Dünya

AP’de insan hakları oturumu Gazze, ifade özgürlüğü ve göç politikaları tartışmalarına sahne oldu

Avrupa Parlamentosunda (AP) insan haklarıyla ilgili hazırlanan rapora ilişkin karar tasarısının görüşüldüğü oturumda, sağ ve aşırı sağ gruplar Avrupa Birliği (AB) kurumlarını ifade özgürlüğü ve göç politikaları üzerinden eleştirdi.

AP Genel Kurulu’nda, AB’de 2024 ve 2025 yıllarında temel hakların durumuyla ilgili hazırlanan rapora ilişkin karar tasarısı ele alındı.

Oturumun açılış konuşmasını yapan Yeşiller grubu mensubu Raportör Anna Strolenberg temel hakların "pazarlık konusu olamayacağını" vurguladı.

Strolenberg, Avrupa’da artan ayrımcılık ve nefret söylemine dikkati çekerek "İnsanların kimi sevdikleri ya da nasıl ibadet ettikleri nedeniyle dışlandığı bir toplumda, sonunda kimse için güvenli bir yer kalmaz." dedi.

Avrupa’da antisemitizmin yeniden yükselişe geçtiğini belirten Strolenberg, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu eski önyargının yanı sıra yeni bir önyargı olan İslamofobi de giderek ana akım haline geliyor ve bu ikisini birlikte anmamın nedeni, çoğu zaman insanların birine karşı mücadele etmenin diğerini ihmal etmek anlamına geldiğini düşünmesidir. Oysa bir seçim yapmak zorunda olduğunuzu düşünüyorsanız, asıl noktayı kaçırıyorsunuz; ırkçılıkla mücadele etmek, herkesin kendini güvende hissetmesi ve gerçekten güvende olması demektir."

AB Komisyonu ve üye ülkelere çağrıda bulunan Strolenberg, temel hakların seçilerek savunulamayacağını belirterek tüm tarafların yükümlülüklerine bağlı kalması gerektiğini ifade etti.

AB Komisyonu adına söz alan, Komisyonun Demokrasi, Adalet, Hukukun Üstünlüğü ve Tüketicinin Korunmasından Sorumlu üyesi Michael McGrath da AB'de temel hakların korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

Temel hakların "soyut kavramlar değil, Avrupa projesinin özü" olduğunu belirten McGrath, ayrımcılıktan dijital tehditlere kadar birçok alanda bu hakların baskı altında olduğunu, Komisyonun, bu hakları korumak ve uygulamak için tüm araçları kullandığını ifade etti.

- Gazze vurgusu

Oturum, sol grup milletvekillerinin sert eleştirilerine sahne oldu. Sol grup temsilcileri, özellikle Gazze ve Filistin konularına yeterince yer verilmemesini gündeme taşıdı.

Sol grup adına söz alan milletvekilleri, raporda Filistin’le dayanışmanın açık şekilde ifade edilmediğini belirterek taslak metinde Filistin’le beklenilen düzeyde dayanışma göremediklerini, İsrail’e yönelik değerlendirmelerin ise yetersiz kaldığını vurguladı.

Gazze başta olmak üzere, insan hakları ihlallerine dikkati çeken temsilciler, AB'nin bu konularda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydetti.

Sağ görüşlü milletvekilleri ise raporun göçmenlerle dayanışma gösterdiğini ancak AB vatandaşlarının yeterince gözetilmediğini savundu.

Bazı milletvekilleri, Avrupa’daki Müslüman nüfusun artışı ve bu kesimlere tanınan haklar üzerinden eleştiriler yöneltti.

Öte yandan oturumda söz alan diğer konuşmacılar, Avrupa’da temel hak ve özgürlüklerin gerilediğine dikkati çekti. Bazı üye ülkelerde medya özgürlüğünün kısıtlandığı, sivil toplumun zayıflatıldığı ve yargının bağımsızlığının aşındırıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldı.