banner22

Şentop, adaylık başvurusunu yaptı

Şentop, adaylık başvurusunu yaptı
banner32

Türkiye'de AK Parti Grup Başkanvekilleri, AK Parti Tekirdağ Milletvekili Mustafa Şentop'un TBMM Başkanlığına adaylık başvurusunu TBMM Genel Sekreterliğine sundu. 

AK Parti Grup Başkanvekilleri Mehmet Muş, Bülent Turan, Özlem Zengin ve Cahit Özkan, Mustafa Şentop'un aday gösterilmesine ilişkin dilekçeyi TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'na teslim etti. Muş, daha sonra gazetecilere açıklama yaptı.

Muş, Ankara Milletvekili Naci Bostancı, Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, Tokat Milletvekili Özlem Zengin, Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Denizli Milletvekili Cahit Özkan ve kendisinin imzasıyla halen TBMM Başkanı olan Mustafa Şentop'u yeniden aday gösterdiklerini söyledi.

Şentop'un adaylığının ülkeye hayırlı olmasını temenni eden Muş, "Önümüzdeki 7 Temmuz Salı günü ilk oylamalar yapılacaktır. İlk iki turda üçte iki çoğunluğun, üçüncü turda ise salt çoğunluğun oyunu alan aday TBMM Başkanı seçilecektir. Süreç bu şekilde işleyecektir. Tüm adayları tebrik ediyor, başarılar diliyoruz." dedi.

"Bütün arkadaşların desteğini bekliyorum"

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Meclis Başkanlığı için aday gösterilmesine ilişkin dilekçenin TBMM Başkanlığına verilmesinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. 

Sakarya'da havai fişek fabrikasındaki patlamayla ilgili geçmiş olsun dileklerini ifade eden Şentop, Sakarya Valisi ile görüştüğünü ve duruma ilişkin bilgi aldığını belirtti. Vefat edenlere Allah'tan rahmet dileyen Şentop, "Bütün imkanlarla kısa zamanda patlamaların sona ermesi, çıkan yangının söndürülmesi için gayret gösteriliyor. Tekrar geçmiş olsun diyorum." diye konuştu. 

Barolara ilişkin kanun teklifinin TBMM Adalet Komisyonunda dün görüşülmeye başlandığını anımsatan Şentop, "Birçok komisyon kanun teklifi görüşüyor. Adalet Komisyonundaki görüşmenin bu anlamda bir özelliği yok. Sadece bazı tartışmalar var. Bazı baro başkanlarının itirazlar var. Bu her konuyla ilgili olabiliyor." ifadelerini kullandı. 

Komisyonlarda milletvekillerinin nihai olarak bir metin ortaya çıkardıklarını anlatan Şentop, "Bu bakımdan olağanüstü bir tablo olduğunu düşünmüyorum." dedi. 

"Baro başkanları için bir istisna söz konusu değil"

Baro başkanlarının dün Meclis'in Çankaya kapısında beklediğini hatırlatan Şentop, salgın dolayısıyla uzun süredir Meclis'e giriş yasağı uyguladıklarına dikkati çekti. 

Meclis'in güvenliğiyle ilgili yetkinin TBMM Başkanlığında olduğunu dile getiren Şentop, idare amilerinin icra ile ilgili sorumluluğu atında bu işin yürütüldüğünü söyledi. 

Şentop, 5 idare amirinin en son 1 Temmuz'dan 31 Temmuz'a kadar giriş kısıtlamasının uzatılması yönünde karar aldıklarını anımsatarak, "Bu kararı tekrar okudum. Baktım, baro başkanları için de bir başkası için de bir istisna söz konusu değil. Dolayısıyla ben idari amirlerimizden de kendi aldıkları, altında imzası bulunan kararın titiz bir şekilde uygulanmasını tekrar rica ediyorum. Kendileriyle de görüştüm." şeklinde konuştu. 

Meclis'in güvenlik yönetmeliğine değinen Şentop, şöyle devam etti: 

"Milletvekillerimizin kendi araçlarında getirdiği misafirlerinin de kaydının yapılması ve giriş kartı alınarak Meclis'e sokulmaları yönünde açık hükümler var. Bazı milletvekili arkadaşlarımızın, kimlik bilgisini Meclis güvenliğinin bilmediği, kim olduğunun kaydettirilmediği bazı kişilerin kendi araçlarında Meclis'e sokulmaya çalışıldığına dair bilgiler oldu. Bu arkadaşlarımızı da ikaz ettim. Bununla ilgili kamera kayıtları ve tutanaklar da var. Böyle bir şey olamaz. Burada milletvekillerinin öncelikle Meclis'in güvenliğiyle ilgili İçtüzüğe göre alınmış olan tedbirlere bizzat kendilerinin riayet etmesi lazım." 

"Bütün arkadaşların desteğini bekliyorum"

Şentop, TBMM Başkanlığı adaylık başvurusuna ilişkin ise, "Hayırlı olsun, artık takdir Türkiye Büyük Millet Meclisimizindir, Genel Kurulundur. Bu konuda bütün arkadaşların desteğini bekliyorum." dedi. 

Mustafa Şentop, Meclis'teki koronavirüs tedbirlerine ilişkin bir soruya da şu yanıtı verdi: 

"Biz, bütün imkanları başta milletvekili arkadaşlarımız başta olmak üzere idari personelimize sunuyoruz. Dezenfekte işlemlerini Genel Kurul, komisyonlar, milletvekillerinin kullandığı mekanlar dahil olmak üzere yapıyoruz. Mesafe konusu da kendilerine kalmış. Bu konuda gerekli ikazları yapıyoruz. Meclis'te 200 ile 600 arasında günlük test yapıyoruz. Türkiye'de yapılan günlük test sayısının aşağı yukarı yüzde 1'i TBMM'de yapılmış oluyor. Test sayısının oransal olarak yüksek olduğunu ifade etmek isterim. Maksadımız mümkün olduğu kadar eğer bir vaka varsa erken bir şekilde tespit edip gerekli izolasyonu sağlamaktır." 

Sosyal medya

Başka bir soru üzerine, sosyal medya konusunda somut olarak bir teklifin söz konusu olmadığını belirten Şentop, şunları kaydetti: 

"Bu, sadece Türkiye'nin değil bütün dünyanın bir sorunu. Sosyal medyada hakim olan çok uluslu şirketlerin kendi kurallarını kendilerinin koymaya çalıştıkları ve faaliyet gösterdikleri ülkelerin hukuk kurallarını tanımaz bir yaklaşımları var. Avrupa ülkeleri de bundan rahatsız. Tedbir alanlar, hukuki düzenlemeler yapanlar var. ABD de rahatsız. En son ABD Başkanı Sayın Trump, 'Gerekli tedbirleri alacağız, kanuni düzenlemeleri yapacağız' diye bir açıklama yaptı. Almanya'da yapılan düzenleme var. Fransa'da bir hafta 10 gün kadar önce hakaret içerikli paylaşımlarla ilgili bir düzenleme yapıldı. Türkiye'de bu konuda hukuki düzenlemelerde yetersizlik olduğunu ifade etmek isterim. Ben de bu konuda mağduriyetler yaşamış birisiyim."

Sosyal medyada açılışla ilgili "hayırlı olsun" diyerek bir paylaşımda bulunduğunu ve bir vatandaşın bu paylaşımın altına hakaret içerikli yorum yaptığını aktaran Şentop, "Vazifesi de değil. Siyaseten bir görevi olabilir, cevap verme ihtiyacı içinde olabilir ama öyle biri de değil. Muhtemelen koltuğunda çayını yudumlarken hoşuna gitmediği bir şeye yazıyor. Peki bunun bir hukuki sorumluluğu olmaz mı? Bunu biz okuduğumuzda rahatsız oluyoruz." dedi. 

Sokakta birisi bunu yapsa onun cezai sorumluluğu olduğuna dikkati çeken Şentop, "Sosyal medya her türlü suçun işlenebildiği, her türlü hakaretin yapılabildiği tamamen serbest bir ortam değil. Hiçbir yerde değil. Dünyanın hiçbir ülkesinde değil." diye konuştu. 

Çok uluslu şirketlerin "kuralları ben koyarım" yaklaşımını terk etmesi gerektiğini vurgulayan Şentop, "Bir ülkede faaliyet gösterecekse o ülkede mutlaka bir temsilciliğinin, hukuki anlamda bir muhatabının bulundurulması gerekiyor. Bununla ilgili görüşmeler yapıldı. Belli alanlarda belli şirketler bakımından mesafeler alınmıştır, bunun sağlanması lazım. Bir ikinci husus da burada cezai olarak sorumluluklarının arttırılması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER