Türkiye

Bahçeli, "Kimse bizden Güney kesiminin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklemesin"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Hiç kimse bizden, Güney kesiminin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir." dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, öncelikli gündemin İran'a yönelik saldırı ve yansımaları olduğunu ancak küresel gelişmelerin bununla sınırlı kalmadığını, dünya genelinde çok sayıda fay hattının aynı anda kırıldığını ve birbirini tetikleyen gerilimlerin zincirleme şekilde büyüdüğünü belirtti.

Doğu Akdeniz'de artan jeopolitik rekabetin, enerji kaynakları üzerindeki mücadeleyi daha da sertleştirdiğine, deniz yetki alanları üzerinden yürütülen tartışmaların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiğine vurgu yapan Bahçeli, Karadeniz havzasında süregelen savaş halinin Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden şekillendirirken, Asya-Pasifik hattında ABD-Çin rekabetinin yeni bir küresel cepheleşmenin işaretlerini verdiğini söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Rusya-Ukrayna savaşı henüz nihai bir çözüme ulaşamamıştır. Suriye'de tek Suriye ve tek ordu adına önemli mesafe alınsa da kırılgan denge Suriye'nin bütünlüğünde dikkatli olmayı gerektirmekte, Gazze'de ise insanlık dramı her geçen gün ağırlaşmaktadır. Pakistan-Afganistan hattında yaşanan gerilimler, Afrika'nın farklı bölgelerinde süregelen çatışmalar ve Latin Amerika'da yükselen siyasi istikrarsızlık dalgası, küresel sistemin çok boyutlu bir kriz sarmalına sürüklendiğini açıkça göstermektedir."

- "Kimse Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı beklememelidir"

Avrupa ülkelerinin silah sevkiyatlarıyla güçlendirdiği Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) saldırgan politikalarına göz yumduğunu söyleyen Bahçeli, Türkiye'nin KKTC'ye yönelik savunma tedbirlerinin eleştirilmesini "çifte standart" şeklinde nitelendirdi. Bahçeli, "Hiç kimse bizden, Güney kesiminin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir. Unutulmamalı ki Kıbrıs bizim için alelade bir dış politika konusu değil, milli bir dava, vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir." dedi.

Dünyanın siyasi, ekonomik ve insani bir kırılmanın eşiğine geldiğini ifade eden Bahçeli, "Enerji arz güvenliğinden gıda tedarikine, göç hareketlerinden ticaret yollarına kadar uzanan geniş bir alanda belirsizlikler artmakta, riskler çoğalmaktadır." diye konuştu.

Tablonun tesadüf eseri ortaya çıkmadığını, küresel kaynakları kontrol etme arzusundaki yeni emperyalist anlayışın, krizleri derinleştirerek hakimiyet alanlarını genişletme çabasına girdiğini dile getiren Bahçeli, bu süreçte bedel ödeyenlerin yine masumlar, mazlumlar, sesi kısılmaya çalışılan milletler olduğunu ifade etti.

Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ağır ve çok cepheli bir küresel tabloyla İsrail'deki bazı çevrelerin 'Türkiye'nin yeni hedef' olduğunu alenen dile getirdiği bir dönemde, Türkiye'nin içeride güçlü, dirençli ve kenetlenmiş olması tarihi ve kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bazıları Cumhur İttifakı'nın dirayetinden, devletimizin kudretinden ve Türkiye'nin yükselişinden rahatsız olsa da ülkemiz, bu çalkantılı dönemden büyüyerek çıkacak, huzurlu bir dünyanın neşet etmesine de hizmet edecektir.

Açıkça ifade etmek isterim ki, Türkiye'nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem, her eylem, her kışkırtma, doğrudan doğruya milli güvenliğimizi hedef almaktadır. Türkiye Cumhuriyeti, muhalefetin günübirlik polemikleriyle, ucuz siyasi hesaplarla, sığ tartışmalarla, sorumsuz açıklamalarla yönetilebilecek bir ülke değildir. Hele hele böylesine hassas bir dönemde devletin yanında durmak yerine karşısında saf tutan, milli meselelerde dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılığı olmayacaktır.