banner22

Samani: "Güney'in tutumu, adadaki suçları teşvik eder hale getirdi"

Samani: "Güney'in tutumu, adadaki suçları teşvik eder hale getirdi"
banner32

Cinayete kurban giden Gökhan Naim’in cinayet zanlıların güneye kaçtıkları iddiası ile ilgili sorulan bir soru üzerine, Suç ve Suçlara İlişkin Konular Teknik Komitesi’nin çalışmalarında yaşanan sıkıntılar nedeniyle suçluların adanın diğer yanına kaçtıklarını ve bu durumun suçu teşvik eder hale getirdiğini belirten Cumhurbaşkanlığı Siyasi İşler ve Tarih Özel Danışmanı ve Teknik Komiteler Genel Koordinatörü Meltem Onurkan Samani, “Güvenlik ve gündelik hayatı etkileyen konularda önemli adımlar atılabilmeliydi” diye konuştu. Güneydeki siyasi elitlerin, her türlü iş birliğini siyasi açıdan ele alıp KKTC’nin statüsünün yükseleceği kaygısıyla hareket ettiğini kaydeden Samani, bu durumdan ötürü olanakların engellendiğini dile getirdi. 
“KIBRIS TÜRK TARAFI TEKNİK KOMİTE DÜZEYİNDE, SUÇ VE SUÇLARA İLİŞKİN KONULARLA İLGİLİ BİR PRENSİP ANLAŞMASI ÖNERDİ”
Teknik komite çalışmalarının hedefinin Kıbrıs sorununun çözümsüzlüğünden kaynaklanan koşullarda yaşamı kolaylaştıracak konularda iş birliği yapılması olduğunu söyleyen Samani, bu bağlamda Kıbrıs Türk tarafının teknik komite düzeyinde suç ve suçlara ilişkin konularla ilgili bir prensip anlaşması önerdiğini kaydetti. Samani konuyla ilgili olarak “Teknik komite düzeyindeki çabamız sürüyor ve çalışmalar devam ediyor. Bu tek taraflı olabilecek bir şey değil” şeklinde konuştu. 
Samani, 26 Şubat tarihinde liderler arasında gerçekleşen gayri resmi görüşmede hayata geçmesinde mutabakat sağlanan güven yaratıcı önlemler ve teknik komitelerin çalışmalarıyla ilgili soruları yanıtladı.
Suç ve Suça İlişkin Konular Teknik Komitesi’nin çalışmalarında yaşanan sıkıntıların aşılması için teşvik edilmesi gereken tarafın Kıbrıs Rum tarafı olduğuna dikkat çeken Samani, liderler düzeyinde alınan kararlarda dahi gecikmeler yaşanabildiğinin ortada olduğunu söyledi.
Kıbrıs sorununa bulunacak kapsamlı çözüm gerçekleşmedikçe Kıbrıslı Rumların iş birliği yapmaya gönüllü olmamaya devam edeceğinin altını çizen Meltem Onurkan Samani, yaşanan bu durumun, “federasyon yerine iş birliğine odaklanılması gerektiği” iddiaların makul olmadığının göstergesi olduğunu belirtti. Teknik komite çalışmalarında Kıbrıs Türk tarafınca yapılan kimi önerilerin “çözüm sonrasına bırakılmalı” gerekçesi ile Kıbrıs Rum tarafınca kabul görmediğini anımsatan Samani, “İş birliği kültürünün şimdiden geliştirilmesi gerekmektedir. Kapsamlı çözüm çabaları devam ederken, iş birliği ve barış kültürünün gelişmesi için çabalar da sürmelidir” diye konuştu.
“GSM OPERATÖRLERİ İLE İLGİLİ GÜVEN YARATICI ÖNLEMİN HAYATA GEÇMESİ İÇİN HAZIRIZ,KIBRIS RUM TARAFI BEKLENİYOR” 
26 Şubat tarihinde liderler arasında gerçekleşen gayri resmi görüşmede GSM operatörleri ile ilgili güven yaratıcı önlemin hayata geçirilmesi ile ilgili mutabık kalındığını ve gerekli siyasi kararın alındığını belirten Samani, konuyla ilgili teknik ve hukuki aşamaların da tamamlandığını kaydederek, cep telefonlarının adanın her iki yanında karşılıklı çalışmasının önünde hiçbir engel kalmadığını söyledi. 
Samani, bahse konu güven yaratıcı önlemin hayata geçmesi için Kıbrıslı Rum operatörler ve Kıbrıslı Rum yetkililer arasındaki istişarenin sona ermesinin beklendiğini dile getirdi. Cep telefonlarıyla ilgili güven yaratıcı önlemin 4 yıl boyunca gecikmesine sebebiyet veren Kıbrıs Rum tarafının gerekçelerini de izah eden Samani, toplumlar arasındaki iletişimin özellikle yeni jenerasyonlar üstündeki öneminin altını çizdi. Teknik komite çalışmalarında yaşanan sıkıntıların dile getirilmesinden kaçınılmaması gerektiğine işaret eden Samani, önemli olanın, sıkıntıların aşılması için ortaya çaba konması olduğunu belirtti. Tarafların rızası, söz hakkı ve uzlaşının federal kültürün temeli olduğunu söyleyen Samani, çalışmalardaki ara formüllerin mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde bulunduğunu söyledi.
“MAYIN TARLALARIN TEMİZLENMESİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR, BM ARABULUCULUĞUNDA HER İKİ TARAFIN ASKERİ YETKİLİLERİ ARASINDA YÜRÜTÜLÜYOR”
Sorulan bir soruya karşılık, liderlerin 26 Şubat tarihinde gerçekleştirdiği gayri resmi görüşmede her iki taraftan da 9’ar mayın tarlasının temizlenmesi konularında mutabakata vardığını anımsatan Samani, mayın tarlaların temizlenmesi ile ilgili çalışmaların BM arabuluculuğunda her iki tarafın askeri yetkilileri arasında yürütüldüğünü belirtti. 
Samani, her iki taraftan da 9’ar mayın tarlasının temizlenmesiyle ilgili verilen siyasi kararın önemine dikkat çekerken Kıbrıs’ın tümünün mayınlardan arındırılmasının Kıbrıs Türk tarafının esas amacı olduğunu kaydetti. Samani, Kıbrıs Rum tarafının zaman zaman anti tank mayınlarının temizlenmesine hazır olmadığını dile getirdiğine de dikkat çekti. 
Kıbrıslı Rum sanatçılara ait koruma altındaki tabloların iadesiyle ilgili Kıbrıs Türk tarafının tüm hazırlıklarını tamamladığını, Kıbrıs Radyo Yayın Kurumu arşivlerindeki Kıbrıslı Türklere ait ses ve görüntü kayıtlarıyla ilgili çalışmaların sürdüğünü söyleyen Samani, tablolar, ses ve görüntü kayıtlarının değişiminin gerçekleşeceği etkinlikle ilgili çalışmaların tamamlanmasının ardından bahse konu güven yaratıcı önlemin de hayata geçmiş olacağın ifade etti.
“KIBRIS RUM LİDERLİĞİNİN BU NOKTADA NE İSTEYİP NE İSTEMEDİĞİNE KARAR VERMESİ GEREK”
Referans şartlarının ortaya çıkmasıyla Kıbrıs sorununun çözümünde bir noktaya varılabileceğini düşündüğünü, Crans Montana’da çözümün şekillendiğini belirten Samani, geriye Kıbrıs Rum liderliğinin siyasi irade göstermesi kaldığını kaydetti. Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarından vazgeçilmemesinin önemine değinen Samani, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ortaya koyduğu çaba ve gösterdiği iradenin çözümün ortaya çıkmasını sağladığını, Kıbrıs Rum liderliğinin bu noktada ne isteyip ne istemediğine karar vermesi gerektiğini dile getirdi.

banner56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER