Meclis'te güncel konuşmalar

Meclis'te güncel konuşmalar
banner83
banner80

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu toplandı.

Meclis Başkanı Önder Sennaroğlu başkanlığında toplanan Genel Kurul toplantısı saat 11.10’da başladı.

Cumhuriyet Meclisi Başkanlık Divanı, KKTC Parlamentosu ile Türkiye Cumhuriyeti Parlamentosu arasında oluşturulan dostluk grubu yönetim kurulunu İzlem Gürçağ (Başkan), Teberrüken Uluçay (Başkan Vekili), Salahi Şahiner, Zeki Çeler, Serdar Denktaş, Hasan Taçoy, Tolga Atakan ve Yasemin Öztürk (üyeler) olarak belirledi.

ÇELER

Milletvekillerinin güncel konuşma istemlerine yer verilen kısımda TDP Milletvekili Zeki Çeler “Turizmde 2021 nasıl kazanılır” konusunda yaptığı konuşmada, Turizm Bakanlığı’nın yaza yönelik bir planlama yapıp kamuoyu ile paylaşmadığını ifade ederek, ülkeye “esas parayı getirecek olan” turizmde atılması gereken adımlara işaret etti.

Ekonomide yaşanan sıkıntılara değinen ve bu sıkıntıların turizm kanalıyla aşılabileceğini ifade eden Çeler, turizmde reklam yapılmadığını, sistematik bir planlama yapılmadığını, gelirlerin düştüğünü, turizm çalışanlarının zora düştüğünü anlattı.

Çeler, olağanüstü bir durum yaşandığını ve buna karşı bir planlama yapılamadığını ifade ederek, vatandaşların dövizden dolayı sıkıntı yaşadığını, hayat pahalılığının durdurulduğunu, bu yüzden iç hareketliliğinin yaşanmadığını kaydetti.

Turizmde hareketlenme sağlanması halinde ülkede yaşanan ekonomik krizin bir nebze düzelebileceğini, özellikle Covid salgını sonrası turizmde ciddi bir hareketlenme yaşanacağını ve buradan ülkenin turist çekebilmesi için devletin üzerine düşen her şeyi yapması gerektiğini ifade eden Çeler, devletin güvenli ve sağlıklı bir ülke yaratarak, başta halkına sonra da ülkeye turizm veya eğitim için gelecek kişilere ağırlığını hissettirmesinin önemine değindi.

ATAOĞLU

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu da, Çeler’e teşekkür ederek, önerilere sıcak baktıklarını söyledi. Ataoğlu, turizme yönelik çalışmaları anlatarak, kapalı devre turizm ve iç turizme yönelik yapılan çalışmalara işaret etti.

Ataoğlu, bu yılın kaçırılmaması adına da kapalı devre turizmi hayata geçirdiklerini, 3 bin 132 kişinin ülkeye geldiğini, 10 vaka rastlandığını anlattı. Ataoğlu, bayram süresince iç turizmin de hareketlendiğini, gerekli denetim ve incelemeleri yaptıklarını, şikayet, talep ve önerileri dinlediklerini kaydetti.

Ataoğlu, kapalı devre turizm dışında nasıl hareket edebilecekleri konusunda da çalışmalar yaptıklarını, çift aşılı kişilerin ülkeye gelebilmesinin önünün açılması için 3 Haziran tarihinin öne çıktığını, uçak sayısının artırılması, ülkeye daha çok insanın gelmesi, esnafın da bundan faydalanabilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirtti.

Bayram süresince piyasaya 9 milyon TL civarında bir kaynağın sağlandığını,  kapalı devre turizmiyle birlikte piyasaya giren rakamın  20 milyon TL olduğunu,  bu rakamların daha fazla artması için turizmde açılımın şart olduğunu, bunun için de bazı şartları oluşturarak İsrail pazarından turistleri ülkeye getirmek yanında Güney ile de çalışmaların sürdüğünü anlatan Ataoğlu, Sağlık Üst Kurulu’nun PCR testleri ile ilgili vereceği karara göre hareket edeceklerini söyledi.

Milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Ataoğlu, bakanlık olarak turizm açısından hazır olduklarını, ancak Sağlık Bakanlığı ve Üst Kurul’un kararlarını beklediklerini, 3 Haziran tarihine hazır olduklarını kaydetti.

EVREN

İçişleri Bakanı Kutlu Evren, İkamet Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle düzenlenen inanç turizminin sadece Şeyh Nazım Dergâhı’na gelmek isteyenleri kapsadığını söyledi.

Bakan Evren, Meclis Genel Kurulu’nda milletvekillerinin bu konudaki sorularını yanıtladı.

Lefke’deki rahmetli Şeyh Nazım Dergâhı’na ziyarete gelenlerle ilgili bir önceki dönemde yapılan bir aylık izinlerin önünü açmak ve yasal sürece koymak amacıyla bir açılım getirildiklerini kaydeden Evren, yapılacak düzenleme ile ziyarete gelecek kişilerin dergahtan yazı alarak burada belli bir süre kalabileceklerini ifade etti.

Şeyh Nazım’ın ülkeye mal olmuş biri olduğunu ve buraya gelen kişilerin onun dergahında kaldıklarını dile getiren Evren, dergahı ikamet olarak göstererek gelenlerin orada kalarak inançlarının gereğini yapabileceklerini söyledi ve bu tüzüğün başka bir amaçla kullanılmayacağını kaydetti.

Kalacak kişilerin ülkeyi tanıyarak, gittikleri yerde tanıtacaklarını dile getiren Evren, bununla ilgili düzenlemenin de inanç turizm adı altında olması için girişim başlatıldığını belirtti.

Kutlu Evren, bu düzenlemenin daha önceki tüzükteki eksikliği gidermek için yapıldığını söyledi.

ÇELER: “TURİZM İÇİN YETERLİ ÇALIŞMA YOK”

TDP Milletvekili Zeki Çeler konuşmasında, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin halkın sağlığının korunması açısından belirli kısıtlamalarla kararlar ürettiğini dile getirerek, komitenin, turizm açısından yeterli çalışmanın yapılmamasından dolayı bu konulara değinemediğini kaydetti.

Taksicilerinin halen yanlarında yolcu taşıdığını ve perdeleme de yapmadığını gördüklerini dile getiren Çeler, ilgili bakanlıkların çalışma ve organizasyonları yeteri kadar yapmaları, denetimini sağlamaları halinde Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin de gerekli kararları alacağını belirtti.

AKANSOY: “ADALI CİNAYETİ YENİDEN SORUŞTURULMALI”

CTP Milletvekili Asım Akansoy, “geçiş noktaları açılmalıdır” konulu konuşmasında, KKTC’de Kutlu Adalı’nın faili meçhul kişilerce öldürüldüğünü anımsatarak, son zamanlarda Türkiye’de bazı internet kanallarında yapılan yayınlara işaret etti ve cinayet soruşturmasının artık yeniden açılmasının bir zaruriyet olduğunu söyledi.

Bu cinayetin sonuçlarını herkesin bilme hakkı olduğunu ifade eden Akansoy, dönemin soruşturma memurunun da şu anda polis müdürü olduğunu dile getirerek, bu cinayetin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı doğrultusunda da tekrar soruşturulması gerektiğini belirtti.

Polisin bu yönde bir adım atmasını istediklerini dile getiren Akansoy, yapılan yayınlarda bu konu ile ilgili daha yayın yapılacağının da söylendiğini, bu nedenle de bu konuya artık bir açıklık getirilmesi gerektiğini kaydetti.

İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’nin kapıların geçişlere açılması konusunda yarın bir toplantı yapacağını bildiğini dile getiren Akansoy, siyasi otoritenin yönlendirici olması gerektiğini söyleyerek, elbette sağlık koşullarının da oluşturularak iki tarafın da geçişleri açması için cesaretlendirmesi gerektiğini belirtti.

İki Toplumlu Sağlık Teknik Komitesi’nin Sinovac aşısının da geçişlerde kabul görmesi konusunda girişim yapması gerektiği dile getiren Akansoy, geçiş kapılarının açılmasının insancıl bir konu olduğunu ve çok değişik bağlamlarda önem taşıdığını kaydetti.

Hükümetin ve Cumhurbaşkanı’nın bir Avrupa Birliği politikası olması gerektiğini söyleyen Akansoy, Avrupa Birliği ile ilişkiler kurulmasının şart olduğunu belirtti.

Asım Akansoy, kapıların geçişlere eş zamanlı açılması gerektiğine dikkat çekerek, gerekli sağlık önlemeleri alınarak adım atılmasının şart olduğunu söyledi.

Cenevre sonrasında Kıbrıs konusunda “edilgen” bir durumda olunduğunu dile getiren Akansoy, ortaya konulan tezlerle ilgili herhangi bir bilgileri olmadığını ve yeni durumun nasıl şekilleneceğinin bilinmesi açısından bu konunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

ROGERS: “VİRÜSTEN KURTULMANIN ŞU ANKİ TEK YOLU AŞI”

HP Milletvekili Jale Refik Rogers, “pandeminin ikinci yılında sağlık, turizm ve çevre” konulu konuşma yaptı.

Koronavirüsten kurtulmanın şu anda tek yolunun aşılanma olduğunu dile getiren Rogers, ülke olarak toplum bağışıklık kazanana kadar aşılanmanın en hızlı şekilde yapılanması gerektiğini söyledi.

Şu andaki Sağlık Bakanı’nın aşı platformu konusunda ortaya atılan iddiaların endişe verici olduğunu dile getiren Roger, oluşturulan dijital platformun özel şirketin elinde olduğunu ve Sağlık Bakanlığı’nın bu bilgilere erişiminin olmadığı iddialarının doğru olup olmadığını sordu. Bu şirket ile bir anlaşma yapılıp yapılmadığını soran Rogers, hastaların kronik rahatsızlıkları konusunda da gizlilik anlaşması olup olmadığı sorusunu da yöneltti.

Veri toplama açısında çok önemli bir fırsatın dijital platforma devredildiğini söyleyen Rogers, aşılanma hakkındaki verilerin açıklanmasını istedi.

Çalışanların aşılanması ile ilgili ne durumda olunduğunun şeffaf olarak paylaşılması gerektiğine dikkat çeken Rogers, halkın verilere ulaşması ve bilgilendirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Rogers, Sağlık Bakanlığı’na 30 mevsimlik işçi alındığı bilgisinin geldiğini dile getirerek, hemşireleri kadrolamak yerine mevsimlik işçi alımı yapılıp yapılmadığının açıklanması gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığı’nın sitesinde karantina ile ilgili ülkeye gelişlerdeki bilgilendirmenin yeterli olmadığını belirten Rogers, Turizm Bakanlığı’nın sitesine de ulaşılmadığını kaydetti.

Jale Refik Rogers, İngiltere’den de turist gelmesinin istenmesi halinde iki toplum liderinin görüşerek geçişlerin sağlanması için girişim yapılması gerektiğini vurguladı ve eğitimle ilgili de okullardaki uygulamalarda farklılıklar olduğunu söyledi. Rogers, eğitimde gerekli denetimlerin ve programların oluşturup oluşturulmadığını sorarak, Eğitim Bakanı ile Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’ne çağrıda bulunarak yaz okullarının açılması gerektiğini söyledi.

Bakanlıkların her kararı Sağlık Üst Komitesine atmasını doğru bulmadıklarını dile getirten Rogers, bakanlıkların niyeti olması halinde istenilen kararların alınabileceğini belirtti.

Girne Dağlarına yapılması planlanan heykel konusunda ise hükümetin düşüncelerini soran Rogers, daha kalıcı çevre aksiyon planının ne zaman yapılacağının açıklanmasını istedi.

ATAOĞLU: “NAYLON KAYNAKLI ÇEVRE KİRLİLİĞİ YÜZDE 65 AZALDI”

Eleştirileri yanıtlayan Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, naylon poşet kullanımının azaltılmasına dönük düzenlemelerle naylon kaynaklı çevre kirliliğinin yüzde 65 oranında azaldığının gözlemlendiğini açıkladı. Ataoğlu, marketlerde poşetlerin tamamen kalkması yönünde çalışma yaptıklarını da söyledi.

Okullarda çevre dersinin verildiğini de söyleyen Ataoğlu, Eğitim Bakanlığı ile birlikte çocuklara küçük yaşta çevre bilinci aşılamaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

DENİZ KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN SÜREKLİ İZLEME SİSTEMİ

Deniz kirliliğinden şikayetler olduğunu da söyleyen Ataoğlu, atıkların denizlere atılması konusunda “sürekli izleme sistemi” yapılacağını ve bu sistemin de yakın zamanda kurulacağını söyledi.

Hava kalitesi ölçüm noktalarının da oluşturulacağını dile getiren Ataoğlu, insanların artık bilinçlendirilerek çevreyi kirletmemesi için uyarı levhalarının konulduğunu söyledi ve çalışmalara da devam edeceklerini kaydetti.

OĞUZ

Maliye Bakanı Dursun Oğuz da söz alarak, Sağlık Bakanı’nın talebi üzerine 270 mevsimlik işçi arasından 30 kişinin azalmasından kaynaklanan yeni alımlar olduğunu belirtti.

Mevsimlik işçilerin birçok alanda görev yaptığını dile getiren Oğuz, Sağlık Bakanlığı’nın pandemi dolayısıyla aldığı bu işçilerden eksilen sayıların tekrar doldurulduğunu kaydetti.

Oğuz, gönüllü olarak çalışan kişilerin mevsimlik işçiliğe geçirildiğini dile getirerek tüm ihtiyaçların Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından doldurulması gerektiğini söyledi. Oğuz, bu çalışanların pandemiden dolayı alındığını ve gereklilikleri halinde devam edilip edilemeyeceğinin karar verileceğini belirtti.

Sağlıkla ilgili planlamayı Sağlık Bakanlığı’nın yaptığını ve pandemi şartlarının nasıl olacağının bilinmediğini ve ihtiyaca göre gerekenlerin de yapılacağını söyleyen Oğuz, Sağlık Bakanlığı’nın ihtiyacı doğrultusunda bu alımların yapıldığını kaydetti.

Oğuz, Mağusa Hastanesi’nde yapılan eylem neticesinde de laboratuvara personel istihdam edildiğini söyledi.

AMCAOĞLU

Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Olgun Amcaoğlu ise, Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin kararlarına binaen eğitimde alınan kararları tekrarladı.

Uluslararası sınavların yapılması için istişare edilerek kararların üretildiğini dile getiren Amcaoğlu, yetkili sendika ve bulaşıcı hastalıklarla ilgili üst kurulun da verdiği kararlar doğrultusunda çalışmaların sonlandırılma noktasına geldi.

Özel okulların, bakanlığın aldığı kararlar dışında hareket etmesinin söz konusu olmadığını dile getiren Amcaoğlu, tüm okulların akademik takvim içinde hareket edildiğini söyledi.

“YAZ OKULLARI İÇİN ÜST KOMİTEYE TALEPTE BULUNDUK”

Amcaoğlu, yaz okullarında etütlerin açılması için Bulaşıcı Hastalık Üst Komitesi’nin karar üretmesi için taleplerinin yapıldığını söyledi.

Eğitimin ülkede hangi tarihlerde yapılacağının yasal olarak belirtildiğini kaydeden Amcaoğlu, eğitimde açılan eksikliklerin de giderilmesi yönünde gerekli adımların atılacağını belirtti.

ŞAHİNER

CTP Milletvekili Salahi Şahiner, hayat pahalılığı ödeneğinin 4 ay kesilmesinin etkileriyle ilgili güncel konuşma yaptı.

Kısıtlı kaynakların doğru şekilde kullanılıp kullanılmadığına bakılması gerektiğini söyleyen Şahiner, toplanan kaynağın nereye kullanıldığının da önemli olduğunu söyledi.

TL’nin değer kaybıyla birlikte hayat pahalılığının ilk altı ayda yüzde 10’un üzerine çıkabileceğini ifade eden Şahiner, hayat pahalılığı doğru yansıtılsa bile memurun alım gücünün yıllar içinde düştüğünü kaydetti. Şahiner, hayat pahalılığının geri ödenmemesinin bu durumu derinleştireceğini söyledi.

“HÜKÜMET HP ÖDENEĞİNİN KESİLMESİ KARARINDAN DÖNMELİ”

Hayat pahalılığı kesintisinin uzun vadede tüm sektörlere olumsuz yansıyacağını kaydeden Şahiner, bunun uzun vadede devleti besleyen vergi kaynaklarına da zarar vereceğini anlattı.

Şahiner hükümeti, geri ödenmemek üzere hayat pahalılığı ödeneğinin kesilmesi kararından dönmeye çağırdı.

OĞUZ

Maliye Bakanı Dursun Oğuz da konuşmayı yanıtlamak üzere kürsüye çıktı.

Devletin covid için ayırdığı kaynağı nereye harcadığını kuruşu kuruşuna açıkladıklarını ifade eden Oğuz, hükümetin açıkladığı paketlerle ilgili ödemeleri, açıklandığı şekilde yerine getirdiğini anlattı, kalem kalem yapılan ödemeleri tekrarladı.

Yapılan ödemelerin bütçede karşılığı olmadığını da dile getiren Oğuz, ülkeyi kurtaracak olanın ekonomik çarkların dönmesi olduğunu ifade etti, bu kapsamda gerekli çalışmaların yapıldığını dile getirdi.

Oğuz, bu çarkların dönmesi adına öğrencilerin ülkeye getirilmesinin “büyük bir başarı” olduğunu söyledi.

“İÇ BORÇLANMALAR MAAŞ ÖDEMELERİYLE İLGİLİ DEĞİL”

Hayat pahalılığı konusunda yapılacak tüm tasarrufun özel sektöre verilecek destekler için kullanılacağını anlatan Oğuz, yapılan iç borçlanmaların maaş ödemeleriyle ilgili olmadığını da kaydetti.

Hükümetin kamu çalışanına düşman olmadığını dile getiren Oğuz, elde edilen kaynağı ülke gerçekleri doğrultusunda kullanmak için kararlar aldıklarını anlattı.

ATAKAN

Daha sonra HP Milletvekili Tolga Atakan “Ülkenin ahvali ve muktedir olamayan azınlık hezeyanları” başlıklı konuşma yaptı.

Hükümetin altı aylık sürede, önceki hükümet dönemlerinde tüm aşamaları bitmiş tasarıları bile Meclis’e getiremediğini ifade eden Atakan buna, Araç Muayene Sistemi Değişiklik Yasa Tasarısı, Trafik Yasa Tasarısı gibi tasarıları örnek gösterdi.

“BU ÜLKEDE ARTIK AÇLIK VAR”

Haftalardır çalışma yaşamına ilişkin, kaç kişinin işsiz kaldığı gibi sorularına yanıt bulamadıklarını anlatan Atakan, “bu ülkede artık açlık var” dedi, marketlerin çöplüklerini karıştıran, işini kaybettiği halde bunu eşine söylemeyen insanlar olduğunu kaydetti.

Atakan bu duruma karşı ne yapıldığını sordu, “gelin iktidarıyla muhalefetiyle bu konuda bir adım atalım” dediklerini ancak bu çağrılarına yanıt bulamadıklarını dile getirdi.

Turizm ve eğitim sektöründe ciddi sıkıntı yaşandığını söyleyen Atakan, turizm sektöründeki kalifiye elemanların kaybedilmesinin önümüzdeki belki de 5 yılın  kaybedilmesi anlamına geleceğini anlattı.

TL’deki değer kaybının da ekonomiyi derinden etkilediğini söyleyen Atakan, bu konuda bütünlüklü ve çözüme dayalı, somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

“YÜZ YÜZE EĞİTİMİN AÇILMASI İÇİN NE GEREKİRSE YAPILMALI”

Atakan, yüz yüze eğitimin açılması için ne gerekirse yapılmasını istedi, bu çerçevede muhalefetin de elinden geleni yapacağını dile getirdi.

BAYBARS

Ardından HP Milletvekili Ayşegül Baybars, “Ekonomik darboğazdaki işletmeler ve balıkçılık” başlıklı konuşma yaptı.

Bakanların “biz tüm planlamaları yaptık ama Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi bunlara izin vermiyor” dediğini söyleyen Baybars, hükümeti görevden çekilip yürütme görevlerini Üst Kurul’a devretmeye çağırdı.

“ÜLKEDE OKULLAR AÇILMAMIŞSA, TURİZM BAŞLAMAMIŞSA BUNUN SORUMLUSU HÜKÜMET”

İlgili yasa maddesini okuyan Baybars, Komite’nin sadece öneri yaptığını; Komite’nin okul açıp kapatma, turizmi açıp kapatma gibi bir yetkisi olmadığını kaydetti.

Baybars, ülkede okullar açılmamışsa, turizm başlamamışsa bunun sorumlusunun hükümet olduğunu ifade etti.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, tarımla ilgili güncel konuşma yaptı. Dünyada pandemi nedeniyle tarımda yeniden yapılandırmaya gidildiğini söyleyen Angolemli, KKTC’de ise durumun tam tersi olduğunu kaydetti.

Tarım arazilerinin betonlaştığını anlatan Angolemli, Tarım Master Planı’nın neden uygulanmadığını sordu, bu durumu “bir takım şirketlerin çıkarlarının korunmaya çalışılmasına” bağladı.

Angolemli, kuraklık çalışmalarına bir an önce başlanması gerektiğini kaydetti.

“TARIM BAKANLIĞI TEŞVİK SAĞLAYARAK GENÇLERİ TARIMA YÖNLENDİRMELİ”

Tarım Bakanlığından teşvik sağlayarak gençleri tarıma yönlendirmesini isteyen Angolemli, en büyük ihtiyacın temel gıda maddeleri olduğunu dile getirdi.

Angolemli, bir an önce çiftçiye özel mazot uygulamasına geçilmesini istedi.

ÇAVUŞOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu yanıt vermek üzere kürsüye çıktı. Patatesini satamayan tüm üreticilere sözleşmesi olsun olmasın TÜK’ün garanti verdiğini kaydeden Çavuşoğlu, bu durumun TÜK’ün yaşaması ve güçlü olmasının önemini gösterdiğini anlattı.

Çavuşoğlu, arpa buğday fiyatları konusundaki tartışmaya da işaret ederek, fiyatlar belirlenirken Çiftçiler Birliyle görüşüldüğünü anlattı. Çiftçiler Birliğine taban fiyatı açıklama, ardından Türkiye’de fiyatlar belirlendikten sonra fiyat belirleme önerisi sunduklarını ancak birliğin buna yaklaşmadığını söyleyen Çavuşoğlu, bu önerinin Çiftçiler Birliği tarafından kabul görmediğini dile getirdi.

Türkiye ve Rum tarafındaki fiyatları da takip ettiklerini kaydeden Çavuşoğlu, kaçakçılık konusunu da takip ettiklerini anlattı.

“HİÇBİR TÜCCAR PATATES ALMASA BİLE TÜM PATATES ÜRETİCİDEN SATIN ALINACAK”

İhraç olarak patatesin paketlemesini de üstlendiklerini dile getiren Çavuşoğlu, hiçbir tüccar patates almasa bile tüm patatesin üreticiden satın alınacağını belirtti.

Tarım arazilerinin korunması konusundaki görüşlere katıldığını anlatan Çavuşoğlu, Tarım Master Planının öneminin de pandemiyle birlikte gözler önüne serildiğini dile getirdi.

Süt fiyatlarında hayvancıların fikrinin alınmadığı eleştirinin gerçekleri yansıtmadığını söyleyen Çavuşoğlu, sütü pazarlamak için ciddi çalışmalar yürüttüklerini anlattı, süt fazlasını satmakta sıkıntı yaşandığını belirtti.

Çavuşoğlu, satılmayı bekleyen ürünün nasıl korunacağı konusundaki bir soruya cevaben, gerekli soğuk hava depolarının hizmette olduğunu anlattı.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, tarımda alım garantisinin çok önemli olduğunu, özellikle otelleri de kapsama alarak, Dipkaraz bölgesi de düşünülerek, o bölgede üretilen ürünleri, otellerin satın alması ve hükümetin bunu koordine etmesi gerektiğini, bunun işsizliği önlemede önemli rol oynayacağını dile getirdi.

Üreticiyi üretimden koparmamanın önemine işaret eden Angolemli, buna yönelik dünyadan çeşitli örnekler verdi.

Süt ve süt ürünlerinin ithalatına sınırlama getirilmesini isteyen Angolemli, fiyatların da denetim altına alınması gerektiğini söyledi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali, “Krizin hükümeti mi? Hükümetin krizi mi?” konulu güncel konuşma yaptı.

Şahali, “Başbakan, Başbakan olmak için değil UBP’nin başında kalmak için ülke kaynaklarını tüketmektedir. Yaşadığımız krizin sebebi de budur” dedi.

Başbakanın kamu kaynaklarını istikrarlı bir biçimde tükettiğini, yasa ve Anayasayı ihlalde çekince duymadığını savunan Şahali, kamuyu ilgilendirmeyen meselelerle ilgilenildiğini ileri sürdü.

Makam arabalarının sivil plakalarla yollarda dolaştığını, kırmızı plakaların takılmadığını savunan Şahali, bu durumu eleştirdi.

Erken seçim kararının komitede değil de hükümetin uygun bulduğu aritmetiğe göre oluşacak ad hoc komitede görüşülmesinin “hukuk faciası” olduğunu savunan Şahali, bu konuda yasal haklar olmak üzere gerekli adımların atılacağını belirtti.

Şahali, kamu çalışanlarının hayat pahalılığı ödeneklerinin iptal edilmesine yönelik yasa tasarılarının görüşülmesi sırasında yaşananlara da değinerek, meclis çalışanlarının grevini erteleme kararının da “yasal olmadığını” söyledi.

Şahali, Bafra Turistik Yatırım bölgesinde, orman için değerlendirilebilecek alanlarda, bazı turistik işletmelere solar tesis yapılması için izin verildiğini, bunun yasa dışı olduğunu savundu.

Yasaların ve planların tamamında orman arazisi olarak öngörülen orman alanına solar yatırım izni verildiğini dile getiren Şahali, “Bu hükümet bilerek ve isteyerek halkın malını peşkeş çekmektedir” dedi.

Yasaların ihlal edildiğini savunan Şahali, yasa ile korunan bir alanda, yasadışı uygulamalara izin vermemesi gerektiğini söyleyerek, polisi göreve çağırdı.

Şahali, kamu çalışanlarının maaşları kesilirken, Bakanlar Kurulu’nun Başbakanlığa dört istihdam yaptığını da iddia etti.

ÇAVUŞOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eleştirilerin toplumun sorunlarını çözmeye yönelik olması gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, UBP’nin topluma hizmet etme noktasında herkesle hükümet kuracak kadar fedakar olduğunu ifade etti.

Ülke kaynaklarının “tepe tepe kullanıldığına” yönelik söylemlerin her dönemde sarf edildiğini söyleyen Çavuşoğlu, tüm icraatlarının eleştirildiğini söyledi.

Yeşil enerjinin eskiden bu kadar bilinmediğini ancak şimdi otellerin rekabet edebilirliğinin sağlanması ve ihtiyaçlarının çeşitlenmesi adına bazı açılımlar yapmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, makamın verdiği güvence ile otellerin yatırım yapmak için adım attığını belirtti. Çavuşoğlu, Serhatköy’de solar enerji için ayrılan bölgenin henüz hazır olmadığını söyledi.

Milyonlarca dolarlık güneş paneli ve gerekli ekipmanların ülkeye geldiğini, doğayı korumak adına gerekli önlemlerin alındığını söyleyen Çavuşoğlu, Serhatköy’de bu iş için ayrılan alanın hazır hale gelmesi ile otelin güneş enerjisi yatırımını oraya taşıyacağını taahhüt ettiklerini bunun üzerine iznin verildiğini belirtti.

ŞAHALİ

Tekrar söz alan ve Devletin itibarının yasalara uygun hareket eden yöneticiler tarafından tahsis edildiğini söyleyen CTP Milletvekili Erkut Şahali, devamlılık ilkesi gereği, yasaya aykırı yapılan işlemin devam ettirilmesi ile suç işlenmeye de devam edildiğini savundu.

Mevzuat orada dururken yasa hilafına uygulama yapmanın akıllara soru işareti getirdiğini söyleyen Şahali, bakan olduğu dönemde yatırımcının talep ve maksadını uygun bulduğunu  ancak konuyu Bakanlar Kurulu’na ktaşıdığını çünkü geçmişte o alanla ilgili rüşvet iddiaları olduğunu söyledi.  

Şahali, hakkında rüşvet iddiaları bulunan bir alanla ilgili o dönemdeki Bakanlar Kurulunun cesaret göstermediğini ve izne yönelik karar almadığını söyledi.

Yasal olmayan işlerde devamın değil, yasal olmayan işi engellemenin esas olduğunu söyleyen Şahali, Dursun Oğuz ve müdürünün “yanlış yaptığını, suç işlediğini” iddia ederek, “bu suça iştirak etmenin devlete yakışmadığını”, yatırımcının o ülkede mevzuata aykırı taleplerde bulunmaması gerektiğini  söyledi.

Bölgede çevre tahribatı yapıldığını söyleyen Şahali, bakana talanı durdurma çağrısında bulundu.

ÇAĞATAY

HP Milletvekili Erek Çağatay, “Gayri resmi Cenevre toplantısı ile ilgili değerlendirmeler” başlıklı konuşma yaptı.

Çağatay, Crans Montana çöktüğünde, Lute’a zemin yoklaması görevi verildiğini anımsatarak, o dönemde Rum lider Anastasiadis’in “başka çözüm yolları konuşulabileceğini” söyleyerek toplantıdan ayrıldığını söyledi.

Cenevre’de farklı çözüm yollarının konuşulabileceğinin bilindiğini söyleyen Çağatay, BM Genel Sekreterinin zemin bulamayacağını bilse de diyalogu başlatmanın yollarını aradığını belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının sunduğu 6 maddelik önerinin, birinci madde dışında HP’nin ortaya koyduğu üçüncü yol benzeri maddeler olduğunu dile getiren Çağatay, birinci maddenin mantığının ne olduğunu da sordu.

Başına bir ön şart koymakla, farklı çözüm modelini görüşme imkanın berhava edilebileceğini söyleyen Çağatay, BM Güvenlik Konseyi kararı beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu sordu.

Filistin’e yapılan katliamı kınayan Çağatay, BM Güvenlik Konseyi’nin bu olay karşısındaki tavrını eleştirdi.

Çağatay, “Biz Rum tarafı ile eşit olmamız gerektiğine inanıyoruz, ama ön şart ortaya koyduğumuzda kendi önerimizi görüşemez noktaya gelebiliriz” dedi.

Kapalı Maraş ile ilgili AİHM’e başvurular yapıldığını söyleyen Çağatay, Kapalı Maraş’ın envanter çalışmasının hangi aşamada olduğunu sordu.

Maraş’ta atılan adımların bu haliyle yani sosyal aktivite yeri orak kalırsa, uluslararası alanda sıkınıtılar yaşanabileceğini söyleyen Çağatay, süreci Kıbrıslı Rumların da faydasına olacak ve onlara haklarını verecek bir hale sokmak gerektiğini, bunun uluslararası alanda kabul görebileceğini belirtti.

Maraş’ın Taşınmaz Mal Komisyonu kararlarına uygun şekilde açılmasının mümkün olduğunu dile getiren Çağatay, askeri bölgeden çıkarılması gerektiğini bunun hangi aşamada olduğunu sordu.

ERTUĞRULOĞLU

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da eleştiriler üzerine bazı noktalara açıklık getirmek istediğini söyledi.

Türk tarafının 6 maddelik önerilerine değinen Ertuğruloğlu, ön şart orak değerlendirilen maddenin 1964’ten beri ön şart olarak konulan maddeyi ortadan kaldırmak adına konulduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, böyle bir sürecin başarı şansının sıfır olduğunu bunun temel nedeninin Rum tarafının taşıdığı devlet statüsü olduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının devlet, Türk tarafının toplum statüsü sürdüğü sürece, görüşmelerden farklı sonuç beklenemeyeceğini söyledi.

Türk tarafının misyon ve vizyonuna itirazın, devlet statüsüne itiraz olduğunu değerlendiren Ertuğruloğlu, varılan noktadan geri adım atılmasının söz konusu olmadığını, egemen eşitlik eşit uluslararası statü talebinden geri adım atılmayacağının belirtti.

“Rumlar devlet, biz toplum statüsünde olacaksak, biz görüşmeyeceğiz” diyen Ertuğruloğlu, bu görüşten geri adım atılmayacağını yineledi.

Ertuğruloğlu, “Başta İngiltere olmak üzere dünya, Rumun Kıbrıs Cumhuriyeti olma hakkı olmadığını bilmiyor mu? Bize bile bile haksızlık yapanlardan, izolasyonlar uygulatanlardan medet umma noktasına getiriliyoruz” dedi.

AB’nin ve BM’nin tarafsız olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, müzakere edeceklerin uluslararası zemini eşitlenmediği sürece görüşmelerden sonuç almanın mümkün olmayacağını söyleyerek, “Rum devleti Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınıyor. Onun sorunu çözülmüştür zaten” dedi.

Vatandaşların günlük yaşamını olumlu etkileyebilecek güven artıcı önlemlerin ayrı konular olduğunu söyleyen Ertupğruloğlu, Rumun statüsünün bu noktada da sorun teşkil ettiğini tüm sorunların kaynağının statü olduğunu, bunun aşılması gerektiğini belirtti.

Cenevre’de yapılan önerilerin, her kelimesinin defalarca söylenen ve vurgulanan görüşler olduğunu, hiçbirinin sürpriz olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, Türk tarafının Cenevre’de bu kadar dik duruş sergileyeceğini diğer tarafların beklemediğini, Anastasiadis’in “dünyasının yıkıldığını” söyledi.

“Kıbrıs Türk tarafının çözüm istemeyen taraf haline geldiğini” söyleyenler olduğunu belirten Ertuğruloğlu,  BM ve AB’nin tarafsız olmadığını zaten ambargo ve izolasyon uyguladıklarını amaçlarının Kıbrıs Türkünü Rumun boyunduruğu altına sokmak olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, “Biz eşitliğimize, özgürlüğümüze, Anavatanımza sahip çıkıyoruz” dedi.

BM’nin Kıbrıs sorununa yanlış teşhis koyduğunu, sorunu çözemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, “BM parametreleri içinde biz ne kazandık?” dedi.

Sınır kapılarının açılmasına karşı olmadıklarını söyleyen Ertuğruloğlu, “Yeter ki bunlar mütekabiliyetlere uygun olarak yapılsın” dedi.

ULUÇAY

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, pandemi ve ekonomi konusunda konuşma yaptı.

Bu sırada iktidardan hiçbir milletvekilinin Meclis salonunda bulunmaması eleştirilere neden oldu.

Uluçay, turizm konusunda sıkıntılı bir dönemeçte bulunulduğunu, turizm işletmelerinin çoğunluğunun yaz sezonunda normal beklentilerinin karşılanmamasından bahsettiğini bunun çok önemli bir konu olduğunu belirtti.

Uluçay, pandemi koşulları içinde gelir etme imkanına kavuşabilmek adına plan yapılması ve planlrın somuta dökülmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Kara kapılarının geçişlere açılması konusunda, Nisan ayı başında uyarılarda bulunduklarını aynı zamanda iki doz aşılı kişilerin geçişine imkan tanınmasına yönelik de vurgu yaptıklarını söyleyen Uluçay, Haziran ayına 10 gün sonra girileceğini, buna rağmen turizme yönelik plan yapılmadığını belirtti.

Uluçay, dünya ülkelerinin takvimleri önceden belirlediğini, bunun KKTC için yapılmadığını bu nedenle tanıtım da yapılamadığını söyledi.

İç turizme yönelik atılım için kontrollü açılımın sürmesi gerektiğini dile getiren Uluçay, süratle bu yönde çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin kırmızı listeye alındığını, dolayısıyla Türkiye üzerinden ulaşım konusunda sıkıntılar yaşanacağını, KKTC’ye turist gelmesinin zor olacağını belirten Uluçay, “Bizim Güney Kıbrıs üzerinden, kara kapılarından geçişi başlatmak üzere adım atmamız gerekiyor” dedi.

Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi şimdi de dövizdeki yükseliş nedeniyle, Güney Kıbrıs’tan gelen ziyaretçilerin, alışveriş konusunda KKTC’de cazip ortam bulduğunu belirten Uluçay, bunun da çarşıları rahatlatabildiğini kaydetti.

Turizmde takvimin en kısa sürede, Haziran ayı başlamadan kamuoyuna duyurulması ve kara kapılarının açılmasına yönelik somut çalışma yapılması gerektiğini dile getiren Uluçay, bu şekilde KKTC’nin turist alma şansı olabileceğini, her iki konunun da elzem olduğunu belirtti.

HAMZAOĞULLARI

CTP İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları, Dipkarpaz sağlık Merkezi ile ilgili güncel konuşmasında, Dipkarpaz’daki sağlık hizmetlerinin aksadığını öne sürerek, “Hemşire adı altında Dünya kadar insan aldınız ama oraya gönderemediniz” dedi.

Hükümetin Dipkarpaz’a hizmet götürebileceğine inanmadığını kaydeden Hamzaoğulları, Hükümete erken seçim çağrısında bulundu.

Salgın sürecinin başında Güney Kıbrıs ile beraber hareket edilmesini önerdiğini hatırlatan Hamzaoğulları, kara kapılarının bu şekilde erken ve sağlıklı bir şekilde açılabileceğini belirtti. Kara kapılarının kapalı olmasının ekonomide yarattığı olumsuz etkilere değinen Hamzaoğulları, bugünlerin özellikle esnafa büyük zararlar getireceğinin altını çizdi ve kapıların açılmaması halinde daha kötü günlerin yaşanacağını iddia etti.

Hamzaoğulları, salgınla ilgili tedbirleri Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin aldığını anımsatarak, “Peki Bakanlar Kurulu nerede? Siyaset nedir? Siyaset esnafı batırmak mı?” diye sordu.

Hükümetin toplum için endişe duymadığını savunan Hamzaoğulları, “Bütün dertleri Facebook’ta kavga etmek, yakınlarını atamak… Bütün hesaplar kurultay ve sonraki seçim üzerine” dedi.

Hamzaoğulları’nın konuşmasının ardından Meclis oturumu “Yazılı Sorular” kısmı ile devam etti.

Yazılı sorular ve yanıtlarının okunmasının ardından ise Meclis birleşimi sona erdi.

Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2021, 19:01
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER