Saner: "Sorumlular istifa etmeli"

Saner: "Sorumlular istifa etmeli"

Milletvekillerinin güncel konuşmalarla gündemdeki konuları Meclis kürsüsüne taşıdığı Meclis Genel Kurulu, bu sabah 11.15’te başladığı toplantısını yaklaşık altı saatte tamamladı. Genel Kurul, saat 17.30 sıralarında sona erdi.

SANER: “SORUMLULAR İSTİFA ETMELİ”

UBP Gazimağusa Milletvekili Hamza Ersan Saner “Girne dağ yolu” konusunda yaptığı konuşmada, sel felaketinin ardından yolda mühendislik hatası olduğu yönündeki KTMMOB raporuna işaret ederek, 30 Nisan 2018’de Meclis’te Ciklos yolu konusunda bakandan istedikleri bilgilerin halen kendilerine ulaştırılmamasını eleştirdi.

Ulaştırma Bakanı’nın konuyla ilgili söylemlerini de eleştiren Saner, “Bakanın ‘sıcak iklime uygun’, ‘kurak iklime uygun’, ‘menfez’ gibi hiç bilmediğimiz terminolojileri de içeren konuşmaları bizi çok bilgilendirdi” dedi.

Saner, menfezin tıkanmasından dolayı yaşandığı söyleyen sel felaketi hakkında da değerlendirmelerde bulunarak, bu yolda mühendislik hatası olduğunun kanıtlandığını ancak yetkililerin olaydan çok kısa süre önce yolun üstü için değerlendirmelerde bulunarak her şey tamam kararı aldığını anımsattı.

Saner, KTMMOB raporunda mühendislik hatası var dedikten sonra bu konunun uzamasının manasız olduğunu, sorumluların istifa etmesi gerektiğini söyledi.

ATAKAN: “BUNDAN SONRA GÖZÜMÜZ AÇIK”

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, “kurak iklime göre yapıldı” dediğini ve bunun da arkasında olduğunu örnekler vererek açıkladı. Atakan, Yeşilköy’de yaşanan olayla ilgili söz konusu noktada bir köprü bulunduğunu ancak 1999’da yeni yol yapımı sırasında köprünün kaldırılarak yolun büzle geçildiğini ve daha sonra ada genelinde de bu yöntemin kullanıldığını hatırlattı. 

Atakan, mevcut altyapının haliyle kurak iklime göre yapıldığını, son yağışların da her zaman beklenmeyen sonuçlar doğurduğunu anlattı. Atakan, Lefkoşa-Girne Anayolu Ciklos bölgesinde menfezin tıkanmasıyla ilgili bilgi vererek, ülke olarak, dere yatağı, menfez, büzler gibi yerleri tıkayacak evsel atıklarla ilgili dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. 

Atakan, bu konuda çalışma başlattıklarını, bundan sonra gözleri açık şekilde, toplum olarak her türlü desteğe açık adımlar atacaklarını kaydetti. Atakan, Lefkoşa-Girne Yolu yenileme projesinin Şubat 2017’de UBP’nin iktidarı tarafından onaylanıp imzalandığını belirterek, 4’lü koalisyon yeni kurulduğu dönem Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Meclis komite toplantısında UBP milletvekillerinin “Buldunuz projeyi hazır elinizde. İyi ki yapmışız bu projeyi da size de övünecek bir şey çıktı” sözlerinin tutanaklarda yer aldığını, ortada sorun varken, “proje UBP’nin, sorun çıkınca hükümetin beceriksizliği” mantığının kabul edilemez olduğunu kaydetti.

Atakan, “ne de olsa kurak iklim, bu dere akmaz, menfez dolmaz” mantığıyla yapılan yolların ve sonrasında hayata geçirilen projenin kendilerinin yaptığı kısmıyla ilgili bilgi verdiklerini hatırlattı.

“SORUNLU ÇEMBERLER ŞUNUN ZAMANINDA DEMİYORUZ, ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ” 

Çemberlerin sağdan akan trafiğe göre yapılması nedeniyle yaşanan kazalara ve sorunlara da değinen Atakan, “Biz çıkıp bu çemberler şunun zamanında yapılmıştı ve demeyip çözüm üretiyoruz” dedi. Soru önergelerine cevap alınamamasının kendisiyle alakalı olmadığını, bu sorulara cevap verecek kişilerin bakanlıkta görevlendirildiğini kaydeden Atakan, Meclis içerisinde bu cevapları almanın zor olmadığını söyledi.

SANER

UBP Milletvekili Ersan Saner yeniden söz alarak, kendisinin de zaten Atakan’ın dediği gibi bu yol yapılırken menfez vs. gibi altyapıya bakılmadığını ve sadece yolun üst kısmıyla ilgilenildiğini söylediğini yineledi.

Yeşilköy’le ilgili herhangi bir yorum yapmadığını, oradakinin tamamen bir doğa katliamı olduğunu kaydeden Saner, “Şirket gelmiş sizin çekmez dediğiniz büzü bile ikiye ayırmış, daha ne konuşalım?” dedi.

HASİPOĞLU: “YASALAR AB’DE VAR DİYE DEĞİL İHTİYAÇLARI KARŞILASIN DİYE YAPILMALI”

UBP Gazimağusa Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu “İhale Yasası Kapsamında Devlet Arazilerinin Kiralanması” konusunda değerlendirmelerde bulundu.

Meclis’in yapmış olduğu Kamu İhale Yasası’nın çok büyük umutlarla 2016 yılında yürürlüğe girdiğini anımsatan Hasipoğlu, bu kadar kapsamlı 89 maddelik bir yasanın, gelinen noktada uygulamada yer bulmamasının üzücü olduğunu kaydetti.

Hasipoğlu, yasanın hükümleri dışında ihaleye çıkılmamasını emreden bu yasanın kira konularını da kapsadığını anlatarak, artık yasalar yapılırken uygulanabilir olmasını, “AB’de var diye değil ihtiyaçları karşılasın diye yapılmasını” istedi.

Hasipoğlu, bugünkü Dome Hotel açıklamalarından bu yasanın katledildiğini gördüğünü ve bu konuşmasıyla siyasi bir ihbar yaptığını, bundan böyle insanlara faydalı olacak ve delinmeyecek yasalar yapılmasını temenni etti.

ÖZTÜRK: “KAPTAN İYİ Mİ KÖTÜ MÜ FIRTINADA ORTAYA ÇIKAR”

UBP İskele Milletvekili Yasemin Öztürk, “Toplumun Güncel Sorunları ve Sel Felaketi” konusunda söz aldı.

Öztürk, bir kaptanının iyi mi kötü mü olduğunun fırtınada ortaya çıktığını belirterek, yaşanan süreçte hükümetin yaptığı yüzde 30 zammı kime sorarak yaptıklarını merak ettiğini söyledi.

Eğitim, gümrük, hastane gibi kamu kârlarının azaltılabileceğini ifade eden Öztürk, insanlara zaten para veremezken ceplerinden çıkacak paranın azaltılması gerektiğini kaydetti.

Öztürk, zammın en kolay çözüm olduğunu dile getirerek, her şey tamammış gibi genel kurul gündemine vicdani ret konusunun getirilmesini eleştirdi.

Vicdani retle ilgili yapılacak yasanın anayasaya da aykırı olduğunu savunan Öztürk, ülke için askerliğin önemini anlattı.

GÜNDÜZ: “NARENCİYE EN KÖTÜ DÖNEMİNİ YAŞIYOR”

UBP Güzelyurt Milletvekili Menteş Gündüz, güncel konuşmasını “narenciye” konusunda yaptı.

Gündüz, narenciyenin bu yıl en kötü dönemini yaşadığını belirtti.

Narenciyede pazar sıkıntısının üretici zora soktuğunu ifade eden Gündüz, Cypfruvex’in de denge unsuru olamadığını ifade etti.

Narenciye alanlarının 70 bin dönümlerden 33 bin dönümlere gerilediğini kaydeden Gündüz, üretilen narenciyenin maddi olarak da karşılığının alınamadığını, günün sonunda tüm ağaçların sökülerek kömüre dönüşeceğini söyledi.

Narenciye sektöründe tekelleşmenin de söz konusu olduğunu ifade eden Gündüz, hükümetin sektörün sıkıntıları konusunda gerekeli tedbirleri almasını istedi.

Gündüz, geçen ay açtıkları tünelle su verilmesiyle verimin artacağına işaret ederek üst geçit konusunun da sulama yollarına zarar vermeyecek hale getirilmesini istedi.

ŞAHALİ: “NARENCİYEDE GERİLEMENİN NEDENİ SU VE ÜRETİM ALANLARININ NİTELİĞİNİN DEĞİŞMESİ”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, narenciye üretiminin gerilediğini, bunun en önemli sebebinin su olduğunu, üretim alanlarının niteliğinin değişmesinin de buna etken olduğunu söyledi.

Bunlarla ilgili alınabilecek tedbirler olduğunu ancak her şeye rağmen suyun birinci sebep olduğunu kaydeden Şahali, ürünlerin ihracatının engellenmesinin de bu gerilemeye sebep olduğunu kaydetti.

Doğrudan gelir desteği ve teşvik primi uygulamalarının da bu sebeplerle uygulamaya konduğunu ifade eden Şahali, Cypfruvex’in şu an Tarım Bakanlığı’nın kontrolünde olmadığını, zaman içinde yanlış uygulamalarla verimsiz hale getirildiğini söyledi.

“KİMSE ‘NARENCİYE BİTTİ’ İNANIŞINA GİRMESİN, ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORUZ”

Şahali, tarımın sadece üretmek değil üretileni hak ettiği değerden satabilmek olduğunu devletin de içinde bulunulan şartlarda mümkün olanı sağlayabildiğini anlatarak, “Kimse narenciye bitti inanışlarına girmesin, biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz” dedi.

Şahali, üst geçit projesinin kamu yararına olumlu sonuç üretecek noktada hizmete girmesini umduğunu, yargıdaki bir konuyu uzatmayacağını da belirtti.

TÖRE

Meclis Genel Kurulu’nda son konuşmayı UBP Lefkoşa Milletvekili ve Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre “Kıbrıs’ta Güvenlik ve Nüfus Politikaları” konusunda yaptı.

Töre, her konuda “çözüm olursa daha iyi olacak” denmesine katılmadığını belirterek örneğin çözüm olursa tarım arazisi kalmayacağını savundu.

Konuşmasında vicdani ret hakkı konusuna da değinen Töre, vatani görevini yapmak istemeyenleri anlamanın mümkün olmadığını kaydetti. Töre, KKTC’nin şartlarının şu an isteyenin vicdani ret diyerek askerlik yapmamasına uygun olmadığını söyledi.

Vicdani retçilerin toplumda büyük tepki çektiğini belirten Töre, “Eğer bu ülkenin yasalarına uymuyorsanız tabi ki hapse gireceksiniz, diğerleri şehit olurken siz ne yapacaktınız?” diye sordu.

Töre, vicdani ret diye bağıranların her av zamanında tavşan, keklik avladığını konu askerlik olunca silah tutamadığını ileri sürerek, hükümet ortağı siyasi partilerin de destek bu konuya destek vermesine anlam veremediğini kaydetti.

Töre “Vicdani retçilere kucak açan 4 siyasi parti, sandıkta sizi bekliyoruz” dedi

Töre’nin konuşmasının ardından Meclis Genel Kurulu 14 Ocak Pazartesi saat 10.00’da yeniden toplanmak üzere kapatıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER