banner22

Meclis ve Başbakanlık bütçeleri de oy çokluğuyla onaylandı

Meclis ve Başbakanlık bütçeleri de oy çokluğuyla onaylandı
banner30

Cumhuriyet Meclisi’nde Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ardından 37 milyon 756 bin 600 TL’lik Cumhuriyet Meclisi ve 134 milyon 839 bin 500 TL’lik Başbakanlık bütçeleri de görüşülerek oy çokluğuyla kabul edildi. 

Dün sabah başlayıp bugün sabah saatlerine kadar devam eden Genel Kurul’un bütçe maratonunda Cumhurbaşkanlığı bütçesinin ardından Meclis Başkanlığı bütçesi ele alındı.

BEROVA 
Cumhuriyet Meclisi bütçesi konusunda ilk sözü alan UBP Milletvekili Özdemir Berova, egemenliğin temsil edildiği Meclis’te yönetim adına çok şeyler değiştiğini ve Meclis İç Tüzüğü tadilinde Meclis’in gücünü tutan partilerin güç temsiliyeti konusunda bir hata yapıldığını ileri sürdü. 
Hükümetin devamını sağlamak adına ilkesel değerlere karşıt birçok konunun kabul edildiğini savunan Berova, bunun en son örneğinin Meclis İç Tüzüğü’nün değiştirilmesi adına verilen önergede görüldüğünü kaydetti. 
Bu konun meclisin iç düzeni ve teamülleri bozmak adına önemli bir örnek olduğunu söyleyen Berova, Meclis’in fiziksel olarak iyileştirilmesi adına yapılacak birçok iş varken, bunlarla uğraşılmasını eleştirdi. 
Meclis’in üst kademe yöneticilerinin değiştirilmesini ve 4 kişinin görevden alınmasını da eleştiren Berova, durumun Meclis çalışma düzeninde sıkıntılara neden olduğunu söyledi. 
ARIKLI 
YDP Milletvekili Erhan Arıklı, bir iç tüzük değişikliği yapılarak Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay’ın görevini Hüseyin Angolemli’ye bırakmasını, bu konun hükümet içi pazarlıklara alet edilmesini hoş görmediklerini söyledi. 
Meclis üst kademe yöneticilerinde yapılan değişikliği de eleştiren Arıklı, bu iki konuda eleştirilerde bulundu. 
Arıklı, bütçenin geneline YDP olarak hayır oyu vereceklerini, ancak kendi faaliyet gösterdikleri kurum olan Meclis bütçesine olumlu oy vereceklerini açıkladı.
GÜNDÜZ
UBP Milletvekili Menteş Gündüz de, Meclis’te çalışan herkese teşekkür ederek, çok meşakkatli çalışmalar yaptıklarını söyledi. 
Çalışılan ortamda huzur tesis edilemezse, başarının da olamayacağına işaret eden Gündüz, Meclis’in fiziki ortamına değinerek, Cumhurbaşkanlığı’ndan sonra en önemli kurum olan Meclis’in yeniden revize edilmesi gerektiğini vurguladı. 
KKTC’nin eskisi gibi olmadığını, gelişen ve değişen koşullara bağlı olarak her şeyin değiştiğine işaret eden Gündüz, neyin, ne zaman, ne şekilde yapılacağının belli olmadığını dolayısıyla, Meclis’in ve çalışanların güvenliğinin sağlanması gerektiğini kaydetti. 
Bütçede hizmet içi eğitim kaleminin sıfır olduğuna dikkat çeken Gündüz, Meclis İç Tüzüğü’nün ciddi anlamda değişmesi gerektiğini, bu konuda herkesin özveriyle çalışarak, yasal boşluğa imkan verilmeden değişikliğin yapılmasının şart olduğunu vurguladı. 
Meclis’te istenmeyen tatsız olayların yaşandığını da anımsatan Gündüz, güvenlik zafiyetine işaret etti. 
Meclis’in her gün çalıştırılması gerektiğini ifade eden Gündüz, milletvekillerine ofis verilerek, vatandaş kabulünün yapılabilmesi gerektiğini kaydetti.
Gündüz, Meclis’in modifiye değil, tek elden revize edilmesi gerektiğini vurgulayarak Meclis bütçesinin yeterli olmadığının açıkça görüldüğünü belirtti.
ÜSTEL 
Daha sonra söz alan UBP Milletvekili Ünal Üstel konuşmasında, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın milletvekili olduğu dönemde, Cumhurbaşkanı’nın Meclis’i bilgilendirmemesinden şikayetçi olduğunu anımsatarak, şimdi ise kendisinin aynı eleştirileri aldığını kaydetti. 
Meclis’in KKTC’nin yasama organı olduğuna işaret eden Üstel, Meclis’te yapılan tüzük değişikliğini değerlendirirken, başkanlık kürsüsüne ve başkan yardımcılığına çıkan kişilerin parti rozetlerini bir kenara koyarak, herkese aynı mesafede kalması gerektiğine inanç belirtti. 
Hükümetin oluşturulmasının ardından geçen 10 aylık sürede Meclis Başkanı’nın değişip değişmeyeceği tartışmalarının sürdüğüne işaret eden Üstel, bu durumu eleştirdi. 
Meclis’in fiziki yapısının iyileştirilmesi ihtiyacına işaret eden Üstel, Meclis’in bazı bölümlerinde iyileştirilmesi için ayrılan kaynağın yeterli olmasını temenni etti.
Üstel, Meclis üst kademe yöneticilerinde yapılan değişikliği de eleştirerek, yasaların oluşturulduğu bir merkezde yapılacak değişikliklerin iyi düşünülmesi gerektiğini kaydetti. 
Üstel, Cumhuriyet Meclisi bütçesinin yeterli olmadığı görüşünü aktararak, 2020’de daha iyi bütçe ve daha iyi bir Meclis görme temennisinde bulundu. 
GENÇ 
HP Milletvekili Mesut Genç de, iç tüzüğün çok açık ve net olduğunu vurgulayarak, yaptıkları önerinin iç tüzüğün 178. maddesine göre, hukuk komitesine danışılarak yapıldığını belirtti. 
Genç, bir hukuk devleti olan KKTC’nin, Anayasa ve yasalara göre yönetildiğini kaydetti, herhangi bir milletvekilinin teamüller çerçevesinde yönetilmesinin mümkün olmadığına işaret etti.
Genç, iç tüzüğe göre hareket edeceklerini ve öneri konusunda milletvekillerinin fikirlerinin alınacağını kaydetti. 
Divan katipliği konusunda sıkıntılar yaşadıklarını aktaran Genç, ana muhalefet partisi divan katip üyesinin görevini yapmadığını savundu. 
TAÇOY
UBP Milletvekili Hasan Taçoy, iç tüzük değişikliğiyle ne yapılmak istendiğini, Meclis’in daha iyi mi çalışacağının sorgulanması gerektiğini kaydetti. 
Taçoy, Meclis İdare Amiri’nin görevinin önemine dikkat çekerek, milletvekili maaşlarından yapılan kesintilere değinerek, maaşlarının yetersiz olduğunu dile getirdi. 
Taçoy, yapılan bütçedeki aksaklıklar ve eksikliklerin dikkate alınması gerektiğini de ifade ederek, bütçede, Meclis araçlarına servis yaptırılacak kadar bütçe ayrılmadığını vurguladı. 
Uluslararası temasların geliştirilmesi gerektiği konusuna da işaret eden Taçoy, bunun başarılmasının önemini vurguladı. 
HAMZAOĞLULARI 
CTP Milletvekili Biray Hamzaoğluları da, Meclise girdiği günden bu yana çok şeyler değiştiğini ve Meclis’te iyileştirmelerin yapıldığını söyledi.
Bugün bütçe görüşmeleri başladığından bu yana UBP katibinin Meclis’te olmamasını da eleştiren Hamzaoğluları, Başbakan Tufan Erhürman ve bazı milletvekillerinin yayınlardaki sesleri ile oynandığını ileri sürdü. 
Seslerle kimin oynadığını merak ettiğini belirten Hamzaoğluları, “Her yerde küçük krallıklar vardır ve bunların yıkılması lazımdır” dedi. 
ULUÇAY 
Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay da eleştirilere cevaben yaptığı konuşmada, Meclis’le ilgili değinilen konulara teşekkür etti. 
Meclis çalışanlarına da teşekkür eden Uluçay, Meclis’in daha iyi çalışması hususunda herkesin üzerine düşen görevi yaptığını ve yapmaya devam ettiğini söyledi. 
Kurumsal yapı konusunda, atanan 3 bürokratın yıllardır Meclis’te görev alan insanlar olduğunu vurgulayan Uluçay, dış ilişkiler konusunda ise Dışişleri Bakanlığı’nda yıllarca görev yapmış bir kişinin atandığını anımsattı ve bu konularda daha önce açıklama yaptığına işaret etti. 
Uluçay, Meclis’in fiziki anlamda binasına bakıldığında, milletvekillerine yeter kapasitesi olmadığının yıllardır söylendiğini belirterek, yapılması planlananlar konusunda bilgi verdi.
Bina ile ilgili bir takım tamiratlar başlattıklarını açıklayarak bu konularda bilgiler veren Uluçay, güvenlik konusunda da gerekli kararın alındığını ve kartlı sisteme geçiş için öngörüleri bulunduğunu aktardı. 
Meclis’in daha huzurlu çalışması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Uluçay, bundan sonra da yapmaya devem edeceklerini kaydetti. 
Bundan sonraki zamanlarda divan günlerini, haftanın belli bir gününe endeksleme kararı aldıklarını söyleyen Uluçay, Meclis’in en önemli görevinin yasama olduğunu, bunun için komitelerin daha etkin çalışıp verimli olmasının önemli olduğu görüşünden yola çıkarak yapılacakları değerlendirileceklerini söyledi. 
Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, bundan sonraki süreçte hizmet içi eğitimlere önem vereceklerini ifade ederek, bundan sonraki dönemde gerekli organizasyonları hayata geçireceklerini belirtti. 
Konuşmaların ardından Meclis Başkanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi.
BAŞBAKANLIK BÜTÇESİ…
Meclis Genel Kurulu’nda daha sonra 134 milyon 839 bin 500 TL’lik Başbakanlık bütçesi ele alınmaya başladı. 
ARIKLI 
Başbakanlık bütçesi konusunda ilk sözü alan YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Başbakanlık altındaki Spor Dairesi’ni, düzenlediği Spor Şurası’na YDP’yi davet etmediği gerekçesiyle kınadı. 
Dome Otel konusunun hâlâ ciddi bir sıkıntı olarak devam ettiğine işaret eden Arıklı, Vakıflar İdaresi hakkında da eleştirilerde bulundu. 
Dome Otel konusunda bir ihale yapılması gerektiğini, bunu da Başbakanlık’ın yapması gerektiğini söyleyen Arıklı, Bağımsızlık Yolu üyesi bir gencin yazdığını belirttiği bir makaleyi okudu ve değerlendirmelerde bulundu.
ATUN 
UBP Milletvekili Sunat Atun, değerlendirmelerini ekonomi alanında yapmak istediğine işaret ederek, hükümetin elindeki kaynakları kullanımına değindi. 
Stratejik bütünlük ve siyasi iktidarı, birliktelik ve uyumu sağlamanın Başbakanlık’ın görevi olduğuna dikkat çeken Atun, ekonomik program konusunda Maliye Bakanı ve Başbakan’ın söylemlerinin birbiriyle uyumlu olmadığını söyledi. 
KKTC ekonomisinin büyütülmesine ilişkin eleştirilerde de bulunan Atun, 2017 büyümesinde yapılan icraatlarının çok önemi olduğunu, 2019’un büyümesinde ana rolün 2018 olduğunu, ancak 2018’de TC kaynakları yeterince kullanılamadığı için 2019 için bir büyüme öngörülemediğini,2019 için ortada elle tutulur bir ekonomik program da olmadığını vurguladı. 
Yerel kaynaklardan yatırım yapmanın bu bütçe açığı ortamında mümkün olmayacağına dikkat çeken Atun, bu ortamda 2020’de öngörülen yüzde 5 büyümenin de erişilemeyecek gibi göründüğünü ifade etti. 
Özelleştirmeler konusuna da değinen Atun, suyun yap işlet devret ve Telekom sektörü için ciddi bir irade gerektiğine dikkat çekti. 
Büyüme ve gelişim önünde duran ciddi sıkıntıların giderilmesi gerektiğini söyleyen Atun, hayat pahalılığı ödeneğinin üç ay ötelenmesi konusunda da eleştirilerde bulundu. 
Gazimağusa, Yeniboğaziçi ve İskele emirnamesinin çok büyük bir belirsizlik olduğunu, yatırımcının yatırıma olan iştahını kaçırdığını ifade eden Atun, bu emirnamenin büyük bir talihsizlik olduğunu, bu konuda bir an önce değişiklik yapılması gerektiğini savundu. 
SANER
UBP Milletvekili Hamza Ersan Saner, hükümet protokolünün bir yol haritası olduğunu ve neler yapılacağını gösterdiğini belirterek, protokolde yer alan bazı noktalar hakkında bilgi istedi. 
Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun herkesi denetlemesi gerektiğini ve siyasetçiye azalan güvene artık bir son verilmesi gerektiğini söyleyen Saner, uyuşturucuyu önleme adına yapılan programlar konusunda bilgi istedi. 
Ödüller ve teşvikler konusunda yapılanlar hakkında da bilgi isteyen Saner, hükümetin yaptığı zamlar konusunda eleştirilerde bulunarak, Başbakan Tufan Erhürman’ın UBP hükümeti döneminde muhalefetteyken zamlar, CAS ve benzer konularda kendilerine yaptıkları eleştirileri anımsattı. 
Vatandaşlıklar konusunda değinen Saner, devletin bankalara olan borçlarına da dikkat çekti. 
Ağustos ayında ülkede ekonomik kriz var diye yabancılara mülk satışı konusunda getirilen kriterlere değinen Saner, bu konuda ve emirnameler konusunda da eleştirilerde bulundu. 
Saner, geçtiğimiz günlerde 10 vatandaş yapan hükümetin öncesinde de bazı konularda af getirdiğini belirtti ve ödenecek cezalara değindi. Saner, KKTC vatandaşı olan ve KKTC’de doğan veya 12 yaşından önce adaya gelen insanlara vatandaşlık verildiğinde, vatandaşlık konusunda beklentinin nasıl oluşacağını da sordu. 
Hamza Ersan Saner, emirnameler konusunda hükümetin “ben yaptım olur” mantığından başka hiçbir şeyle uğraşmadığını ileri sürerek, buna hükümet milletvekillerinin de dahil olmak üzere söylenenlere kimsenin inanmadığını savundu. 
Emirnamenin geçmesi için “inat”, “ısrar” ve “ihtirasta” bulunulduğu görüşünü ifade eden Saner, 2016’ya kadar Gazimağusa’da imar planından söz edildiğini duyan olup olmadığını sordu. 
UBP Milletvekili Saner, Gazimağusa’da 1945’ten kalma Fasıl 96 bulunduğunu, Lefkoşa’da ise 1989’dan bu yana imar planı olmasına rağmen yaşanan sıkıntılardan birçoğunun Gazimağusa’da yaşanmadığını kaydetti. 
Saner, imar planı döneminde UBP’nin çok net bir görüşü olacağına işaret ederek, denetimli serbestlik konusunda da eleştirilerde bulundu. 
ÇALUDA 
Saner’den sonra söz alan UBP Milletvekili Aytaç Çaluda, hükümet ve Başbakan’ın ülkede yapılan olumlu icraatla payı olduğu gibi olumsuzluklarda da payı olduğunu kaydetti. 
Başbakan’ın ülkede en güçlü siyasi erki elinde bulundurduğuna işaret eden Çaluda, en yetkili icra makamında olduğunu belirtti. 
Başbakan Tufan Erhürman ile Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın muhalefetteyken çok büyük laflar ettiğini, büyük yolsuzluklar üzerine gidileceğini söylediklerini anımsatan Çaluda, yolsuzlukların üzerine gidilmesi noktasında ne durumda olunduğunu sordu. 
Alınan yüksek miktarlı kredilerin geri ödemesinin neden yapılmadığının araştırılmasını isteyen Çaluda, bu konuda neden bir çalışma yapılmadığını, yargı yolunun neden kapatıldığını öğrenmek istediğini söyledi. 
Ercan ihalesinin iptal edilmesi gerektiğini kaydeden Çaluda, Venüs Otel’in sahibinin kimler olduğunu sordu ve yolsuzlukların takip edilmesi gerektiğini vurguladı. 
AMCAOĞLU
UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da Başbakanlık bütçesi görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, çok yakın bir geçmişte yaşanan sel felaketine değinerek, özellikle Lefkoşa Sanayi Bölgesi için afet acil durum yönetimi bünyesinde oluşturulan bir alt komitede hazırlanan iki alternatifli bir proje olduğunu anımsattı. 
Bütçede daha önce bir ödenek ayrıldığını belirten ancak bu yılki bütçede ödenek ayrılmamasını eleştiren Amcaoğlu, bir an önce projenin hangisi yapılacaksa yapılması gerektiğine işaret etti. Amcaoğlu, yapısal dönüşüm programları çerçevesinde DPÖ yasasının neden Meclis’e getirilmediğini sordu. 
Başbakanlık’ın kuruluş, görev ve sorumluluklarını içeren yasaların neden Meclis’e getirilmediğini soran Amcaoğlu, Başbakanlık’ın nasıl daha verimli hele getirilebileceğinin açılması adına bunun önemli olduğunu vurguladı. 
Her yıl 20 kamu görevlisinin staj ve eğitim yapması gerektiğini anımsatan Amcaoğlu, 2018 yılında bunun hangi aşamada olduğunu sordu. 
Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu konusunda da bilgi almak isteyen Amcaoğlu, uyuşturucu konusunda ne noktada olunduğunu, proje kapsamında neler yapılacağını öğrenmek istediklerini ifade etti. 
Nüfus sayımı ve e-devlet konusunda da bilgi isteyen Amcaoğlu, kendi dönemlerinde başlatılan ve sonuçlandırılmamış projelerin de ne duruma olduğunu sordu.
Amcaoğlu, BRT’nin herkes için önemli olduğuna işaret ederek 107 milyon gibi devasa bir rakamın BRT için bütçeye konulduğuna işaret etti ve BRT için projelerin ne durumda olduğu hakkında bilgi talep etti. 
Amcaoğlu, ekonomik ve mali işbirliği programı hakkında bilgiler istedi. 
GÜNDÜZ
UBP Milletvekili Menteş Gündüz, uyuşturucu ile mücadele programının herkes için çok önemli olduğunu, gelişen ve değişen koşullarda çocukların korunmasının çok zorlaştığını söyledi. 
Uyuşturucuyla Mücadele Komisyonu bütçesinin yüzde 20 arttırılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Gündüz, ancak bu bütçenin yeterli olup olmayacağından emin olmadığını belirtti. 
Denetimli Serbestlik Yasası’nın bir yerde aksadığına dikkat çeken Gündüz, bu konuda gerekli çalışmaların bir an önce yapılması gerektiğine işaret etti. 
Yolsuzlukların üzerine gidilmesi konusunda toplumda bir beklenti haline geldiğini söyleyen Gündüz, bu konularla ilgili ne aşamada olunduğunu öğrenmek istediğini kaydetti. 
Uyuşturucu ile ilgili AMATEM konusunda güzel şeyler duymak istediklerine işaret eden Gündüz, yaşanan sel felaketi sonrasında içme ve kullanma suyu konusunda neler yapıldığını, herhangi bir tedbir alınıp alınmadığını sordu. 
Selle ilgili yaşanan zararların karşılanıp karşılanmayacağını da öğrenmek istediğini ifade eden Gündüz, Personel Dairesi’nde istihdama gidilecekse bunu da duymak istediğini dile getirdi. 
TAÇOY 
UBP Milletvekili Hasan Taçoy da, yasa gücünde kararnameler konusunda eleştirilerde bulundu. 
Başbakanlık’ın yatırım kalemlerine bakıldığında hemen hemen hepsinin sıfırlanmış olduğunu, bunun da kendini endişelendirdiğini söyleyen Taçoy, su baskınları konusunda yapılan projede son durumun ne olduğunu sordu. 
Kamu Net Projesi’nin son hali hakkında bilgiler de isteyen Taçoy, kamu nette hiç bir ilerlemenin olmadığı eleştirilerisinde bulundu. 
Denetimli serbestlik konusunda da eleştirilerde bulunan Taçoy, uyuşturucu konusunda kaç kişinin rehabilite olduğunu ve bu insanların ne kadar topluma kazandırıldığını düşünemediğini ve önünü göremediğini dile getirdi. 
Bu kişilerin topluma kazandırılması için çok fazla şey yapılması gerektiğini, dünyanın bu konuları çözdüğünü, bunlardan yararlanmak gerektiğini ifade eden Hasan Taçoy, Dome Otel’inse peşkeş çekildiğini ileri sürdü. 
Vakıflar idaresi ve DPÖ konusunda eleştirilerde de bulunan Taçoy, Kooperatif Şirketler Yasası Fasıl 114’e atıfta bulunarak, bu konuda disiplin kurulu kurulmadan yapılan işlemler olduğunu savundu. 
TATAR 
Başbakanlık bütçesi konusunda son sözü alan UBP Genel Başkanı ve Milletvekili Ersin Tatar da, Başbakanlık ve ekonomiyi yönetmenin kolay bir iş olmadığına işaret etti. 
Son dakika çıkan emirname konusunda eleştirilerde bulunan Tatar, bu konuda Salı günü eyleme gidileceğini söyledi. 
Ekonomik protokol konusunun ciddiyetle ele alınmadığını ileri süren Tatar, protokolün gereklerinin yerine getirilmediğini, bu sebeple bütçede de sıkıntılar yaşandığını kaydetti. 
2019-2021 protokolünün hâlâ ortada olmadığına işaret eden Tatar, su projesinin hangi aşamada olduğu konusunda Başbakan Erhürman’dan bilgi istedi.
Kablo ile elektrik gelmesi konusunda da bilgiler isteyen Tatar, çevre yollarının yarıda kaldığını, tamamlanmadığını, bütün bunların ekonomik protokollerin tamamlanmaması sebebiyle mi yarım kaldığını öğrenmek istediğini kaydetti. 
Yarım kalan ihale şartnameleri konusuna da değinen Ersin Tatar, hayat pahalılığı ödeneği konusunda da eleştirilerde bulunarak, hayat pahalılığı konusunda yanlış bir yöntem izlendiğini düşündüğünü dile getirdi.
UBP Genel Başkanı Ersin Tatar, Ercan Havalimanı konusunda çok suçlamaların yapıldığını ve bu konuda neler yapılacağını sordu. Tatar, Dome Otel konusunda ise bir kârlılık olmasına rağmen yatırım olmadığının görüldüğünü, bunun araştırılması gerektiğini, bu işin peşkeşle olamayacağını, ihale yöntemiyle çözülmesi gerektiğini kaydetti. 
Özerk kurumlara müdahaleyi doğru bulmadıklarına işaret eden Tatar, Vakıflar İdaresi konusunda doğru tedbirlerin alınarak, doğru kararların verilebileceğine işaret etti. 
ERHÜRMAN 
Konuşmalar ardından eleştirileri ve soruları yanıtlayan Başbakan Tufan Erhürman, Başbakanlık bütçesi ile ilgili söylenenlerin birçoğundan yararlandığını belirtti. Erhürman, “Ekonomik protokol konusunda bizim Başbakanlık’ta yaptığımız çalışma çerçevesinde görüşmeye hazır noktaya geldiğimizi yetkililere bildirdik. Sayın Fuat Oktay’ın burada bulunduğu dönemde de bunu dile getirdik. Çalışmalar bizim yaptığımız çalışma çerçevesinde yürütülecek. Daha sonra siyasi görüşmeler yapılarak ardından son noktayı teknik heyetler koyacak” dedi. 
Mali protokol döneminde yapılıp yapılmayanlar eleştirilirken bunun rakamlarla ortaya konarak açıklanması gerektiğine işaret eden Başbakan Erhürman, E-devlet konusundaki raporları da rakamlar vererek açıkladı. Erhürman, projeye katılan kurum sayısının 217 olduğunu söyledi. 
Gençtepe Parkı projesi ile ilgili çok ciddi çalışma yapıldığını ifade eden Başbakan Erhürman, ilgili tüm odalardan görüş ve öneri istendiğini, “EBİ” ile yürütülen çalışmalarda son noktaya kadar getirilmesinin mümkün olmadığını aktardı. 
“SPOR DAİRESİ İLE İLGİLİ 3 MİLYON TL BORÇ DEVRALDIK”
Spor Dairesi ile ilgili 3 milyon TL borç devraldıklarını ve bütçede görülen ödemelerinin de bu borçla ilgili olduğu bilgisini veren Başbakan Erhürman, sözleşmeli personel konusunda bu dönem için ilk defa sınavla sözleşmeli personel alındığını kaydetti. 
“DOME OTEL İÇİN SÖZLEŞME YENİLENMESİNİN İHALE İLE YAPILACAĞI KONUSUNDA BİR MADDE YOK”
Dome Otel konusunda, ne yasada ne de sözleşmede, sözleşme yenilenmesinin ihale ile yapılacağı konusunda bir madde bulunmadığına işaret eden Başbakan Tufan Erhürman, sözleşmeli personelin bir kısmının işe gelmediği ile ilgili eleştiriler konusunda ise, Personel Dairesi’nin bu dönemde yaptığı bazı denetimler nedeniyle personelin işe gelmediğini ifade etti. 
“YOLSUZLUK DOSYALARI POLİSE İNTİKAL EDİLDİKTEN SONRA MÜDAHALEDE BULUNAMAYIZ” 
Yolsuzluklarla ilgili dosyalar konusuna da değinen Başbakan Erhürman, polise yapılan şikayetlerin ve Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun raporlarının ortada olduğunu söyleyerek, dosayalar polise iletildikten sonra kendilerinin daha fazla müdahalede bulunamayacağını, bulunmaları halinde de bunun o zaman siyasi müdahaleye gireceğini kaydetti. Başbakan Erhürman, “Bu konuda yapabileceğimiz ancak konunun takipçisi olmaktır” dedi. 

Başbakan Erhürman, Levazım ve Binboğa’nın Kooperatif Merkez Bankası’ndan koparılarak, bunların artık kooperatif olduğunu ve Başbakanlık'la ilgileri bulunmadığını kaydetti.

Konuşmaların ardından Başbakanlık bütçesi oy çokluğu ile onaylandı.

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24

banner25