasını kınayarak, hükümetin bir an önce denge sağlamasını temenni etti.
PİLLİ
Eleştirileri yanıtlayan Sağlık Bakanı Ali Pilli, herkesin bir gün yaşlanacağını, bu konunun çok önemli olduğunu ve bu konudaki bir dizi yasa çalışmasını bir an önce meclise getireceklerini söyledi.
İlaç Eczacılık Dairesi’nde geçmişte yaşananlardan ders aldıklarını ve otomasyon sistemine geçme çalışmalarına zaten başladıklarını ifade eden Pilli, özel eğitimle ilgili kendisinin de devamlılık arzeden, doğumdan başlayan bir süreç olması gerektiğinin bilincinde olduklarını ifade etti.
Pilli, engellilere sahip çıkmak için gerekli yasaların çıkarılması, özel eğitim ihtiyacı olan çocuklara da sahip çıkılması gerektiğini kaydetti ve ilerleyen dönemde gereken ne ise yapmaları gerektiğini kaydetti.
Eski Sağlık Bakanı CTP Milletvekili Filiz Besim’in yaşlı bakım evleri ile ilgili kendi bakanlığı döneminde hazırladıkları, Bakanlar Kurulu’nun onayına gitme aşamasındaki tüzüğü sorması ve o tüzüğün geçirilmesiyle teşkilatlanma sorununun çözüleceğini söylemesi üzerine ise Pilli, konuyla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Hastalık yanında bir de bakıma muhtaç olanlar bulunduğunu, Sağlık Bakanlığı’nın onca işi varken bir de bakım evleriyle ilgilenmemesi gerektiğini dile getiren Pilli, bakım evlerinin idaresinin yerel yönetimlere verilmesi gerektiği yönündeki görüşünü ifade etti.
Pilli, bakım evlerindeki kişiler hasta olduğu zaman Bakanlığın gerekli kontrolleri yapıp tedaviyi gerçekleştirebileceğini, ancak yönetimin yasalarla yerel yönetimlere verilmesi gerektiğini yineledi.


ŞAHİNER
CTP Lefke Milletvekili Salahi Şahiner de, “Ülkemizi Bekleyen Enerji Krizi” ile ilgili konuşmasında,  yüz yılda bir yaşanan pandeminin ekonomi üzerindeki etkisinin belli olduğunu ancak ülke olarak bu durumda olunmaması gerektiğini, bundan sonra daha da dikkatli davranılması gerektiğini söyledi.
Petrol ürünlerinin el yakacağı, tedarik zincirinin bozulmuş olması gibi nedenlerle 60 dolardan 130’a kadar çıktığını hatırlatan Şahiner, bu artışı Rusya- Ukrayna savaşına bağlamanın doğru olmayacağını vurguladı.
Şahiner, beklenmeyen gelişmeler yaşandığını, akaryakıttaki fiyat artışının ekonominin durma noktasına sebep olacağını fark ettiklerini  söyleyerek,  bir an önce çözüm bulmak için hemen çalışma yapılmasını istediklerini, Elektrik Kurumunun da elektrik arz güvenliğini sağlayacak adımlar atılmasının aciliyetine değindi.
Şahiner, akaryakıt tedarikinin hata kaldırmayacak bir döneme girdiğini ve bu konuda bilgi istediğini söyleyerek, AKSA’nın 2024’de bitecek sözleşmesinin ardından yolları ayırma zamanının geldiğini savunarak, Elektrik Kurumunun üzerinde yarattığı yükün kaldırılabilir olmaktan çıktığını vurguladı.
Kıb-Tek’e yatırım yapılamaz söylemlerinin doğru olmadığını, AKSA’nın açığını kapatacak yatırımların da fazla zeka gerektirmediğini söyleyen Şahiner,  “50 milyonluk bir alete kira bedeli olarak 300 bin ödenmesi akla ziyan” dedi.  Şahiner, AKSA’nın sahip olduğu cihazların 1 yıllık AKSA ödemesiyle karşılanabileceğini, bunun planlanmasının bugünden yapılabileceğini söyledi.
3 bin TL’lik faturanın 400’lük kısmının AKSA’ya gitmesinin sürdürülebilir olmadığını yineleyen Şahiner, bu sözleşmenin uzatılmasının anayasaya da aykırı olacağını ve takipçisi olacaklarını kaydetti.
Şahiner, taraf değilim ancak iş o noktaya gelinirse de yerli şirketlerle bunun çözülebileceğini, peşkeşe gerek olmadığını söyledi.
AKSA kalırsa şalterlerin zaten mecburiyetten vatandaş tarafından kapanacağına inandığını söyleyen Şahiner, temiz enerji yatırımları için AB fonlarından yararlanılması için hükümetin girişimde bulunup bulunmadığını sordu.
ATUN
Eleştirileri yanıtlayan Maliye Bakanı Sunat Atun, spot alımlarla ilgili aynı hassasiyete sahip olduklarını belirterek, Kob-Tek’in yakıtını zamanında ve belirlenen kalitede getirmek zorunda olduğunu, garanti alım yapmak zorunda olduğunu söyledi.
İhale zamanının geldiğini, akaryakıtı teslim edecek kurumun güçlü ve sağlam olması gerektiğini vurgulayarak, AKSA konusunda önceden de yollarını ayırma amacında olduklarını bu yönde adım attıklarını hazırlıkların bile 6 ayla bir yıllık çalışma gerektiğini anlatan Atun,  156 milyon kar sağladıklarını ve yatırım için ayırdıklarını, maalesef süreç içinde çok farklı bir noktaya gelindiğini bugünkü gerçeklerle hareket etmek gerektiğini kaydetti.
Elektrik Kurumunu yatırıma hazırlamak gerektiğini, 1milyon 7 yüz binden fazla borcu olan elektrik kurumunun borçlanabilitesini de yitirdiğini, nasıl makine kazandırabilecekleri için bile çalışma yapma gerektiğini söyleyen Atun, AKSA’nın geleceğini kendi imkanlarını değerlendirerek karar vermeleri gerektiğini vurguladı.
Atun, bugünkü dolar olan tarife üzerinden sürdürülmesinin mümkün olmadığını ancak uzun vadeli planlama yapmadan karar vermenin mümkün olmadığını söyledi. 
Atun, AB enerji fonlarının büyük bir imkan olduğunu, 1-2 senedir durdurulduğunu, kendilerinin bu fonlarla önceden zaten çalışma yaptığını söyleyerek, konuyla ilgili bilgi verdi ve en büyük güneş enerjisi çalışmasını bu fonlarla yaptıklarını aktardı.
Şahiner, yeniden söz alarak, ülkenin elektriksiz kalmaması için AKSA’yla sözleşmenin uzatılmasının masada beklediğini anladığını ancak ilgili şirketin bulunmaz olmadığını, bu imtiyazların yerli şirketlere de tanınabileceğini söyledi.
İhaleye çıkılarak yerli kişilerin de aynı imtiyazlarla aynı hizmeti verip veremeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini yineleyen Şahiner, en azından bu yöntemle yerli halkın da yatırım yapmasının teşvik edileceğini kaydetti.

BESİM

CTP Milletvekili Filiz Besim konuşmasında, bundan 5 yıl önce Küba’yı ziyareti sırasında Küba’nın gıda güvenliği konusunda yakaladığı başarının kendisini çok etkilediğini anlatarak, Küba’nın “gıda egemenliği” diyerek, kendisine yetecek tarımsal gıdayı oluşturmak için çalışmalar başlattığını kaydetti.

Geçen yılların pandeminin etkisiyle kendi kendine yetebilmenin önemini gösterdiğini dile getiren Besim, gıda egemenliğinin, savaşların, pandeminin yaşandığı dünyada çok önemli bir konu olduğunu söyledi.

“CYPFRUVEX BİR DENGE UNSURU”

Narenciyenin KKTC için önemine değinerek; ikinci ihraç ürünü olduğunu ifade eden Besim, Cypfruvex’in bir denge unsuru olduğunu kaydetti. Besim, bu yıl narenciye ürünleri için belirlenen fiyatları sıralayarak, bu rakamların geçen yılla aynı olduğunu söyledi. Besim, ürünlerin fiyatlarının geçen yılın  iki katı olması gerektiğini belirtti.

Cypfruvex’in şeffaf, denetlenebilir olması gerektiğini dile getiren Besim, siyasi atamaların kuruma zarar verdiğini savundu. Pandemi nedeniyle kurumun işçi sıkıntısı yaşadığını aktaran Filiz Besim, piyasayı iyi yönetmesi gereken kurumun ürünleri çok daha yüksek fiyatlara kestirdiğini öne sürdü.

Taşımacılık konusunda da çok yetersiz bir fiyat belirlendiğini ifade eden Besim, şubat ortasında başlaması gereken valensiya hasadının başlamadığını söyledi.

1974’ten önce kurumun dünya piyasasında prestiji olduğunu dile getiren Besim, bu yıl satışların sadece Türkiye ile sınırlı kaldığını söyledi. Elektrik zammı, gübre fiyatındaki artışa dikkat çeken CTP Milletvekili Besim, üreticinin pahalılığın girdabında olduğunu belirtti.

“SÖZLEŞMELİ ÜRETİME BİR AN ÖNCE GEÇMEK ZORUNDAYIZ”

Güney Kıbrıs ve Türkiye’deki üreticiye verilen desteğe değinen Besim, Güzelyurt’ta su kaynakları konusunda da sıkıntı olduğunu söyledi. “Sözleşmeli üretime bir an önce geçmek zorundayız” diyen Filiz Besim, gıda güvenliği açısından sertifikalı üretimin önemini vurguladı. Besim, ithal ürünlerin pahalılaştığını ancak yerli ürünlerin fiyatlarının aynı olduğunu da kaydetti.

OĞUZ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz konuşmaya verdiği yanıtta, tarım alanında ortak sorunlar olduğunu kaydederek, dünyada Covid’den sonra farklı bir düzen kurulduğunu söyledi.

Narenciyenin Güzelyurt bölgesinin sarı altını olduğunu dile getiren Oğuz, Cypfruvex gibi kurumların denge unsuru olduğunu ve yaşatılması gerektiğini kaydetti.

Cypfruvex’in maliyetlerin artmasıyla zor günler yaşadığını aktaran Oğuz, kurumun piyasaya yaptığı müdahaleyle ürünün hak ettiği değeri bulmasını sağladığını belirtti.

Kurumun 12 ay 365 gün açık olması gerektiği görüşünü dile getiren Oğuz, geçen yıla oranla narenciye ürünlerinin belirlenen fiyatlarının az olduğunu söyledi.

Kesim ekibi sorununun pandemiden sonra ortaya çıktığını dile getiren Bakan Oğuz, işçi sıkıntısı anlamında sürecin devam ettiğini kaydetti.

Her yıl yurt dışından gelen işçi sayısının düştüğünü ifade eden Oğuz, bunun çözümüyle ilgili çalıştıklarını belirtti. Gelen ekibin az olmasının sıkıntı yarattığını dile getiren Oğuz, kesilmeyen ürünün kurumun ürünü olduğunu belirtti.

“ÜRETİCİ MAĞDUR EDİLMEYECEK”

Türkiye Cumhuriyeti yetkilileriyle işçi sıkıntısını görüştüklerini dile getiren Oğuz, “Üretici mağdur edilmeyecek” vurgusu yaptı.

Narenciye ile ilgili devletin  teşvik verdiğini ifade eden Oğuz, tüccar anlamında ekstra artan maliyetleri devletin karşılayamayacağını söyledi.

“ÖZELLİKLE ENERJİ BÜYÜK SORUN”

Valensiyada 65 bin ton rekolte beklendiğini dile getiren Oğuz, girdi maliyetleri, özellikle enerjinin büyük bir sorun olduğunu vurgulayarak, bunun Bakanlar Kurulu’nda da dile getirildiğini söyledi. Bakan Oğuz, “Üretim mutlaka enerji anlamında teşviklendirilmelidir” dedi.

Besim’in yerinden sorusu üzerine Bakan Oğuz, yeni teşvik konusunda çalışma yapacaklarını ifade etti.

Rusya-Ukrayna Savaşı hakkındaki başka bir soru üzerine Bakan Oğuz, Rusya’ya daha çok mandora gittiği için bu konuda bir sıkıntı olmadığını söyledi.

Dursun Oğuz’un konuşması sırasında yerinden söz alan CTP Milletvekili Fikri Toros, narenciye ve patates gibi büyük ölçekte tarım üretimi yapan çiftçilere Off-Grid yenilenebilir enerji izni sağlanmasını önerdi.

Bakan Oğuz da, bu projelerin 3-4 yıl önce başladığını, bazı üreticilerin bu sisteme geçtiğini anlattı.

İNCİRLİ

CTP Milletvekili Sıla Usar İncirli ise konuşmasında, koruyucu sağlık hizmetlerinin çok önemli olduğunu ifade ederek, KKTC’de bunun süslü sözlerden ibaret olduğunu savundu.

Hükümet programında bu hizmetin sadece tanımının yapıldığını kaydeden İncirli, ülkede bunun içler acısı durumda olduğunu söyledi.

Aşılamanın koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli konusu olduğunu ifade eden İncirli, ülkede de aşılar yapıldığını ancak Covid-19’da aşılama hedefine ulaşılmadığını öne sürdü.

Ülkede her gün 500 vaka çıktığını ve ölü sayısının azalmadığını ifade eden İncirli, ölenlerin tümünün eksik aşılı veya aşısız olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığı’nın aşılamayla ilgili bir gayretinin olmadığını öne süren İncirli, bilim dünyasının Ba2 varyantını konuştuğunu kaydetti. Bu varyantın çocukları ve yaşlıları öldürme riskine dikkat çeken İncirli, ülkede Covid dışı hastalıklar olduğunu da ifade etti.

Rahim ağzı kanserine değinen İncirli, bu virüse karşı aşı geliştirilmesine rağmen ülkede bu aşının yapılmadığını ifade ederek, hala bu aşının ulusal aşılama programına girmemesini kabul etmenin mümkün olmadığını belirtti.

Hastalığın maliyetlerinin çok yüksek olduğunu anlatan Sıla Unsur İncirli, hastalığın maliyetlerinin hesaplanması gerektiğini söyledi. “Aşıyı neden ulusal aşılama programımız içine alamıyoruz?” sorusunu soran İncirli, aşılamanın yapılması gerektiğini kaydetti.

Ülkede işitme-konuşma engelli vatandaşlar olduğunu dile getiren İncirli, bu vatandaşların şeffaf maske olmayışından iletişim kuramadıklarını ve çok ciddi ayrımcılığa maruz kaldıklarını kaydetti.

Kıbrıs İşitme Konuşma Engelliler Vakfı’nın şeffaf maske projesinin desteklenmesi gerektiğini kaydeden İncirli, konuşmasının sonunda Covid-19 salgınının henüz bitmediğine vurgu yaptı. İncirli, Covid-19 aşısında hedeflerin zorlanması gerektiğini belirtti.

KÜRŞAT

CTP Milletvekili Fide Kürşat ise konuşmasında, son 2 yıldır tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi ve Rusya Ukrayna Savaşı’na dikkat çekerek, ülkede bunların çarpan etkisi yarattığın dile getirerek, hükümetin nerede olduğunu sorguladı.

Hükümet edenlerin halkına kör, sağır olduğunu öne süren Kürşat, halkın açlık sınırı altında yaşamaya mahkum edildiğini söyledi. Tüm sektörlerin hayatta kalmaya çalıştığını ifade eden Kürşat, bitkisel ve hayvansal üretimde girdi maliyetlerinin sorun olduğunu kaydetti.

Her kaleme zamlar geldiğini dile getiren Kürşat, tarım sektörünün önemine dikkat çekti. Ülke ihracatının büyük kısmını narenciye ve sütün oluşturduğunu ifade eden Kürşat, ülkede süt sektörüyle ilgili planlama olmadığını savundu.

Bugün günlük süt üretim miktarının 500 ton civarında olduğunu kaydeden Kürşat, ülkede süt pazarlama konusunda sıkıntılar yaşandığını söyledi. Mazot ve elektrik giderlerinin artışına dikkat çeken Kürşat, süt fiyatının borsa fiyatı üzerinden şekillendiğini belirtti.

Üreticilerin ürettiklerini sütün maliyetini bile alamadığını kaydeden Kürşat, arpaya yüzde 40 oranında zam gündemdeyken eylem açıklanmasının ardından bu zammın ay sonuna kadar bekletildiğini savundu.

Üreticilerin zamanında ödenememesinden kaynaklı zarar ettiklerini ifade eden Kürşat, süt paralarının taksitle ödenmeye devam ettiğini söyledi. Her süt zammıyla imalatçıların artan maliyetlerini süt fiyatına eklediğini kaydeden Kürşat, her şey artarken üreticiye verilen desteklerin aynı kaldığını söyledi.  

Türkiye’de desteklerin yükseldiğine dikkat çeken Kürşat, ülkede bu konuda çalışma yapılıp, yapılmadığını sordu.

Sektörün sürdürebilirliğini sağlamak adına devletin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Kürşat, hükümetin atmayı düşündüğü adımların neler olduğunu da sordu.

“İVEDİ OLARAK EK BÜTÇE HAZIRLANMALI”

Hükümetin destek programı açıklamamasını eleştiren Kürşat, kısa, orta, uzun vadeli hedeflerin ivedi olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Üretim maliyetlerinin aşağıya çekilmesi için desteğin önemine dikkat çeken Fide Kürşat, “İvedi olarak ek bütçe hazırlanmalı” dedi.

OĞUZ

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz, Kürşat’a cevabında, konuşmanın içeriğine dair eleştiride bulunarak, dünyanın krizden geçtiğini, normal şartlarda olunmadığını söyledi.

“HER ŞEYE RAĞMEN SÜTÜ DÖKTÜRMEDİK”

Girdi maliyetlerinin artmasıyla fiyat dengelemesinin yapıldığını kaydeden Oğuz, zor günlerde devletin her şeye rağmen üreticinin sütünü döktürmediğini vurguladı ve TC sayesinde sütün ihraç edildiğini kaydetti.

Üretim yapmanın bu zamanda kolay olmadığını ifade eden Oğuz, her yıl bu dönemde sütün arttığını söyledi. Teşviklendirme ile ilgili bin litre bir sınır konulduğunu hatırlatan Oğuz, yılda 70 milyon TL süte teşvik verildiğini söyledi. Bakan Oğuz, ek bütçenin beklendiğini belirtti.

Kürşat’ın yerinden sorusu üzerine Oğuz, 2018 krizinin bugünkü krizle karşılaştırılamayacağını ifade eden Bakan Oğuz, “O günkü durumla bugünkü durum çok farklı” dedi.

“Biz bu ülkede hayvancılığın ayakta kalması için çabalıyoruz” vurgusu yapan Bakan Oğuz, ek bütçeden sonra destekle ilgili çalışmayı paylaşacaklarını söyledi.

Sürdürebilirlik konusunda hükümetin yapması gerekenler olduğunu dile getiren Bakan Oğuz, eksiklik olabileceğini ama yapılanlara karşın “sektörü bitirdiniz” denilmesinin doğru olmadığını belirtti.

Vatandaşları bilgilendiren Oğuz, Genel Tarım Sigortası’nın, sera kapsamının içine aldığını, don veya fırtına zararının polise bildirilmeye ihtiyaç olmadığını kaydetti.

Bakan Oğuz, kasapların okka kullanımı konusundaki şikayetler hakkında toplantı yaptıklarını, kilo kullanılmazsa bunun 1 asgari ücret cezası olduğunu söyledi. Hayvan üreticilerine seslenen Bakan Oğuz, böyle bir durumla karşılaşılması durumunda direkt Ticaret Dairesi’ne şikayet yapılmasını istedi.

Kıbrıs Türk Petrolleri’nin Kalecik’te yakıt vermediği ve Bakanlar Kurulu’nda akaryakıt zammının gündemde olup olmadığının sorulması üzerine Bakan Oğuz, “Henüz yok” yanıtını verdi. Tankerler yığılınca zam haberi algısının olduğunu ifade eden Oğuz, “Bununla ilgili herhalde Sayın Ekonomi Bakanı duyuru yapar” dedi.

Hellim tesciliyle hakkında CTP Milletvekili Fikri Toros’un sorusu üzerine Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Oğuz, hayvancılığın geliştirilmesiyle ilgili küçükbaş hayvan sayısına yönelik çalışmaları olduğunu söyledi. Süt oranı kriterine bağlı olarak, küçükbaş sütü fiyatlandırmada daha pozitif bir fiyat belirlediklerini de belirtti.

Bakan Oğuz, 2 tane hijyen tüzüğünün Bakanlar Kurulu’ndan geçirildiğini, 2 tanesinin ise Mevzuat Dairesine gönderildiğini kaydetti.

AB üyesi Akdeniz ülkelerinden küçükbaş hayvan ithal edilmesi gerektiğini dile getiren CTP Milletvekili Fikri Toros’un görüşü üzerine Oğuz, damızlık anlamında çalışmanın olduğunu kaydetti. Küçükbaş hayvan süt oranıyla ilgili soru üzerine Bakan Oğuz, küçükbaş hayvan süt oranının mevsimsel olarak değiştiğini dile getirdi.

Arpa konusunun en önemli sorunlardan biri olduğunu yerinden ifade eden CTP Milletvekili Erkut Şahali’nin sorusu üzerine Bakan Oğuz, kendileri için hedefin mayıs yani hasat ayı olduğunu belirterek, yaklaşık 15 bin tonluk arpa ihtiyacını olduğunu dile getirdi.

“EK BÜTÇE BİZİM İÇİN VAR OLMA BÜTÇESİ OLACAK”

Ek bütçenin kendileri için var olma bütçesi olacağını söyleyen Bakan Oğuz, “Destek olmazsa olmaz” dedi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali ise konuşmasında, konuşma başlığını “Başbakan’ı tahrik etmek” için seçtiğini ifade ederek, Genel Kurul’da olmaması nedeniyle Başbakan Sucuoğlu’nu etkileyemediğini belirtti.

Başbakan Sucuoğlu’nun kendilerine borcu olduğunu kaydeden Şahali, dün kabine değişikliğiyle ilgili sorular sorduklarını ve cevaplar aldıklarını anlattı.

Anlatılanlara inanmadıklarını ifade eden Şahali, Oğuzhan Hasipoğlu’nun, “Ben olsaydım milletvekili olmayan birini bakan atamazdım” sözlerini eleştirdi.

Siyasetin bir doğası olduğunu dile getiren Bakan Şahali, “Bunları doğal şeyler olarak karşılamamızı bekliyorlar” dedi. “Sayın Başbakan’ın bize izahat borcu durmaktadır” diye konuşan Erkut Şahali, “Acıdık, aklımıza gelen soruları soramadık” ifadelerini kullandı.

Başbakan Sucuoğlu’nun kabineyle ilgili Türkiye ile istişare ettiği iddialarına değinen Şahali, “Türkiye Cumhuriyeti bu seçimde yarışan taraflardan biri değildi” dedi. Başbakan Sucuoğlu’nun kendilerine borçlu olduğunu kaydeden Şahali, “Başbakan’ın içindeki cevheri açığa çıkarması için kendisine çağrı yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Ortada trajikomik bir durum olduğunu kaydeden Şahali, TC ile ilişkinin karşılıklı saygıya dayalı olması gerektiğini kaydetti.

Elektrik kesintileriyle ilgili “rezaletin” ne zaman son bulacağını soran Şahali, “Bu layığımız değildir” dedi.

Şahali, Başbakan’ın bu konuya doğrudan müdahil olması gerektiğini belirterek, “Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nu darboğaza düşürenlerin Hasan Taçoy, Erhan Arıklı ve Sunat Atun” olduğunu iddia etti.

“Elektrik rezaletinin” ne zaman son bulacağı konusunda Başbakan’dan açıklama talep eden Şahali, akaryakıt zafiyeti konusunda hükümetin bir şey yapması gerektiğini kaydetti.

Toplumun yaşadığı sorunların farkında olmayan bir hükümet olduğunu savunan CTP Milletvekili Şahali, “reform” kelimesi üzerinden hükümete eleştiri yöneltti.

Mağusa Belediyesi’nde yeni bir borçlanma kararı alındığını savunan Şahali, “seçime 3 kala hükümetin buna resmi olmadan onay verdiğini” iddia etti.

 Mağusa Belediyesi’nin içinin doldurulduğunu, belediyenin nefes alacak durumunun kalmadığını öne süren Şahali, “Mağusa Belediyesi’ni sistem batırdı” söylemini eleştirdi.

 Şahali, Başbakan’dan “yerel yönetimlerin, belediyeciliğin ne olduğunu” kamuoyuna açıklamasını da talep etti.

Şahali, UBP Milletvekili Emrah Yeşilırmak ve UBP Milletvekili Hasan Küçük’ün sorularını da yanıtladı.  

Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2022, 18:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER