banner22

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi
banner32

Meclis Genel Kurulu, Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın 75 milyon 404 bin 400 TL’lik bütçesini dün gece geç saatlere kadar süren toplantısında oy çokluğu ile kabul etti.

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi hakkında ilk sözü alan DP Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, bütçe meclis alt komitesinde görüşülürken bazı önerileri olduğunu ve öngörülen bütçeyle hedeflenenlerin yapılamayacağının söylediğini anımsattı. Ataoğlu, beklenen artış olmamasına rağmen, bütçeye yapılan bir miktar artışın sevindirici olduğunu kaydetti.

Turizmin önemine işaret eden Ataoğlu, turizm sektörünün ekonomiye doğrudan yansımalarına değindi.

Turizmin ülke geleceğine ve istihdama etkisinin önemine dikkat çeken Ataoğlu, ülkeye uygulanan ambargolar konusuna değindi.

Turizmci ve otelcilerin 2020 satışlarını tamamlayarak, 2021’e hazırlanmak zorunda olduğunu belirterek, turizmde yapılacakların, plan ve programların 2 yıl sonrasını öngörerek yapılması gerektiğini vurguladı.

Teşvik esasları kapsamında, hak ediş teşviklerinin ödenmesi konusunda bakanlık çalışmaları hakkında bilgi isteyen Ataoğlu, 2017’den kalan bakiyelerle, 2018 ve 2019 teşvik hak edişlerinin ödenmediğini savundu.

Tüm belirsizliklere rağmen turizmcilerin kendi kaynaklarını yaratarak, ülkeye turist getirmeye çalıştığını ifade eden Ataoğlu, kendi dönemlerinde yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

2020 için turizmde hiç umut olmadığını ileri süren Ataoğlu, bir çare üretmenin bakanlığın boynun borcu olduğunu vurguladı.

Eğer casino açma izninin önü açılırsa, turizmin de önün açılacağına inanç belirten Ataoğlu, eğer turizm ülkenin lokomotif sektörüyse, bu sektör için alternatif modellerin üretilmesi gerektiğini kaydetti.

Turizmde tanıtım ve pazarlamanın planlanmasının önemine de işaret eden Ataoğlu, hedef kitle belirlenmeden, markanın altı doldurulmadan yapılacak reklam ve pazarlamanın, sadece devletin parasını harcamadan ibaret olacağını savundu.

Ambargo ve izolasyonların kırılmasının sağlanmasının önemine işaret eden Ataoğlu, bunun için doğrudan uçuşların sağlanması gerektiğini belirtti ve çalışmaların hangi aşamada olduğunu sordu.

Çevre Dairesi’nin yaptığı çalışmalara da değinen Ataoğlu, yerel yönetimlerle çevre konusunda yapılan iş birliğinin ve çevre temizliklerinin devam edip etmediği hakkında bilgi istedi.

Girne Antik Limanı’nın önemine işaret eden Ataoğlu, bu konuda önce devletin adım atması gerektiğini, daha sonra esnaftan katkı ve fedakarlık beklemek gerektiğini söyledi.

Ataoğlu, Ercan Havalimanı ile ilgili gazetelerde okunan haberlerin üzüntü verici olduğunu, bunun hesabının sorulması gerektiğini kaydetti.

Kendi bakanlığı döneminde başlatılan bazı çalışmaların devam edip etmediğini de soran Ataoğlu, sürekli atık izleme sistemi (SAİS) çalışmaları hakkında bilgi istedi.

Ataoğlu, Turizm ve Çevre Bakanlığı’na ayrılan bütçe ile hayal edilen hedeflerin hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını savundu.

CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, turizmin gerçek anlamda lokomotif sektör olabilmesi için, mevcut bir politikasının olması gerektiğini, ancak KKTC’de bunun olmadığını kaydetti.

Turizm sektörünün kendi planlaması olması ve kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini ifade eden Özdenefe, yeterli olmayan bir bütçeyle hükümet programında yer alan 2025 yılına kadar 2 milyon turizm hedefinin nasıl gerçekleştirileceğini sordu.

Lokomotif sektöre ayrılan payın geriye gittiğine işaret eden Özdenefe, 2 milyon hedef için gerekli pazarlama ve teşvikle ilgili yeterli rakamın da bütçede bulunmadığına işaret etti.

Yerli istihdam konusunda yaşanan sorunlara değinen Özdenefe, istihdam konusunda bakanlığın katalizör görevi görmesi gerektiğini kaydetti.

Girne’de bulunan Turizm Meslek Lisesi’nin de bakanlığın plan programlarının içine konulması önerisinde bulunan Özdenefe, güneş, kum, deniz turizmi dışında, özel ilgi, spor turizmi gibi birçok alanda açılımlar yapılması gerektiğini vurguladı.

Ülkede kitle turizminin tek başına çözüm olmadığına işaret eden Özdenefe, bunun ötesinin de planlanması, ama kitle turizminin de geleceğinin şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.

Agro turizm konusunun da çok önemli olduğuna dikkat çeken Özdenefe, bu alanda yaşanan en büyük sorunun, bunun slogandan öteye geçememesi olduğunu, bu konuda sürekli eğitimin şart olduğunu kaydetti.

Karpaz bölgesinin de çok yalnız bırakıldığını, o bölgede kendi başına çaba gösterenlere destek verilmediğini ifade eden Fazilet Özdenefe, yapılan çalışmalar konusunda detaylı değerlendirmeler beklediklerini söyledi.

CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe, ülkede, planlı, hedefli ve kurumsal yapılı bir turizme ihtiyaç duyulduğunu, ulaşımın da bunun çok önemli bir ayağı olduğunu aktararak, hükümet değişikliklerinden etkilenmeyen, sürekli, bağımsız bir Turizm Bakanlığı’na ihtiyaç olduğuna işaret etti.

Turizm politikasının KKTC’de yapılması gerektiğini vurgulayan Özdenefe, “Bizim olan, kendi ayakları üzerinde duran bir turizme ihtiyacımız vardır” dedi.

TC ve İngiltere pazarının önemine işaret eden Özdenefe, bu pazarlara yapılacak küçük dokunuşlarla, geri dönüşümünün çok fazla olacağına işaret etti.

“Sağlıklı, sürdürülebilir bir çevremiz olmazsa ne bizler, ne de turistler bu ülkede barınabilecek” diyen Özdenefe, 2012 yılında yürürlüğe giren Çevre Yasası’nın önemine değindi. Özdenefe, yasanın gereklerinin yerine getirilmesini istedi.

Yasa altında bulunan 47 tüzükten 10’unun hayata geçirildiğini söyleyen Özdenefe, 37 tüzüğün ne olacağı konusunda bilgi istedi.

Özdenefe, katı atık ve ambalaj atıkları projesi hakkında da bilgiler istedi.

Çok büyük bir sıkıntı olan ses kirliliği konusunda vatandaşların yaptığı şikayetlere işaret eden Özdenefe, özellikle yaz aylarında ses kirliliği konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Özdenefe, bu konuda Çevre Koruma Dairesi’ni göreve çağırdı.

TDP Milletvekili Zeki Çeler de, Turizm Bakanlığı’nı görüşürken bu ülkede çalışan yabancı iş gücünün çokluğu ve onlara verilen paranın yurt dışına gitmesi nedeniyle ülke ekonomisinde yaşanan kayıplara dikkat çekti.

Turizm sektöründe çalışan yerli ve yabancı iş gücü hakkında bilgiler veren Çeler, bunlar üzerinden bir çalışma yapılırsa yaklaşık her ay 8 milyon doların yurt dışına gittiğini söyledi.

Yerli iş gücünün turizmde çalışmasının, çalıştırılmasının yıllardır başarılamadığını ifade eden Çeler, insanlar iş ekmek ararken ve ülkede bu alanda birçok imkan yaratılmasına karşın, insanların özel sektörde, otellerde, casinolarda neden çalıştırılmadığının üzerine gidilmesi gerektiğini kaydetti.

Çalışma koşullarının insani, çalışma şartları ve maaşlarının da buna uygun olması gerektiğini söyleyen Çeler, yerli iş gücünün turizme yönlendirilmesi halinde, ekonomide büyük bir gelir elde edileceğini vurguladı.

Casino müşterisinin çok azının esnafa katı sağladığını belirten Çeler, casino için gelen müşterinin otelden çıkmadığını, casinolar için de pazar payının küçüldüğünü, dolayısıyla yeni verilecek casino izinleriyle işlerin çığırından çıkacağını ifade etti.

Ülkeye turist çekme yolunun sadece fuarlara gidilerek bulunmaya çalışıldığını, gidilmesin demediğini ancak artık fikri yöntemi değiştirmek gerektiğini söyleyen Çeler, dünyaya neden ters köşe yapılmadığını, bulunulan durumdan faydalar çıkarılmasının mümkün olabileceği konusunda örnekler verdi.

Çevre konusunda da sınıfta kalmış bir memleket olunduğu görüşünü ifade eden Çeler, etrafta, dağlarda ovalarda birçok atık olduğunu ve memleketi artık gönüllü yabancıların temizlediğini kaydetti.

“Hem devlet olarak sahip çıkmıyoruz, yabancılar temizlik yapıyor, daha da kötüsü bizler gidip tekrar kirletiyoruz” diyen Çeler, bunların yetkililerce denetlenememesini ise eleştirdi.

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, hükümet protokolünde Turizm Bakanlığı’nın kaç tane “cek cak” yazdığından başlamak istediğini, bunların 25 tane eylem ve vaatlerden oluştuğunu kaydetti.

Aylardır turizm teşviklerinin ödenmediğini, turizm istatistiklerinin oluşturulması konusunda da sıkıntılar yaşandığına işaret eden Arıklı, geçen yılki bütçe görüşmelerinde yapılan konuşmalardan örnekler verdi.

Geçen yıl bütçeyi eleştirenlerin şimdi hükümette olduklarına dikkat çeken Arıklı, hükümette olanların geçen yıl Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesini eleştirirken, benzer bir bütçe ile 2020’ye başlandığını, demek ki 2020’de de sonucun aynı olacağını, değişmeyeceğini kaydetti.

Arıklı, 2019 yılında yaşanan başarısızlıkla ilgili Turizm ve Çevre Bakanlığı’nı suçlamadığını, ancak 2020’den Bakan Üstel ve ekibinin sorumlu olduğuna işaret etti.

Turizm acentelerinin kendine gönderdiği bilgi notunu okuyarak sıkıntıları aktaran Arıklı, ithal mallar konusunda da örnekler vererek eleştirilerde bulundu. Arıklı, bunun üzüntü verici olduğuna işaret ederek, yerli üretimden yararlanmasının önemine dikkat çekti.

CTP Milletvekili Biray Hamzaoğluları, Lapta’nın turizmini anlatan Rumca bir kitabı göstererek, kitapta bir Türk’ten ve çok önemli yerlerden bahsedildiğini anlattı.

Turizm konusunda yapılacak birçok iş olduğuna işaret eden Hamzaoğluları, sıkıntının sorunlara çözüm bulunup bulunamayacağı, sorunların gerçekten çözülmesinin istenip, istemediği olduğunu kaydetti.

Karpaz’daki eşeklerin her yerde kümelenmiş şekilde, sürüler halinde dolaşığını anlatan Hamzaoğluları, eşeklerin ekin ekilen yerden geçerken tarlaları talan ettiklerini anlattı.

Eşeklerin Karpaz halkının başına sıkıntı olduğuna, orada uğraş verenler ve kafeslerin de yetersiz kaldığına işaret eden Hamzaoğluları, İskele ve Karpaz’ın üçe bölünmesi gerektiğini, yoksa oralara hizmet götürmenin mümkün olamayacağını savundu.

İskele Merkez’e doğru hizmet gitmediğini ileri süren Hamzaoğluları, bölgedeki müze yeri, etnografya müzesi ve küçük kilisenin açık olması halinde, esnaflara katkı sağlanabileceğini ifade etti.

Kış turizminin geliştirilmesi için örnekler veren Hamzaoğluları, orta Karpaz ve Dipkarpaz hakkındaki önerilerini de ortaya koydu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER