Özersay: “KKTC’yi tanıyın çağrısının gereği yapılacak mı?

Özersay: “KKTC’yi tanıyın çağrısının gereği yapılacak mı?
banner94

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından BM Genel Kurulu’nda “KKTC’yi tanıyın” çağrısını “olumlu bir adım” olarak değerlendirerek, bu çağrının gereğinin yapılıp yapılmayacağını sordu. Özersay, diplomatik seferberlik başlatılması gerektiğini vurguladı.

HP’den yapılan açıklamaya göre Kudret Özersay, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından BM Genel Kurulu’nda yapılan “KKTC’yi tanıyın” çağrısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan’ın çağrısını “önemli ve olumlu bir adım” olarak niteleyen HP Başkanı Özersay, ilk kez bu düzeyde ve BM Genel Kurulu seviyesinde bu talebin ortaya konulduğunu kaydetti.

“Asıl önemli olan bu çağrının altının doldurulup doldurulmayacağı, bu çağrının gereğinin yapılıp yapılmayacağıdır” diyen Özersay, KKTC’nin ayrı ve bağımsız bir devlet olduğunun sadece sözde değil fiiliyatta davranışlarla da gösterilmesinin gerekli olduğunu vurguladı.

TC Cumhurbaşkanı’nın açıklamasının etkili ve sonuç alıcı olabilmesi için diplomatik bir seferberlik başlatılması ihtiyacının aşikar olduğunu ifade eden Özersay, “İşte bunların yapılıp yapılmayacağına bakarak bu politikanın ve açıklamanın anlamını ve ağırlığını anlayabiliriz, aksi durumda buna benzer adımlarla desteklenmezse uluslararası toplum bunu seçimler için yapılmış bir manevra olarak değerlendirecektir” dedi.

banner91
“KKTC’yi tanıyın çağrısının” Türkiye ile KKTC’nin son yıllarda İsviçre’de yapılan zirvede ortaya koydukları yeni Kıbrıs politikasının doğal bir uzantısı olduğuna dikkat çeken Özersay, “Sayın Erdoğan’ın BM Genel Kurulunda yaptığı bu açıklama, son yıllardaki iki devletli çözüm politikasına paraleldir ve şaşırtıcı değildir” ifadelerini kullandı.

- “Meşruiyeti olmayan bir hükümetin görevde olması, KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğu yönündeki duruşumuzu zayıflatmaktadır”

Özersay açıklamasında şunları kaydetti:

“KKTC’nin tanınmasını gerçekten istiyorsak burada halk iradesine dayalı hükümetlerin oluşmasında ısrarcı olmalıyız. Başbakanların, bakanların, kabinenin demokratik teamüllerin dışına çıkılarak, halk iradesi göz ardı edilerek belirlenmesi, bunların belirlenmesinde Türkiye hükümetinin belirleyici olması durumu hatta görüntüsü bile Türk tarafının ayrı devlet tezine zarar vermekte, KKTC’nin tanınması çağrısının etkisini azaltmaktadır.

Bugün meşruiyeti olmayan bir hükümetin görevde olması gerçeğine gözlerimizi kapatamayız ve bu durum KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğu yönündeki duruşumuzu zayıflatmaktadır. Aynı durum silahlı kuvvetlerimizin bir numaralı komutanının atanmasından, Merkez Başkanı Başkanının atanmasına varıncaya kadar başka bazı alanlar için de geçerlidir. Bu açılardan da Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkinin gözden geçirilmesi ve buranın bağımsız bir devlet olduğunun sadece sözde kalmadığının, fiilen de durumun bu olduğunun gösterilmesi gerekir.

Bunları yapmaya hazırsak, Türkiye-KKTC ilişkilerini doğru ve sağlıklı bir zemine oturtma konusunda samimiysek, o zaman BM Genel Kurulu’nda dün yapılan 'KKTC’yi tanıyın' çağrısı gerçekten anlam kazanır, içerik kazanır ve sonuç almak da mümkün olur.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER