Dünya sanat gününde Emin Çizenel ve Rüya Taner ile sanat konuşuldu

Dünya sanat gününde Emin Çizenel ve Rüya Taner ile sanat konuşuldu
banner94

Kıbrıslı sanatçılar Ressam Emin Çizenel ve Piyanist Rüya Taner, 15 Nisan Dünya Sanat Günü’ne özel, Oya Silbery moderatörlüğünde Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nde (ARUCAD) düzenlenen söyleşide bir araya geldi. 

Üniversitenin 15 Nisan Dünya Sanat Günü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirdiği “Sanat Konuşmaları” başlıklı söyleşide ressam Emin Çizenel ve piyanist Rüya Taner’i ağırladığı belirtilen açıklamaya göre, Kıbrıs’ta ve yurt dışında birçok önemli çalışmaya imza atmış iki değerli sanatçı, Adada sanat icra etmenin ne demek olduğundan, çocukluk dönemlerinden ve eğitim hayatlarındaki deneyimlerden bahsettiler.            

ARUCAD’dan verilen bilgiye göre, söyleşide ailesinin kendisine olan desteğinden, babası ve dedesinden dolayı sanatçı bir aileden geldiğinden bahseden Rüya Taner, Türkiye’de İdil Biret ve Suna Kan gibi isimlerin yurtdışına devlet bursu ile gönderilip yetiştirilmeleri için özel olarak çıkartılan yasanın bir benzerinin Kuzey Kıbrıs’ta kendisi ve yetenekli çocuklar için çıkartıldığını, Üstün Yetenekli Çocuklar Yetiştirme Yasası’ndan yararlanarak KKTC Devlet Bursu ile Londra’da bulunan Guildhall School of Music and Drama’da eğitim alabildiğini anlattı.

Taner, bu vesile ile alanında bu kadar ilerleyebildiğinin altını çizdi. Kuzey Kıbrıs ve Türkiye’nin önde gelen konser piyanistlerinden olan Taner, bugüne kadar 90 ülkede pek çok konsere imza attığını aktardı.

 “KIBRIS BİR ADADIR, DÜNYA SANAT MERKEZLERİNDEN UZAKTADIR GİBİ BİR YAKLAŞIM DOĞRU DEĞİL”

banner91
Yurt dışında ve ülkesinde birçok kişisel sergi açan sanatçı Emin Çizenel de, sanatta kişilikli bir dil oluşturmanın zorlu bir süreç olduğunu, ressam adaylarının okul sonrası karşılaştıkları en sıkıntılı olanın bu başlangıç olduğunu vurguladı.

Kendisinin ağır bir üslûplaşmaya karşı olduğunu, oluşturduğu ana başlıklarda kurguladığı her sergisinde, yeni bir maceraya her zaman açık durarak resmini yeni alanlara taşımaya çalıştığını aktaran Çizenel, böylece zihnini taze ve genç tutmaya çalıştığını, yeniden kurulabilmek, hatta deneysel olabilmenin kendi açısından önemine değindi.

Neredeyse her eserinde çocukluğundan bir anıyı, politik bir sorunu veya Kıbrıs coğrafyası ile ilgili bir olguyu konu edindiğine değinen Çizenel, izleyicilerle paylaştığı görsellerle de işleri ve esin kaynakları hakkında ayrıntılı bilgiler verdi.

Çizenel, Kıbrıs’ta sanat üretiminin ve düşünsel boyutu ile tartışılıyor olmasının çok kısa bir geçmişi olduğunu, buna karşın bugünkü durumun küçümsenmemesi gerektiğini, Adadaki izleyicinin de hatırı sayılır bir mesafe aldığını dile getirdi. Çizenel, “Kıbrıs bir adadır, dünya sanat merkezlerinden uzaktadır gibi bir yaklaşım doğru değil. Artık global bir dünyada yaşıyoruz. Kıbrıs’ta öncü sergileri bile içine sindirebilen bir izleyici oluştu artık” dedi.    

Çizenel, “Bu açıdan bakıldığında ARUCAD çok değerli bir proje olarak ortaya çıktı. Aynı şekilde Art Rooms, galeri olarak harika bir performans gösteriyor. Her iki oluşum da Kıbrıs’taki sanat ortamı ve geleceği için son derece önemli” ifadelerini kullandı. 

ARUCAD Konferans Salonunda gerçekleştirilen söyleşi, Üniversitenin YouTube, Facebook ve LinkedIn kanallarından da ücretsiz olarak izlenebiliyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER