banner22

Aşı haftası

Aşı haftası
banner30

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) adına Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Emre Y. Vudalı, aşı haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, aşıların güvenliği ve etkinliğinin bilimsel çalışmalar ile kanıtlandığını vurguladı.
Aşı karşıtlarının arttığına değinen Vudalı, “Toplum bağışıklığı azalacak olursa ciddi salgınlarla karşı karşıya kalınır. Bu nedenle aşı olma/olmama kararı sadece bireyi değil tüm toplumu ilgilendirir. Aşı karşıtlığı tüm toplumun sağlığını tehdit eden bir harekettir.” ifadelerini kullandı.
Vudalı, “Ünlü olma hayali ile birkaç sözde bilim insanın yaratığı kaosu bugünlerde hala daha yaşamaktayız. Hareket etmeden önce okuduğunuz bilgilerin güvenliğini ve doğruluğunu sorgulayınız, yoksa internete her türlü haberi/bilgiyi doğru zannedip yanlış hareket edebilirsiniz” uyarısında bulundu.
Dr. Emre Y. Vudalı, her yıl nisan ayının son haftasında kutlanan Aşı Haftası’nın tüm dünyada aşı farkındalığı artırmak amacı ile düzenlendiğini kaydetti.
“AŞILAR SADECE ÇOCUKLAR İÇİN DEĞİLDİR”
Vudalı, aşıyla önlenebilen hastalıkların ülkemizde ve dünyada çeşitli boyutlarıyla sorun olmaya devam ettiğini, bağışıklamanın çocukluk yaş grubunda görülen hastalıkların önemli ölçüde azalmasına, beş yaş altı ve bebek ölüm hızlarının düşmesine neden olduğunu kaydetti.
Vudalı, bağışıklamanın sadece çocukluk yaş grubunda görülen hastalıklarla sınırlı düşünülmemesi gereken bir konu olduğunu belirtti.
Bugün için erişkin yaş grubunda sık görülen, ölümlere, işgücü kaybına neden olan bulaşıcı hastalıkların bir kısmının da aşıyla önlenebileceğine işaret eden Vudalı, erişkin yaş grubunda bağışıklamanın henüz istenilen düzeyde ilgi görmediğini, halkın konu ile ilgili bilgisinin hızla artması gerektiğini kaydetti.
Vudalı mesajında, aşıların ne kadar etkili olduğunu gösteren bilimsel tabloya da yer verdi.
“AŞILANMA BİREYSEL DEĞİL TOPLUMSAL BİR KARARDIR”
Aşı karşıtlarının arttığına işaret eden Vudalı, “Toplum bağışıklığı azalacak olursa ciddi salgınlarla karşı karşıya kalınır. Bu nedenle aşı olma/olmama kararı sadece bireyi değil tüm toplumu ilgilendirir. Aşı karşıtlığı tüm toplumun sağlığını tehdit eden bir harekettir.” ifadelerini kullandı.
Aşı karşıtlığının ne zaman ve nasıl başladığına ilişkin bilgi veren Vudalı, şunları kaydetti:
“Bir grup sözde bilim insanı, 1998 yıllında ünlü olma hayali ile fabrikasyon verilerle bir makale yayınlar. Bu makale önde gelen bilim dergilerden Lancet‘de yayınlanır ve süt çocukluğu döneminde verilen KKK (Kızamık, Kızamıkcık ve Kabakulak) aşısı ile otizm arasında ilişki olduğunu öne süren çalışma, KKK aşılamasıyla ilgili ebeveyn davranışlarında değişimlere ve sağlık sunucularına güvenin azalmasına neden olur. Sonradan bu makale geri çekilir ancak dünyaya verdiği hasar bugün hala daha devam etmektedir. Aşılar herhangi bir şekilde otizme sebep olmaz”
“AVRUPA’DA KIZAMIK SALGINI BAŞLADI”
Aşı karşıtlığı sebebi ile düşen aşı oranlarının bugün Avrupa’da kızamık salgınına sebep olduğunu belirten Vudalı, Dünya Sağlık Örgütü’nün son yayınladığı verilere göre 2016 yıllında 5,273 vaka, 2017 yıllında 23,927 vaka ve 2018 yıllında 80,000 üzerinde yeni vaka görüldüğünü ifade etti.
Vudalı, “Bu da demek oluyor ki aşı oranını azalttığımızda hastalıklar tekrar görülecektir ve daha çok çocuğun ölümüne sebep olacaktır” dedi.
“AŞI İÇERİSİNDEKİ ALÜMİNYUM MİKTARI ZARARLI MI?”
Alüminyumun doğada, toprakta, havada, suda bulunduğunu belirten Vudalı, şöyle devam etti:
“Gündelik yaşam sırasında; taze meyve sularında, meyvelerde ve ette düşük miktarlarda, un, kabartma tozu, boyar maddelerde ise daha fazla olarak bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ortalama bir yetişkin her gün 7 – 9 mg alüminyumu sadece gıdalar ile almaktadır.
İçme sularında ayrıca alüminyum alımı söz konusudur, özellikle içme suyu için hazırlanan sularda (işlem görerek içme suyu şeklinde hazırlanan şişe sularında), 0,1 mg /L dan az olmamak üzere bulunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nde bir çok şehir şebeke suyunda 0.4 – 1 mg /L alüminyum bulunmaktadır. Antiasit ilaçlarda, 300 – 600 mg, mide koruyuculu aspirin içerisinde 10 – 20 mg alüminyum bulunmaktadır.
Aşılar içerisinde yer alan alüminyum ise en yüksek olduğunda 0.85 mg/doz başına ve tüm aşılar ile alınan toplam alüminyum miktarı ise 4.25 mg’dır.”
Vücuda giren alüminyumun, çok hızla gaita ve idrarla atıldığını belirten Vudalı, bu sebepten ötürü aşıların içindeki alüminyumun herhangi bir şekilde insana zarar verecek dozda olmadığını kaydetti.
Vudalı, “Aşı içerisindeki alüminyum aşının etkinliğini artırmak için bulunmaktadır. Aşılar güvenlidir” ifadelerini kullandı.
“AŞILAR GÜVENLİDİR”
Aşıların içinde koruyucu madde olarak konan etilin cıvalı bir madde olduğuna değinen Vudalı, şöyle devam etti:
“Temel işlevi, aşıda mikrobiyal üremeyi engellemektir. Aşıda mikrobiyal üreme aşının bozulmasına dolayısıyla da aşıda kalite, güvenlik ve etkinlik sorunlarının ortaya çıkmasına yol açar. Genellikle çoklu doz içeren flakonlarda kullanılır. Tiyomersalin otizm ile ilişkili olduğuna dair iddialar olmasına karşın, aşılardaki tiyomersalin otizm riskine dair bilimsel kanıt yoktur. Avustralya’da bir milyondan fazla çocuğu kapsayan çalışmanın sonuçları, aşılama ile otizm ya da otizm spektrum bozukluları arasında ilişki olmadığını göstermiştir. Dünya Sağlık Örgütü, aşılama programlarında tiyomersal içeren aşıların kullanımını açık bir biçimde önermektedir, çünkü böylesi ürünlerin yararı herhangi bir teorik toksisite riskinden çok daha fazla ağır basmaktadır. Aşılar güvenlidir “
“AŞILARIN GÜVENLİĞİ VE ETKİNLİĞİ BİLİMSEL ÇALIŞMALAR İLE KANITLANMIŞTIR”
Vudalı, “Ünlü olma hayali ile birkaç sözde bilim insanın yaratığı kaosu bugünlerde hala daha yaşamaktayız. Hareket etmeden önce okuduğunuz bilgilerin güvenliğini ve doğruluğunu sorgulayınız, yoksa internete her türlü haberi/bilgiyi doğru zannedip yanlış hareket edebilirsiniz” uyarısında bulundu.
Aşıların güvenliği ve etkinliğinin bilimsel çalışmalar ile kanıtlandığını belirten Vudalı, halka, çocuklarının aşıları hakkında bilgi almak için çocuk doktoru ile kendileri için ise enfeksiyon hastalıkları uzmanı ile görüşmeleri tavsiyesinde bulundu.
Aşıların ne kadar etkili olduğunu gösteren bilimsel tablo şöyle:

Hastalık Aşı öncesi dönem ortalama yıllık ölüm (ABD)* En güncel raporlara** veya öngörülere*** göre yıllık vaka sayısı
Azalma %
Difteri 21,053 0 %100
Haemophilus influenzae (5 yaş altı, invazif)
20,000
243
%99
Hepatit A 117,333 11,049 %91
Hepatit B (akut) 66,232 11,269 %83
Kızamık 530,217 61 %99
Kabakulak 162,344 982 %99
Boğmaca 200,752 13,506 %93
Zatürre (5 yaş altı, invazif)
16,069
4,167
%74
Çocuk felci 16,316 0 %100
Kızamıkçık 47,745 4 %99
Doğumsal Kızamıkçık Sendromu
152
1
%99
Çiçek hastalığı 29,005 0 %100
Tetanoz 580 14 %98
Su çiçeği 4,085,120 449,363 %89

* CDC. JAMA, Kasım 14, 2007; 298 (18):2155-63
** CDC. MMWR, Ocak 8, 2010; 58(51,52):1458-68
*** Aktif Bakteriyel İzlem 2008 Öngörüleri

YORUM EKLE
banner21
SIRADAKİ HABER

banner24

banner25