Kanser belirtileri nelerdir?

Kanser belirtileri nelerdir?

 

Kanser en ölümcül hastalıkların başında geliyor. Bu ciddi hastalıkta ilk belirtiler ise önemli bir yer tutuyor. Kanser için önlem almak isteyen vatandaşlar ilk olarak "Kanser belirtileri nelerdir?" sorusunu yöneltiyor.

Kanserin birçok çeşidi bulunuyor ve kanser insan hayatını en çok tehdit eden hastalıklardan bir tanesi... Bu nedenle bu ölümcül hastalığa ciddi derecede önlem almak gerekiyor. Sinsi hastalıkla mücadele etmenin en önemli rollerinden biri de belirtilere dikkat kesilmek... Peki, Kanser belirtileri nelerdir? Kanser tedavisi nasıl yapılır?

KANSER BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kanser vücuttaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla meydana gelen öldürücü bir hastalıktır.

Uzun süre kapanmayan yaralar, durdurulamayan kanamalar, uzun süren öksürük, ses kısıklığı, vücuda nedeni bilinmeyen şişlik, siğil ve benlerdeki hızlı büyüme ve renk değişikliği, nedeni anlaşılamayan ateş ve zayıflama, yutma zorluğu, büyük abdest veya idrar alışkanlıklarında değişiklikler kanserin ön belirtilerindendir.

Bu tür belirtiler ortaya çıktığında ihmalkarlık yapmadan gerekli kontrollerin yaptırılması büyük önem taşır. Kanserde erken tanı; tedavi şansını arttırır, tedaviyi kolaylaştırır

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği (TROD) Başkanı Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, kanser tedavisinde başarılı sonuçlar alınmasında medikal onkoloji, radyoterapi ve doğru beslenmenin önemine işaret etti. Tedavi sürecinde yanlış bilgilerin tedaviyi olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, birçok kanser türünde tedavinin önemli bir parçasının radyoterapi olduğunu söyledi.

RADYOTERAPİ GÖRENLER IŞIN YAYAR MI?

Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Radyoterapi sırasında vücutta radyasyon birikmez. Bu nedenle hastalar radyoaktif değildir, yani ışın yaymaz. Nükleer tıp bölümü tarafından kullanılan PET/BT, sintigrafi gibi tetkiklerde ve radyoaktif iyot tedavilerinde, vücutta radyasyon birikir ve bunların uygulandığı kişiler ışın yayar. Ancak radyoterapide böyle bir durum söz konusu değil. Yani radyoterapi seansı alındıktan sonra kişi gönül rahatlığıyla yakınlarının yanında durabilir" diye konuştu.

RADYOTERAPİ GÖRÜRKEN YIKANILIR MI?

Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Radyoterapi sürecinde yıkanılmaması gerektiği"ne ilişkin söylenenleri, "bilgi kirliliği" olarak niteleyerek şöyle devam etti:

"Bu, radyoterapi sahalarının vücut üstüne çizildiği zamanlardan kalma yanlış bir inanıştır. Rahatlıkla banyo yapılabilir. Kişinin üzerine marker denilen işaretler yapıştırıldıysa onların bulunduğu noktalara dikkat etmek ve çıkarmamak uygun olacaktır. Özellikle radyoterapi alan bölgelerin sert bir şekilde sabunlanmaması ya da keselenmemesi cildinizin tahriş edilmemesi açısından önemli. Ilık duş alınması terle beraber gelişebilecek reaksiyonları önlemede faydalı olup özellikle önerilir."

KANSER HASTALARI ŞEKER YEMELİ Mİ?

Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, kanser tanısı konulan hastaların asla şeker yememesi gerektiğine ilişkin değerlendirmeler konusuna da açıklık getirerek "Alman bilim adamı Otto Warburg'un 1931 yılında Nobel ödülü alan çalışması, kanserli hücrelerin yapısının sağlıklı hücreninkinden farklı olarak 3-5 kat daha fazla şeker kullandığını ortaya koymuştur. Buradan çıkan sonuçla 'Kanserli hücreler şeker tarafından beslenmektedir' düşüncesi hastaları sıfır şeker kullanmaya yöneltmiş ve konu aşırı stres yaratır hale gelmiştir" dedi.

En önemli enerji kaynaklarından olan şekerin, vücutta yakıldığından fazla alındığı zaman şişmanlığa ve beraberinde pek çok hastalığa neden olabildiğinin altını çizen Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Özellikle alındıktan sonra hızla kana geçerek kan şekerini yükselten ve ani olarak insülin salgısını da arttıran şekerli gıdalar vücuda zararlıdır. Buna karşın vücudumuzdaki hücrelerin normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için şekere de ihtiyaç vardır. Dengeli beslenme şeklinde şekerin de uygun kullanımı gereklidir. Önerilen yaklaşık olarak 100-150 kalori olup maksimum kadınların günde 6 tatlı kaşığı (25 gram), erkeklerin ise 9 tatlı kaşığı (37 gram) şeker tüketimini aşmamaya dikkat etmeleri önemlidir" değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, özellikle sebze, kuru meyve ve meyvelerden alınan şekerin önerildiğine dikkati çekerek, benzer şekilde pekmez ve bal gibi doğal şekerlerin de tatlandırıcı özelliklerinin yanı sıra antioksidan yönünden de zengin olduğunu vurguladı. Bunların kalori miktarlarının yapay şekerlerle aynı oluğuna işaret eden Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, bu nedenle günlük miktarın aşılmaması gerektiğini söyledi.

ZERDEÇAL KANSERİ İYİLEŞTİRİR Mİ?

Prof.Dr. Esra Kaytan Sağlam, düzenli ve doğru beslenme alışkanlığının, sağlıklı olabilmenin en önemli koşullarından biri olduğunu, tedavi sürecinde çok daha hassas olunması gerektiğini dile getirdi. Bu süreçte çeşitli bitkilerden çare aranmasının da doğru bir seçenek olmadığını, özellikle bu dönemde her şeyin hekimle paylaşılması, onun bilgisi dışında bir şey tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, en fazla üzerinde konuşulan bitkilerden birinin zerdeçal olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam şu bilgileri verdi: "Zerdeçalın (Turmeric-Curcumin) özellikle kanser gelişimini azalttığına dair yazılar olmakla birlikte, kanser tedavisinde yerini gösteren bilimsel veri yoktur. Sadece zerdeçal tedavisi ile tamamen hastalıktan kurtulan olgu bildirilmemiştir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), zerdeçal tozunun en aktif bileşeni içerisinde bulunan 'curcumin'i genel olarak güvenli olarak tanımlanmıştır. Ancak çalışmalar 'curcumin'in kemoterapi ilaçlarının ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmada faydalı olduğunu bildirmiş olmakla beraber tedavi etkinliğini de azaltabileceği göz ardı edilmemelidir."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER