Tıp İş heyetinden Kadın Sığınma Evi yetkililerine ziyaret

Tıp İş heyetinden Kadın Sığınma Evi yetkililerine ziyaret

Ahmet Varış başkanlığındaki Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş) heyeti, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle Lefkoşa Belediyesi Kadın Sığınma evi yetkililerini ziyaret etti.
Lefkoşa Türk Belediye binasında saat 12.30’da gerçekleştirilen ziyarette Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili açıklama da yapıldı.
Tıp-İş'ten verilen bilgiye göre, 8 Mart 1857, ABD’nin New York kentinde yaşayan kadınların eşit işe eşit ücret, günde sekiz saat çalışma ve doğum izni talepleriyle başlattıkları mücadelede, eşitlikleri uğruna canlarını verdikleri gün olduğuna dikkat çekilen açıklamada, üzerinden geçen 120 yılın ardından BM Genel Kurulu bu günün, “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul ettiğine işaret edildi.
8 Martların, bir kutlamadan çok kadın olmanın ve kadınların hak arayışının konuşulduğu bir güne dönüştüğü belirtilen açıklamada, aynı yıl ülkede de 8 Mart’ın ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ olarak ilk defa Yurtsever Kadınlar Birliği tarafından kutlanmaya başlandığına dikkat çekildi.
Kadınların, ülkede olduğu gibi, dünya nüfusunun yüzde 50’sini ve yeryüzündeki toplam iş gücünün üçte ikisini oluşturduğuna işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Buna rağmen dünya gelirinin sadece %10’unu almakta ve dünyanın tüm mal varlığının % 1’ine sahip olmaktadırlar. Yaşamın her alanında var olan kadınlar; karar alma organlarında, istihdamda, eğitimde, politikada nüfusla aynı oranda temsil edilememektedir. Tüm bunların yanında kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar ise dünyada ve ülkemizde sistematik bir şekilde artış göstermektedir.”
Devlet Planlama Örgütü’nün (DPÖ) Ağustos 2015 işsizlik oranlarına bakıldığında yüksek lisans diploması taşıyan işsizlerin yüzde 86’sını kadınların oluşturduğu, üniversite mezunu kayıtlı işsiz kadınların oranının yüzde 69, lise veya kolej mezunu işsiz kadınların oranının ise yüzde 71 olduğunun görüldüğü kaydedilen açıklamada, aynı verilerin kamu sektöründe üst kademe yöneticilerin yalnızca yüzde 28.9’unun kadın olduğunu, Kıbrıs Türk kadınlarının ise sadece yüzde 6.2’sinin kendi işlerinde çalıştığını gösterdiği ifade edildi.
“ÜLKEMİZDE HER ÜÇ KADINDAN BİRİ FİZİKSEL ŞİDDETE MARUZ KALMAKTADIR”
Kadından Yaşama Destek Derneği (KAYAD) tarafından yapılan bir araştırmaya göre ülkede her üç kadından birinin fiziksel şiddete maruz kaldığı belirtilen açıklamada, evrensel verilerle de örtüşen bu rakamın dünyada olduğu gibi, toplumumuzda da kadına yönelik ev içi şiddetin ciddi bir sorun olduğunu gösterdiği vurgulandı.
Ülkede son 10 yılda 19 kadın cinayeti ve son 2 yılda 4 binden fazla kadına yönelik şiddet vakasının polis kayıtlarına geçmesinin üzüntü verici olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
LTB KADIN SIĞINMA EVİ, TOPLAMDA 7 KADIN VE 14 ÇOCUĞA HİZMET VEREBİLECEK KAPASİTEDE
“Endişe duyulacak diğer önemli bir durum ise şiddet olaylarının her geçen yıl giderek artış göstermesidir.
İnsan haklarının en temel öğelerinden biri olan yaşam hakkının şiddet riskiyle karşı karşıya olan kadınlara sağlanabilmesi için öncelikle ülkemizin nüfusunun bilinmesi ve buna uygun yasal mevzuat düzenlemeleriyle birlikte alt yapıdaki eksikliklerin de ivedilikle giderilmesi gerekmektedir. AB Standartları her 7500 kadın için bir sığınma evi açılmasını öngörmektedir. Bu da ülkemizde 20’den fazla kadın sığınma evine ihtiyaç olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Ancak ne yazık ki şu anda ülkemizde tek bir kadın sığınma evi vardır. Bunu gerçekleştiren ve hizmet vermesini sağlayan Lefkoşa Türk Belediyesi’ne toplumumuz adına teşekkür ederiz. 2016 yılında hizmete açılmış olan LTB Kadın Sığınma Evi toplamda 7 kadın ve 14 çocuğa hizmet verebilecek kapasitedir. Ülkemiz geneline hitap edecek daha geniş̧ kapasiteli ve yeterli donanıma sahip sığınma evlerine her bölgemizde ihtiyaç olduğu açıkça görülmektedir. Ayrıca şiddete uğrayan kadınlara devlet tarafından ücretsiz danışmanlık, psikolojik ve tıbbi destek ile yasal yardımın sağlanması da çağdaş bir ülke olma yolunda çok önemlidir.”
Açıklamada, ülkedeki toplumsal cinsiyetçi bakışın kadınların hayatlarına getirdiği ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddetin ortadan kalkması için 1996 yılında onaylanan “Kadına Yönelik Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)” ve 2011 yılında onaylanan “Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin gereklerinin biran önce hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere de yer verildi:
“Toplumumuzun ve dünya insanlarının, kadına karşı hiçbir ayrımcılığın olmadığı, kadının birey olarak var olduğu, özgürlüklerinin kısıtlanmadığı, şiddettin ve istismarın önlendiği, barışın sağlandığı bir dünyada yaşamasını dileriz.
Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası olarak başta sağlık emekçisi kadın meslektaşlarımız olmak üzere tüm dünya kadınlarının 8 Mart ‘Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER