“Kıbrıs Türk tarafı tutum değiştirdi” iddiası

“Kıbrıs Türk tarafı tutum değiştirdi” iddiası
banner78

Rum basını, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıs ziyareti konusunda “Kıbrıs Türk tarafının tutum değiştirdiği” iddiasında bulunurken Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis de bu yöndeki iddialarını yineledi.

Fileleftheros gazetesi, “Liderlerin BM Genel Sekreteriyle Görüşme Konusunda Kimin Daha Hazır Olduğuna Dair Mücadelesine Rağmen Ortam Bulanık” başlığı altında verdiği haberinde, “Kıbrıs’ta iki liderin, kimin BM Genel Sekreteriyle görüşmeye daha çok hazır olduğu konusunda yarışmalarına karşın, sadece liderlerin dile getirdikleri tezler yüzünden değil, New York’ta pandemi yüzünden hakim olan durum yüzünden de ortamın bulanık olduğu” yorumunda bulundu.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Kıbrıs Türk tarafının yanıtının asla olumsuz olmadığı şeklindeki açıklamalarına karşın Kıbrıs Türk tarafının, görüşmeye verilen olumsuz yanıtın Kıbrıs Rum tarafı için olumlu izlenimler yarattığını düşünmesi ardından tutum değiştirdiğini iddia eden gazete, bu yönde bir açıklamanın dün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’ten de geldiğini vurguladı.

Habere göre Anastasiadis, dün gerçekleştirilen Sen Sinod meclisi toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, “Ersin Tatar’la görüşmeye hazır olduğunun BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektupta da yer aldığını” belirterek Cumhurbaşkanı Tatar tarafından yapılan; Lute’un ziyaretinin iptalinin Lute’un özel sebepleri yüzünden olduğu şeklindeki açıklamaya da yanıt verdi.

Anastasiadis, “Lute müzakereciyle telefonda görüştü ve tezlerini iletti ancak böyle bir şeye hiç değinmedi. İlk başta planlanan, Lute’un hem tatil için hem de buradaki varlığını değerlendirecek şekilde, eşiyle birlikte Kıbrıs’ı ziyaret etmesiydi. Ardından bu tür bir seyahat olmayacağını ve burada olduğunda, New York’taki görüşmeyi hazırlayacağını belirtti. Türk tarafının yanıtı ise bu tür bir diyaloğa hazır olmadıkları şeklindeydi” iddiasında bulundu.

Anastasiadis, “görüşmenin gerçekleşmemesinin sorumluluğunun kendilerine kalacağını düşünen Kıbrıs Türk tarafının tutum değiştirdiğinin görüldüğünü” de savundu.

Gazete haberinin devamında, Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya da geniş yer verdi.

STEFANU YABANCI BÜYÜKEÇİLERLE GÖRÜŞTÜ

Gazete bir diğer haberinde ise, AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun dün partisinden bir heyetle birlikte, Güney Kıbrıs’ta görev yapan yabancı büyükelçilerle biraraya geldiğini ve Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin başlamasına ilişkin partisinin görüşlerini aktardığını yazdı.

Anastasiadis’in Kıbrıs politikasına eleştirilerde bulunan Stefanu, Anastasiadis’in, müzakerelerin yeniden başlayabilmesi adına son yıllarda bütünlüklü ve istikrarlı bir politika ortaya koyamadığını ifade etti.

banner69
Stefanu, müzakerelerin Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesi durumunda Kıbrıs sorununun kısa sürede çözülebileceği iddiasında da bulunurken Anastasiadis’in sürekli yeni fikirler ortaya atarak gecikmeler yaşanmasına, önceki temel uzlaşıların ortadan kaldırılmasına ve müzakere sürecinin yeniden başlayabilmesi konusunda “referans şartlarının” ortaya çıkmasına sebebiyet verdiğini vurguladı.

Anastasiadis’in ortaya attığı “yeni fikirler” sebebiyle, Cenevre’deki gayriresmî konferansta da dile getirdiği “müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesi” tezinin inandırıcı olmadığını belirten Stefanu, Anastasiadis’in bu tutumunun Kıbrıs Türk tarafına ve Türkiye’ye, “müzakere sürecindeki boşluğu kullanarak, neredeyse hiç rahatsız edilmeden MEB ve Maraş konusundaki uygulamalarını sürdürmeleri imkanını verdiğini” iddiasında bulundu.

Stefanu, Kıbrıs sorununun çözümü müzakerelerinin, siyasi eşitliğe dayalı iki toplumlu iki kesimli federasyon temelinde bir çözüm için, 2014 Ortak Açıklama, BM Genel Sekreterinin Çerçevesi ve uzlaşılarla kaldığı yerden devam etmesini önerdiklerini belirtti.

Stefanu, AKEL olarak Münhasır Ekonomik Bölge ve doğal kaynaklar konusundaki önerilerinin ise “ilgili uzlaşıların yeniden doğrulanmasını” içerdiğini belirterek, bu uzlaşıların “deniz bölgelerinin ve doğal kaynakların federal hükümetin yetkisinde (yani iki toplum tarafından ortak idare edilen) olmasını ve federal gelirlerin (doğal gazdan gelecek olanlar da dahil) paylaşımının düzenlenmesini” içerdiğini ifade etti.

RUM SÖZCÜ’DEN AKEL’E: “TÜRKİYE’Yİ HAKLI ÇIKARIYOR”

Gazete, Stefanu’nun bu açıklamalarına ise Rum Hükümet Sözcüsü Marios Pelekanos’tan sert bir yanıt geldiğini yazdı.

Habere göre Pelekanos dünkü açıklamasında, “Bir siyasi parti liderinin yabancı büyükelçileri bilgilendirirken kabul edilemez Türk tezlerini şikayet etmek yerine Cumhurbaşkanına ve Kıbrıs Rum tarafına sorumluluk yüklemesinin kabul edilemez ve üzücü olduğunu” söyledi.

Pelekanos; Stefanu’nun “dayanaksız şekilde yabancı büyükelçiler önünde dile getirdiği unsurların her birinin Türk tarafını haklı gösterdiği ve bu büyükelçilerin de hükümetlerine bu yönde bilgiler vereceklerinin farkında olup olmadığı” sorusunu da dile getirdi.

Diğer gazeteler ise konuya ilişkin haberlerini şu başlıklarla yansıttılar:

Alithia: “AKEL’in Kıbrıs’ı Yabancılara Şikayet Etmesi Korkunç – Tatar Sorumlu Tutulmaktan Kurtulmak İçin Tutum Değiştirdi”

Haravgi: “Ya Okuduklarını Anlamıyorlar ya da Yalan Söylüyorlar – AKEL’in Önerisiyle Çıkmazdan Çıkış – Her İkisi De Üçlü Görüşmeye Hazır”

Politis: “Başkan Kıbrıs Türk Tarafının Tutum Değiştirdiğini Düşünüyor”

banner71
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER