Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nde (KSTÜ) başlatılan “sahte diploma” soruşturması kapsamında "tutuksuz" yargılanan sanık Fatma Ünal, aleyhindeki dava karara bağlandı.

Gazete Manşetleri - 27 Ekim 2026
Gazete Manşetleri - 27 Ekim 2026
İçeriği Görüntüle

Kamuoyunda sahibi olduğu Juju Butik sebebiyle "Juju' olarak da bilinen Ulusal Birlik Partisi Girne Kadın Kolları eski Başkanı Fatma Ünal, 5 yıl hapse mahkum edildi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Vedia Barkın ve Yargıç Gülay Süleyman Uğur uzurunda görüşülen karar duruşmasında İddia Makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ile sanık avukatları Doğa Zeki ile Süleyman Özsoylular da hazır bulundu.

“Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan itham edilerek suçlu bulunan Sanık Fatma Ünal aleyhindeki kararı Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller açıkladı.
31 TANIK DİNLENDİ, 80 EMARE SUNULDU

Cemaller, sanığın 16 davadan itham edildiğini, duruşmalarda 31 tanık dinlendiğini ve 80 adet belgenin de mahkemeye emare sunulduğunu söyledi.

Sanık Fatma Ünal aleyhindeki olguları aktaran Cemaller, sanığın o dönem Yüksek Öğretim ve Dış İlişkiler Dairesi Müdürü olan Ziya Öztürkler aracılığıyla Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi'nin direktörü ve küçük ortağı olan Serdal Gündüz tarafından okula kayıt edildiğini söyledi.

Cemaller, sanığın okula kayıt yaptıracağı sırada kimlik bilgilerinin Ziya Öztürkler tarafından yolladığını, üniversitede derslere girmediği halde "başarılı ders ve not girişleri" yapıldığını, eğitim yılının geri çekilerek geçersiz notların da başarılı olarak girilerek transkript oluşturulduğunu ve daha sonra da sanığa geçici mezuniyet belgesi ve diploma verildiğini belirtti.
"SANIĞIN İDDİALARI DOĞRU DEĞİL"

Sanığın okulla ilgili hiçbir işlemde "bilgisi olmadığını söylediğini" kaydeden Cemaller, tezin ise diplomadan sonra oluşturulduğunu belirtti.

Cemaller, tezin “Juju” isimli işyerine teslim edildiği kaanite vardıklarını da söyledi.

“Sanık adına mesajları yanıtladıkları” iddialarının inandırıcılıktan uzak ve hayatın normal akışına uygun olmadığını dile getiren Cemaller, ifadelerinin ise çelişkili olduğunu söyledi. Cemaller, sanığın söz konusu mesajları kendisinin cevapladığına bulgu yaptıklarını dile getirdi.

Cemaller, sanığın "maillerini okumadığını" iddia ettiğini ancak bu iddianın doğru olmadığına bulgu yaptıklarını kaydetti.
TÜM DAVALARDAN SUÇLU BULUNDU

Cemaller, Serdal Gündüz’ün sanık Fatma Ünal'ın "suç ortağı" olduğunu ve ifadesinde ilk sahte diplomanın sanığa verildiği yönünde beyanda da bulunduğunu dile getirdi.

Sanık aleyhine getirilen 16 davanın makul şüpheden ari bir şekilde ispat edildiğine dikkat çeken Cemaller, sanığın sahte transkript, sahte geçici mezuniyet belgesi, sahte diploma ve sahte tez düzenlediğinin de ispat edildiğini vurguladı.

Tüm şahadetleri birlikte değerlendirdiklerini ifade eden Füsun Cemaller, sanığı tüm davalardan suçlu bulduklarını söyledi.
ÖZSOYLULAR: SANIK TOPLUMDA TANINAN VE SEVİLEN BİRİ

Mahkemeden söz alan sanık avukatı Süleyman Özsoylular, sanığın yaşamını boyunca ilk kez mahkemeye geldiğini ve sicilinin temiz olduğunu belirterek bu hususun sanık lehine hafifletici sebep olarak kullanılmasını talep etti.

Sanığın yardımsever bir kişiliğinin olduğunu, işletmesinin de bulunduğunu belirten Avukat Özsoylular, sanığın çalışanlarının geçimini de sağladığını söyledi.

Avukat Özsoylular, sanığın toplum tarafından tanınan ve sevilen bir kişi olduğunu, 2021 yılında babasını kaybettiğini ve ailesine de kendisinin baktığını ifade ederek bu hususların da hafifletici etken olarak değerlendirilmesini istedi.
"CEZALANDIRMANIN AMACI CAYDIRICILIK OLMALI"

Duruşmaya "ceza takdiri" için bir buçuk saat ara verildi. Duruşma saat 13.30'da yeniden başladı.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, sanığı kendi ikrarı, sunulan olgu ve emareler ışığında yargılayıp, oy birliğiyle mahkum ettiklerini açıkladı.

Ceza takdir ederken cezalandırma prensiplerinin de dikkate alınması gerektiğini belirten Cemaller, cezalandırmanın amacının "caydırıcılık" olduğunu kaydetti.

Cemaller, ceza takdir ederken amme menfaatinin de on planda olması gerektiğini ifade ederek sanığın işlemiş olduğu suçun toplumun huzurunu bozan çok ciddi suçlar arasında olduğunu belirtti.

Sanığın işlediği suçların 10 yıla kadar hapşırık cezası öngördüğünü kaydeden Cemaller, sanığın üniversitede en yetkili olan kişiyle iletişime geçerek sahte diploma hazırlanmasını sağladığını söyledi.

Sanığın hiçbir derse girmeden ve hakkı olmadan sahte diploma almasının hoş karşılanamayacağına dikkat çeken Cemaller, üniversitelerin eğitim kurumu olduğunu belirterek "Eğitim vermeden, eğitim vermiş gibi davranmak tüm toplumun kandırmaktır" dedi.
"BU SUÇ YÜZÜNDEN HAKKIYLA DİPLOMA ALANLARA ŞÜPHEYLE BAKILIYOR"
Sanığın işlediği suçlar yüzünden hakkıyla diploma alan kişilere şüpheyle bakılmasına neden olduğuna dikkat çeken Cemaller, sanığın bh suçu işlerken sadece kendisine değil, tüm ülkeye de zarar verdiğini söyledi.

Bu tür suçların ülkede eğitim alan gençlerin de ülkeye şüpheyle bakmasına neden olduğunu söyleyen Cemaller, ülkenin bu durumdan ciddi yara aldığını kaydetti.
5 YIL HAPİS YATACAK
Bu tür suçlara karşı "acaba nasıl bir ceza bu suçu işlemeyi caydırabilir" sorusunun sorulması gerektiğini anlatan Cemaller, sanığa verilecek en adil cezanın hapislik cezasi olduğunu söyledi.

Cemaller sanığı oy birliğiyle 5 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı.