Çakıcı: "Normalleşme sürecinde devlete büyük görevler düşüyor"

Çakıcı: "Normalleşme sürecinde devlete büyük görevler düşüyor"
banner32

Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler (TKP-YG) Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, normalleşme süreci kriterleri ve denetimlerinin uzman kişiler tarafından yapılması gerektiğini belirterek, devlete büyük görevler düştüğünü söyledi.

 Çakıcı, Covid 19 süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Koronavirüsün aslında bir psikiyatrik hastalığa dönüştüğünü, adının da Covid 19 sendromu olduğunu dile getirdi.

Sendromun 6 belirtisi olduğunu aktaran Çakıcı, şunları kaydetti: “Bir kere ölüm tehdidi var, tıpkı bir savaş gibi, ölüm tehdidi varsa buna psikolojik travma diyoruz. İkinci belirti, çaresizlik. Üçüncüsü kaygı, Covid-19 bizde endişe yaratıyor. Dört;  temizlik ritüelleri. Virüsün ortaya çıkışıyla temizlik davranışlarımız gelişti. Sürekli ellerimizi yıkıyor, eldiven ve maske takıyoruz.  Beşincisi sosyal izolasyon. Daha önce insanlara sosyalleşin çağrıları yapılırken. şimdi ise sosyal mesafeyi koruyun çağrıları yapıyoruz. Son belirti ise şüpheciliktir. Herkesten şüphelenmeye başladık. Covid 19 sendromu hiç bir rahatsızlığı olmayan insanları da etkilemeye başladı, İsmini netleştirmek için Pembe Köşk Psikiyatri Hastanesi'nde anket çalışmasını da başlattık. Vakaları toplayarak bilimsel bir çalışma yapıyoruz, bunu ilerleyen günlerde meslektaşlarımızla da paylaşmak isteriz" dedi.

Travmanın etkileriyle ilgili de Çakıcı şöyle konuştu: "Kişiden kişiye değişen bir durum olmakla birlikte travmanın etkisi hemen de ortaya çıkabilir, buna biz akut etki diyoruz. Üç ay sonrada ortaya çıkabilir, 30 yıl sonrada etkileri görülebilir. Şu an başlayan etkiler hayat boyu da sürebilir. Burada önemli olan kişinin karakteri, stresle başa çıkma becerileri, psikolojik dayanıklılığı, direnci, psikolojik rahatsızlığı olup olmaması belirleyici etkilerdir. Psikiyatrik olarak hepimiz etkilendik"

14 günlük karantina sürecinde de psikolojik etkilenmenin yaşandığını belirten Çakıcı, yurt dışında bazı yeni yayınların çıkmaya başladığını, bu süreçten eğitim hayatının da etkilendiği ve karantina sürecinde kişilerin psikolojik olarak kendi işlerine ve eğitimlerine tam manasıyla konsantre olamadıklarının gözler önüne serildiğini belirtti.

Çakıcı, normalleşme süreciyle ilgili de şöyle konuştu;

"Kademeli olarak ekonominin de çarklarının dönebilmesi için kriterlere bağlı bir yaşama geçebiliriz.Yavaş yavaş bazı sektörlerde sosyal mesafeyi koruyarak ve virüsün varlığının da farkında olarak bir normalleşme süreci yaşanabilir" dedi.

Normalleşme sürecinde devlete büyük görevler düştüğünün altını çizen Çakıcı, normalleşmenin hangi kriterlerle yapılacağının ve denetimlerin kimler tarafından yapılacağının çok önemli olduğunu belirterek şöyle devam etti:

banner69
“İşyerlerini, restoranları, otelleri açacaksınız bu işyerlerinin kriterleri var mı, hangi standartlarla yapacaksınız, bu insanları kim denetleyecek? Bu noktada Eğitim, Turizm başta olmak üzere tüm bakanlıklara görevler düşüyor. Kriterlerinin ve eğitimin uzman kişiler tarafından yapılması gerekiyor. Plan, program ve denetim konusunda hazırlıksız olduğumuzu görüyorum. Türkiye'de kritelleşmeyle ilgili bazı adımlar atılıyor. Bizde ise bununla ilgili müthiş bir karmaşa var. Çok ciddi sıkıntılar görüyorum. Hepsi bilimsel olarak yapılması gereken kurumsal işlemlerdir"

Okulların açılmasının da kriterlere bağlı olduğunu belirten Çakıcı, bu konu üzerinde kimler çalışıyor, her öğretmen ve öğrenci bu kriterleri nasıl uygulayacak? soruları netleştirilmeli. Evet bizim halkımız çok duyarlı. Keşke bu duyarlılığını seçimlerde de gösterebilse. Halkın duyarlılığı bizi korudu, ama virüs tehdidini dünyadan yok etmedi" dedi.

29 Mart'ta parti olarak 27 maddelik “Ekonomik Önlemler Paketi” açıkladıklarını kaydeden Çakıcı, hükümetin bu önemleri çok radikal bulduğu için değerlendirmeye almadığını söyledi.

Çakıcı, bankaların sadece maliyet hesabı yaparak faizlerin yeniden düzenlenip kriz döneminde kar edilmemesinin sağlanmasının insanları rahatlatacağını, her Casino’nun gelecekte mahsuplaşmak üzere bu dönem için 1 milyon dolar vermesinin de ekonominin çarklarını çevirecek önemli bir gelir olacağını ifade etti.

Bu dönemde market fiyatlarında da ciddi artışlar olduğunu kaydeden Çakıcı, şu anda istismarcılara ceza olmadığını savunarak, hükümetin ne yaptığını sordu.

Geçtiğimiz haftalarda petrol fiyatlarıyla ilgili de hükümete çağrı yaptıklarını kaydeden Çakıcı, geçmişte fiyatlar yükselirken gece yarısı yapılan artışların, dünyada petrol fiyatları tarihin en düşük seviyesine gerilediğinde akaryakıta kısmi olarak yansıtıldığını, elektrik fiyatlarında ise hala değişiklik olmadığını söyledi. 

Hükümetin böyle bir dönemde insanları rahatlatacak adımlar atması gerektiğini kaydeden Çakıcı, yine 2018 seçim döneminde ağırlıklı olarak dile getirdikleri Vergi Reformu’nun hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın "Ben olsam krizi böyle yönetmezdim" açıklamasını çok ilginç bulduğunu da söyleyen Çakıcı, kriz döneminde alınan kararlardan UBP ve HP'nin sorumlu olduğunu, bunun kararını “halka bıraktığını” söyledi.

Programın sonunda 8 Mayıs Thalassaemia günüyle ilgili mesaj da veren Çakıcı, "Bizim en önemli hastalıklarımızdan biri insanlarımızın kan ihtiyaçları, bunların erken teşhisi çok önemlidir. 2018 seçim döneminde söylediğimiz gibi önce hayatta kalacağız, bütçemizin önemli bir kısmını sağlığa ayıracağız. Ayırmadığımız için virüs bize ayırtmak zorunda bıraktı" dedi.

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER