"Geçiş kapılarının kapatılması, her iki topluma da büyük zarar verdi"

"Geçiş kapılarının kapatılması, her iki topluma da büyük zarar verdi"
banner32

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), Covid 19 salgını nedeniyle Kuzey ve Güney Kıbrıs arasındaki geçiş kapılarının kapatılmasının her iki topluma da verdiği zararının büyük olduğunu ifade etti; sınır kapılarının ne zaman, nasıl  ve hangi koşullarda tekrar açılacağı ile ilgili görüşme ve hazırlıklar yapma gerektiğine dikkat çekti.

KTEZO  tarafından yapılan yazılı açıklamada, kapıların açılmasının ekonomik krizin sıkıntılarını karşılıklı olarak aşma ve toparlanma dönemine önemli katkılarda bulunacağı kaydedildi.

Uluslararası uçuşların olmaması nedeniyle ilerleyen süreçte turizmin çok kısıtlı bir düzeyde iyileşeceği de belirtilen açıklamada, kara kapılarının kapalı kalması halinde iyice darboğaza girileceği ifade edildi.

Eğitim, sağlık ve çalışma amaçlı olarak Güney’e geçen vatandaşların bu süreçte yaşadığı sıkıntılara yönelik hiçbir pozitif adım atılmadığı savunulan açıklamada, “Her şeyin durduğu bir noktada bunlar önemsiz gibi görünse de 1500 çalışan aileleri ile birlikte aylarca sıkıntı çekti ve halen çekmeye devam ediyor. Birçoğu sosyal güvenlik sistemi içinde olmadığı gerekçesi ile destek alamadılar. Bu alanda Güney Kıbrıs’ın bazı destek paketlerinden yararlanabilecekleri konusunda bilgiler gelmesine rağmen bunların pratik uygulamalarında sıkıntılar yaşandığı gazetelere de düştü” denildi.

İki Toplumlu Sağlık Komitesi başta olmak üzere öncelikle Cumhurbaşkanlığı’nın inisiyatif alarak muhatapları ile birlikte sağlık açısından en güvenli koşulların ne olacağını, geçişlerde alınacak sağlık önlemlerini belirlemeleri gerektiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Başbakanlık ve Dış İlişkiler Bakanlığımızın da bu konudaki tutumlarını en erken zamanda belirleyerek hem kamuoyu ile hem de ilgili makamlar nezdinde paylaşmaları gerekmektedir. Salgın nedeniyle alınan önlemler toplumlarda fazla reaksiyon göstermeden kabul edildi. Ancak sürecin ‘yeni bir başlangıca’ evrildiği bu dönemde hızlı, bilimsel, küçük hesaplardan arınmış ve toplumlararası ilişkileri daha da kötüleştirmeyecek şekilde iki toplumun ihtiyaçlarına uygun olarak yeniden tanımlanması ve düzenlenmesine ihtiyaç vardır. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin akılları bulandırmadığı, iki toplumun sağlık ve ekonomik ihtiyaçlarını gözeten bir tutum acilen ortaya konulmalı ve karşılıklı istişareler ile planlanmalıdır. Aksi bir tutumun sorumluluğu çok büyüktür ve bedeli de çok ağır olacaktır”.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER