banner22

"45 yıllık UBP’ye 5 yıllık HP mi ayar verecek, tehditle ortaklık olmaz, hodri meydan"

"45 yıllık UBP’ye 5 yıllık HP mi ayar verecek, tehditle ortaklık olmaz, hodri meydan"
banner32

UBP Genel Başkanı Başbakan Tatar’a en yakın isimlerden MYK Üyesi Özer Kanlı'nın  paylaştığı yazı çok konuşuluyor.UBP-HP hükümeti ciddi bir sıkıntı daha yaşıyor diyen Kanlı,zaten var olan sıkıntıya ek geldiğini belirterek,tehditle devam eden ortaklık olmaz diyerek Kudret Özersay'ı sert bir şekilde eleştirdi.

UBP-HP hükümeti ciddi bir sıkıntı daha yaşıyor.
Zaten var olan sıkıntıya ek geldi.
HP’nin eski Turizm Bakanı Ünal Üstel’in görevden alınmasını peşin peşin dillendirmesi önemli bir hata idi.
Bu hata ile kalınmadı, bir sorun varsa bile Ersin Tatar, ilgili kişiyi görevden almaktan kaçınabilir havası yaratılarak, bence art niyetle, sırf Tatar’a zarar vermek için Üstel’in görevden alınması şartı süre de belirtilerek basına servis edildi.
Bütün bunlar UBP’de HP’ye olan tepkileri tırmandırdı.
Bu olayın etkisi halen devam ederken imar planı oyunu ilişkileri daha da gerdi.
UBP’liler kendi aralarında jet olayı ile ilgili olarak HP’li bir Bakan’ın da görevden alınması gerektiğini yüksek sesle konuşurken şimdi Ayşegül Baybars hanım buna eklendi.
Dün hangi UBP’liyi gördüysem “ lazım Ersin bey İçişleri Bakanı’nı görevden alsın” sözlerini duydum.
Ben Ayşegül hanımı iyi tanımam…
Kendisi ile bir kez konuştum.
O da Özdemir Tokel’le birlikte Kanal T’de gerçekleştirdiğimiz bir programda oldu.
Düzgün konuşmuş, meramını iyi anlatmıştı.
Akıllı olduğunu düşünmüştüm.
Sonra Başbakan’ın düzenlediği bir basın toplantısı nedeniyle gıyabımda benim için söyledikleri bana aktarıldı ve kendisine çok net bir tepki gösterdim.
Hakkında bir sürü haber okudum.
Bana göre hükümetin en zayıf halkasıdır.
Hakkındaki iddialar yabana atılacak cinsten değildir.
Bu iddialardan iki tanesi beni çok rahatsız ettiği için durumu Kudret beye aktarmıştım.
Bunlardan biri Ayşegül hanımın eşinin tapu ile doğrudan alakalı bir davada suçlanan tarafın avukatı olması, diğeri de STAR gazetesinde yer alan iddialardır.
Birincisi için Kudret bey’den “ memleketin en iyi ceza avukatıdır” yanıtını almıştım, ikincisi için de “ STAR gazetesine 3 sayfalık yazı gönderildi ama yayınlamadılar, mahkemede ortaya konulacak” oldu.
Ersin Tatar’ı da iyi tanırım.
Söyleyeceğini, söyler çekinmez.
Artısı olursa ne ala…
Olmazsa bedelini ödemeye de hazırdır…
Salı gecesi malum emirname yayınlandıktan sonra bana da tepkiler gelmeye başladı.
Sayın Başbakan’ı ve Başbakanlık Müsteşarı Ömer Köseoğlu kardeşimi aradım ve tepkileri ifade ettim.
Sonra elime kararname ulaştı.
Ulaşır ulaşmaz, UBP’nin tavrını bildiğim için,’ burada bir hata var. Başbakan, emirnamenin bitiş tarihi net bir şekilde ortaya konulmamışsa evet dememesi lazım’ diye düşündüm.
Neden?
Çünkü , UBP, ‘ biz emirnamelere karşıyız, imar planı isteriz”diyor uzun bir süredir de ondan...
Çarşamba günü Sayın Başbakan aradı ve Başbakanlığa gitmemi istedi.
Gittim…
Ersin beyi oldukça tepkili buldum…
“ Beni kandırdı. Ben samimi bir şekilde davrandım. Kendisine beni kandırmayacağına dair güvendim ama beni sıkıntıya sokan bir emirnameyi bana gönderdi. Ben de kendisine güvendiğim için, yayınlansın dedim. Olmaz böyle bir şey. Ben koltuk hastası değilim. Halkın içinden geldim, halkın içine yine dönerim ama bunu kabul edemem. İptal ettireceğim. İsterlerse hükümeti bozsunlar” diyordu.
Sonra UBP Genel Sekreteri Ersan bey geldi.
Onunla da konuştuk.
Gerçekten ortada bir samimiyetsizlik vardı.
Buna karşı adım atılmalıydı ve atıldı.
Başbakanlık’tan bir açıklama yapıldı.
O açıklamanın sonunda aynen şöyle diyordu:
“Bu noktadan sonra beklenen İçişleri Bakanlığı’nın sadece zaman uzatmasını içeren bir Emirname’yı Başbakanlığa göndermesidir.
Böyle bir Emirname gönderilmesi halinde gereği hemen yerine getirilecektir”
Ama ne oldu?
İçişleri Bakanlığı buna uymadı.
Bitiş süresini içermeyen bir emirname gönderdiler.
Başbakanlık bunu yayınlatmadı.
Şehir Planlama Dairesi belediyelere sanki emirname süresi uzamış gibi yazı gönderdi.
Oysa emirname süresi 15 Temmuz gece yarısı sona erdi.
31 Ocak 2019 tarihinde sona erdiği gibi.
Ve yapılması gereken ne idi?
Tıpkı 14 Ocak 2020’de 6 ay için uzatıldığı gibi bu kez de bir süre koyup uzatmak….
1 ay veya 3 aylık bir süre konulabilirdi.
Yapılmadı.
Halkın Partisi kanadı bunu yapmadı.
Peki niyetleri ne?
45 yıllık UBP’ye 5 yıllık HP mi ayar verecek?
Asla mümkün değil…
4’lü koalisyona geri mi döneceklermiş…
Buyursunlar dönsünler…
Hiçbir UBP’li buna üzülmez…
YALNIZ ŞU BİLİNECEK…BU KKTC’YE UBP’DEN BAŞKA KİMSE HİZMET VEREMEZ…
BU KKTC’NİN DIŞ POLİTİKASINI UBP’DEN BAŞKA KİMSE İDARE EDEMEZ.
Neden?
Çünkü, UBP Kıbrıs Türk Halk’nın özüdür, sözüdür ve gerçekçi bir partidir…
HAYALCİ DEĞİLDİR…
HODRİ MEYDAN…
Tehditle ortaklık olmaz.
Kudret bey önce bunu anlayacak.
Bugüne kadar çok hata yaptı.
Hata yapmasaydı bugün işler çok başka olurdu.
İnşallah devam etmez.

banner56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER