banner22

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi oy çokluğuyla kabul edildi
banner30

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda 124 milyon 386 bin 800 TL’lik Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi oyçokluğuyla onaylandı.

Turizm ve Çevre Bakanlığı bütçesi görüşülürken yapılan konuşmalar sırasında söz alan UBP Milletvekili Dursun Oğuz, turizm sektöründe planlamanın önemine işaret etti. Turizm sektörü temsilcilerinin sesini duyurmak için daha çok çalışması gerektiğini söyleyen Oğuz, “Ama hükümet uyuyor. İcraat bitti” dedi.
Turizm sektöründe yerli istihdam konusuna değinen Oğuz, özellikle Karpaz’daki tesislere işaret ederek, “Dibindeki köydeki insanlar işsiz ama tesiste yurt dışından gelen insanlar çalışıyor” dedi. Oğuz, turizm tesislerinde yerli ürünlerin de kullanılmadığını söyledi ve hükümetin bu konulara eğilmesi gerektiğini belirtti.

Ülkeye gelen turistlerin yanlarında uyuşturucu getirdikleri için tutuklanmalarına işaret eden Oğuz havaalanlarında ve benzeri noktalarda uyuşturucu kullanmanın KKTC’de suç olduğunu anlatan uyarılar konmasını istedi. Oğuz, taş ocaklarının çevre dostu hale getirilmesi gerektiğini de söyledi.

Dursun Oğuz 14, Ağustos 2018’de hükümetin açıkladığı ekonomik önlem paketinde yer alan maddelerin ne derece hayata geçtiğini de sordu.

UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu da konuşmasında turizmin göz ardı edildiğini savundu. 16 bin 699 kişiye istihdam sağlayan bu sektörün gerilemesinin, istihdamda gerilemeye neden olacağını söyleyen Sucuoğlu, turizmin 50’den fazla sektörü de direk ya da dolaylı yönde etkilediğine işaret etti.
Ülkeye gelen turistin daha çok orta ve alt gelir seviyesinden olduğunu dile getiren Sucuoğlu, buna bağlı olarak gelen turistin piyasaya para bırakmadığını söyledi.

Turizm sektörünün günümüzde geldiği noktaya işaret eden Sucuoğlu, artık turistlerin, örneğin konaklama tesislerine dönüştürülmüş köy evleri gibi, butik konaklama tesislerini tercih ettiğini ve bu konuda gerekli adımların atılması gerektiğini belirtti.

KKTC’deki el değmemiş doğa güzelliklerine işaret eden Sucuoğlu, özellikle yürüyüş grupları için KKTC’nin önemli bir destinasyon olduğunu anlattı. Sucuoğlu, özel ilgi turizmi konusunda çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Turizm sektörünün ekonomi için önemine ve turizmde planlamanın gerekliliğine işaret eden Sucuoğlu, ülkeye gelen turistlerle ilgili rakamları da paylaştı. Sucuoğlu, Türkmenistan, Pakistan, Suriye gibi ülkelerden gelen turist sayısında artış varmış gibi göründüğünü ancak bu kişilerin turizm maksatlı ülkeye gelmediğini belirtti.

Ülkeye kaç turist geldiğinden çok ülkede ne kadar kaldığı ve ne kadar para harcadığının önemli olduğunu dile getiren Sucuoğlu, Türkiye’den gelecek turistin ülkede daha fazla kalması için örneğin “Kapalı Maraş Turu” gibi ilgi çekebilecek faaliyetler düzenlenmesi gerektiğini savundu.

Ulaşım sorununun da çözülmesi gerektiğine işaret eden Sucuoğlu, bilet fiyatının düşmesine yönelik alternatif çözümler üretilmesini istedi.

Sucuoğlu, sağlık, kültür, kongre, inanç ve gastronomi turizmi alanlarında atılması gereken adımlarla ilgili görüş belirtti.

UBP Milletvekili Ünal Üstel, turizmin, eğitimle bilrlikte ülke ekonomisini sürükleyen iki sektör olduğuna işaret ederek, hükümetin bu bakanlık bütçesi görüşülürken salonda bulunmamasını eleştirdi. Üstel, “Ülkeye en çok girdi sağlayan bakanlığa bu kadar ilgisiz olunması üzüntü verici” dedi.

Bütçede turizme ve tanıtmaya ayrılan payı da eleştiren Üstel, turizm sektörüyle uğraşanların da ekonomik krizden payını aldığını ancak hükümetin hiçbir sektöre henüz destek sağlamadığını dile getirdi. Üstel, turizmcilerin özellikle kış aylarında sıkıntı yaşadığını, buna yönelik iyileştirme yapılması gerektiğini söyledi.

Seyahat acentelerini ayakta tutmada, pazarlama ve tanıtım çalışmalarının önemine işaret eden Üstel, ulaşım sorununun da çözülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Girne Yat Limanı’nda yaşanan sorunlara değinen Üstel, restoran sektöründe denetimin gerekliliğine işaret etti.

UBP Milletvekili Ersan Saner, bütçeye ilişkin “havanda su dövüleceği” yorumunda bulunarak, bütçenin yetersizliğine işaret etti ve bakana çeşitli sorular yöneltti.

Saner, bakanlığın yatırımcıların ülkeye gelmesi adına çalışmalar yürüttüğünü ancak ülkede yatırım ikliminin iyi olmadığını, son çıkan emirnamelerin de yatırım olanaklarını sınırladığını savundu.

Ülkeye giren yabancı turist sayısı ile otellerde konaklayanlar arasında 80 bin kişi fark bulunduğunu dile getiren Saner, 340 bin kişinin yüzde 30’unun oteller dışındaki konaklama yerlerinde kaldıklarını söyledi.
Uçak biletlerinin pahalı olmasını eleştiren Saner, Girne Turizm Limanı’nın özelleştirilmesi gerektiğini belirtti.

UBP Milletvekili Menteş Gündüz, eski eserlerin durumunun, niteliksiz rehberlerin, çevre, ses ve hava kirliliğinin turizme olumsuz etki yaptığını söyledi.

En büyük sıkıntının izolasyonlar olduğunu, Güney Kıbrıs’ın da KKTC’ye yönelik olumsuz propaganda yaptığını kaydeden Gündüz, turistlerin KKTC’ye gelmesini sağlamak adına tüm kesimlerin daha büyük mücadele verilmesini istedi.

Uçak fiyatlarının düşmesi için deniz yolunun güçlendirilmesi, limanların elden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Gündüz, Girne ve Gazimağusa limanlarının durumunun kötü olduğunu söyledi. Gündüz, Girne Turizm Limanı’nda denizde kirlilik yaşandığına işaret ederek, güvenliğin sağlanması ve yetki karmaşasının aşılması gerektiğini kaydetti.

Gündüz, çevre kirliliğinin olumsuz etkilerine değinerek, CMC’nin durumunun ne olacağını, atıklara nasıl çözüm bulunacağını, batı bölgesine turizm anlamında ne yapılacağını, Yavuz Çıkarma Plajı’yla ilgili yasa önerisinin durumunu sordu.

Turizm Rehberleri Değişiklik Yasa Önerisi’ne değinen Gündüz, turist rehberleri konusunda “bıçağın kemiğe dayandığını” savundu.

UBP Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra, ülke ekonomisine ciddi katkıları olan turizmin aynı zamanda kültürel bir akım olduğunu söyledi.

Altuğra, turizm sayesinde ırkçılık ve bölgeciliğin yerine insan sevgisinin konabildiğini, barışa katkı sağladığını belirtti.

Tarihi eserlere layıkıyla sahip çıkılamadığını savunan Altuğra, tarihi eserlerin çevresinde yaşanan çevre kirliğinin “utanç verici” olduğunu söyledi.

Çevre temizliğinin yerine getirilmesi ve tarihi eserlerin restore edilmiş bir durumda olması gerektiğini kaydeden Altuğra, kültürel ürünlerin ve yöresel mutfağın, tanıtıma katkısı olacağı bir sistemin oluşturulmasını istedi.

Altuğra, Girne Antik Limanı’na ilişkin bir rapor okuyarak, bölgede turizm polisinin görev yapmasını istedi.
UBP Milletvekili Aytaç Çaluda, turizmin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi için turizm örgütü kurulması gerektiğini dile getirerek, örgütün kurulacağının söylenmesine rağmen örgütün neden kurulmadığını sordu.

Çaluda, çevre temizliğinin önemli olduğunu, kirliliğin ve sistemsizliğin turizmi olumsuz etkilediğini belirtti.
Lefke bölgesine turizm adına götürülen yatırım olmadığını söyleyen Çaluda, ileri yaşam evleri kurulabileceğini, bundan da gelir elde edilebileceğini, bölgeye turizm yatırımlarının artırılması gerektiğini kaydetti.

Çaluda, CMC sorununun kangren olmuş bir sorun olduğunu, halk sağlığını tehdit ettiğini, çarpık yapılaşmanın büyüdüğünü söyleyerek, bu sorunların nasıl çözüleceğini sordu.
UBP Milletvekili Yasemin Öztürk, plastik poşetlerin parayla satılması uygulamasına destek belirterek, plastik poşetlerin hiç kullanılmamasını istedi.

Öztürk, okullarda çevre temizliği, çöplerin ayrıştırılması konularında eğitim verilmesini talep etti.
Çevre Yasası’nın uygulanması gerektiğine işaret eden Öztürk, çevrenin kirletildiğini, caydırıcı cezaların uygulanmadığını, tarihi eserlerin yeterince tanıtılamadığını belirtti.

Öztürk, bütçede turizme ayrılan payın yeterli olmadığını, turizm ve tanıtıma daha fazla pay ayrılması gerektiğini kaydetti.

AKSA’nın faaliyette olduğu alanda kanser vakalarının arttığını söyleyen Öztürk, “Niye ısrarla onu çalıştırmaya devam ediyoruz” diye sordu.

UBP Milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Turizm Bakanlığı’nın bütçedeki payının azaltılmasını eleştirerek, turizm yatırımlarında planlamanın önemine vurgu yaptı.

Hasipoğlu, Bafra Bölgesinde yapılması planlanan 16 otelden sadece dördünün yapıldığını 12’sinin 15 yıl boyunca hayata geçmediğini söyleyerek, bunun nedenlerini sordu.

Bu otellerde yerli ürün ve istihdama yönelik herhangi bir adım atılıp atılmadığını soran Hasipoğlu, eko, spor turizm ve yarım kalmış otellerde durumun hangi aşamada olduğuna yönelik sorular yöneltti. Hasipoğlu, teşviklerde doğru bir vizyon öngörülmesi gerektiğine işaret etti.

CMC’nin 1974’te adadan ayrıldığını ama zehrini bıraktığını söyleyen Hasipoğlu, Lefke toprağında şirketin yüzlerce dönüm taşınmaz malı olduğundan ihbar gönderilerek konunun yasal olarak takip edilmesi gerektiğini kaydetti.

Hasipoğlu, Kalecik’te denizde yaşanan petrol kirliliğine yol açan durumun da takibinin yapılması gerektiğini belirtti.

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, turizmi ileriye taşımak için yapılan uygulamalara değinerek, turistlerin ülkeye geldiği andan itibaren ülkeden ayrılacağı ana kadar yapılacak tüm uygulamalara özen gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Taçoy, zorunlu turistlerin adaya gelmesi için imkanların yaratılmasının önemli olduğunu, öncelikle bu sorunun çözülmesi gerektiğini kaydetti.

Asker, öğrenci ve ülkede malı olan insanların ülkeye gelir bırakması için çaba harcanması gerektiğini söyleyen Taçoy, özellikli ürünlerin çekim merkezi olarak kullanılmasının stratejik planının yapılmasını istedi.

Tarihi eserlerin tanıtılamadığını ve turiste yeterince gösterilemediğini savunan Taçoy, gelen turistin tarihi eserleri ziyaret etmesini sağlayacak adımların atılmasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Çevre sorunlarına işaret eden Taçoy, çevre kirliliğine karşı caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi.  Dipkarpaz Altınkumsal’da yıkılan bungalovların sahiplerine yönelik ne gibi tedbirler alındığını soran Taçoy, bu kişilere yardımcı olunması gerektiğini belirtti.

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu, eksik bırakılan faaliyetler olsa da eldeki bütçe imkanlarıyla ülkeye milyon civarında turist getirmenin takdire şayan olduğunu söyledi.

Amcaoğlu, ülkenin orta vadeli programının bir an önce hayata geçmesi ve turizmde neler yapılacağının ortaya konması gerektiğini belirtti.

Acentelere yapılan teşviklerin artmasının nedenleri, neden KOBİ statüsüne alınmadıklarının sorgulanması gerektiğini dile getiren Amcaoğlu, Turizm Strateji Komitesi oluşturulmasını istedi.

Amcaoğlu, yatak kapasitesinin çeşitlendirilmesi ve artırılması için yapılması gerekenler konusuna değinerek, Güzelyurt bölgesi ve Bafra’daki rezerv alanlarının Merkezi İhale Komisyonu tarafından ihale edilememesinin nedenini sordu.

Acentelerin rehbersiz tur düzenleme nedenlerini soran Amcaoğlu, katı atıktan enerji elde edilmesi konusunda adım atılması gerektiğini belirtti.

CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları, bütçe görüşmelerinin 90 dakikada bitebilecekken sürenin bu kadar uzamasından üzüntü duyduğunu kaydederek, UBP milletvekillerinin, defalarca bu bakanlığı elerinde tutmalarına rağmen eleştirilerinin saatlerce sürdüğünü söyledi.

Dipkarpaz bölgesindeki çarpık yapılaşmaya işaret eden Hamzaoğulları, Kaleburnu köyüne müze yapılmasının planlandığını dile getirdi. Hamzaoğulları, bundan mutluluk duyduğunu ancak köyde çarpık yapılaşma yaşanmaması adına dikkat gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Hamzaoğulları, Ziyamet ve Boltaşlı’daki kiliselerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Dipkarpaz’daki eşekler, Altınkumsal’daki tuvalet sorunu ve Sipahi Ören yerinin kullanıma açılması konularına değinilmesi gerektiğini belirtti.

Biray Hamzaoğulları, Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye otobüslerle turist geldiğini, bunun normal olduğunu ancak buradaki otellere Güney Kıbrıs plakalı otobüslerin gelip, turistleri Larnaka’ya götürmesinin yasaya aykırı olduğunu kaydetti.

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, güneyden gelen turist kafilelerinde Rum rehber bulunup, KKTC rehberinin ise sadece refakat ettiğine işaret ederek, Güney Kıbrıs’tan gelen turistlerden rant elde edenlerin buna sessiz kalmasını eleştirdi. Angolemli, Rum rehberin istediği şekilde bilgi verdiğini, KKTC’li rehberin ise buna müdahalede bulunamadığını ve bunun düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.

Angolemli, aynı durumun Türkiye’den gelen kafileler için de geçerli olduğunu ve bu duruma el atılması gerektiğini dile getirdi.

Yasa ve tüzüklerde değişiklik gerekirse bunun yapılmasını isteyen Angolemli, turistler adaya geldiğinde esnaf ve restoran sektörünün de bundan yararlanması gerektiğini ve bugünkü durumda özellikle her şey dahil sisteminde bundan yararlanılamadığını belirtti.

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da konuşmasında, bakanlığın bütçesinde yaklaşık 11 saat süren konuşmalar yapıldığını söyleyerek, konuşmacı sayısının da giderek artmasının turizmde ne kadar başarılı olunduğunun göstergesi olduğunu kaydetti.

Uçak seferlerinin artırılmasıyla ilgili çalışmalar hakkında bilgi veren Ataoğlu, Anadolu Jet’in KKTC’de konuşlandığını, 2-3 ay içinde sefer yapmaya başlayacağını, bunun bilet fiyatlarının düşüşüne katkı sağlayacağına inanç belirtti.

İsrailli turistlerin güneyden gelerek, KKTC’ye geçtiği günlerde Güney Kıbrıs’ın engeli ile karşı karşıya kalındığını ve AB haricinden gelen turistlerin engellendiğini kaydeden Ataoğlu, bunun kaldırılmasına yönelik gerekli girişimlerin yapıldığını söyledi.

Gemi alternatifinin devreye sokulduğunu ancak uçak biletlerinde düşüş gibi bir etkinin sağlanamadığını söyleyen Ataoğlu, üreticilerin ürünlerinin turizm sektöründe tüketilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini ve protokol imzalanması aşamasına gelindiğini belirtti.

Ataoğlu, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı ile yapılan görüşme sonrasında Ocak ayından itibaren üreticiler ve turizmcilerle birlikte toplantı yapılması kararı alındığını ifade etti.

Güney Kıbrıs’tan gelenlere teşvik verilmemesi görüşüne saygı duyduklarını dile getiren Ataoğlu, güneyden gelen yolcuya verilen teşvik miktarının 15’ten 20 Euro’ya çıkarıldığını, bundan 60 milyon Euro gelir elde edilmesi öngörüsü bulunduğunu belirtti.

Ataoğlu, CMC atıklarıyla ilgili Çukurova Üniversitesi’nden hizmet alımına gidildiğini ve yapılan inceleme sonrasında gömme sisteminin uygulanmasına sıcak bakıldığını ve üç yılda tüm atıkların gömülebileceğinin söyledi.

Uzak Doğu pazarına ilişkin yapılan çalışmaları dile getiren Ataoğlu, Japonya’daki tanıtımların ardından turistlerin gelmeye başladığını kaydetti. Ataoğlu, Hindistan pazarını ülkeye kazandırmak için de çaba sarf edildiğini ve ülkede Hint düğünleriyle bayi toplantıları yapılmaya başladığını belirtti.

Ataoğlu, fuar katılımlarına temsilciliklerde çalışanların büyük emek verdiğini söyleyerek teşekkür etti.
Göreve geldikleri günden itibaren Eski Eserler Dairesi’ni harekete geçirdiklerini ve restorasyon çalışmalarına başladıklarını söyleyen Ataoğlu, 1979’dan bugüne kadar müze açılmazken bütün ilçelerde müze açmaya başladıklarını kaydetti.

Ataoğlu, Lefke, Gazimağusa ve Girne’de açılan ve açılması planlanan müzelerle ilgili bilgi verdi.
Her şey dahil sistemine yönelik göreve geldikleri sürede yaptıkları çalışmalara değinen Ataoğlu, yarattıkları kış operasyonundan esnafın mutluluk duyduğunu, kültürün tanıtılmasına yönelik de çalışma yaptıklarını hasat dönemlerinde turistlere bölgelere götürerek tanıtım yapıldığını söyledi.

Fikri Ataoğlu, “turizmin sınıfta kaldığı” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını, Türkiye’de yaptıkları temaslarda Antalya’ya gelen turistlerin iki üç günlük süreler için adaya getirilmesi konusunda çalışmaların tamamlandığını belirtti.

Turizmde yerel işgücü ve istihdam kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalara değinen Ataoğlu, Karpaz Altınkum ile ilgili mahkeme kararına işaret ederek, konaklamaların yıkılmasından üzüntü duyduklarını ve telafi amacıyla gerekli çalışmaların sürdüğünü söyledi.

Ataoğlu, çevreyi kirletenlere yönelik Çevre Dairesi’nin denetleme yaptığını, kesilen cezaların da basınla paylaşıldığını kaydetti.

Spor turizminin kısa süre içinde hayata geçeceğini belirten Ataoğlu, sağlık turizminin 2019 içinde hayata geçeceğini dile getirdi. Ataoğlu, ülkeye gelecek turistlerin ve yurt dışına gidecek turistlerin sigortalanmasıyla ilgili de gereken adımların atılacağını söyledi.

Ataoğlu, Çıkarma Plajı konusunda Şehircilik Dairesi’nden ilgili görüşlerin alınmasının ardından tarihi SİT alanı ilan edileceğini kaydetti.

Rehberler ve acenteler arası sorununun çözülmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini dile getiren Ataoğlu, çevre dersinin tüm müfredatta yer alacağını söyledi.

Müze ve ören yerlerinde yerel ürün satışına izin verildiğini dile getiren Ataoğlu, Girne Antik Limanı’nın istenilen şekle gelmesine olanak verileceğini belirtti.

Lefke’ye her gün turist gittiğini ve esnafla iç içe olduğunu söyleyen Ataoğlu, Bafra’daki gelişmelerle ilgili bilgi verdi.

Ataoğlu’nun konuşmasının ardından oylamaya geçildi

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24

banner25