“BİZLERİN GÖREVİ 1974 ÖNCESİNE BENZER ACILARI BİR DAHA YAŞATMAMAKTIR”

“BİZLERİN GÖREVİ 1974 ÖNCESİNE BENZER ACILARI BİR DAHA YAŞATMAMAKTIR”

“BİZLERİN GÖREVİ 1974 ÖNCESİNE BENZER ACILARI BİR DAHA YAŞATMAMAKTIR”

“ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’nın 44. yıldönümü nedeniyle mesaj yayımladı.

Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlayan Özersay, “Kıbrıs Türk halkı 1974 öncesi karanlık günlere dönmeyi ve o acıları yeniden yaşamayı haklı olarak istemiyor. Bizlerin görevi de halkımıza 1974 öncesine benzer acıları bir daha yaşatmamaktır. Bu düşüncelerle bugüne değin Kıbrıs Türk halkı olarak kendi yurdumuzda insanca yaşayabilmemiz ve bu topraklarda tutunabilmemiz için verilen toplumsal mücadelede canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyor, halkımızın Barış ve Özgürlük Bayramını kutluyorum” ifadelerini kullandı. 

Özersay, “20 Temmuz 1974’ün üzerinden 44 yıl geçmiş olmasına rağmen kendi kendimizi yönetmek, kendi ayaklarımız üzerinde durmak ve kurumsallaşmak konusunda daha çok yol almalıyız” vurgusu da yaptı.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay yayımladığı mesajda şu ifadeleri kullandı: 
“Kıbrıs Türk halkı 1963-1974 yılları arasında mahrumiyeti, göçü, ölümü içeren çok zor bir dönemden geçmiş ancak ortaya koyduğu toplumsal dayanışma sonucunda kimliğini koruyarak varlığını sürdürmüştür. Bu sıkıntılı dönemin sonucunda faşist Yunan darbesi ile yeni bir tehlike ve tehdit ile karşı karşıya kalınmıştır. Böyle bir ortamda Garanti Antlaşması’nın verdiği hakka dayalı olarak gerçekleşen haklı askeri harekat sonucunda Türk halkının desteğini de yanında hisseden Kıbrıs Türk halkı, bir yandan toplumsal varlığını sürdürmeyi, diğer yandan ise Kıbrıs’ta olası bir çözümü bizim için son derece önemli olan iki kesimlilik temeline oturtacak bir zemini elde etmiştir.
20 Temmuz’u bu açıdan değerlendirmek gerekir; 20 Temmuz 1974, Kıbrıs’ta Enosis’i ve darbe rejiminin kökleşmesini engelleyen, Kıbrıslı Türkler açısından mahrumiyetin, göçün ve ölümlerin son bulduğu, yıllarca sığınmak zorunda bırakıldığı getto ortamlarından kurtulup, can ve mal güvenliğinin garanti altına alındığı ve aynı zamanda da özgürlük ortamının sağlandığı önemli bir dönüm noktasıdır.
Barış ve Özgürlük Bayramı etkinlikleri için adamızda bulunan başta Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine, Türk Silahlı Kuvvetlerini temsilen gelen tüm değerli konuklarımıza ve yabancı devlet konuk ve yetkililerine de hoşgeldiniz diyor, bu anlamlı günü bizimle paylaştıkları için teşekkür ediyorum.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER