Kıbrıs

Kuşların göç yolculuğunda insan kaynaklı tehditler artıyor

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, kuşların göç esnasında birçok tehditle karşılaştığını belirterek, "Hızlı tren elektrik hatlarında mutlaka izolasyon yapılması gerekiyor. Trakya'da elektrik hatları ve rüzgar türbinleri kurulurken öncesinde daha fazla ornitolojik izleme çalışması yapılmalı ve risk oluşturan alanlarda gerekli tedbirler alınmalı." dedi.

AA muhabirinin çeşitli kaynaklardan derlediği bilgilere göre, dünya genelindeki yaklaşık 11 bin kuş türünün yüzde 20'sini oluşturan 1800 tür, her yıl daha uygun beslenme ve yaşam koşullarına ulaşmak için göç ediyor.

Göçmen kuşlar, küresel biyolojik çeşitliliğin en görünür ve geniş coğrafyalara yayılan unsurları arasında yer alırken, ekosistemlerin işleyişi için de önemli rol üstleniyorlar.

Göçmen kuş türlerinin yüzde 51'inin dünya genelinde popülasyonlarının azaldığı tahmin ediliyor. 1500'lü yıllardan bu yana en az 189 kuş türünün neslinin tükendiği veya doğal ortamında yok olduğu tahmin edilirken, bunların yüzde 4 ila 8'ini göçmen kuşlar oluşturuyor.

Uluslararası Doğayı Koruma Birliğine (IUCN) göre 43 göçmen kuş türünün nesli kritik tehlike altında bulunurken popülasyonlardaki düşüşün başlıca nedenleri arasında habitat kaybı ve bozulması, iklim değişikliği, istilacı türler, aşırı avlanma ve çarpışmalar gibi insan kaynaklı tehditler yer alıyor. Özellikle "kritik tehlike" kategorisindeki türlerde habitat kaybı ve bozulması yüzde 65 ile en önemli tehdit olarak öne çıkarken, bunu aşırı avlanma, istilacı memelilerin avcılığı ve endüstriyel balıkçılığa bağlı tesadüfi avlanma ile zehirlenme izliyor.

- ABD ve Kanada'da binalara çarpma nedeniyle her yıl 1 milyardan fazla kuş ölüyor

Doğrudan tehditlerin kuş ölümlerine etkisini göç yollarına göre karşılaştıran kapsamlı veriler yalnızca ABD ve Kanada ile denizel göç yollarında bulunuyor. ABD ve Kanada'da kedilerin kuşları avlaması ve binalarla çarpışmalar, kuş ölümlerinin en önemli nedenleri arasında yer alıyor ve bu iki nedenin her biri yılda 1 milyardan fazla kuşun ölümüne yol açıyor.

Doğu Asya ve Avustralya göç yolunda karasal kuş türlerinin yüzde 47'si tuzakla yakalamadan olumsuz etkileniyor. Bu baskı, sarı göğüslü kirazkuşu (Emberiza aureola) ve kaşık gagalı kumkuşu (Calidris pygmaea) gibi bazı türlerin Kritik Tehlike kategorisine girmesine yol açan faktörler arasında yer alıyor.

Güneydoğu Asya'da yüzlerce kuş türü avlanıyor ve bu durum milyonlarca kuşu etkiliyor. Avrupa ve Orta Doğu'da da her yıl milyonlarca kuşun yasa dış avlandığı veya yakalandığı tahmin ediliyor. Bu nedenle uzmanlar, etkilerinin boyutu tam olarak ortaya konulamamış olsa da bu tehditlerin göçmen kuşların korunmasında öncelikli olarak ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

- Türkiye önemli göç rotaları üzerinde yer alıyor

Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının kesişiminde yer alan ve kuşların ana göç güzergahı üzerinde bulunan Türkiye üzerinden de ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde milyonlarca kuş göç ediyor. Ancak göçmen kuşlar bu yolculuklarında bazı risklerle karşı karşıya kalabiliyor.

Son olarak İstanbul Küçükçekmece Gölü-Tahtakale mevkisinde çok sayıda leylek, demir yolu hattı çevresindeki elektrifikasyon tesisleriyle temas ederek ölmüş, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü, göçmen kuşların elektrifikasyon tesislerinden etkilenmemesi için bilimsel çalışma başlatıldığını açıklamıştı.

Yeşilırmak Elektrik Dağıtım AŞ (YEDAŞ) da son iki yılda Samsun, Sinop ve Çorum'daki kuşların göç rotalarındaki elektrik hatlarında 23 bin metrelik izolasyon kaplaması yaptığını duyurdu.

- "İstanbul Boğazı ve Çanakkale Boğazı gibi noktalar kritik öneme sahip"

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Dr. Ergün Bacak, özellikle habitat kaybı nedeniyle leylek gibi göçmen kuşların konacakları güvenli alan bulamadıklarında zorunlu olarak elektrik hatlarına konduklarını söyledi.

Bacak, "Eğer leylekler yere konarsa, çakal ve sokak köpeği gibi türlere yem olabilir. O yüzden yüksek bir yere tüneyerek geceyi geçirmeyi tercih ediyorlar. Elektrik direklerine tünemeleri sırasında, geniş ve uzun kanatlara sahip bu kuşlar iki farklı elektrik teline temas ederek, elektrik çarpması neticesinde hayatlarını kaybediyorlar." dedi.

Türkiye'nin çok büyük bir kısmının kuşların göç rotasında yer aldığını belirten Bacak, şöyle devam etti:

"Bazı lokasyonlar daha riskli. Mesela İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Hatay Belen Geçidi, Artvin Çoruh Vadisi. Buralar süzülerek göç eden kuşların yoğun şekilde göç ettiği dar boğazlar. Buralarda yapılacak inşaat çalışmaları, rüzgar türbinleri, elektrik hatları kuşları daha fazla riske sokuyor. Küçükçekmece'den başlayarak Edirne'ye kadar devam eden hızlı tren hattı boyunca leylekler göç ediyor. Hızlı tren elektrik hatlarında mutlaka izolasyon yapılması gerekiyor. Trakya'da elektrik hatları ve rüzgar türbinleri kurulurken öncesinde daha fazla ornitolojik izleme çalışması yapılmalı ve risk oluşturan alanlarda gerekli tedbirler alınmalı. Trakya'dan sonra en çok elektrik hatlarının ve direklerinin kuşları öldürdüğü vakaların olduğu yerler genelde Mersin, Hatay, Adana gibi iller."

Geçen yıllarda Trakya'da elektrik direklerine yuva yapan leylekleri korumak için birçok köyde elektrik direklerinde izolasyon çalışması yapıldığının altını çizen Bacak, bir elektrik hattı yapılırken, izolasyon gerekliliklerinin de mutlaka tamamlanması gerektiğini vurguladı.

Bacak, göçmen kuşları olumsuz etkileyen faktörlerden birinin de avcılık olduğunu kaydederek, "Gerek yasa dışı avcılıktan gerekse de yasal avcılıktan, her ikisinden de etkileniyorlar. Bazı kuş türlerinin, yırtıcı kuşların da ötücü kuşların da dünyada en çok avlandığı lokasyonlardan birisi Orta Doğu. Lübnan ve Suriye'de her yıl milyonlarca kuş hayatını avcılık nedeniyle kaybediyor. Keza aynı sorunlar Suriye'de, Irak'ta, Türkiye'nin güneyinde Mısır'da, pek çok yerde yaşanıyor." diye konuştu.

Göçmen kuşları, bir dünya hazinesi olarak nitelendiren Bacak, dolayısıyla göç yolları boyunca uzmanlar aracılığıyla tüm ekolojik ihtiyaçların karşılanması ve kuşları koruyucu tedbirlerin alınması gerektiğine işaret etti.

Bacak, leyleklerin göç dönemlerinin eylül ayı ortasına kadar devam etmesinin beklendiğini, sonbahar göç dönemi boyunca 1 milyona yakın leyleğin İstanbul üzerinden göç edeceğini ve zaman zaman günde 70-80 binden fazla leyleğin İstanbul üzerinden geçeceğini sözlerine ekledi.