Rum tarafı BM Güvenlik Konseyi kararından memnun

Rum tarafı BM Güvenlik Konseyi kararından memnun
banner83
banner80

Rum Yönetiminin, Kıbrıs’taki BM Barış Gücü’nün görev süresini uzatan BM Güvenlik Konseyi kararını, Genel Sekreter Antonio Guterres’in raporuna göre daha iyi bulduğu bildirildi.
Fileleftheros’a göre, Rum Yönetimi Sözcüsü Marinos Pelekanos “Karar metni, Genel Sekreter’in raporunu önemli ölçüde iyileştirdiği için bizi tatmin ediyor” dedi. Pelekanos Rum Yönetiminin, Genel Sekreter’in Kıbrıs için bir temsilci atamasını beklediğini, ilgili istişarelerin sürdüğünü söyledi.
Gazete, Rum Yönetiminin Güvenlik Konseyi kararında “olumlu” ve “olumsuz” bulduğu noktaları, BM’deki Rum daimi temsilci Andreas Hacihrisanthu’ya dayanarak şöyle aktardı: 
“1-Kıbrıs sorununun çözüm zemininin, Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle açıkça kaydedilmesi.
2- İki liderin Genel Sekreter ile görüştüğü geçen Eylül ayından beridir havada kalan Genel Sekreter’in temsilci ataması gerektiği ifadesinin yer alması. Güvenlik Konseyi müzakerelerin yeniden başlaması hedefiyle atamanın hızlandırılmasını istiyor.
3-Geçen Temmuz ayında, Barış Gücü görev süresinin uzatılması kararının ardından yayımlanan Güvenlik Konseyi Başkanlık açıklamasında da tekrarlanan, Maraş ile ilgili Güvenlik Konseyi kararları ihlalinin bu kararda da aynı sert üslupla yer alması. Türk tarafı Güvenlik Konseyi emirlerine uymadığı için, 13’üncü paragrafa, Maraş’ın izlenmesi ve meseleye dair bir görev raporu istenen yeni bir ifade eklendiği gözlemlendi. Bu değişiklik ile Güvenlik Konseyi, Barış Gücü tarafından daha sistemli ve daha önemli bir izleme yaparak Güvenlik Konseyi’ne rapor sunması gereğini ortaya koyuyor.
Kayıplar ile ilgili paragraf ise tam tatmin etmedi. Kayıp Şahıslar Komitesi’nin (KŞK) ve kazılarda kalıntı saptanmaması durumunun değişmesi ve KŞK’nın daha etkin hale gelmesine dair daha sert söylem ve mesajlar içerebilirdi.”
Gazete bazı Rum siyasi partilerinin de kararla ilgili değerlendirmelerini içeren yazılı açıklama yayımladığını kaydetti. 
Habere göre Güvenlik Konseyi kararında olumlu ve olumsuz yönler tespit ettiğini belirten AKEL Kıbrıs müzakereleri ve çözüm zeminiyle ilgili kesin ifade bulunmasını, tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve vatandaşlık ile iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı federasyon öngören 1251 sayılı karara atıf yapılmasını olumlu ve önemli bulduğunu açıkladı. AKEL ayrıca taraflara, iki tarafa Genel Sekreter’in temsilci atama önerisine dair anlaşmaya varma çağrısı yapılmasını, Maraş ile ilgili-Başkanlık açıklaması merkezli- görüşünü tekrarlamasını, Barış Gücü’nün yetkilerine ve –özellikle de Maraş’taki durumu- etkin denetleme olanağına saygı gösterilmesi gereğinin öne çıkarılmasını olumlu buldu.
Ancak AKEL Türk ve Kıbrıs Türk tarafının iki devlet söylemini yoğunlaştırdığı bir dönemde Güvenlik Konseyi’nin, Kıbrıs sorununda şu ana kadar yapılan çalışmaların korunmasına dair kesin bir pozisyon benimsemediğine dikkat çekerek, büyük resmin endişe verici olduğu görüşünü ortaya koydu. “BM’nin çıkmazdan bizim tarafı da sorumlu tutuyor. Etki yaratıcı önerilere değil ikna edici inisiyatiflere ihtiyaç var” ifadesini kullandı.
EDEK ise Güvenlik Konseyi’nin, kararlarının “Türkiye tarafından ciddiye alınmadığını saptamasına” rağmen, (kararlarının) uygulanması için somut önlemler alınmasına işaret etmediğine dikkat çekti ve “aynı zamanda Türkiye’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, özellikle de MEB’indeki egemenlik haklarına yönelik faaliyetlerine hiçbir atıf yapılmıyor” ifadesini kullandı. 
Haravgi haberi “kararda İyileştirmelerden Memnuniyet… Barış Gücü Kararında Birçok Olumlu Nokta, Büyük Resim Çok Endişe Verici” başlıklarıyla aktardı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER